Cuma , Şubat 26 2021
Doktorca Haberin Adresi...
Kullanıcı avatarı
Danıştay 10. Dairesi, 2547 sayılı Kanuna tabi olarak çalışan öğretim üyelerinden serbest meslek icra etmekte olanlar ile serbest meslek icra etmeyen öğretim üyelerinin, mesai saatleri sonrasında serbest olarak çalışabilmeleri açısından hukuksal olarak eşit statüde olduklarına karar verdi

2547 sayılı Kanuna tabi olarak çalışan öğretim üyelerinden muayenehane açmak isteyenlere, Sağlık Bakanlığı tarafından 18 Ocak 2014 tarihi itibarıyla serbest meslek icra etmekte olanlar ile serbest meslek icra etmeyenler arasında bir ayrım gözetilmekteydi. Danıştay 10. Dairesi, 19 Kasım 2020 tarih ve E. 2020/226, K. 2020/5100 ile [Ek 1] ile 25 Kasım 2020 tarih ve E. 2019/12717, K. 2020/5355 [Ek 2] sayılı kararlarında; 18 Ocak 2014 tarihinde serbest meslek icra etmekte olanlar ile serbest meslek icra etmeyen öğretim üyelerinin mesai saatleri sonrası serbest olarak çalışabilmeleri bakımından hukuksal olarak eşit statüde olduklarına karar verdi.

Karar metninin ilgili kısmında şu ifadelere yer aldı:

“Açıklanan nedenlerle, 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süreçte öğretim üyesi kadrosunda yükseköğretim kurumunda görev yaptığı ve bu süreçte muayenehane açma hakkı olduğu dosya içeriğinden anlaşılan davacı, hukuki güvenlik, hukuki belirlilik ve eşitlik ilkeleri gereği 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra da serbest meslek icrasında bulunabileceğinden, davacının muayenehane açma başvurusunun muayenehane uygunluk şartları bakımından değerlendirilmesi gerekirken, 18/01/2014 tarihi itibarıyla muayenehanesinde serbest meslek faaliyetinde bulunmadığı için muayenehane açamayacağı gerekçesiyle isteminin reddi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.”

Mahkeme, davanın Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kuruluna taşınmasına neden olabilir
Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Hukuk Kurulu Başkanı Etik Kurul üyesi Prof .Dr. Atilla Arıncı, muayenehane açmak üzere sağlık müdürlüğüne başvuran ve başvurusu reddedilen bir öğretim üyesinin, idari yargıda bu konuda açtığı davanın İdare Mahkemesi tarafından reddedildiğini hatırlattığı konuşmasında, şu ifadelere yer verdi:


“Bunun üzerine kişi, konuyu Ankara 7. İdari Dava Dairesi’nde istinaf ediyor, fakat istinaf başvurusu da aynı gerekçelerle reddediliyor. Davacı bunun üzerine konuyu Danıştay'a temyize taşıyor ve Danıştay 10. Dairesi başvurucuyu haklı bularak, Ankara İstinaf Mahkemesinin ret kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile verilen kararı bozuyor. Şimdi bu durumda mahkeme ya Danıştay’ın bozma gerekçesi doğrultusunda karar vererek davacının muayenehane açma hakkını onaylayacak ya da eski kararında direnerek konunun Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kuruluna taşınmasına neden olacaktır.

Bu itibarla, davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır”

Danıştay’ın kararı kesin bir hüküm taşıyacaktır
“Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun bu konudaki kararı kesin bir hüküm taşıyacaktır. Danıştay 10. daire içtihatı dikkatle okunduğunda ilgili dairenin bu durumdaki öğretim üyelerinin de muayenehane açabileceği görüşünde olduğu görülmektedir.” diyerek konuşan Arıncı, bu görüşün kesinlik kazanması durumunda, eskiden muayenehane açamayan öğretim üyelerinin, bu kararı emsal göstererek muayenehane açmalarının önündeki engelin kalkacağını belirtti ve sözlerini şöyle noktaladı:

“Ancak, yargılamanın tam olarak bitmediği görüldüğünden kesin sonucu beklemek daha doğru olacaktır.”
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
tedi yazdı:
22.02.2021 - 18:07:39
Yok yok yasak gitti o hak. Ahh ahh 20 sene önce doktor olmak vardi.
bu olayın gerçekleşeceği en az 6 aydır oğretim uyeleri tarafından biliniyordu. taşradaki üniversitelerdeki hocaların yarısından çoğu çoktan muayenehaneleri tuttular içlerini bile döşediler danıştayın onamasını ve yök kararını bekliyorlar çünkü mevcut duzen sadece uni de mdö denen sistemde yaptıkları gelirin ortalama yuzde 35 ını kendılerıne veren bir sistemde deli gibi devlet hastanesi kafasında yarım yamalak hasta bakıp 3 kuruşa tamah etmelerine neden oluyordu. asistanı çok olup kendi adlarına çok hasta baktıranlar veya kendılerı operasyonu yapacak veya muayeneyı yapacak diye asistanlarına yandalcılarına yaptıranlar görece iyi para alıyorlardı. artık hocalar hastanede sadece unının kendılerıne bakmak zorunda bıraktırdığı mınımumdakı hastaya bakıp geri kalan tum hastaları 4 ten sonra özel muayenehanelerde hastanedekı paranın 4-5 katına bakacaklar ve amelıyatlarını veya girişimlerini üniversitede yaptıracaklar. özetle işin gider kısmını üniversiteler çekecek kaymak öğretim üyelerine kalacak.. bu yasa bunca yıl sonra neden geri geldi biliyormusunuz? artık 3-5 idelist doktor ve nish klinikler dışında kimse üniler de çalışmak istemiyor, hocaların kaprisleri, eah lara gore sarf sıkıntısı gibi binlerce nedenden dolayı ünilerde özveriyle çalışmak istemıyor bu yasayla beraber insanları unıversiteye tekrardan yonlendirmek diğer yandan unıleri daha da borç batağına sokup devlet elinde ünilerin tekelleşme sürecini tamamlamak. artık sonrasında ne olacağını tahmın etmek zor olmayacak ünileri eahları şehir hastaneleri gibi parça parça satmak..
atın fava bekleyin. yıllar sonra alıntılarsınız bu yazdığımı..
Kullanıcı avatarı
tedi yazdı:
22.02.2021 - 18:07:39
Yok yok yasak gitti o hak. Ahh ahh 20 sene önce doktor olmak vardi.
Hocam sen ÇRS uzmanısın, istesen muayenehanede çok güzel paralar kazanabilirsin, diğer branşlar gibi tetkik ihtiyacın çok fazla değil, devlette istediğini bulamayan o kadar çok hasta var ki
Kullanıcı avatarı
drfreedom yazdı:
23.02.2021 - 01:12:34
Kimse ümitlenmesin , karar 2014 tarihinde düzenleme sırasında öğretim uyesi olup o zaman muayenehanesi olmadığı için sonrasında da muayenehane açamayan hocaları kapsıyor. 2014'den sonra üniversiteye giren bir kişilere böyle bir hak sağlamıyor..
Bunun için yeni dava açmak gerekir, anayasanın eşitlik ilkesi vs.
Kullanıcı avatarı
mdmey yazdı:
22.02.2021 - 23:14:54
tedi yazdı:
22.02.2021 - 18:07:39
Yok yok yasak gitti o hak. Ahh ahh 20 sene önce doktor olmak vardi.
bu olayın gerçekleşeceği en az 6 aydır oğretim uyeleri tarafından biliniyordu. taşradaki üniversitelerdeki hocaların yarısından çoğu çoktan muayenehaneleri tuttular içlerini bile döşediler danıştayın onamasını ve yök kararını bekliyorlar çünkü mevcut duzen sadece uni de mdö denen sistemde yaptıkları gelirin ortalama yuzde 35 ını kendılerıne veren bir sistemde deli gibi devlet hastanesi kafasında yarım yamalak hasta bakıp 3 kuruşa tamah etmelerine neden oluyordu. asistanı çok olup kendi adlarına çok hasta baktıranlar veya kendılerı operasyonu yapacak veya muayeneyı yapacak diye asistanlarına yandalcılarına yaptıranlar görece iyi para alıyorlardı. artık hocalar hastanede sadece unının kendılerıne bakmak zorunda bıraktırdığı mınımumdakı hastaya bakıp geri kalan tum hastaları 4 ten sonra özel muayenehanelerde hastanedekı paranın 4-5 katına bakacaklar ve amelıyatlarını veya girişimlerini üniversitede yaptıracaklar. özetle işin gider kısmını üniversiteler çekecek kaymak öğretim üyelerine kalacak.. bu yasa bunca yıl sonra neden geri geldi biliyormusunuz? artık 3-5 idelist doktor ve nish klinikler dışında kimse üniler de çalışmak istemiyor, hocaların kaprisleri, eah lara gore sarf sıkıntısı gibi binlerce nedenden dolayı ünilerde özveriyle çalışmak istemıyor bu yasayla beraber insanları unıversiteye tekrardan yonlendirmek diğer yandan unıleri daha da borç batağına sokup devlet elinde ünilerin tekelleşme sürecini tamamlamak. artık sonrasında ne olacağını tahmın etmek zor olmayacak ünileri eahları şehir hastaneleri gibi parça parça satmak..
atın fava bekleyin. yıllar sonra alıntılarsınız bu yazdığımı..
Dostum bu yasayı savumak için doktor düşmanı bir cahil olman lazım.

1) Üniversitede eksiden eğitim yoksa, bu yasadan şimdi hiç yok. İşini bilen adamların hepsi kırmızı ve mavi hastanede çalışıyorlar.

2) Eğer özel muayene yüzünden eğitimin aksadığını düşünüyorsan bu özel muayene yapanın değil, eğitim kurumunun suçudur. belirlersin kuralları, dışına çıkanları yallah gönderirsin. eğitimcinin karakterini değişterecek halin yok, işini aksatıyorsa uyarını verirsin.

3) Şunu unutmayalım hiç bir yetenekli doktor, 3 kuruşa tamah edip çırak yetiştirmez. üniversitede 1 yılda kazandığını 1 ayda dışarıda kazanıyorsa hiç bir ideoloji onu tutamaz. Akademisyenlik her zaman ikinci planda olmuştur hekimler için.

4) Mayo klinik gibi örnekler var. Sen hem araştırma bütçesi hem klinik şansı vereceksin ki nitelikli adam/kadın orada dursun. böylece kural koymana da gerek kalmaz.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sonuçta "serbest piyasa" regüle edilebilir ama bu tarz faşist uygulamalar, "zorunlu hizmet" "sadece devlete çalışabilir" "üniversitelerde herkes başka iş yapabilir ama doktor yapamaz" gibi sadece kaliteyi düşürüyor bilginize. ha tokat'ta çorum'da kalite düşer mi? evet arkadaşlar orada bile durmak istemiyor hocaları ve en kötülere kalıyor.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
Bilimsel çalışmayı çok isterdim içimde kalacak sanırım, yurt dışına git diyeceksiniz de ben de ne güç kaldı ne heves, şu kaybettiğimiz KVC asistanının dediği gibi, Allah günahlarını affetsin, hepimizi harcadılar, tükenmişlik sendromuna girdik, çok şey istiyorum ama gücüm yok...