Doktorca Haberin Adresi...
Kullanıcı avatarı
BQ.1.1 ve XBB adı verilen omikronun altvaryantları aşılarla ve enfeksiyonlarla edinilen bağışıklıktan kaçarak yeni bir dalga başlatabilirler. Ancak bu konuda ileri araştırmaların yapılması gerekiyor. Kuzey yarıkürede kış aylarının yaklaşmasına karşın COVID- 19 vakalarında düşüş görülüyor. 23 Ekim tarihi itibariyle son bir haftada dünyada vaka sayısı %15, ölü sayısı ise %13 azaldı. Bu düşüşe karşın Kasım ayında ABD ve AB ülkelerinde omikronun altvaryantlarının oluşturduğu bir “çorba” yeni bir dalgayı tetikleyebilir. University College London’dan Christina Pagel, dünyanın diğer kısımlarının ise bu dalgayı yaşamakta veya dalgadan çıkmakta olduğunu işaret ediyor.

Son zamanlara kadar pandemi bir COVID-19 soyundan bir diğerine atlıyordu. Örneğin deltanın omikrona atlaması gibi.

Heidelberg Üniversitesi’nden Moritz Gerstung, “Tipik olarak yeni bir varyant ortaya çıkıyordu ve hızlı bir şekilde kendinden önceki soyların yerini alıyordu. Ancak şimdi karşımızda bir altvaryant karışımı var. Hepsi bir diğerinden küçük değişikliklerle ayrılıyor” diye konuşuyor.

Yüksek düzeyde bağışıklık, varyantlar üzerinde bir seçici baskı yaratıyor. Pandeminin başında hızlı bir şekilde ortaya çıkan bir soy, virüsün hücreleri daha başarılı bir şekilde enfekte etmesini sağlıyordu. Şimdi durum farklı; virüs, küçük mutasyonlar yardımı ile bağışıklıktan kaçmaya çalışıyor.

Şu anda en yaygın altvaryant BQ.1.1. Bu, omikron BA.5’in altvaryantı BQ.1’den kaynaklanıyor. 2-9 Ekim arasında BQ.1 ve altsoyları SARS-C0V-2 koronavirüs dizilimlerinin %6’sını oluşturuyor ve 65 ülkede görülüyordu.

Fransa’da BQ.1.1 şimdide dizilimleri saptanmış vakaların yarısını oluşturuyor. Fransa belki de bu düzeye Avrupa’nın geri kalanından önce ulaşmış olabilir. BQ.1.1 vakaları her hafta ikiye katlanıyor. BQ.1.1 ayrıca Afrika’daki COVID-19 enfeksiyonlarının çoğunluğunu oluşturuyor. İlk kez Temmuz ayında Nijerya’da görüldü.

Hızlı yayılma nedenleri

Bu altvaryantın hızlı yayılımının nedeni büyük bir olasılıkla virüsün hücrelere girmekte yararlandığı spike proteinlerdeki altı mutasyondan kaynaklanıyor olabilir. Aşılar da bağışıklık tepkisini uyandırmak için bu spike proteinlerden yararlanıyor.

BQ.1.1’nin mutasyonları üzerindeki öncü araştırmalara göre bu mutasyonlar, aşıların önceki enfeksiyonlarda ürettiği nötralizan antikorlardan kaçmalarına yardımcı oluyor. “Farklı soylardaki mutasyon sayısı ile yayılma hızı arasında çok yakın bir korelasyon olduğunu biliyoruz” diye konuşan Gerstung, “Bağışıklıktan-kaçma mutasyonu sayısı en fazla BQ.1.1’de görülüyor” diyor.

XBB iki BA.2 alt soyunun tek bir hücreyi enfekte etmesi ve genetik malzemelerini değiş tokuş yapmaları sonucu ortaya çıktı. Sonuçta oluşan altvaryantta yedi mutasyon bulunuyor. Bu da, şu anda dolaşımda olan altvaryantlardaki mutasyon sayısı bakımından en yüksek sayı.

Birden fazla altvaryanta aynı anda yakalanmak hastalığı ağır geçirme riskini arttıran bir faktör. Pagel’2 göre esas tehlike, mutasyon sayısının artarak yeni COVID-19 dalgalarına yol açması. XBB Hindistan ve Singapur’da hızlı bir şekilde yayıldı. Buradaki varyanta XBB.1 adı verildi. Ekim ayının ortalarında vaka sayısı zirve yaptı. Şimdi Asya’nın geri kalan kısımlarına yayılıyor.

Kim kazanacak?

XBB enfeksiyonunun BQ.1.1’e karşı bir koruyuculuğunun olup olmadığı henüz bilinmiyor. Veya bunun tam tersi de olabilir. Gerstung, “Benim kişisel görüşlerime göre BQ.1.1 ile enfekte olmak virüsün eski soylarına karşı (BA.2 ve BA.5) sağlam bir bağışıklık oluşturuyor. Ne var ki XBB çok farklı. O yüzden bu konuda kesin bir yorumda bulunmak olanaksız” diyor.

Reyhan Oksay

Kaynak: https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=28367
https://www.nature.com/articles/d41586-022-03445-6