Doktorca Haberin Adresi...
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 8
Kullanıcı avatarı
AKP eski genel başkan yardımcılarından Nükhet Hotar’ın rektörlük yaptığı İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümünde görev yapan 4 asistan hekim ağır çalışma koşuları ve mobbinge maruz kaldığını öne sürerek istifa etti.

Resim

Şehir Hastanesi’nde 36 saat nöbet tuttuktan sonra evine dönerken kaza yapan ve hayatını kaybeden 25 yaşındaki Asistan Hekim Rümeysa Berin Şen’in ölümün ardından yapılan açıklamalar, gösterilen tepkiler, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın 148 başhekime gönderdiği mektuba rağmen asistan hekimlerin çalışma koşullarında hiçbir değişiklik yaşanmadığı ortaya çıktı.

Geçtiğimiz yılın nisan ayında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümünde göreve başlayan 5 eş kıdem asistan hekim görevlerinden ayrıldı. Bir hekim yatay geçiş yaparken, 4'ü ise istifa etti.

“NORMALLEŞEN GERÇEKLERE DUR DİYECEK BİRİ OLUR UMARIM”

Asistan hekimlerden Burcu Simay Özden, istifalarını “Bizden bu kadar” sözleriyle duyurdu. Hep birlikte Kadın Hastalıkları ve Doğum hekimi olmak için çıktıkları yolculuğu, hep birlikte sonlandırdıklarını belirten Özden şu ifadeleri kullandı:

“Benzer heyecanlarla, hayallerle başladık. Ama emeğinin karşılığını alamamak, kesintisiz 36 saatlik nöbetler, ayda 400 saati bulan çalışma koşulları , pandeminin sadece çömezlerin üzerine binen yükü, hocalarımızın hayal kırıklığı yaratan yaklaşımları, işler ‘bir şekilde' yürüdüğü takdirde eğitim hakkımızın hiçe sayılıyor oluşu, asistan hekimlerin birer birer yurtdışına kaçtığı, intihar ettiği, trafik kazalarında tükenmişlik nedeniyle öldüğü bir ülkede bize sahip çıkmayacak olan nice devlet büyüklerimiz ve hepsinden daha da üzücüsü akranlarımız, meslektaşlarımız tarafından maruz kaldığımız mobbing. Birimiz daha nöbet çıkışı ölmeden, normalleşen bu gerçeklere dur diyecek birileri olur umuyorum. Bizden bu kadar.”

TTB: SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ


Türk Tabipler Birliği Asistan ve Genç Uzman Hekimler Kolu konuyla ilgili olarak “Mobbinge karşı, hukuksuz 36 saat dayatmasına karşı tek bir asistan arkadaşımızı dahi yalnız bırakmayacağız, sürecin takipçisiyiz” mesajını paylaştı.

Kaynak: Sözcü
Peki bu asistanlar Kadın Doğum 70 le alırken örneğin 1990 da ihtisasa başlasalar istifa ederler miydi? Hepsi ilk tercih Kadın Doğum tercih eden asistan olurdu, bunlar dermatoloji, ftr vs kazanamamış son tercih Kadın Doğuma girmiş çocuklar. Biliyorlar ki çıkınca her şey dahil 12.000 lira para alacaklar. Eski devlet artı muayenehane sistemi geri gelse bedavadan kadın doğum kazanmış olurlar. Bir şeyin kıymeti zaman ve yer ile doğru orantılıdır. İstifa etmek için bahane arayan adamı tutamazsınız. Eskiler çok mu rahat asistandı? Ama ihtisas bitince paranın beline vuracaklarını biliyorlardı. Yoksa Kadın Doğum bana göre yapılacak ihtisas değil.
Şu gözler 2007 yılında plastik cerrahiyi bırakıp Kadın Doğum a geçen asistan gördü. Pişman olmuş mudur bilemem. Şimdi Almanya 'daymış diye duydum. Düşünün plastik cerrahiyi bırakıyor, Kadın doğum a geçiyor ve 1, 2 kişi dışında kimse yanlış yapmışsın demiyor. Şimdi böyle bir hareket yapan olur mu? Mümkün değil.
Hala asistan doktorları karalayan kötüleyen zavallıcık. Asistanları küçümseyen megaloman aklın senin olsun. Kıdemli isen asistanların sahibi olmadığından senin gibiler güç zehirlenmesine uğramışşsın. Kanuni i bir yetkin yok ama kendini aynada büyük görmüşsün.
AH ŞU ASİSTANLAR OLMASAYDI
Mazlum, yani güçsüz, kendini koruyup kollayacak maddi ve/veya manevi yeterliliklerden yoksun kimseler, uğradıkları haksızlıklara karşı, doğrudan ve anında bir savunma ya da tepki geliştiremezler. Fakat ilahi düzenin ya da toplumsal adaletin, nihayetinde mazlum olanın hakkını ona teslim edeceğine şüpheniz olmasın.
Bir hadiste; "Mazlumun, haksızlığa uğramış kimsenin duasından sakın: çünkü onun duası ile Allah (c.c) arasında perde yoktur." deniliyor.
“Zulümle abad olanın, ahiri berbad olur” (Yunus Emre)
ALMA MAZLUMUN AHINI ÇIKAR AHESTE AHESTE
yuksel0634 yazdı:
12.11.2021 - 22:12:30
AH ŞU ASİSTANLAR OLMASAYDI
Mazlum, yani güçsüz, kendini koruyup kollayacak maddi ve/veya manevi yeterliliklerden yoksun kimseler, uğradıkları haksızlıklara karşı, doğrudan ve anında bir savunma ya da tepki geliştiremezler. Fakat ilahi düzenin ya da toplumsal adaletin, nihayetinde mazlum olanın hakkını ona teslim edeceğine şüpheniz olmasın.
Bir hadiste; "Mazlumun, haksızlığa uğramış kimsenin duasından sakın: çünkü onun duası ile Allah (c.c) arasında perde yoktur." deniliyor.
“Zulümle abad olanın, ahiri berbad olur” (Yunus Emre)
ALMA MAZLUMUN AHINI ÇIKAR AHESTE AHESTE
yüksel sen cerrah olmayacan mı bak piyasadan 4 rakibin elendi içten içe mutlu olmuyor musun
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 8