Her türlü eğlence,oyun,yarışma ve ıvırzıvır paylaşımlarınız...

  • 1
  • 650
  • 651
  • 652
  • 653
  • 654
  • 655
Kullanıcı avatarı

Re: sevgili günlük

 #4611638  gönderen yamukprenses
 02.03.2022 - 11:40:33
Sg, kafam hep cok dolu, aynı zamanda da nöronlarım sıkıntıdan birbirinden elini etegini çekmiş de uzaktan bakışıyorlar gibi boş. yüzeysel yaşamak daha kolay daha çekilir geliyor.günlük basit seyleri dert edinip majör olanlari derinlerde saklıyorum. fakat derinlerde duranlar da, alt kattan tavana bastonla vuran huysuz, ihtiyar bir komşu gibi arada bir yokluyor beni. saf huzur diye bisey de zaten yok galiba.

Re: sevgili günlük

 #4611643  gönderen doktoraykırı
 02.03.2022 - 11:52:54
dr_itachi yazdı:
02.03.2022 - 11:16:36
Sevgili günlük sahuda olan aile hekimi bir arkadaş dahiliye rotasyonundayken hemşireye ekg order'ı vermiş. Hemşire hanım da arkadaşı aramış. "Yalnız ekg'leri doktorlar çekiyor." demiş. "Nasıl ya, öyle şey olur mu?" demiş bizimki. Sonra yanlarına gitmiş. "O ekg çekmeyi reddeden sen misin?" diye sormuş. "Evet" demiş hemşire hanım. Sonra doktor arkadaş diğer hemşirelere dönerek "Siz de mi reddediyorsunuz?" demiş. "Evet." demişler. "Bunu bildiriyorum o zaman." demiş. "Elinizden geleni ardınıza koymayın." demişler. Arkadaş anabilim dalı başkanına gidip söylemiş. (Bu aşamada 'Hocalar böyle durumlarda genelde hemşirelerin tarafını tutarlar' dediştim. Nitekim de öyle olmuş) Bölüm başkanı hoca "Huzuru bozuyorsun. Seni istemiyoruz. Sen gelme." demiş bizimkine maalesef. Bizimki de "Ne demek gelme. Böyle bir şey diyemezsiniz" demiş. Arkadaş diyor ki "O günden sonra daha heyecanlı gitmeye başladım. : D Normalde offlaya pofflaya gidiyordum." Arkadaş tutanak tutmuş ve tutanağı başhekime vermiş. Bu arada onu da pol'e almışlar. (Daha iyi olmuştur dedim. Pol'de daha çok bir şeyler öğrenilir) Arkadaş 1 hafta polde takıldıktan sonra başhekim talimatı vermiş: "Bundan sonra ekg'leri hemşireler çekecek." Meğerse orada 13-14 yıldır ekg'yi doktorlar değişiyormuş, arkadaşla değişmiş. Helal olsun dedim.

Sevgili günlük geçenlerde reprezant arkadaşlarla eğlenceli dakikalar yaşadım. Onlar bana ilaçlarını tanıttıktan sonra "Ben de size bir ürün tanıtabilir miyim?" diye soruyorum. Tabii ki de hocam diyorlar. Bilgisayardan açıyorum ürünün resmini, "Bu görmüş olduğunuz eser 5 Ocak itibari ile çıkmış olup, sabahları aç karna gider, akşamları tok karna gider, her türlü olur hiç fark etmez..." diyorum. Yüzlerinde bir tebessüm oluşuyor...

Sevgili günlük bu sıralar hastalardan denk geldi mi onlara hediye veriyorum. Denk geldi mi dedim çünkü bu hediye verme işleminin doğal olmasına dikkat ediyorum. Herhangi birisine "Dur ya size bir hediye vereyim." desem pek hoş olmayabilir diye düşünüyorum. Güzel bir anı üzerine hediyeyi verirsem daha etkili olur kanaatindeyim. Neden yapıyorsun ki böyle dersen, malumun günlük advertisimınt iyidir be ya..

Sevgili günlük bundan 1,5 ay önce filan 24 yaşlarında bir delikanlı geldi. ÜSYE gibisinden şikayetlerini söyledikten sonra "Hocam bu arada isminiz çok güzelmiş." dedi. Ben de "Teşekkür ederim. Şayet ismimin nerden geldiğini söylersen sana bir hediye vereceğim." dedim. "17 yaşında..." diyerek başlamasından doğru cevabı vereceğini anlamıştım zaten. "Tebrik ederim." dedim. Hediyesini verdim.

Sevgili günlük bundan 1 ay önce de 45 yaşlarında birisi muayeneye gelmişti. Saçlarını uzatmış ve at kuyruğu şeklinde bağlamış bir adamdı. Biraz pnömoni gibiydi bu kişi de. Muayenesini yaparken elindeki beyaz poşet dikkatimi çekti. Zira içerisinde 5 tane kitap varmış gibiydi. "Muhtemelen kitabı çıktı bana hediye edecek." diye düşündüm. Daha önce de kitaptan filan konuşmamıştık, zaten bana toplamda 2 kere mi ne gelmişti. Neyse işte muayenesini yaptım, reçetesini verdim. "Hocam benim şiir kitabım çıktı. Müsaade buyurursanız size bir tane hediye etmek istiyorum." dedi. "Hayırlı olsun. Çok güzel." dedim. Kitabını çıkardı, imzaladı verdi. Ben de sonra ona "Müsaade buyurursanız ben de size bir hediye vermek istiyorum." dedim. "Tabii ki." dedi. Az önce adama verdiğim kalemi geri aldım... Hediyesini verdim.

Sevgili günlük 40-45 yaşlarında Trabzon'lu bir hastam var. Ara sıra gelip annesinin ilaçlarını yazdırır. Şivesi de tam Karadeniz. O şiveyi de Karadeniz'i de seviyorum. Nedense ayrı bi sempatim var. Neyse bu hastam en son geldiğinde "Hocam bir dahaki gelişimde sana fındık getireceğim." dedi. "Yok yapmayın, sağolun." dedim. Aradan biraz zaman geçti, elinde bir poşetle geldi. "Yapmayın demiştim." dedim. Hocam al bir şey olmaz. Ha geçen bir yere 40 ton mu dedi 40 kilo mu dedi. Bir yere bissürü fındık vermiş işte. Neyse adamın hediyesini aldım. Sonra da ona "O zaman birazdan ben de size bir hediye vereceğim." dedim. Adamın ilaçlarını yazdım. Sonra hediyesini takdim ettim. Çok sevindi. Teşekkür etti. Laf lafı da açarken "Hocam bundan sonra her yıl fındığın benden." dedi. "Yapmayın gerek yok." dedim. "Hocam ya bir şey olmaz." dedikten sonra bana yaklaştı, biraz eğilir gibi yaptıktan sonra "Hocam inanır mısın şu anda banka hesabımda tam 400.000 dolarım var." dedi. (Bunu neden dedi ki : D ) "Hadi ya. Maşallah çok iyi." dedim. "Fabrikanız filan mı var?" diye sordum. "Hocam zamanında yurtdışında çok çalıştım. Çok para biriktirdim." dedi. Sonra laf geldi, benim hediyeyi yeğeninin çok seveceğini söyledi. Ben de acaba çocukları da varsa onlar da hediyeyle ilgilenebilir belki diye düşünerek "Çocuk var mı?" diye sordum. "Yok hocam. Ben bekarım." dedi. Hiç evlenmediğini söyledi. "Hadi ya." dedim. (Bu hadi ya her yere gider. Neşeli versiyonu, üzgün versiyonu, heyecanlı versiyonu filan vardır, her söyleyişinizde sadece tonunu değiştirirsiniz o kadar) Sonra adam birden "Hocam benim zaten çoluk çocuk yok. Vasiyet edeceğim. Ben öldükten sonra benim 400.000 dolardan 100.000 dolarını size versinler." dedi. O an ben şok, ben iptal. 8O

Şaka şaka günlük. Bu sonu böyle olmadı. : D Adam çıktı gitti.
aile hekimi arkadaş hakkını ararken iyi ders vermiş herkese
Kullanıcı avatarı

Re: sevgili günlük

 #4611644  gönderen dr_itachi
 02.03.2022 - 12:08:07
doktoraykırı yazdı:
02.03.2022 - 11:52:54
aile hekimi arkadaş hakkını ararken iyi ders vermiş herkese
doğru valla. kendisini takdir ve tebrik ediyoruz. :clap:

arkadaşa da söyledim. biz olsak "hadi ya demek burda doktorlar çekiyor deyip biz çekerdik muhtemelen (nitekim 14 yıldır hiçkimse bir şey dememiş) sen iyi mücadele etmiş ve kazanmışsın."
Kullanıcı avatarı

Re: sevgili günlük

 #4611653  gönderen Azula.
 02.03.2022 - 13:18:09
dr_itachi yazdı:
02.03.2022 - 12:08:07
doktoraykırı yazdı:
02.03.2022 - 11:52:54
aile hekimi arkadaş hakkını ararken iyi ders vermiş herkese
doğru valla. kendisini takdir ve tebrik ediyoruz. :clap:

arkadaşa da söyledim. biz olsak "hadi ya demek burda doktorlar çekiyor deyip biz çekerdik muhtemelen (nitekim 14 yıldır hiçkimse bir şey dememiş) sen iyi mücadele etmiş ve kazanmışsın."
Helal olsun gercekten, ekgyi doktora çektiren hoca da yüz karasıymış.
Kullanıcı avatarı

Re: sevgili günlük

 #4611655  gönderen Azula.
 02.03.2022 - 13:41:36
Bunun üzerine bi internlük anımı anlatasım geldi, internlüğün rahat olduğu bi fakülteden mezun olduğum için çoğu serviste vitaller hemşirelerindi. Yeni başladığım servisin ilk günü hemşireanım tutuşturdu elime ateşölçer saturasyon tansiyon aletini vitaller bakılacak diyerek. Ateşe de mi biz bakıyoruz ki dedim rica ediyoruz arkadaşlara bakıyorlar dedi ben de cevap vermedim. Normalde de bakarım yani öyle ses çıkarmam da heralde kafam bozuktu hemşireleri de sevmem gıcıklık yapasım mı geldi nedir, mesaj attım bi önceki interne, asistan abi tansiyon bakılacak demiş ama hemşireler rica ettiği için baktım dedi. Gittim asistan abiye de teyit ettirdim o da tansiyon dışı bakma bence ama sen bilirsin dedi, ben de aldım tabii cevabımı baktım tansiyonlara, geçtim asistan odasına.. İki saat sonra hemşireanım bir hışımla gelmesin mi neden bakmadın madem bakmayacaktın söyleseydin en başından bakmayacağını dedi, siz söylediğinizde bakarım yada bakmam demedim ki size cevap vermedim benim görevim değilmiş teyit ettim, siz de kontrol etseydiniz vital formlarınızı dedim. Göz devirerek gitti bi başkası geldi ama nasıl cazgır Allahım kadın susmuyor sen bizi adam yerine koymuyor musun da cevap vermemişmiş de vırıvırıvırı, dinliyorum sadece, sonra bi yerde sana hemşire hanım bi görev vermiş lafı geçti.. Ben de dedim bir saniye siz benim amirim değilsiniz görev veremezsiniz… Dememle daha da cazgırlaştı sen daha göreve başlamadan ne bu havalar artistlikler vs vs. asistanlar da izliyor, Allahtan bakma diyen girdi araya tamam uzatmayalım ben söylemiştim deyip gönderdi kadını.
Ertesi gün servise geldiğimde hemşireanım-doktor hanım günaydın ben erken gelip baktım vitallere bilginiz olsun dedi.. Vizitten sonra da diğer cazgır hemşire yandalcı ablanın yanına gelip doktor hanım bizim ilaçlar çok uzun sürüyor önceden intern arkadaşlar yardımcı oluyordu internünüz diğer vitallere de bakabilir mi diye sordu, abla da hayır sadece tansiyon bakılması yeterli o bile onların işi değilken xx hoca istediği için baktırıyoruz dedi. İçimin yağları bi eridi ahh anlatamam. Cansın yandalcı abla, sen var yaa cansın canansın ❤️
Bu arada öyle pek bi işim de yok hani tansiyon bittikten sonra oraya bereye amelelik yaptıktan sonra asistan odasında oturuyordum ben de ne gıcıkmışım😛 Zaten sonrasında asistan abiler de bi iş söylemeden önce söze bilmem yapar mısın ama .. diye başlıyolardı. En büyük korkum o serviste nöbetlerde hemşirelerin gazabına uğramak olmuştu ama o da olmadı, iyilerine denk gelmiştim herhalde. Ses çıkarmayı internlüğün sonlarına doğru öğrenmiştik ama olsun. aynı şeyi şimdi olsa yapabilir miyim onu bile bilmiyorum hem biraz da haksız taraflarım varmış zaten yazarken fark ettim 💐

Re: sevgili günlük

 #4611662  gönderen solly
 02.03.2022 - 14:55:29
Azula. yazdı:
02.03.2022 - 13:41:36
Bunun üzerine bi internlük anımı anlatasım geldi, internlüğün rahat olduğu bi fakülteden mezun olduğum için çoğu serviste vitaller hemşirelerindi. Yeni başladığım servisin ilk günü hemşireanım tutuşturdu elime ateşölçer saturasyon tansiyon aletini vitaller bakılacak diyerek. Ateşe de mi biz bakıyoruz ki dedim rica ediyoruz arkadaşlara bakıyorlar dedi ben de cevap vermedim. Normalde de bakarım yani öyle ses çıkarmam da heralde kafam bozuktu hemşireleri de sevmem gıcıklık yapasım mı geldi nedir, mesaj attım bi önceki interne, asistan abi tansiyon bakılacak demiş ama hemşireler rica ettiği için baktım dedi. Gittim asistan abiye de teyit ettirdim o da tansiyon dışı bakma bence ama sen bilirsin dedi, ben de aldım tabii cevabımı baktım tansiyonlara, geçtim asistan odasına.. İki saat sonra hemşireanım bir hışımla gelmesin mi neden bakmadın madem bakmayacaktın söyleseydin en başından bakmayacağını dedi, siz söylediğinizde bakarım yada bakmam demedim ki size cevap vermedim benim görevim değilmiş teyit ettim, siz de kontrol etseydiniz vital formlarınızı dedim. Göz devirerek gitti bi başkası geldi ama nasıl cazgır Allahım kadın susmuyor sen bizi adam yerine koymuyor musun da cevap vermemişmiş de vırıvırıvırı, dinliyorum sadece, sonra bi yerde sana hemşire hanım bi görev vermiş lafı geçti.. Ben de dedim bir saniye siz benim amirim değilsiniz görev veremezsiniz… Dememle daha da cazgırlaştı sen daha göreve başlamadan ne bu havalar artistlikler vs vs. asistanlar da izliyor, Allahtan bakma diyen girdi araya tamam uzatmayalım ben söylemiştim deyip gönderdi kadını.
Ertesi gün servise geldiğimde hemşireanım-doktor hanım günaydın ben erken gelip baktım vitallere bilginiz olsun dedi.. Vizitten sonra da diğer cazgır hemşire yandalcı ablanın yanına gelip doktor hanım bizim ilaçlar çok uzun sürüyor önceden intern arkadaşlar yardımcı oluyordu internünüz diğer vitallere de bakabilir mi diye sordu, abla da hayır sadece tansiyon bakılması yeterli o bile onların işi değilken xx hoca istediği için baktırıyoruz dedi. İçimin yağları bi eridi ahh anlatamam. Cansın yandalcı abla, sen var yaa cansın canansın ❤️
Bu arada öyle pek bi işim de yok hani tansiyon bittikten sonra oraya bereye amelelik yaptıktan sonra asistan odasında oturuyordum ben de ne gıcıkmışım😛 Zaten sonrasında asistan abiler de bi iş söylemeden önce söze bilmem yapar mısın ama .. diye başlıyolardı. En büyük korkum o serviste nöbetlerde hemşirelerin gazabına uğramak olmuştu ama o da olmadı, iyilerine denk gelmiştim herhalde. Ses çıkarmayı internlüğün sonlarına doğru öğrenmiştik ama olsun. aynı şeyi şimdi olsa yapabilir miyim onu bile bilmiyorum hem biraz da haksız taraflarım varmış zaten yazarken fark ettim 💐
Ne iğrenç olaylar ben yaşamışım gibi gerildim okurken keske hafizamdan meslekle alakali her sey silinse
Kullanıcı avatarı

Re: sevgili günlük

 #4611665  gönderen dr_itachi
 02.03.2022 - 15:11:57
Azula. yazdı:
02.03.2022 - 13:18:09
dr_itachi yazdı:
02.03.2022 - 12:08:07
doktoraykırı yazdı:
02.03.2022 - 11:52:54
aile hekimi arkadaş hakkını ararken iyi ders vermiş herkese
doğru valla. kendisini takdir ve tebrik ediyoruz. :clap:

arkadaşa da söyledim. biz olsak "hadi ya demek burda doktorlar çekiyor deyip biz çekerdik muhtemelen (nitekim 14 yıldır hiçkimse bir şey dememiş) sen iyi mücadele etmiş ve kazanmışsın."
Helal olsun gercekten, ekgyi doktora çektiren hoca da yüz karasıymış.
enterasan hakkaten, üzülmemek elde değil
Kullanıcı avatarı

Re: sevgili günlük

 #4611744  gönderen tintin
 02.03.2022 - 21:07:23
dr_itachi yazdı:
02.03.2022 - 11:16:36
Sevgili günlük sahuda olan aile hekimi bir arkadaş dahiliye rotasyonundayken hemşireye ekg order'ı vermiş. Hemşire hanım da arkadaşı aramış. "Yalnız ekg'leri doktorlar çekiyor." demiş. "Nasıl ya, öyle şey olur mu?" demiş bizimki. Sonra yanlarına gitmiş. "O ekg çekmeyi reddeden sen misin?" diye sormuş. "Evet" demiş hemşire hanım. Sonra doktor arkadaş diğer hemşirelere dönerek "Siz de mi reddediyorsunuz?" demiş. "Evet." demişler. "Bunu bildiriyorum o zaman." demiş. "Elinizden geleni ardınıza koymayın." demişler. Arkadaş anabilim dalı başkanına gidip söylemiş. (Bu aşamada 'Hocalar böyle durumlarda genelde hemşirelerin tarafını tutarlar' dediştim. Nitekim de öyle olmuş) Bölüm başkanı hoca "Huzuru bozuyorsun. Seni istemiyoruz. Sen gelme." demiş bizimkine maalesef. Bizimki de "Ne demek gelme. Böyle bir şey diyemezsiniz" demiş. Arkadaş diyor ki "O günden sonra daha heyecanlı gitmeye başladım. : D Normalde offlaya pofflaya gidiyordum." Arkadaş tutanak tutmuş ve tutanağı başhekime vermiş. Bu arada onu da pol'e almışlar. (Daha iyi olmuştur dedim. Pol'de daha çok bir şeyler öğrenilir) Arkadaş 1 hafta polde takıldıktan sonra başhekim talimatı vermiş: "Bundan sonra ekg'leri hemşireler çekecek." Meğerse orada 13-14 yıldır ekg'yi doktorlar değişiyormuş, arkadaşla değişmiş. Helal olsun dedim.

Sevgili günlük geçenlerde reprezant arkadaşlarla eğlenceli dakikalar yaşadım. Onlar bana ilaçlarını tanıttıktan sonra "Ben de size bir ürün tanıtabilir miyim?" diye soruyorum. Tabii ki de hocam diyorlar. Bilgisayardan açıyorum ürünün resmini, "Bu görmüş olduğunuz eser 5 Ocak itibari ile çıkmış olup, sabahları aç karna gider, akşamları tok karna gider, her türlü olur hiç fark etmez..." diyorum. Yüzlerinde bir tebessüm oluşuyor...

Sevgili günlük bu sıralar hastalardan denk geldi mi onlara hediye veriyorum. Denk geldi mi dedim çünkü bu hediye verme işleminin doğal olmasına dikkat ediyorum. Herhangi birisine "Dur ya size bir hediye vereyim." desem pek hoş olmayabilir diye düşünüyorum. Güzel bir anı üzerine hediyeyi verirsem daha etkili olur kanaatindeyim. Neden yapıyorsun ki böyle dersen, malumun günlük advertisimınt iyidir be ya..

Sevgili günlük bundan 1,5 ay önce filan 24 yaşlarında bir delikanlı geldi. ÜSYE gibisinden şikayetlerini söyledikten sonra "Hocam bu arada isminiz çok güzelmiş." dedi. Ben de "Teşekkür ederim. Şayet ismimin nerden geldiğini söylersen sana bir hediye vereceğim." dedim. "17 yaşında..." diyerek başlamasından doğru cevabı vereceğini anlamıştım zaten. "Tebrik ederim." dedim. Hediyesini verdim.

Sevgili günlük bundan 1 ay önce de 45 yaşlarında birisi muayeneye gelmişti. Saçlarını uzatmış ve at kuyruğu şeklinde bağlamış bir adamdı. Biraz pnömoni gibiydi bu kişi de. Muayenesini yaparken elindeki beyaz poşet dikkatimi çekti. Zira içerisinde 5 tane kitap varmış gibiydi. "Muhtemelen kitabı çıktı bana hediye edecek." diye düşündüm. Daha önce de kitaptan filan konuşmamıştık, zaten bana toplamda 2 kere mi ne gelmişti. Neyse işte muayenesini yaptım, reçetesini verdim. "Hocam benim şiir kitabım çıktı. Müsaade buyurursanız size bir tane hediye etmek istiyorum." dedi. "Hayırlı olsun. Çok güzel." dedim. Kitabını çıkardı, imzaladı verdi. Ben de sonra ona "Müsaade buyurursanız ben de size bir hediye vermek istiyorum." dedim. "Tabii ki." dedi. Az önce adama verdiğim kalemi geri aldım... Hediyesini verdim.

Sevgili günlük 40-45 yaşlarında Trabzon'lu bir hastam var. Ara sıra gelip annesinin ilaçlarını yazdırır. Şivesi de tam Karadeniz. O şiveyi de Karadeniz'i de seviyorum. Nedense ayrı bi sempatim var. Neyse bu hastam en son geldiğinde "Hocam bir dahaki gelişimde sana fındık getireceğim." dedi. "Yok yapmayın, sağolun." dedim. Aradan biraz zaman geçti, elinde bir poşetle geldi. "Yapmayın demiştim." dedim. Hocam al bir şey olmaz. Ha geçen bir yere 40 ton mu dedi 40 kilo mu dedi. Bir yere bissürü fındık vermiş işte. Neyse adamın hediyesini aldım. Sonra da ona "O zaman birazdan ben de size bir hediye vereceğim." dedim. Adamın ilaçlarını yazdım. Sonra hediyesini takdim ettim. Çok sevindi. Teşekkür etti. Laf lafı da açarken "Hocam bundan sonra her yıl fındığın benden." dedi. "Yapmayın gerek yok." dedim. "Hocam ya bir şey olmaz." dedikten sonra bana yaklaştı, biraz eğilir gibi yaptıktan sonra "Hocam inanır mısın şu anda banka hesabımda tam 400.000 dolarım var." dedi. (Bunu neden dedi ki : D ) "Hadi ya. Maşallah çok iyi." dedim. "Fabrikanız filan mı var?" diye sordum. "Hocam zamanında yurtdışında çok çalıştım. Çok para biriktirdim." dedi. Sonra laf geldi, benim hediyeyi yeğeninin çok seveceğini söyledi. Ben de acaba çocukları da varsa onlar da hediyeyle ilgilenebilir belki diye düşünerek "Çocuk var mı?" diye sordum. "Yok hocam. Ben bekarım." dedi. Hiç evlenmediğini söyledi. "Hadi ya." dedim. (Bu hadi ya her yere gider. Neşeli versiyonu, üzgün versiyonu, heyecanlı versiyonu filan vardır, her söyleyişinizde sadece tonunu değiştirirsiniz o kadar) Sonra adam birden "Hocam benim zaten çoluk çocuk yok. Vasiyet edeceğim. Ben öldükten sonra benim 400.000 dolardan 100.000 dolarını size versinler." dedi. O an ben şok, ben iptal. 8O

Şaka şaka günlük. Bu sonu böyle olmadı. : D Adam çıktı gitti.

Hahaa itachi okudukça artı sonsuza doğru giden yazılarını özlemişim yaw :D
Tabi ki baştan sona okudum :D
Yalnız hediyeleri niye sansürledin, ben olsam 1453 ayrı başlıkta 1453 ayrı defa anlatırdım heral :D :D
Kullanıcı avatarı

Re: sevgili günlük

 #4611746  gönderen tintin
 02.03.2022 - 21:10:11
Azula. yazdı:
02.03.2022 - 13:41:36
Bunun üzerine bi internlük anımı anlatasım geldi, internlüğün rahat olduğu bi fakülteden mezun olduğum için çoğu serviste vitaller hemşirelerindi. Yeni başladığım servisin ilk günü hemşireanım tutuşturdu elime ateşölçer saturasyon tansiyon aletini vitaller bakılacak diyerek. Ateşe de mi biz bakıyoruz ki dedim rica ediyoruz arkadaşlara bakıyorlar dedi ben de cevap vermedim. Normalde de bakarım yani öyle ses çıkarmam da heralde kafam bozuktu hemşireleri de sevmem gıcıklık yapasım mı geldi nedir, mesaj attım bi önceki interne, asistan abi tansiyon bakılacak demiş ama hemşireler rica ettiği için baktım dedi. Gittim asistan abiye de teyit ettirdim o da tansiyon dışı bakma bence ama sen bilirsin dedi, ben de aldım tabii cevabımı baktım tansiyonlara, geçtim asistan odasına.. İki saat sonra hemşireanım bir hışımla gelmesin mi neden bakmadın madem bakmayacaktın söyleseydin en başından bakmayacağını dedi, siz söylediğinizde bakarım yada bakmam demedim ki size cevap vermedim benim görevim değilmiş teyit ettim, siz de kontrol etseydiniz vital formlarınızı dedim. Göz devirerek gitti bi başkası geldi ama nasıl cazgır Allahım kadın susmuyor sen bizi adam yerine koymuyor musun da cevap vermemişmiş de vırıvırıvırı, dinliyorum sadece, sonra bi yerde sana hemşire hanım bi görev vermiş lafı geçti.. Ben de dedim bir saniye siz benim amirim değilsiniz görev veremezsiniz… Dememle daha da cazgırlaştı sen daha göreve başlamadan ne bu havalar artistlikler vs vs. asistanlar da izliyor, Allahtan bakma diyen girdi araya tamam uzatmayalım ben söylemiştim deyip gönderdi kadını.
Ertesi gün servise geldiğimde hemşireanım-doktor hanım günaydın ben erken gelip baktım vitallere bilginiz olsun dedi.. Vizitten sonra da diğer cazgır hemşire yandalcı ablanın yanına gelip doktor hanım bizim ilaçlar çok uzun sürüyor önceden intern arkadaşlar yardımcı oluyordu internünüz diğer vitallere de bakabilir mi diye sordu, abla da hayır sadece tansiyon bakılması yeterli o bile onların işi değilken xx hoca istediği için baktırıyoruz dedi. İçimin yağları bi eridi ahh anlatamam. Cansın yandalcı abla, sen var yaa cansın canansın ❤️
Bu arada öyle pek bi işim de yok hani tansiyon bittikten sonra oraya bereye amelelik yaptıktan sonra asistan odasında oturuyordum ben de ne gıcıkmışım😛 Zaten sonrasında asistan abiler de bi iş söylemeden önce söze bilmem yapar mısın ama .. diye başlıyolardı. En büyük korkum o serviste nöbetlerde hemşirelerin gazabına uğramak olmuştu ama o da olmadı, iyilerine denk gelmiştim herhalde. Ses çıkarmayı internlüğün sonlarına doğru öğrenmiştik ama olsun. aynı şeyi şimdi olsa yapabilir miyim onu bile bilmiyorum hem biraz da haksız taraflarım varmış zaten yazarken fark ettim 💐
Düzgün konuşsa yapılır aslında ne var, ama üniversitede hemşirelerin çoğu intörnlere köpek gibi davranıyor, hatta personeller bile kötü davranırdı, grip olduğumda bana ıhlamur yapıp getiren abla hariç :D
Kullanıcı avatarı

Re: sevgili günlük

 #4611749  gönderen bellapais
 02.03.2022 - 21:21:59
Sevgili gunluk daha da maske takmam ameliyatta bile takmayacagim havalaniyor yeterince heryer burnuma kulagima yazık

Re: sevgili günlük

 #4611752  gönderen sörcın
 02.03.2022 - 21:28:40
dr_itachi yazdı:
02.03.2022 - 11:16:36
Sevgili günlük sahuda olan aile hekimi bir arkadaş dahiliye rotasyonundayken hemşireye ekg order'ı vermiş. Hemşire hanım da arkadaşı aramış. "Yalnız ekg'leri doktorlar çekiyor." demiş. "Nasıl ya, öyle şey olur mu?" demiş bizimki. Sonra yanlarına gitmiş. "O ekg çekmeyi reddeden sen misin?" diye sormuş. "Evet" demiş hemşire hanım. Sonra doktor arkadaş diğer hemşirelere dönerek "Siz de mi reddediyorsunuz?" demiş. "Evet." demişler. "Bunu bildiriyorum o zaman." demiş. "Elinizden geleni ardınıza koymayın." demişler. Arkadaş anabilim dalı başkanına gidip söylemiş. (Bu aşamada 'Hocalar böyle durumlarda genelde hemşirelerin tarafını tutarlar' dediştim. Nitekim de öyle olmuş) Bölüm başkanı hoca "Huzuru bozuyorsun. Seni istemiyoruz. Sen gelme." demiş bizimkine maalesef. Bizimki de "Ne demek gelme. Böyle bir şey diyemezsiniz" demiş. Arkadaş diyor ki "O günden sonra daha heyecanlı gitmeye başladım. : D Normalde offlaya pofflaya gidiyordum." Arkadaş tutanak tutmuş ve tutanağı başhekime vermiş. Bu arada onu da pol'e almışlar. (Daha iyi olmuştur dedim. Pol'de daha çok bir şeyler öğrenilir) Arkadaş 1 hafta polde takıldıktan sonra başhekim talimatı vermiş: "Bundan sonra ekg'leri hemşireler çekecek." Meğerse orada 13-14 yıldır ekg'yi doktorlar değişiyormuş, arkadaşla değişmiş. Helal olsun dedim.

Sevgili günlük geçenlerde reprezant arkadaşlarla eğlenceli dakikalar yaşadım. Onlar bana ilaçlarını tanıttıktan sonra "Ben de size bir ürün tanıtabilir miyim?" diye soruyorum. Tabii ki de hocam diyorlar. Bilgisayardan açıyorum ürünün resmini, "Bu görmüş olduğunuz eser 5 Ocak itibari ile çıkmış olup, sabahları aç karna gider, akşamları tok karna gider, her türlü olur hiç fark etmez..." diyorum. Yüzlerinde bir tebessüm oluşuyor...

Sevgili günlük bu sıralar hastalardan denk geldi mi onlara hediye veriyorum. Denk geldi mi dedim çünkü bu hediye verme işleminin doğal olmasına dikkat ediyorum. Herhangi birisine "Dur ya size bir hediye vereyim." desem pek hoş olmayabilir diye düşünüyorum. Güzel bir anı üzerine hediyeyi verirsem daha etkili olur kanaatindeyim. Neden yapıyorsun ki böyle dersen, malumun günlük advertisimınt iyidir be ya..

Sevgili günlük bundan 1,5 ay önce filan 24 yaşlarında bir delikanlı geldi. ÜSYE gibisinden şikayetlerini söyledikten sonra "Hocam bu arada isminiz çok güzelmiş." dedi. Ben de "Teşekkür ederim. Şayet ismimin nerden geldiğini söylersen sana bir hediye vereceğim." dedim. "17 yaşında..." diyerek başlamasından doğru cevabı vereceğini anlamıştım zaten. "Tebrik ederim." dedim. Hediyesini verdim.

Sevgili günlük bundan 1 ay önce de 45 yaşlarında birisi muayeneye gelmişti. Saçlarını uzatmış ve at kuyruğu şeklinde bağlamış bir adamdı. Biraz pnömoni gibiydi bu kişi de. Muayenesini yaparken elindeki beyaz poşet dikkatimi çekti. Zira içerisinde 5 tane kitap varmış gibiydi. "Muhtemelen kitabı çıktı bana hediye edecek." diye düşündüm. Daha önce de kitaptan filan konuşmamıştık, zaten bana toplamda 2 kere mi ne gelmişti. Neyse işte muayenesini yaptım, reçetesini verdim. "Hocam benim şiir kitabım çıktı. Müsaade buyurursanız size bir tane hediye etmek istiyorum." dedi. "Hayırlı olsun. Çok güzel." dedim. Kitabını çıkardı, imzaladı verdi. Ben de sonra ona "Müsaade buyurursanız ben de size bir hediye vermek istiyorum." dedim. "Tabii ki." dedi. Az önce adama verdiğim kalemi geri aldım... Hediyesini verdim.

Sevgili günlük 40-45 yaşlarında Trabzon'lu bir hastam var. Ara sıra gelip annesinin ilaçlarını yazdırır. Şivesi de tam Karadeniz. O şiveyi de Karadeniz'i de seviyorum. Nedense ayrı bi sempatim var. Neyse bu hastam en son geldiğinde "Hocam bir dahaki gelişimde sana fındık getireceğim." dedi. "Yok yapmayın, sağolun." dedim. Aradan biraz zaman geçti, elinde bir poşetle geldi. "Yapmayın demiştim." dedim. Hocam al bir şey olmaz. Ha geçen bir yere 40 ton mu dedi 40 kilo mu dedi. Bir yere bissürü fındık vermiş işte. Neyse adamın hediyesini aldım. Sonra da ona "O zaman birazdan ben de size bir hediye vereceğim." dedim. Adamın ilaçlarını yazdım. Sonra hediyesini takdim ettim. Çok sevindi. Teşekkür etti. Laf lafı da açarken "Hocam bundan sonra her yıl fındığın benden." dedi. "Yapmayın gerek yok." dedim. "Hocam ya bir şey olmaz." dedikten sonra bana yaklaştı, biraz eğilir gibi yaptıktan sonra "Hocam inanır mısın şu anda banka hesabımda tam 400.000 dolarım var." dedi. (Bunu neden dedi ki : D ) "Hadi ya. Maşallah çok iyi." dedim. "Fabrikanız filan mı var?" diye sordum. "Hocam zamanında yurtdışında çok çalıştım. Çok para biriktirdim." dedi. Sonra laf geldi, benim hediyeyi yeğeninin çok seveceğini söyledi. Ben de acaba çocukları da varsa onlar da hediyeyle ilgilenebilir belki diye düşünerek "Çocuk var mı?" diye sordum. "Yok hocam. Ben bekarım." dedi. Hiç evlenmediğini söyledi. "Hadi ya." dedim. (Bu hadi ya her yere gider. Neşeli versiyonu, üzgün versiyonu, heyecanlı versiyonu filan vardır, her söyleyişinizde sadece tonunu değiştirirsiniz o kadar) Sonra adam birden "Hocam benim zaten çoluk çocuk yok. Vasiyet edeceğim. Ben öldükten sonra benim 400.000 dolardan 100.000 dolarını size versinler." dedi. O an ben şok, ben iptal. 8O

Şaka şaka günlük. Bu sonu böyle olmadı. : D Adam çıktı gitti.
relatos salvajes :D
Kullanıcı avatarı

Re: sevgili günlük

 #4611843  gönderen dr_itachi
 03.03.2022 - 09:35:50
tintin yazdı:
02.03.2022 - 21:07:23
dr_itachi yazdı:
02.03.2022 - 11:16:36
Sevgili günlük sahuda olan aile hekimi bir arkadaş dahiliye rotasyonundayken hemşireye ekg order'ı vermiş. Hemşire hanım da arkadaşı aramış. "Yalnız ekg'leri doktorlar çekiyor." demiş. "Nasıl ya, öyle şey olur mu?" demiş bizimki. Sonra yanlarına gitmiş. "O ekg çekmeyi reddeden sen misin?" diye sormuş. "Evet" demiş hemşire hanım. Sonra doktor arkadaş diğer hemşirelere dönerek "Siz de mi reddediyorsunuz?" demiş. "Evet." demişler. "Bunu bildiriyorum o zaman." demiş. "Elinizden geleni ardınıza koymayın." demişler. Arkadaş anabilim dalı başkanına gidip söylemiş. (Bu aşamada 'Hocalar böyle durumlarda genelde hemşirelerin tarafını tutarlar' dediştim. Nitekim de öyle olmuş) Bölüm başkanı hoca "Huzuru bozuyorsun. Seni istemiyoruz. Sen gelme." demiş bizimkine maalesef. Bizimki de "Ne demek gelme. Böyle bir şey diyemezsiniz" demiş. Arkadaş diyor ki "O günden sonra daha heyecanlı gitmeye başladım. : D Normalde offlaya pofflaya gidiyordum." Arkadaş tutanak tutmuş ve tutanağı başhekime vermiş. Bu arada onu da pol'e almışlar. (Daha iyi olmuştur dedim. Pol'de daha çok bir şeyler öğrenilir) Arkadaş 1 hafta polde takıldıktan sonra başhekim talimatı vermiş: "Bundan sonra ekg'leri hemşireler çekecek." Meğerse orada 13-14 yıldır ekg'yi doktorlar değişiyormuş, arkadaşla değişmiş. Helal olsun dedim.

Sevgili günlük geçenlerde reprezant arkadaşlarla eğlenceli dakikalar yaşadım. Onlar bana ilaçlarını tanıttıktan sonra "Ben de size bir ürün tanıtabilir miyim?" diye soruyorum. Tabii ki de hocam diyorlar. Bilgisayardan açıyorum ürünün resmini, "Bu görmüş olduğunuz eser 5 Ocak itibari ile çıkmış olup, sabahları aç karna gider, akşamları tok karna gider, her türlü olur hiç fark etmez..." diyorum. Yüzlerinde bir tebessüm oluşuyor...

Sevgili günlük bu sıralar hastalardan denk geldi mi onlara hediye veriyorum. Denk geldi mi dedim çünkü bu hediye verme işleminin doğal olmasına dikkat ediyorum. Herhangi birisine "Dur ya size bir hediye vereyim." desem pek hoş olmayabilir diye düşünüyorum. Güzel bir anı üzerine hediyeyi verirsem daha etkili olur kanaatindeyim. Neden yapıyorsun ki böyle dersen, malumun günlük advertisimınt iyidir be ya..

Sevgili günlük bundan 1,5 ay önce filan 24 yaşlarında bir delikanlı geldi. ÜSYE gibisinden şikayetlerini söyledikten sonra "Hocam bu arada isminiz çok güzelmiş." dedi. Ben de "Teşekkür ederim. Şayet ismimin nerden geldiğini söylersen sana bir hediye vereceğim." dedim. "17 yaşında..." diyerek başlamasından doğru cevabı vereceğini anlamıştım zaten. "Tebrik ederim." dedim. Hediyesini verdim.

Sevgili günlük bundan 1 ay önce de 45 yaşlarında birisi muayeneye gelmişti. Saçlarını uzatmış ve at kuyruğu şeklinde bağlamış bir adamdı. Biraz pnömoni gibiydi bu kişi de. Muayenesini yaparken elindeki beyaz poşet dikkatimi çekti. Zira içerisinde 5 tane kitap varmış gibiydi. "Muhtemelen kitabı çıktı bana hediye edecek." diye düşündüm. Daha önce de kitaptan filan konuşmamıştık, zaten bana toplamda 2 kere mi ne gelmişti. Neyse işte muayenesini yaptım, reçetesini verdim. "Hocam benim şiir kitabım çıktı. Müsaade buyurursanız size bir tane hediye etmek istiyorum." dedi. "Hayırlı olsun. Çok güzel." dedim. Kitabını çıkardı, imzaladı verdi. Ben de sonra ona "Müsaade buyurursanız ben de size bir hediye vermek istiyorum." dedim. "Tabii ki." dedi. Az önce adama verdiğim kalemi geri aldım... Hediyesini verdim.

Sevgili günlük 40-45 yaşlarında Trabzon'lu bir hastam var. Ara sıra gelip annesinin ilaçlarını yazdırır. Şivesi de tam Karadeniz. O şiveyi de Karadeniz'i de seviyorum. Nedense ayrı bi sempatim var. Neyse bu hastam en son geldiğinde "Hocam bir dahaki gelişimde sana fındık getireceğim." dedi. "Yok yapmayın, sağolun." dedim. Aradan biraz zaman geçti, elinde bir poşetle geldi. "Yapmayın demiştim." dedim. Hocam al bir şey olmaz. Ha geçen bir yere 40 ton mu dedi 40 kilo mu dedi. Bir yere bissürü fındık vermiş işte. Neyse adamın hediyesini aldım. Sonra da ona "O zaman birazdan ben de size bir hediye vereceğim." dedim. Adamın ilaçlarını yazdım. Sonra hediyesini takdim ettim. Çok sevindi. Teşekkür etti. Laf lafı da açarken "Hocam bundan sonra her yıl fındığın benden." dedi. "Yapmayın gerek yok." dedim. "Hocam ya bir şey olmaz." dedikten sonra bana yaklaştı, biraz eğilir gibi yaptıktan sonra "Hocam inanır mısın şu anda banka hesabımda tam 400.000 dolarım var." dedi. (Bunu neden dedi ki : D ) "Hadi ya. Maşallah çok iyi." dedim. "Fabrikanız filan mı var?" diye sordum. "Hocam zamanında yurtdışında çok çalıştım. Çok para biriktirdim." dedi. Sonra laf geldi, benim hediyeyi yeğeninin çok seveceğini söyledi. Ben de acaba çocukları da varsa onlar da hediyeyle ilgilenebilir belki diye düşünerek "Çocuk var mı?" diye sordum. "Yok hocam. Ben bekarım." dedi. Hiç evlenmediğini söyledi. "Hadi ya." dedim. (Bu hadi ya her yere gider. Neşeli versiyonu, üzgün versiyonu, heyecanlı versiyonu filan vardır, her söyleyişinizde sadece tonunu değiştirirsiniz o kadar) Sonra adam birden "Hocam benim zaten çoluk çocuk yok. Vasiyet edeceğim. Ben öldükten sonra benim 400.000 dolardan 100.000 dolarını size versinler." dedi. O an ben şok, ben iptal. 8O

Şaka şaka günlük. Bu sonu böyle olmadı. : D Adam çıktı gitti.

Hahaa itachi okudukça artı sonsuza doğru giden yazılarını özlemişim yaw :D
Tabi ki baştan sona okudum :D
Yalnız hediyeleri niye sansürledin, ben olsam 1453 ayrı başlıkta 1453 ayrı defa anlatırdım heral :D :D
Aro tintin :D Okumana yine yine sevindim. Gözlerine sağlık.

Sansürlememin bir sebebi var. Çünkü başka sosyal mecralarda 1453 farklı yere yazma olayını ben denedim. :D Ve bir şey fark ettim. Neyi fark ettiğimi (devamını) sana öm ile anlatayım.

Bu arada her ne kadar sansürledim desem de bir yerde güzel bir ipucu var. :D Oradan yola çıkınca hediyenin ne olduğu tahmin edilebiliyor zaten :D Ayrıca sansürümü açık etmediğin için de teşekkür ederim :D
Kullanıcı avatarı

Re: sevgili günlük

 #4612059  gönderen drela64
 04.03.2022 - 00:27:20
Üç gündür yatistaydim biliyosun çok alıştım tembelliğe yea
Kullanıcı avatarı

Re: sevgili günlük

 #4612164  gönderen Jeanne
 04.03.2022 - 18:06:20
Sg
İnsanların angutluğuna zaman zaman çok tahammülsüzleşiyorum
Bugün bir hasta babası çok spesifik bir tetkik gösterip ‘x yere de gösterdik size gelmeden ama anlamadı tabi o’ dedi
En zengin, en olmuş’unda bile doktorla karşılaşma kompleksi var memlekette
Seni ezemiyor mesela ama aklınca kendini diğerinden üstte bir yere konumlandırıyor
Sen pilotsun amk kendini neden doktorların kendi arasındaki basamaklarının arasına bir yere oturtmaya çalışıyorsun
Koduğumun delisi
Çorbacıya gidip bir Pekin ördeği yapmayı bile bilmiyorsun diyor musun mesela
İçiyorsun mercimek çorbanı, çıkıyorsun gidiyorsun
O onu tercih etmiş
Ne salaklar var amk ya
Normalde sallamam ama heralde ekşideki *** *** eline klavyeyi alanın doktorlar hakkında birşey yazmasından sıkıldım muhabbet olsun diye dermiş gibi şey dedim
-Ama uzun uçuşlar çok zor sizin işinizde de ya adamlar japonyaya uçuyor valla nasıl bir sabır nasıl bir dikkat (bık bık bık) tabi yurt içi indiriyorsun kaldırıyorsun dolmuş gibi oluyor artık 1 saatte
- Hocam öyle değil ya onun da çok zorlukları var (bık bık bık)
- Tabi doğru söylüyorsunuz herkes kendi işine bakmalı herkes kendi işi neyse onu bilir
:D
Kullanıcı avatarı

Re: sevgili günlük

 #4616128  gönderen Azula.
 16.03.2022 - 21:55:04
sevgili günlük sevgili günlüüükk
ne desem ki şimdi sana
  • 1
  • 650
  • 651
  • 652
  • 653
  • 654
  • 655