Doktorca Haberin Adresi...
Kullanıcı avatarı
Genel Sağlık-İş, ülkede verilen tıp eğitimiyle ilgili çalışma yaptı. Ortaya çıkan çarpıcı sonuçlar, ülkenin dört bir yanında mantar gibi çoğalan tıp fakültelerinin niteliklerinin sorgulanması gerektiğini gösteriyor.

Resim

Genel Sağlık-İş Sendikası’nın Türkiye’deki tıp eğitimine ilişkin hazırladığı bilgi notuna göre, ülkenin her yerinde açılan tıp fakülteleri nedeniyle tıp fakültesi kontenjan sayısı 16 bin 872’ye yükseldi. Buna karşın, kontenjanlara uygun fiziki altyapı ve akademik personel olmadığı belirtilen notta, “Ülkemizde, özellikle son 20 yılda tıp fakültesi sayısı artmasına rağmen, gerek yapısal (bina, araç gereç, donanım) ve gerekse akademik (öğretim üyesi, araştırma, yayın) açıdan artış aynı ölçüde olmamıştır” vurgusu yapıldı.

Genel Sağlık-İş Sendikası, Türkiye’de AKP iktidarıyla niteliksiz hale getirildiği eleştirileri yapılan tıp eğitimini inceleyen bir bilgi notu hazırladı. Bünyesinde tıp fakültesi bulunan üniversite sayısının 120 olduğu belirtilen notta, “Bunlardan 79’u devlet, 32’si vakıftır. Bu 111 üniversitenin 109’unda birer tıp fakültesi olmasına karşın, biri devlet diğeri özel yani vakıf üniversitesinde ise birden çok tıp fakültesi mevcuttur. Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne (SBÜ) bağlı İstanbul’da iki, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Trabzon, Erzurum ve Kayseri’de toplam dokuz tıp fakültesi mevcuttur. Bir vakıf üniversitesi olan Medipol Üniversitesi’ne bağlı İstanbul ve Ankara’da birer tıp fakültesi mevcuttur. Toplam tıp fakültesi sayısı 120’dir” denildi. 2021’de tıp fakültesi kontenjan sayısının toplam 16 bin 872 olduğu aktarılan notta, “Bunun 13 bin 738’si devlet üniversitesi ve 3 bin 134’ü vakıf üniversitesidir. Ülkemizde, özellikle son 20 yılda tıp fakültesi sayısı artmasına rağmen, gerek yapısal (bina, araç gereç, donanım) ve gerekse akademik (öğretim üyesi, araştırma, yayın) açıdan artış aynı ölçüde olmamıştır” değerlendirmesi yapıldı.

‘DİKKATE ALINMIYOR’
“Fakültelerin altyapısı, öğretim üyesi ve diğer olanakları ve eğitim sistemi dikkate alınmadan öğrenci alınmaktadır” tespiti yapılan notta, şu değerlendirmelere yer verildi:

“Yeni bir tıp fakültesi açılırken önce binaları (amfileri, derslikleri), laboratuvarları, kütüphanesi, araç gereç donanımı ile Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (SUAM) hazır edilmesi, öğretim üyesi kadrosunun tamamlanması gerekmektedir. Ancak ülkemizde araç gereci, donanımı ve her şeyden önemlisi akademik kadrosu olmadan tıp fakültesi açılmakta, öğrenciler anlaşılan başka bir üniversiteye ait fakültede bir süre eğitim almaktadır.”

‘ÖZEL HASTANEYE FAKÜLTE AÇILIYOR’
Not üzerinden iktidara çağrı yapan Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Derya Uğur, “Tıp fakültesi açılma ve kontenjan belirleme kriterleri var mıdır? Varsa bu kriterlerin hangi ölçütlere göre belirlenmektedir? Bunlar bilinmemektedir. Özel hastanesi, hastane zincirleri olanlar, tıp fakültesi açmaktadır. Tıp fakülteleri konusuna acilen kısa, orta ve uzun vadede yapılması gerekenler planlanmalıdır. Bundan sonraki süreçte yeni tıp fakülteleri açmak yerine var olan tıp fakültelerinin niteliğinin artırılması hedeflenmelidir” diye konuştu.

Sarp Sağkal
Cumhuriyet
Ülkenin en köklü tıp fakültelerinden birinde okuyorum, aldığımız eğitimin aşırı kalitesiz ve yetersiz olduğunu düşünüyorum. En başta sayı çok önemli, her bölümde 10 tane hoca olsa dahi farketmiyor. İstediğin kadar radyasyon onkolojisi, nükleer tıp eğitimi verdiğin için övün, bir sürü çocuk psikiyatrisinde hocan olsun, 15 kişiyle küçük staj dahi olsa, staj yapılmaz.
Şundan eminim ki, bundan 15-20 yıl önce herhangi bir tıp fakültesinde alınan eğitim, şuan özeller hariç bütün tıp fakültelerinden iyidir.
Bazen hocalarımız anlatıyorlar, gerçekten çok üzülüyorum. Önceden tıp öğrencilerine kadavra diseksiyonu yaptırıyorlarmış, şimdi 20 kişi bir kadavraya bakıyor, yeni tıp fakültelerini hiç düşünemiyorum. Gerçi yatay geçişle gelenler var, adam mikrobiyoloji görmemiş, kadavra vs zaten yok, en temel eğitimler yok.


El insaf, 15 öğrenciyle vizit mi atılır…
Daha da ileriye gittik ve asistanlıklar da artık böyle olacak gibi gözüküyor. Yurtdışı asistanlık eğitimi artık kaliteli bir yaşam için gereklilikten ziyade yetişmiş bir doktor olabilmek için şart oldu.
Bu sayılarla hiçbir şey olmaz, nerde çokluk orada…