Cuma , Şubat 26 2021
Asistan hekimlerin genel bilgi paylasim platformu...

Genel cerrahi-istifa

 #4500282  gönderen KRAS
 21.02.2021 - 20:42:13
Genel cerrahi asistanlığında bir yılı geçtim.Psikolojik ve bedensel manada artık kaldıramadığımı düşünüyorum.Uzmanlıkta beni neyin beklediğini de kestiremiyorum.İstifa ettiğim taktirde beni neyin karşıladığını da kestiremiyorum.Tecrübeli hekimlerimizin önerilerini bekliyorum.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009

Re: Genel cerrahi-istifa

 #4500337  gönderen magidas
 21.02.2021 - 22:34:30
Ben de senin gibi bıraktım iki yıl genel cerrahi asistanlığı yapıp. Günaşırı nöbet bitince düşünme zamanım oldu ve bıraktım. Bir yıl acil, iki yıl da aile hekimliği yaptım pratisyen olarak. Tekrar tusa çalıştım ve inanır mısın sakin kafayla çalışınca tus hiç zor değilmiş. Şimdi KBB asistanıyım. Genel cerrahinin nasıl bir zulüm olduğunu daha iyi gördüm. Yaşamak varmış

Re: Genel cerrahi-istifa

 #4500384  gönderen keser2713
 21.02.2021 - 23:26:30
yıllık izin kullan madem 1 yılın dolmuş.
yıllık izinden sonra halen aynı psikoloji devam ediyorsa istifa et,bırak.

Re: Genel cerrahi-istifa

 #4500398  gönderen Drmerve93
 21.02.2021 - 23:53:36
Ben de kardiyolojiden iki yılın sonunda istifa ettim. Hep hayal ettiğim, çok istediğim, öğrenciyken gidip stajlar yaptığım ve 82. olarak yazdığım tek bölümdü. Hala daha çok seviyorum. Ama götürülerini kaldıramadım. İdealizm gerçek hayatta yok oluyormuş malesef veya ben kendimi tanıyamamışım bu bölümü seçerek... Bilmiyorum. Hastaların ve hasta yakınlarının sana köleleriymişsin gibi olan tavırları, onca hakaret, yaptığın işin küçümsenmesi... 36 saat uykusuz çalıştığın gün asistan başı 60 yatan hasta takibi yapmak... 1,5 yıllık olmana rağmen hala 10 nöbet tutmak (arada 11 nöbet olduğu vakitler oldu) Nöbette kapıda triajcı gibi çalışmak... Kendi ailenle 5 dakika telefonda konuşacak vakit bulamayıp orada başkası için (hem de sana hakaret eden, üstüne yürüyen) geceni gündüzüne katmak... Hepsi çok kötüydü. Çok zor verdim bu kararı. Böyle olsun istemezdim ben de. Kim ister ki. Şimdi tusa hazırlanıyorum. Muhtemelen hedef eylüldeki sınav. Sanırım da (öğrencilik hayatım boyunca aklımın ucundan dahi seçmek geçmeyen) dermatoloji yazacağım. Bakalım... Hala daha düşünüyorum, herkes uzman olacak ben hala bir asistanlığa başlayamadım istifa ettiğim için diye. Ama artık dayanamamak, işe ağlayarak gitmek nasıldır bilirim. İşe ilk başladığım günden beri istifa etmek istedim, kısmet 2. yılaymış. ☺️ Ben dermatolojiden aynı asistanlık döneminde bir arkadaşımın lafıyla “Ben nöbetlerde hiç uyanmadım” dediğinde “Ben nöbetlerde hiç uyuyamadım ki” diye düşününce bir aydınlanma yaşamıştım. Elbette bu nöbet, sen orada uyumak için bulunmuyorsun. Ama işte öyle bir şey ki anlatınca o an yaşadığım hisleri kendime bile tarif edemiyorum. Gecenin 3’ünde serviste aynı anda iki arrest varken birini personel ve hemşireyle bir asansöre koyup diğer arrestle de öteki asansörde ben inip nefes nefese yoğun bakıma yatak üstünde gittiğimiz zamanı mı anlatayım. Evet çok heyecanlıydı, evet çok kutsaldı. Dediğim gibi hala çok seviyorum. Ama belki de ben kaldıramadım, ben beceremedim. Mühim olan bedensel yorgunluğu da geçtim o stres, o devamlı bir telaş ve yetişme-yetiştirme hali. Hele bir de özenli bir insansan ve her şeyin düzgün gitmesini istiyorsan bunca yoğunluğu kaldırmak çok zor. (Bu kastettiğim her şey kendi yaşadıklarımdan örnek vererek tüm yoğun branşlara ait özellikler) Her şey bitince yani istifalı olunca, insan bir acaba mı diyor... ama o anları unutmamak lazım. Mutsuzsanız ve hayattan beklentiniz bu değilse tusa çalışmak evet ilki kadar zor değil. Belki ilk tusta olmaz ama ikincide, belki de üçüncüde bir şekilde olur. Benim nacizane zorlandığım tek konu işte bu yaşın olmuş kaç hala tus, hala bi yola başlayamadın diye kendi kendime yaptığım eziyet malesef. Keşke hepimiz direkt mutlu olabileceğimiz yerlere yerleşsek ama yıllar geçtikçe biz de kendimizi daha iyi tanıyoruz belki de ve hiçbir şey asistanlığını yaparken, işin içindeyken tanıdığın kadar olamıyor malesef öğrenciyken vesaire gördüklerinle. Bu nedenle; sizi iyi anlıyorum ve eğer mutlu değilseniz, sizi tatmin etmiyorsa ve meslek hayaliniz bu değildi ise çok uzatmamanızı öneririm. Hep bekleyeyim belki güzel olur vs. diye diye kaç yılım gitti. Ha kardiyoloğa yakın bilgi sahibi oldum o kadar pazar yeri yoğunluğunda hasta bakarak orası ayrı. Ancak 6. aydaki fikrim ve bitkinliğim ile 2. yıldakinin çok da bir farkı yoktu. Bunları yazarak bir nevi ben de derdimi anlatmış oldum, teşekkür ederim. Bir yandan da belki benim gibi düşünen ve henüz tercih yapmamış kişiler varsa bir fikir olsun istedim (Uzun yazı için kusura bakmayın) ☺️ Evet insan gerçekten bu konuda bir fikir ve görüş almak ihtiyacını çok hissediyor. Umarım her şey gönlünüzce olur, mutlu olduğunuz dalda uzmanlaşırsınız. Herkese iyi geceler ☺️
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009

Re: Genel cerrahi-istifa

 #4500411  gönderen alihan0381
 22.02.2021 - 00:30:16
Drmerve93 yazdı:
21.02.2021 - 23:53:36
Ben de kardiyolojiden iki yılın sonunda istifa ettim. Hep hayal ettiğim, çok istediğim, öğrenciyken gidip stajlar yaptığım ve 82. olarak yazdığım tek bölümdü. Hala daha çok seviyorum. Ama götürülerini kaldıramadım. İdealizm gerçek hayatta yok oluyormuş malesef veya ben kendimi tanıyamamışım bu bölümü seçerek... Bilmiyorum. Hastaların ve hasta yakınlarının sana köleleriymişsin gibi olan tavırları, onca hakaret, yaptığın işin küçümsenmesi... 36 saat uykusuz çalıştığın gün asistan başı 60 yatan hasta takibi yapmak... 1,5 yıllık olmana rağmen hala 10 nöbet tutmak (arada 11 nöbet olduğu vakitler oldu) Nöbette kapıda triajcı gibi çalışmak... Kendi ailenle 5 dakika telefonda konuşacak vakit bulamayıp orada başkası için (hem de sana hakaret eden, üstüne yürüyen) geceni gündüzüne katmak... Hepsi çok kötüydü. Çok zor verdim bu kararı. Böyle olsun istemezdim ben de. Kim ister ki. Şimdi tusa hazırlanıyorum. Muhtemelen hedef eylüldeki sınav. Sanırım da (öğrencilik hayatım boyunca aklımın ucundan dahi seçmek geçmeyen) dermatoloji yazacağım. Bakalım... Hala daha düşünüyorum, herkes uzman olacak ben hala bir asistanlığa başlayamadım istifa ettiğim için diye. Ama artık dayanamamak, işe ağlayarak gitmek nasıldır bilirim. İşe ilk başladığım günden beri istifa etmek istedim, kısmet 2. yılaymış. ☺️ Ben dermatolojiden aynı asistanlık döneminde bir arkadaşımın lafıyla “Ben nöbetlerde hiç uyanmadım” dediğinde “Ben nöbetlerde hiç uyuyamadım ki” diye düşününce bir aydınlanma yaşamıştım. Elbette bu nöbet, sen orada uyumak için bulunmuyorsun. Ama işte öyle bir şey ki anlatınca o an yaşadığım hisleri kendime bile tarif edemiyorum. Gecenin 3’ünde serviste aynı anda iki arrest varken birini personel ve hemşireyle bir asansöre koyup diğer arrestle de öteki asansörde ben inip nefes nefese yoğun bakıma yatak üstünde gittiğimiz zamanı mı anlatayım. Evet çok heyecanlıydı, evet çok kutsaldı. Dediğim gibi hala çok seviyorum. Ama belki de ben kaldıramadım, ben beceremedim. Mühim olan bedensel yorgunluğu da geçtim o stres, o devamlı bir telaş ve yetişme-yetiştirme hali. Hele bir de özenli bir insansan ve her şeyin düzgün gitmesini istiyorsan bunca yoğunluğu kaldırmak çok zor. (Bu kastettiğim her şey kendi yaşadıklarımdan örnek vererek tüm yoğun branşlara ait özellikler) Her şey bitince yani istifalı olunca, insan bir acaba mı diyor... ama o anları unutmamak lazım. Mutsuzsanız ve hayattan beklentiniz bu değilse tusa çalışmak evet ilki kadar zor değil. Belki ilk tusta olmaz ama ikincide, belki de üçüncüde bir şekilde olur. Benim nacizane zorlandığım tek konu işte bu yaşın olmuş kaç hala tus, hala bi yola başlayamadın diye kendi kendime yaptığım eziyet malesef. Keşke hepimiz direkt mutlu olabileceğimiz yerlere yerleşsek ama yıllar geçtikçe biz de kendimizi daha iyi tanıyoruz belki de ve hiçbir şey asistanlığını yaparken, işin içindeyken tanıdığın kadar olamıyor malesef öğrenciyken vesaire gördüklerinle. Bu nedenle; sizi iyi anlıyorum ve eğer mutlu değilseniz, sizi tatmin etmiyorsa ve meslek hayaliniz bu değildi ise çok uzatmamanızı öneririm. Hep bekleyeyim belki güzel olur vs. diye diye kaç yılım gitti. Ha kardiyoloğa yakın bilgi sahibi oldum o kadar pazar yeri yoğunluğunda hasta bakarak orası ayrı. Ancak 6. aydaki fikrim ve bitkinliğim ile 2. yıldakinin çok da bir farkı yoktu. Bunları yazarak bir nevi ben de derdimi anlatmış oldum, teşekkür ederim. Bir yandan da belki benim gibi düşünen ve henüz tercih yapmamış kişiler varsa bir fikir olsun istedim (Uzun yazı için kusura bakmayın) ☺️ Evet insan gerçekten bu konuda bir fikir ve görüş almak ihtiyacını çok hissediyor. Umarım her şey gönlünüzce olur, mutlu olduğunuz dalda uzmanlaşırsınız. Herkese iyi geceler ☺️
Öğrenci olarak bu duruma çok üzülüyorum. Kim bilir siz tıp fakültesini ne hayallerle, ideallerle seçtiniz. İnsanlara faydalı olmak belki de en büyük idealinizdi. Ama şimdi bakıyorum da herkesin amacı ya hasta görmemek ya da çok az hasta görmek. Cerrahiyi hiç saymıyorum. İnsanlar neler görüp geçiriyor ki bu duruma,fikir dünyasına düşüyorlar acaba.

Böyle şaşırmış gibi soruyorum da cevaplarını da az çok öğrendim. 36 saat süren nöbetler, mobbing, hasta ve hasta yakını şiddeti vs. Neyse...
Kullanıcı avatarı

Re: Genel cerrahi-istifa

 #4500496  gönderen dexter28
 22.02.2021 - 12:20:04
Drmerve93 yazdı:
21.02.2021 - 23:53:36
Ben de kardiyolojiden iki yılın sonunda istifa ettim. Hep hayal ettiğim, çok istediğim, öğrenciyken gidip stajlar yaptığım ve 82. olarak yazdığım tek bölümdü. Hala daha çok seviyorum. Ama götürülerini kaldıramadım. İdealizm gerçek hayatta yok oluyormuş malesef veya ben kendimi tanıyamamışım bu bölümü seçerek... Bilmiyorum. Hastaların ve hasta yakınlarının sana köleleriymişsin gibi olan tavırları, onca hakaret, yaptığın işin küçümsenmesi... 36 saat uykusuz çalıştığın gün asistan başı 60 yatan hasta takibi yapmak... 1,5 yıllık olmana rağmen hala 10 nöbet tutmak (arada 11 nöbet olduğu vakitler oldu) Nöbette kapıda triajcı gibi çalışmak... Kendi ailenle 5 dakika telefonda konuşacak vakit bulamayıp orada başkası için (hem de sana hakaret eden, üstüne yürüyen) geceni gündüzüne katmak... Hepsi çok kötüydü. Çok zor verdim bu kararı. Böyle olsun istemezdim ben de. Kim ister ki. Şimdi tusa hazırlanıyorum. Muhtemelen hedef eylüldeki sınav. Sanırım da (öğrencilik hayatım boyunca aklımın ucundan dahi seçmek geçmeyen) dermatoloji yazacağım. Bakalım... Hala daha düşünüyorum, herkes uzman olacak ben hala bir asistanlığa başlayamadım istifa ettiğim için diye. Ama artık dayanamamak, işe ağlayarak gitmek nasıldır bilirim. İşe ilk başladığım günden beri istifa etmek istedim, kısmet 2. yılaymış. ☺️ Ben dermatolojiden aynı asistanlık döneminde bir arkadaşımın lafıyla “Ben nöbetlerde hiç uyanmadım” dediğinde “Ben nöbetlerde hiç uyuyamadım ki” diye düşününce bir aydınlanma yaşamıştım. Elbette bu nöbet, sen orada uyumak için bulunmuyorsun. Ama işte öyle bir şey ki anlatınca o an yaşadığım hisleri kendime bile tarif edemiyorum. Gecenin 3’ünde serviste aynı anda iki arrest varken birini personel ve hemşireyle bir asansöre koyup diğer arrestle de öteki asansörde ben inip nefes nefese yoğun bakıma yatak üstünde gittiğimiz zamanı mı anlatayım. Evet çok heyecanlıydı, evet çok kutsaldı. Dediğim gibi hala çok seviyorum. Ama belki de ben kaldıramadım, ben beceremedim. Mühim olan bedensel yorgunluğu da geçtim o stres, o devamlı bir telaş ve yetişme-yetiştirme hali. Hele bir de özenli bir insansan ve her şeyin düzgün gitmesini istiyorsan bunca yoğunluğu kaldırmak çok zor. (Bu kastettiğim her şey kendi yaşadıklarımdan örnek vererek tüm yoğun branşlara ait özellikler) Her şey bitince yani istifalı olunca, insan bir acaba mı diyor... ama o anları unutmamak lazım. Mutsuzsanız ve hayattan beklentiniz bu değilse tusa çalışmak evet ilki kadar zor değil. Belki ilk tusta olmaz ama ikincide, belki de üçüncüde bir şekilde olur. Benim nacizane zorlandığım tek konu işte bu yaşın olmuş kaç hala tus, hala bi yola başlayamadın diye kendi kendime yaptığım eziyet malesef. Keşke hepimiz direkt mutlu olabileceğimiz yerlere yerleşsek ama yıllar geçtikçe biz de kendimizi daha iyi tanıyoruz belki de ve hiçbir şey asistanlığını yaparken, işin içindeyken tanıdığın kadar olamıyor malesef öğrenciyken vesaire gördüklerinle. Bu nedenle; sizi iyi anlıyorum ve eğer mutlu değilseniz, sizi tatmin etmiyorsa ve meslek hayaliniz bu değildi ise çok uzatmamanızı öneririm. Hep bekleyeyim belki güzel olur vs. diye diye kaç yılım gitti. Ha kardiyoloğa yakın bilgi sahibi oldum o kadar pazar yeri yoğunluğunda hasta bakarak orası ayrı. Ancak 6. aydaki fikrim ve bitkinliğim ile 2. yıldakinin çok da bir farkı yoktu. Bunları yazarak bir nevi ben de derdimi anlatmış oldum, teşekkür ederim. Bir yandan da belki benim gibi düşünen ve henüz tercih yapmamış kişiler varsa bir fikir olsun istedim (Uzun yazı için kusura bakmayın) ☺️ Evet insan gerçekten bu konuda bir fikir ve görüş almak ihtiyacını çok hissediyor. Umarım her şey gönlünüzce olur, mutlu olduğunuz dalda uzmanlaşırsınız. Herkese iyi geceler ☺️
Kendini tanıyıp karar vermek güzel, 2 yıl gitmiş ama sonrasında belki 50 yıl daha yaşanacak zaman var

Re: Genel cerrahi-istifa

 #4500509  gönderen Drmerve93
 22.02.2021 - 13:04:50
Drmerve93 yazdı:
21.02.2021 - 23:53:36
Ben de kardiyolojiden iki yılın sonunda istifa ettim. Hep hayal ettiğim, çok istediğim, öğrenciyken gidip stajlar yaptığım ve 82. olarak yazdığım tek bölümdü. Hala daha çok seviyorum. Ama götürülerini kaldıramadım. İdealizm gerçek hayatta yok oluyormuş malesef veya ben kendimi tanıyamamışım bu bölümü seçerek... Bilmiyorum. Hastaların ve hasta yakınlarının sana köleleriymişsin gibi olan tavırları, onca hakaret, yaptığın işin küçümsenmesi... 36 saat uykusuz çalıştığın gün asistan başı 60 yatan hasta takibi yapmak... 1,5 yıllık olmana rağmen hala 10 nöbet tutmak (arada 11 nöbet olduğu vakitler oldu) Nöbette kapıda triajcı gibi çalışmak... Kendi ailenle 5 dakika telefonda konuşacak vakit bulamayıp orada başkası için (hem de sana hakaret eden, üstüne yürüyen) geceni gündüzüne katmak... Hepsi çok kötüydü. Çok zor verdim bu kararı. Böyle olsun istemezdim ben de. Kim ister ki. Şimdi tusa hazırlanıyorum. Muhtemelen hedef eylüldeki sınav. Sanırım da (öğrencilik hayatım boyunca aklımın ucundan dahi seçmek geçmeyen) dermatoloji yazacağım. Bakalım... Hala daha düşünüyorum, herkes uzman olacak ben hala bir asistanlığa başlayamadım istifa ettiğim için diye. Ama artık dayanamamak, işe ağlayarak gitmek nasıldır bilirim. İşe ilk başladığım günden beri istifa etmek istedim, kısmet 2. yılaymış. ☺️ Ben dermatolojiden aynı asistanlık döneminde bir arkadaşımın lafıyla “Ben nöbetlerde hiç uyanmadım” dediğinde “Ben nöbetlerde hiç uyuyamadım ki” diye düşününce bir aydınlanma yaşamıştım. Elbette bu nöbet, sen orada uyumak için bulunmuyorsun. Ama işte öyle bir şey ki anlatınca o an yaşadığım hisleri kendime bile tarif edemiyorum. Gecenin 3’ünde serviste aynı anda iki arrest varken birini personel ve hemşireyle bir asansöre koyup diğer arrestle de öteki asansörde ben inip nefes nefese yoğun bakıma yatak üstünde gittiğimiz zamanı mı anlatayım. Evet çok heyecanlıydı, evet çok kutsaldı. Dediğim gibi hala çok seviyorum. Ama belki de ben kaldıramadım, ben beceremedim. Mühim olan bedensel yorgunluğu da geçtim o stres, o devamlı bir telaş ve yetişme-yetiştirme hali. Hele bir de özenli bir insansan ve her şeyin düzgün gitmesini istiyorsan bunca yoğunluğu kaldırmak çok zor. (Bu kastettiğim her şey kendi yaşadıklarımdan örnek vererek tüm yoğun branşlara ait özellikler) Her şey bitince yani istifalı olunca, insan bir acaba mı diyor... ama o anları unutmamak lazım. Mutsuzsanız ve hayattan beklentiniz bu değilse tusa çalışmak evet ilki kadar zor değil. Belki ilk tusta olmaz ama ikincide, belki de üçüncüde bir şekilde olur. Benim nacizane zorlandığım tek konu işte bu yaşın olmuş kaç hala tus, hala bi yola başlayamadın diye kendi kendime yaptığım eziyet malesef. Keşke hepimiz direkt mutlu olabileceğimiz yerlere yerleşsek ama yıllar geçtikçe biz de kendimizi daha iyi tanıyoruz belki de ve hiçbir şey asistanlığını yaparken, işin içindeyken tanıdığın kadar olamıyor malesef öğrenciyken vesaire gördüklerinle. Bu nedenle; sizi iyi anlıyorum ve eğer mutlu değilseniz, sizi tatmin etmiyorsa ve meslek hayaliniz bu değildi ise çok uzatmamanızı öneririm. Hep bekleyeyim belki güzel olur vs. diye diye kaç yılım gitti. Ha kardiyoloğa yakın bilgi sahibi oldum o kadar pazar yeri yoğunluğunda hasta bakarak orası ayrı. Ancak 6. aydaki fikrim ve bitkinliğim ile 2. yıldakinin çok da bir farkı yoktu. Bunları yazarak bir nevi ben de derdimi anlatmış oldum, teşekkür ederim. Bir yandan da belki benim gibi düşünen ve henüz tercih yapmamış kişiler varsa bir fikir olsun istedim (Uzun yazı için kusura bakmayın) ☺️ Evet insan gerçekten bu konuda bir fikir ve görüş almak ihtiyacını çok hissediyor. Umarım her şey gönlünüzce olur, mutlu olduğunuz dalda uzmanlaşırsınız. Herkese iyi geceler ☺️
Öğrenci arkadaşlarımı ve konu başlığındaki gibi istifa düşünen arkadaşlarımı yanlış yönlendirmemek için sözlerime ekleme yapma gereği hissettim. İstifa kararı alınmasındaki etken asistanlık zamanı yaşadığın zorluklardan çok, uzmanlıkta neler yaşayacakların olmalı. (Benim anlattıklarım daha çok asistanlık doğrultusunda olmuş) Ben elbette ki emin olamam ama az çok öngörebiliyordum ki; uzman olunca belki o gece nöbette 32 sheath çekmek zorunda olmayacağım, bir yandan 6-7 katlı servisten sorumlu olarak ama bunun en az %70’i kadar yoğun olacağım. Ha lütfen yanlış anlaşılmayayım, hekimlik (gerçek anlamda hekimlik) benim de bu mesleği seçen neredeyse tüm meslektaşlarım gibi tek hayalimdi. O yemini ederken ağladığımı da biliyorum... Ancak olamıyor. Beklentim minnet, el etek öptürmek de değildi hepimiz gibi. Sadece saygı, olması gereken doktor-hasta ilişkisi idi. Sözle teşekkür edilmese de olur, ben o anı hissedeyim yeterdi. Ama günümüzde sadece hekimlikte değil tüm alanda belki de insanlık değiştiği için (belki hep böyleydi, ben hayalperesttim) bu tür zorluklar, zorbalıklar, üzüntüler yaşamak işten bile değil. Yani söylediklerimden asistanlığı zor olduğu için seçmemeliyiz, bunun için istifa etmeliyiz gibi çıkarımlar çıkıyorsa eğer, benim hatam olmuştur. Tabi ki çok büyük mobbingler, kötü durumlar yaşayıp asistanlık nedeniyle istifalar da olabilir ama bunlar özel durumlar. Genel kapsamlı baktığımızda, o asistanlık geçerdi, kıdemli oluyordum artık, nöbetlerim de düşecekti. Ancak işte, bu bahsettiğim artık insanlığın birbirine olan bu kötülük hali, birini kendini insanlık namına feda etmesi fikrinden çok alıkoyuyor. Yoksa içten söylüyorum, devam ederdim. Tek istediğim güler yüz bile değil, iyileştirildiğini ve saygısını hissettiren hastalarımın olması idi. Ancak belki geçmişten kalan kötü anılar, doktor-hasta çatışması gerçeği günümüzde büyük bir başkaldırıya dönüştü. Ve gerçek anlamda bir doktor olarak söylemiyorum bunu, objektif bir göz olarak da bizlere dışarıdan baksaydım eğer; bu kadar taa çocukluktan beri yapılan fedakarlıkları, emeği, uykusuzlukları, üzüntüleri ve ukteleri gördüğümde bu mesleğe değil el kaldırmak alıp kucaklamak isterdim onu. Ancak malesef ki empati yoksunluğu günümüzde büyük sorun... Velhasıl demek istediğim; tercih yapmadan önce benim gibi bir bölüme karar verip at gözlüğü ile yola bakmamanız. Bunun her boyutunu düşünmeniz ve diğer branşlara da sanki onu seçecekmişsiniz gibi odaklanmanız, her yönüyle incelemeniz. Asistanlığa başladınız diyelim bunca söylediğim gibi uzmanlığını düşünün, uzmanlara bakın. Kendinizi yerlerine koyun. Ben eminim ki örneğin kardiyoloji veya bir başkası için genel cerrahi eğer bu şartlar altında yapılmasa belki de bizim için dünyanın en güzel mesleği. Ama ne parası ne bedensel yorgunluğu. Bu ruhi süreci kaldırmak çok zor. Keşke ben tercihten önce bana fikirlerini beyan eden büyüklerimi, deneyimlileri dinleseydim. Hele ki derece yapıp kardiyoloji yazdığımda söylenenleri... Belki yaşamasak içimizde kalırdı, sizin de genel cerrahiyi seçmediğinizde hep aklınızın bir yerinde keşke diye kalacağı gibi. Ama at gözlüklü olmamakta fayda var. Dilerim hekimleri çok daha iyi bir gelecek bekler, bir gün insanlığın bizi anlaması (minnet duyması vesaire asla değil) dileği ile...

Re: Genel cerrahi-istifa

 #4500559  gönderen ZZORO
 22.02.2021 - 14:27:45
Drmerve93 yazdı:
22.02.2021 - 13:04:50
Drmerve93 yazdı:
21.02.2021 - 23:53:36
Ben de kardiyolojiden iki yılın sonunda istifa ettim. Hep hayal ettiğim, çok istediğim, öğrenciyken gidip stajlar yaptığım ve 82. olarak yazdığım tek bölümdü. Hala daha çok seviyorum. Ama götürülerini kaldıramadım. İdealizm gerçek hayatta yok oluyormuş malesef veya ben kendimi tanıyamamışım bu bölümü seçerek... Bilmiyorum. Hastaların ve hasta yakınlarının sana köleleriymişsin gibi olan tavırları, onca hakaret, yaptığın işin küçümsenmesi... 36 saat uykusuz çalıştığın gün asistan başı 60 yatan hasta takibi yapmak... 1,5 yıllık olmana rağmen hala 10 nöbet tutmak (arada 11 nöbet olduğu vakitler oldu) Nöbette kapıda triajcı gibi çalışmak... Kendi ailenle 5 dakika telefonda konuşacak vakit bulamayıp orada başkası için (hem de sana hakaret eden, üstüne yürüyen) geceni gündüzüne katmak... Hepsi çok kötüydü. Çok zor verdim bu kararı. Böyle olsun istemezdim ben de. Kim ister ki. Şimdi tusa hazırlanıyorum. Muhtemelen hedef eylüldeki sınav. Sanırım da (öğrencilik hayatım boyunca aklımın ucundan dahi seçmek geçmeyen) dermatoloji yazacağım. Bakalım... Hala daha düşünüyorum, herkes uzman olacak ben hala bir asistanlığa başlayamadım istifa ettiğim için diye. Ama artık dayanamamak, işe ağlayarak gitmek nasıldır bilirim. İşe ilk başladığım günden beri istifa etmek istedim, kısmet 2. yılaymış. ☺️ Ben dermatolojiden aynı asistanlık döneminde bir arkadaşımın lafıyla “Ben nöbetlerde hiç uyanmadım” dediğinde “Ben nöbetlerde hiç uyuyamadım ki” diye düşününce bir aydınlanma yaşamıştım. Elbette bu nöbet, sen orada uyumak için bulunmuyorsun. Ama işte öyle bir şey ki anlatınca o an yaşadığım hisleri kendime bile tarif edemiyorum. Gecenin 3’ünde serviste aynı anda iki arrest varken birini personel ve hemşireyle bir asansöre koyup diğer arrestle de öteki asansörde ben inip nefes nefese yoğun bakıma yatak üstünde gittiğimiz zamanı mı anlatayım. Evet çok heyecanlıydı, evet çok kutsaldı. Dediğim gibi hala çok seviyorum. Ama belki de ben kaldıramadım, ben beceremedim. Mühim olan bedensel yorgunluğu da geçtim o stres, o devamlı bir telaş ve yetişme-yetiştirme hali. Hele bir de özenli bir insansan ve her şeyin düzgün gitmesini istiyorsan bunca yoğunluğu kaldırmak çok zor. (Bu kastettiğim her şey kendi yaşadıklarımdan örnek vererek tüm yoğun branşlara ait özellikler) Her şey bitince yani istifalı olunca, insan bir acaba mı diyor... ama o anları unutmamak lazım. Mutsuzsanız ve hayattan beklentiniz bu değilse tusa çalışmak evet ilki kadar zor değil. Belki ilk tusta olmaz ama ikincide, belki de üçüncüde bir şekilde olur. Benim nacizane zorlandığım tek konu işte bu yaşın olmuş kaç hala tus, hala bi yola başlayamadın diye kendi kendime yaptığım eziyet malesef. Keşke hepimiz direkt mutlu olabileceğimiz yerlere yerleşsek ama yıllar geçtikçe biz de kendimizi daha iyi tanıyoruz belki de ve hiçbir şey asistanlığını yaparken, işin içindeyken tanıdığın kadar olamıyor malesef öğrenciyken vesaire gördüklerinle. Bu nedenle; sizi iyi anlıyorum ve eğer mutlu değilseniz, sizi tatmin etmiyorsa ve meslek hayaliniz bu değildi ise çok uzatmamanızı öneririm. Hep bekleyeyim belki güzel olur vs. diye diye kaç yılım gitti. Ha kardiyoloğa yakın bilgi sahibi oldum o kadar pazar yeri yoğunluğunda hasta bakarak orası ayrı. Ancak 6. aydaki fikrim ve bitkinliğim ile 2. yıldakinin çok da bir farkı yoktu. Bunları yazarak bir nevi ben de derdimi anlatmış oldum, teşekkür ederim. Bir yandan da belki benim gibi düşünen ve henüz tercih yapmamış kişiler varsa bir fikir olsun istedim (Uzun yazı için kusura bakmayın) ☺️ Evet insan gerçekten bu konuda bir fikir ve görüş almak ihtiyacını çok hissediyor. Umarım her şey gönlünüzce olur, mutlu olduğunuz dalda uzmanlaşırsınız. Herkese iyi geceler ☺️
Öğrenci arkadaşlarımı ve konu başlığındaki gibi istifa düşünen arkadaşlarımı yanlış yönlendirmemek için sözlerime ekleme yapma gereği hissettim. İstifa kararı alınmasındaki etken asistanlık zamanı yaşadığın zorluklardan çok, uzmanlıkta neler yaşayacakların olmalı. (Benim anlattıklarım daha çok asistanlık doğrultusunda olmuş) Ben elbette ki emin olamam ama az çok öngörebiliyordum ki; uzman olunca belki o gece nöbette 32 sheath çekmek zorunda olmayacağım, bir yandan 6-7 katlı servisten sorumlu olarak ama bunun en az %70’i kadar yoğun olacağım. Ha lütfen yanlış anlaşılmayayım, hekimlik (gerçek anlamda hekimlik) benim de bu mesleği seçen neredeyse tüm meslektaşlarım gibi tek hayalimdi. O yemini ederken ağladığımı da biliyorum... Ancak olamıyor. Beklentim minnet, el etek öptürmek de değildi hepimiz gibi. Sadece saygı, olması gereken doktor-hasta ilişkisi idi. Sözle teşekkür edilmese de olur, ben o anı hissedeyim yeterdi. Ama günümüzde sadece hekimlikte değil tüm alanda belki de insanlık değiştiği için (belki hep böyleydi, ben hayalperesttim) bu tür zorluklar, zorbalıklar, üzüntüler yaşamak işten bile değil. Yani söylediklerimden asistanlığı zor olduğu için seçmemeliyiz, bunun için istifa etmeliyiz gibi çıkarımlar çıkıyorsa eğer, benim hatam olmuştur. Tabi ki çok büyük mobbingler, kötü durumlar yaşayıp asistanlık nedeniyle istifalar da olabilir ama bunlar özel durumlar. Genel kapsamlı baktığımızda, o asistanlık geçerdi, kıdemli oluyordum artık, nöbetlerim de düşecekti. Ancak işte, bu bahsettiğim artık insanlığın birbirine olan bu kötülük hali, birini kendini insanlık namına feda etmesi fikrinden çok alıkoyuyor. Yoksa içten söylüyorum, devam ederdim. Tek istediğim güler yüz bile değil, iyileştirildiğini ve saygısını hissettiren hastalarımın olması idi. Ancak belki geçmişten kalan kötü anılar, doktor-hasta çatışması gerçeği günümüzde büyük bir başkaldırıya dönüştü. Ve gerçek anlamda bir doktor olarak söylemiyorum bunu, objektif bir göz olarak da bizlere dışarıdan baksaydım eğer; bu kadar taa çocukluktan beri yapılan fedakarlıkları, emeği, uykusuzlukları, üzüntüleri ve ukteleri gördüğümde bu mesleğe değil el kaldırmak alıp kucaklamak isterdim onu. Ancak malesef ki empati yoksunluğu günümüzde büyük sorun... Velhasıl demek istediğim; tercih yapmadan önce benim gibi bir bölüme karar verip at gözlüğü ile yola bakmamanız. Bunun her boyutunu düşünmeniz ve diğer branşlara da sanki onu seçecekmişsiniz gibi odaklanmanız, her yönüyle incelemeniz. Asistanlığa başladınız diyelim bunca söylediğim gibi uzmanlığını düşünün, uzmanlara bakın. Kendinizi yerlerine koyun. Ben eminim ki örneğin kardiyoloji veya bir başkası için genel cerrahi eğer bu şartlar altında yapılmasa belki de bizim için dünyanın en güzel mesleği. Ama ne parası ne bedensel yorgunluğu. Bu ruhi süreci kaldırmak çok zor. Keşke ben tercihten önce bana fikirlerini beyan eden büyüklerimi, deneyimlileri dinleseydim. Hele ki derece yapıp kardiyoloji yazdığımda söylenenleri... Belki yaşamasak içimizde kalırdı, sizin de genel cerrahiyi seçmediğinizde hep aklınızın bir yerinde keşke diye kalacağı gibi. Ama at gözlüklü olmamakta fayda var. Dilerim hekimleri çok daha iyi bir gelecek bekler, bir gün insanlığın bizi anlaması (minnet duyması vesaire asla değil) dileği ile...
Yazdıklarınızın aynısını bende yazmıştım yıllar önce okumuşsunuzdur buraları yazarken, yaşamadan anlaşılmıyor işte
İyi yapmışsınız istifa ederek kimileri devam etmeyi cesaret olarak algılar bana kalırsa çekip gitmek asıl olarak cesaret gerektiren iş

Re: Genel cerrahi-istifa

 #4500662  gönderen ampulla vateri
 22.02.2021 - 18:09:31
DrLilwiseacre yazdı:Sabahtan beri cerrahilere prestijli diyip diğer branşlara söven çocuk gel de gör durum ne
Bana mı dediniz? Aynen söylediklerimi tekrarlıyorum. 3 branş bence çok prestijli
Genel Cerrahi, kardiyoloji ve kadın doğum
2023 eylül tusunda bunlardan birini kazanıcam inşallah. Diğer branşları kendime yediremem zaten.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

Re: Genel cerrahi-istifa

 #4500830  gönderen İkraADEMOĞLU
 22.02.2021 - 21:34:36
Öncelikle bildiklerinizi unutup sizi olması gereken hakkında düşünmenize yönlendireceğimi belirtmek isterim:

Tıp Fakültesinden 2,63 diploma notuyla mezun olmuş bir Doktorum.

Bu not benim bilgi düzeyimi belirten bir not olsaydı %65 de denk gelirdi ve %35 bilgiyi hiç öğrenememiş olduğumu ifade ederdi.

Peki gerçek bu mu?

Hepinizin bildiği gibi gerçekler daha acı:

Çünkü çan eğrisiyle bize verilen bu notlar bizim aynı sınıftaki arkadaşlarımızla yarışımızın bir sonucu.



Ve bir öğrenci isterse 4,00 (%100) ile mezun olsa bile bu not onun bilgi düzeyinin tam olduğunu göstermiyor.



Bizi doktor eden birbirimizle kıyaslanmamız değil bilgi düzeyimiz.

Hayata korkularla bakmamızın nedeni de bu bilgi düzeyimizin tam olmamasına rağmen bizi sahaya süren Eğitim sistemimiz.



Çünkü bilgi düzeyimizin getirdiği öz güvensizlik ve korkular yüzünden psikolojik stresimizi kendimiz üretiyoruz.

Khan AKADEMİ'nin dediği gibi tam öğrenme, Ustalaşarak Öğrenme dediğimiz bir eğitim sistemimiz olsaydı;



TUS Sınavı uzmanlık için değil sahada pratisyen hekimlik yapma yetkimiz için şu anki formatıyla tüm mezun doktorlara zorunlu olurdu.

Ve uzmanlık için ise sadece uzman olmak istediğimiz branşın Sorularıyla asistanlığa kabul edilirdik.

Yani biz eğitimi mevcut sistemle geriden takip ediyoruz.

Bal Peteği Eğitim Projesinde de anlatıldığı gibi süreye değil bilgiye dayalı bir eğitim sistemimiz gerçekten öğrenciyi yetiştirmeyi hedef alsaydı biz şu an korkularımızdan Ziyede öz güvenimizle terminolojiyi düzeltmekle uğraşıyor olurduk.



Ve geleceği sezen arkadaşlarda takdir eder ki:

Khan AKADEMİ ve Bal Peteği Eğitim Sistemi'nin birleşmesiyle;

Bilgi denen en pahalı şey öğrencilere ücretsiz verilseydi eski çağ kapanır ve yeni bir çağ başlardı...

Tıp Fakültesindeki yıllarımda İstanbul Fatihte otobüsten yolda yatan bir insan gördüm.

İnşaatın olduğu kaldırımda yatıyordu.

Düşmüştür belki diyerek omurganın stabilizasyonunu muhafaza etmek için indim otobüsten fakat ben durumu kontrol altına almaya çalışana kadar vatandaşlar ellerinden ve ayaklarından tutup bir vatandaşın arabasıyla hastaneye götürmeye başlamıştı.

Ben inşaattan düştüğünü zannederek onların bu yaptığının yanlış olduğunu ve benim bir doktor olduğumu söyledim.

Onlarda madem doktorsun bin taksiye beraber götürelim dedi ve bindim.

Hastanın gözleri açıldı ve şuurunu kontrol etmek için kimsiniz dedim.

O da sanane dedi.

Dedim MaşaAllah şuuru çok iyi.

Adam yaşlıydı.

Hangi hastaneye götürelim derken amcanın benim fakülteden bir Ortopedi Profesörünün babası olduğunu öğrendim.

Bu hikayeden çıkarılacak ders:

Halk olarak cehaletten topyekün kurtulmazsak kendi öğretmediğimiz bilginin Cezasını belkide en başta Öğretmeyenler çekicektir...

Gerçekten yaşadığım bir olaydır bu...

Sözün özü:

Boynuz kulağı geçmeyen bir yerde eğitimden söz edilemez...

Emek vererek okuduğunuz için minnettarım...

Re: Genel cerrahi-istifa

 #4500845  gönderen yem01
 22.02.2021 - 21:47:11
Şimdi de bir sizoid çıktı her başlığa copy paste yazıyor.Abicim neyin kafası bu ya çoğu doktor her gün işe giderken besmele çekerek gidiyor başıma bir şey gelmesin diye, azımsanmayacak derecede yeni mezun verilen kuş kadar maaşla doktor gibi değil de memur standartında yaşam sürüyor fakat aldığı risk ve içine edilmiş beyniyle memur rahatlığında evine dönemiyor.Bu da yazmış yok eğitim de yok kürek de cart curt.Adama demezler mi bu kadar muayene başvurusuna rağmen bu doktorlar dünya standartlarında hizmet veriyor takdir edilmeleri gerekir imkansıza yakın bir şeyi başardıkları için.Burdaki üç beş tipleme de yok etik yok eğitim..