Pazar , Şubat 28 2021
Doktorca Haberin Adresi...
Kullanıcı avatarı

Re: Uludağ' da Kaybolan Genç Doktordan Acı Haber

 #4499258  gönderen tintin
 19.02.2021 - 02:15:16
Mobing var o bölümü kimse yazmasın. Böyle saçma mücadele mi olur. Birileri pisliğin teki diye ben niye istediğim bölümde çalışamıyacakmışım. Söke söke alacaksınız hakkınızı. Beni tehdit etmeye kalktığı için odadan uzman kovdum, bana saçma sapan bağırıp duran uzmana Bi daha bağırırsa kendisine mobing davası açacağımı söyledim, Bi daha bana asla sesini yükseltmedi, asistanlar birleşip klinik şefini koltuğundan ettik, gayet de vakalarımı yaptım öyle uzman oldum. asistanlar birlik olabilirse daha neler neler yapabilirler. dik durun hakkınızı arayın, siz altındakinize adam gibi davranın inanın çok şey değişir.
Yazık vefat eden abi baya naif iyi bir insanmış sanırım. Allah rahmet eylesin, çok üzüldüm
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
tintin yazdı:
19.02.2021 - 02:15:16
Mobing var o bölümü kimse yazmasın. Böyle saçma mücadele mi olur. Birileri pisliğin teki diye ben niye istediğim bölümde çalışamıyacakmışım. Söke söke alacaksınız hakkınızı. Beni tehdit etmeye kalktığı için odadan uzman kovdum, bana saçma sapan bağırıp duran uzmana Bi daha bağırırsa kendisine mobing davası açacağımı söyledim, Bi daha bana asla sesini yükseltmedi, asistanlar birleşip klinik şefini koltuğundan ettik, gayet de vakalarımı yaptım öyle uzman oldum. asistanlar birlik olabilirse daha neler neler yapabilirler. dik durun hakkınızı arayın, siz altındakinize adam gibi davranın inanın çok şey değişir.
Yazık vefat eden abi baya naif iyi bir insanmış sanırım. Allah rahmet eylesin, çok üzüldüm
Sizin durumunuz Biraz ilginç olmuş hocam, hoca ile ki dediğim yard doç , tartıştı diye 1.5 yıl ameliyathane ye giremeyen KBB asistanı gördüm. Mesela hoca üroloji de Bir asistana takmıştı safça bir çocuktu, Bir hiposPadias onarımın pansumani yapmadı diye enfeksiyon olmuş dedi çocuğa soruşturma açtırdı en sonunda istifa etti. Bence bu durumun düzelmesinin yolu yard doç ve doç lara nöbet ve Pol yazmaları , hem asistan yükü azalır hemde odada kahve içmekten başka bir işe yararlar. 7 asistan olan yerde 4 5 tane yard doç- doç oluyor, onlarda nöbete girmeli. Torpili bulup kapağı At sonra yan gel yat sadece haftada 15 20 tane özel muayene.
Kullanıcı avatarı

Re: Uludağ' da Kaybolan Genç Doktordan Acı Haber

 #4499803  gönderen tintin
 20.02.2021 - 19:12:36
francesco22 yazdı:
20.02.2021 - 18:49:17
tintin yazdı:
19.02.2021 - 02:15:16
Mobing var o bölümü kimse yazmasın. Böyle saçma mücadele mi olur. Birileri pisliğin teki diye ben niye istediğim bölümde çalışamıyacakmışım. Söke söke alacaksınız hakkınızı. Beni tehdit etmeye kalktığı için odadan uzman kovdum, bana saçma sapan bağırıp duran uzmana Bi daha bağırırsa kendisine mobing davası açacağımı söyledim, Bi daha bana asla sesini yükseltmedi, asistanlar birleşip klinik şefini koltuğundan ettik, gayet de vakalarımı yaptım öyle uzman oldum. asistanlar birlik olabilirse daha neler neler yapabilirler. dik durun hakkınızı arayın, siz altındakinize adam gibi davranın inanın çok şey değişir.
Yazık vefat eden abi baya naif iyi bir insanmış sanırım. Allah rahmet eylesin, çok üzüldüm
Sizin durumunuz Biraz ilginç olmuş hocam, hoca ile ki dediğim yard doç , tartıştı diye 1.5 yıl ameliyathane ye giremeyen KBB asistanı gördüm. Mesela hoca üroloji de Bir asistana takmıştı safça bir çocuktu, Bir hiposPadias onarımın pansumani yapmadı diye enfeksiyon olmuş dedi çocuğa soruşturma açtırdı en sonunda istifa etti. Bence bu durumun düzelmesinin yolu yard doç ve doç lara nöbet ve Pol yazmaları , hem asistan yükü azalır hemde odada kahve içmekten başka bir işe yararlar. 7 asistan olan yerde 4 5 tane yard doç- doç oluyor, onlarda nöbete girmeli. Torpili bulup kapağı At sonra yan gel yat sadece haftada 15 20 tane özel muayene.

Hocam o arkadaşlar biraz daha pasif agresif mücadele etmeye çalışmış olabilirler ki buna neden olan korkuyu çok net anlayabiliyorum. Benim iki dayanağım vardı eskiden belki öyle olmayabilir ama günümüzde mobing davalarına yaklaşım değişti, yöneticiler de deli gibi korkuyor bu tip davalardan ve sonuç alan asistan arkadaşlarımız var. Eğer ben burda ayrımcı ve kötü bir muameleye maruz kalıp hakkım olan eğitimin zerresini bile alamıyorsam sonuna kadar hukuki mücadelemi veririm. İkincisi bir konuda hakk hukuk alenen çiğneniyorsa başıma gelebilecek şeyler ne olursa olsun susmam. Deli deliyi görünce sopasını saklarmış, elhamdülillah çeşitli sıkıntılar çeksek de (bunların hepsi asistan azlığından kaynaklı iş yükü fazlalığındandı) diğer asistan arkadaşlarımdan ayrı bir muamelede bulunamadılar, vaka olarak da şükür kendimi iyi hissediyorum açıkçası. O sıkıntı yaşadığım uzman abilerle de problemlerimizi hallettik, kimseyle kötü ayrılmadım.
Sonuca gelirsek asistan arkadaşlarımız hakareti, aşağılanmayı, kişiliklerine saldırılmasını vaka ya da herhangi başka bir şey üzerinden tehditle bence sineye çekmesinler.onlara yapılan şekilde çirkin kaba bir tavırla değil, dik durarak ve haklarından vazgeçmeyerek sonuna kadar savaşsınlar. Kimse bir kaç zorba yüzünden hayallerinden vazgeçmek zorunda değil.
Kullanıcı avatarı

Re: Uludağ' da Kaybolan Genç Doktordan Acı Haber

 #4499814  gönderen mrdmgrz
 20.02.2021 - 20:04:59
Doktor beyin durumunu okuyunca çok üzüldüm.Allah rahmet eylesin kendisine. Sanırım sorgulayan, farkındalığı yüksek insanların yaşadıkları olaylara tahammül etmesi daha da zor oluyor ve intihar seçeneği ağır basıyor.Doktor beyin de yazdıklarından hassas ruhlu,naif bir insan olduğu belli.Genel bir durum değerlendirmesi yaparsak hekimlerin tamamına yakını çalışma şartlarından, maaş durumundan şikayetçi. Mutlu olan hemen hemen yok gibi.Ancak benim fikrim,şu an için en kötü şartlarda çalışan,temel insani hakları bile verilmeyen asistan hekim arkadaşlar.Bu yüzden ilk önce mücadele edilmesi gereken konu onların temel haklarına kavuşması olmalı.Toplumun çoğunluğu ne yazık ki işin iç yüzünü bilmediğinden doktorları bir eli yağda bir eli balda zannediyor.Bundan dolayı da sıkıntılar dile getirildiğinde şımarıklık, nankörlük gibi yorumlar yapılıyor. Asistanların zorlu çalışma şartlarını yakın çevresi dışında çoğu kimse bilmiyor.Şu nöbet sonrası mesaiye devam edilmesi olayı başlı başına saçmalık.Ekşide asistan bir arkadaş rutin günlük çalışma programını paylaşmış çoğu kimse inanmamış.O kadar da değildir abartıyorsun falan gibi yorumlar yapılmış. Halbuki yazdıkları bir asistan için çok sıradan şeyler. Bu işin peşi bırakılmamalı bu konu sürekli gündemde tutulmalı.Bir kazanım elde edilecekse şu an için en öncelikli konu asistanların çalışma şartları olmalı.Asistan olsun olmasın herkes bu mücadeleye destek vermeli.
En son mrdmgrz tarafından 20.02.2021 - 20:08:14 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
Türkiye'de asistanlık çok saçma bir şekilde zor. İstifa etmek de kolay değil.Öğretebilmekden aciz, insanlarla muhatap olmaktan aciz hocalarınız var ve belli kıdemlere geldiğinizde bir şeyi becerememekle sizi suçluyorlar.Sanki çok bir emek vermişler gibi.Sonra sizi yıldırmaya çalışıyorlar.Her şeyi kendi çabanızla öğrenip kavrıyorsunuz ya da kısmen kıdemlilerden. Sürekli uykusuzluk hissi ve buna bağlı hata yapmaya daha meyilli olmak da cabası.Kendine düzgün zaman ayıramıyorsun.İşleyişi berbat hastanelerde aksak giden işlerin sorumlusu hep doktor oluyor.Bu boktan düzende kim nasıl mutlu olabilir ki!Dünyayı biz mi sırtlayacaz. Elimde yetki olsa nerede böyle yer varsa soruşturma açarım. Bizde hakkını arayabilmek de yok malesef.
Kullanıcı avatarı
Mektubu baştan sona okuyunca anafikrin mobing olmadığı hayatı sorgulama olduğu apaçık ortada.

Elbette cerrahide insanı çıldırtacak düzeyde mobing var. Düzelmesi çok kolay ancak şöyle kısır bir döngüsü var. Eskiden o mobinge uğramış kişiler şuan yönetici, biz çektik onlarda çeksin mantığından kurtulsalar bile, asistanın iş yükü azaldıkça uzmanların ve hocaların iş yükü artacağı için buna yanaşmazlar. Belki bu mobinge uğradığı halde ben çektim başkaları çekmesin diyen empati sahibi yüksek konumdaki bir yönetici çıkar ve düzeltir. Yoksa çok zor.

Gelelim esas meseleye, hayatın gerçeğini yaşamanın anlamını sorgulamış ve doğru cevabı bulmuş. Gerçekten yaşamanın hayatın hiçbir anlamı ve amacı yok. Mutlu olmakta amaç değil. Şans eseri geldik yaşayıp ölüp gidicez. Yazdığı çoğu şeyin altına imzamı atarım. Şunun üzerinde çokca düşünüyorum gerçekten insanlar hayatın boş olduğunu anlasalar hiçbir şeyin anlamı olmadığını bilseler çoğunluğun davranışı nasıl olurdu. Çoğunluk intihar mı ederdi yoksa yaşamaya devam mı ederdi. Ben yaşamaya devam ederdim ve ediyorum. Çoğunluğunda yaşamaya devam edeceğini düşünüyorum. Yinede yanılıyor muyum diye düşünmüyor değilim. Mektubunu 2-3 defa okudum. Gerçekten kendisiyle tanışmak kafasındaki fikirleri daha detaylı öğrenmek isterdim. İnsan üzülüyor gerçekten. Geride kalanlara sabır diliyorum
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
norcuron yazdı:
21.02.2021 - 01:16:01
Mektubu baştan sona okuyunca anafikrin mobing olmadığı hayatı sorgulama olduğu apaçık ortada.

Elbette cerrahide insanı çıldırtacak düzeyde mobing var. Düzelmesi çok kolay ancak şöyle kısır bir döngüsü var. Eskiden o mobinge uğramış kişiler şuan yönetici, biz çektik onlarda çeksin mantığından kurtulsalar bile, asistanın iş yükü azaldıkça uzmanların ve hocaların iş yükü artacağı için buna yanaşmazlar. Belki bu mobinge uğradığı halde ben çektim başkaları çekmesin diyen empati sahibi yüksek konumdaki bir yönetici çıkar ve düzeltir. Yoksa çok zor.

Gelelim esas meseleye, hayatın gerçeğini yaşamanın anlamını sorgulamış ve doğru cevabı bulmuş. Gerçekten yaşamanın hayatın hiçbir anlamı ve amacı yok. Mutlu olmakta amaç değil. Şans eseri geldik yaşayıp ölüp gidicez. Yazdığı çoğu şeyin altına imzamı atarım. Şunun üzerinde çokca düşünüyorum gerçekten insanlar hayatın boş olduğunu anlasalar hiçbir şeyin anlamı olmadığını bilseler çoğunluğun davranışı nasıl olurdu. Çoğunluk intihar mı ederdi yoksa yaşamaya devam mı ederdi. Ben yaşamaya devam ederdim ve ediyorum. Çoğunluğunda yaşamaya devam edeceğini düşünüyorum. Yinede yanılıyor muyum diye düşünmüyor değilim. Mektubunu 2-3 defa okudum. Gerçekten kendisiyle tanışmak kafasındaki fikirleri daha detaylı öğrenmek isterdim. İnsan üzülüyor gerçekten. Geride kalanlara sabır diliyorum
Ben de size katılıyorum. Vefat eden dr bey ile ilgili başlık altında mobbing değil, bu mesele konuşulmalı. Bu sorgulama, bu yakarış başka tartışmaların perdesi altında kalmamalı. Çünki mobbingden çok daha büyük bir meseleye değinmiş.
"Din hayatın hayatı, hem nuru hem esası. İhya-ı din ile olur, bu milletin ihyası" (ihya=hayatlanma)

Her derde derman olan, elbet bu sorulara da cevap göndermiştir. Dr bey kafasındaki sorulara cevap bulabilseydi şimdi aramızda olacaktı belki de. Çok iyi, vicdanlı bir insanmış belli ki, çünkü böyle düşünüp çevresine bunu yansıtmamak... Allah rahmet eylesin.

İnşallah bu vefat, insanlarda sorgulama, arayış meylini uyandırır da cevapların bulunduğu yeri yani İslam ve İman hakikatlerini arayıp bulmalarına sebep olur.
Kullanıcı avatarı
Ademirayakk yazdı:
21.02.2021 - 18:56:04
norcuron yazdı:
21.02.2021 - 01:16:01
Mektubu baştan sona okuyunca anafikrin mobing olmadığı hayatı sorgulama olduğu apaçık ortada.

Elbette cerrahide insanı çıldırtacak düzeyde mobing var. Düzelmesi çok kolay ancak şöyle kısır bir döngüsü var. Eskiden o mobinge uğramış kişiler şuan yönetici, biz çektik onlarda çeksin mantığından kurtulsalar bile, asistanın iş yükü azaldıkça uzmanların ve hocaların iş yükü artacağı için buna yanaşmazlar. Belki bu mobinge uğradığı halde ben çektim başkaları çekmesin diyen empati sahibi yüksek konumdaki bir yönetici çıkar ve düzeltir. Yoksa çok zor.

Gelelim esas meseleye, hayatın gerçeğini yaşamanın anlamını sorgulamış ve doğru cevabı bulmuş. Gerçekten yaşamanın hayatın hiçbir anlamı ve amacı yok. Mutlu olmakta amaç değil. Şans eseri geldik yaşayıp ölüp gidicez. Yazdığı çoğu şeyin altına imzamı atarım. Şunun üzerinde çokca düşünüyorum gerçekten insanlar hayatın boş olduğunu anlasalar hiçbir şeyin anlamı olmadığını bilseler çoğunluğun davranışı nasıl olurdu. Çoğunluk intihar mı ederdi yoksa yaşamaya devam mı ederdi. Ben yaşamaya devam ederdim ve ediyorum. Çoğunluğunda yaşamaya devam edeceğini düşünüyorum. Yinede yanılıyor muyum diye düşünmüyor değilim. Mektubunu 2-3 defa okudum. Gerçekten kendisiyle tanışmak kafasındaki fikirleri daha detaylı öğrenmek isterdim. İnsan üzülüyor gerçekten. Geride kalanlara sabır diliyorum
Ben de size katılıyorum. Vefat eden dr bey ile ilgili başlık altında mobbing değil, bu mesele konuşulmalı. Bu sorgulama, bu yakarış başka tartışmaların perdesi altında kalmamalı. Çünki mobbingden çok daha büyük bir meseleye değinmiş.
"Din hayatın hayatı, hem nuru hem esası. İhya-ı din ile olur, bu milletin ihyası" (ihya=hayatlanma)

Her derde derman olan, elbet bu sorulara da cevap göndermiştir. Dr bey kafasındaki sorulara cevap bulabilseydi şimdi aramızda olacaktı belki de. Çok iyi, vicdanlı bir insanmış belli ki, çünkü böyle düşünüp çevresine bunu yansıtmamak... Allah rahmet eylesin.

İnşallah bu vefat, insanlarda sorgulama, arayış meylini uyandırır da cevapların bulunduğu yeri yani İslam ve İman hakikatlerini arayıp bulmalarına sebep olur.
Ben bu tarz ölümlerden sonra yapilan bu tarz konuşmalardan sonra ölen de yeterince musluman olsaydi da böyle bi sonu olmasaydi diye anlıyorum..
Ölenin arkasından büyük haksızlık yapıldığını düşünüyor ve üzülüyorum
Kullanıcı avatarı

Re: Uludağ' da Kaybolan Genç Doktordan Acı Haber

 #4500442  gönderen tedi
 22.02.2021 - 06:51:18
yelkenli yazdı:
21.02.2021 - 22:08:55
Ademirayakk yazdı:
21.02.2021 - 18:56:04
norcuron yazdı:
21.02.2021 - 01:16:01
Mektubu baştan sona okuyunca anafikrin mobing olmadığı hayatı sorgulama olduğu apaçık ortada.

Elbette cerrahide insanı çıldırtacak düzeyde mobing var. Düzelmesi çok kolay ancak şöyle kısır bir döngüsü var. Eskiden o mobinge uğramış kişiler şuan yönetici, biz çektik onlarda çeksin mantığından kurtulsalar bile, asistanın iş yükü azaldıkça uzmanların ve hocaların iş yükü artacağı için buna yanaşmazlar. Belki bu mobinge uğradığı halde ben çektim başkaları çekmesin diyen empati sahibi yüksek konumdaki bir yönetici çıkar ve düzeltir. Yoksa çok zor.

Gelelim esas meseleye, hayatın gerçeğini yaşamanın anlamını sorgulamış ve doğru cevabı bulmuş. Gerçekten yaşamanın hayatın hiçbir anlamı ve amacı yok. Mutlu olmakta amaç değil. Şans eseri geldik yaşayıp ölüp gidicez. Yazdığı çoğu şeyin altına imzamı atarım. Şunun üzerinde çokca düşünüyorum gerçekten insanlar hayatın boş olduğunu anlasalar hiçbir şeyin anlamı olmadığını bilseler çoğunluğun davranışı nasıl olurdu. Çoğunluk intihar mı ederdi yoksa yaşamaya devam mı ederdi. Ben yaşamaya devam ederdim ve ediyorum. Çoğunluğunda yaşamaya devam edeceğini düşünüyorum. Yinede yanılıyor muyum diye düşünmüyor değilim. Mektubunu 2-3 defa okudum. Gerçekten kendisiyle tanışmak kafasındaki fikirleri daha detaylı öğrenmek isterdim. İnsan üzülüyor gerçekten. Geride kalanlara sabır diliyorum
Ben de size katılıyorum. Vefat eden dr bey ile ilgili başlık altında mobbing değil, bu mesele konuşulmalı. Bu sorgulama, bu yakarış başka tartışmaların perdesi altında kalmamalı. Çünki mobbingden çok daha büyük bir meseleye değinmiş.
"Din hayatın hayatı, hem nuru hem esası. İhya-ı din ile olur, bu milletin ihyası" (ihya=hayatlanma)

Her derde derman olan, elbet bu sorulara da cevap göndermiştir. Dr bey kafasındaki sorulara cevap bulabilseydi şimdi aramızda olacaktı belki de. Çok iyi, vicdanlı bir insanmış belli ki, çünkü böyle düşünüp çevresine bunu yansıtmamak... Allah rahmet eylesin.

İnşallah bu vefat, insanlarda sorgulama, arayış meylini uyandırır da cevapların bulunduğu yeri yani İslam ve İman hakikatlerini arayıp bulmalarına sebep olur.
Ben bu tarz ölümlerden sonra yapilan bu tarz konuşmalardan sonra ölen de yeterince musluman olsaydi da böyle bi sonu olmasaydi diye anlıyorum..
Ölenin arkasından büyük haksızlık yapıldığını düşünüyor ve üzülüyorum
intihar gibi ultra-kompleks bir insan davranışını tek faktörle (mobbing) ile açıklamak bir facia. Kaldı ki insan stres altindayken hayatına bir anlam bulması daha kolay olduğu kabul gören bir şey (nazi kamplarında intihar vakalarının azalması gibi) yine yanlış anlaşılmasın, mobbing suçtur ve insanin ruh sagligini kalıcı bozabilir.

Diğer bir saçmalık ise bu kompleks davranışı tek bir faktör (din) ile önlemeye çalışmak. Türkiye'de intihar vakalarının (tpd intihar calisma grubu verisi) buyuk bir kısmı kendini dindar olarak tanımlıyor, ve en çok cezalandırılmaktan korkuyor. Intihar sadece anlam bulamamak ya da varolusal kriz değildir. Hatta ciddi vakalarının %90in üzerinde bir duygudurum bozukluğu vardır.

Neyse en kibar haliyle boyle yazdim. Çok çok üzücü genç başarılı bir meslektaşı kaybetmek. Bunun suçlusu bütün etrafında olup fark etmeyenler ve aslında toplumun tamamidir. Intihar önlenebilir, bir tercih falan da değildir. İnsan hayati hekimler için kutsaldır ve çoğu zaman (çok özel durumlar, otenazi vs haric) hastaya rağmen onu yaşatmamız gerekir.
tedi yazdı:
22.02.2021 - 06:51:18
yelkenli yazdı:
21.02.2021 - 22:08:55
Ademirayakk yazdı:
21.02.2021 - 18:56:04


Ben de size katılıyorum. Vefat eden dr bey ile ilgili başlık altında mobbing değil, bu mesele konuşulmalı. Bu sorgulama, bu yakarış başka tartışmaların perdesi altında kalmamalı. Çünki mobbingden çok daha büyük bir meseleye değinmiş.
"Din hayatın hayatı, hem nuru hem esası. İhya-ı din ile olur, bu milletin ihyası" (ihya=hayatlanma)

Her derde derman olan, elbet bu sorulara da cevap göndermiştir. Dr bey kafasındaki sorulara cevap bulabilseydi şimdi aramızda olacaktı belki de. Çok iyi, vicdanlı bir insanmış belli ki, çünkü böyle düşünüp çevresine bunu yansıtmamak... Allah rahmet eylesin.

İnşallah bu vefat, insanlarda sorgulama, arayış meylini uyandırır da cevapların bulunduğu yeri yani İslam ve İman hakikatlerini arayıp bulmalarına sebep olur.
Ben bu tarz ölümlerden sonra yapilan bu tarz konuşmalardan sonra ölen de yeterince musluman olsaydi da böyle bi sonu olmasaydi diye anlıyorum..
Ölenin arkasından büyük haksızlık yapıldığını düşünüyor ve üzülüyorum
intihar gibi ultra-kompleks bir insan davranışını tek faktörle (mobbing) ile açıklamak bir facia. Kaldı ki insan stres altindayken hayatına bir anlam bulması daha kolay olduğu kabul gören bir şey (nazi kamplarında intihar vakalarının azalması gibi) yine yanlış anlaşılmasın, mobbing suçtur ve insanin ruh sagligini kalıcı bozabilir.

Diğer bir saçmalık ise bu kompleks davranışı tek bir faktör (din) ile önlemeye çalışmak. Türkiye'de intihar vakalarının (tpd intihar calisma grubu verisi) buyuk bir kısmı kendini dindar olarak tanımlıyor, ve en çok cezalandırılmaktan korkuyor. Intihar sadece anlam bulamamak ya da varolusal kriz değildir. Hatta ciddi vakalarının %90in üzerinde bir duygudurum bozukluğu vardır.

Neyse en kibar haliyle boyle yazdim. Çok çok üzücü genç başarılı bir meslektaşı kaybetmek. Bunun suçlusu bütün etrafında olup fark etmeyenler ve aslında toplumun tamamidir. Intihar önlenebilir, bir tercih falan da değildir. İnsan hayati hekimler için kutsaldır ve çoğu zaman (çok özel durumlar, otenazi vs haric) hastaya rağmen onu yaşatmamız gerekir.
"Diğer bir saçmalık ise bu kompleks davranışı tek bir faktör (din) ile önlemeye çalışmak."
Bu biraz saygısızca olmamış mı?
Tek bir faktör (din) dediğiniz şey, hayatın her bir alanına uzanan, insanın tüm duygu ve hareketlerini etkileyen İslam dinidir sayın meslektaşım. Herhangi bir dinden değil Müslümanlıktan bahsediyorum. İslamiyet ile diğer dinlerin farklarını ayrıntılı konuşabiliriz vaktiniz müsaitse. Ama saygılı bir konuşma olacaksa.
Ayrıca insanların kendini dindar olarak tanımlaması diye bir dindarlık ölçümüz var mı? Ülkedeki intihar vakaları bu şekilde çözülür demedim, sorularına cevap bulsaydı (ki cevapları olan sorular) BELKİ DE aramızda olacaktı dedim.
Eğer dr mustafa beyin intiharına sebep mobbing olsaydı ve biz de "mobbing bitmeli, kimse mobbingden zarar görmemeli" diye bağırsaydık, elimizden geleni yapsaydık bu doğal bir şey olurdu. Yani insan elindeki çözümü insanlığa sunmak ister değil mi? Benim de yapmaya çalıştığım buydu.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

Re: Uludağ' da Kaybolan Genç Doktordan Acı Haber

 #4500648  gönderen tedi
 22.02.2021 - 16:52:38
Ademirayakk yazdı:
22.02.2021 - 10:41:51
tedi yazdı:
22.02.2021 - 06:51:18
yelkenli yazdı:
21.02.2021 - 22:08:55

Ben bu tarz ölümlerden sonra yapilan bu tarz konuşmalardan sonra ölen de yeterince musluman olsaydi da böyle bi sonu olmasaydi diye anlıyorum..
Ölenin arkasından büyük haksızlık yapıldığını düşünüyor ve üzülüyorum
intihar gibi ultra-kompleks bir insan davranışını tek faktörle (mobbing) ile açıklamak bir facia. Kaldı ki insan stres altindayken hayatına bir anlam bulması daha kolay olduğu kabul gören bir şey (nazi kamplarında intihar vakalarının azalması gibi) yine yanlış anlaşılmasın, mobbing suçtur ve insanin ruh sagligini kalıcı bozabilir.

Diğer bir saçmalık ise bu kompleks davranışı tek bir faktör (din) ile önlemeye çalışmak. Türkiye'de intihar vakalarının (tpd intihar calisma grubu verisi) buyuk bir kısmı kendini dindar olarak tanımlıyor, ve en çok cezalandırılmaktan korkuyor. Intihar sadece anlam bulamamak ya da varolusal kriz değildir. Hatta ciddi vakalarının %90in üzerinde bir duygudurum bozukluğu vardır.

Neyse en kibar haliyle boyle yazdim. Çok çok üzücü genç başarılı bir meslektaşı kaybetmek. Bunun suçlusu bütün etrafında olup fark etmeyenler ve aslında toplumun tamamidir. Intihar önlenebilir, bir tercih falan da değildir. İnsan hayati hekimler için kutsaldır ve çoğu zaman (çok özel durumlar, otenazi vs haric) hastaya rağmen onu yaşatmamız gerekir.
"Diğer bir saçmalık ise bu kompleks davranışı tek bir faktör (din) ile önlemeye çalışmak."
Bu biraz saygısızca olmamış mı?
Tek bir faktör (din) dediğiniz şey, hayatın her bir alanına uzanan, insanın tüm duygu ve hareketlerini etkileyen İslam dinidir sayın meslektaşım. Herhangi bir dinden değil Müslümanlıktan bahsediyorum. İslamiyet ile diğer dinlerin farklarını ayrıntılı konuşabiliriz vaktiniz müsaitse. Ama saygılı bir konuşma olacaksa.
Ayrıca insanların kendini dindar olarak tanımlaması diye bir dindarlık ölçümüz var mı? Ülkedeki intihar vakaları bu şekilde çözülür demedim, sorularına cevap bulsaydı (ki cevapları olan sorular) BELKİ DE aramızda olacaktı dedim.
Eğer dr mustafa beyin intiharına sebep mobbing olsaydı ve biz de "mobbing bitmeli, kimse mobbingden zarar görmemeli" diye bağırsaydık, elimizden geleni yapsaydık bu doğal bir şey olurdu. Yani insan elindeki çözümü insanlığa sunmak ister değil mi? Benim de yapmaya çalıştığım buydu.
Sonuc olarak intihar etmiş bir insanin dindar olsa kurtulabilecegini söylemek ya da ima etmek en büyük saygısızlık bana göre. Dünya'daki sadece haysiyeti olan "dindar" insanlar değil ben bunu fark edin diye yazdim. Yoksa zaten dindarlık ile intihar veya psikiyatrik durumlar ilgili veriler yukarıda mevcut, net, bilinen bir şey ve tartisma niyetim yok.
tedi yazdı:
22.02.2021 - 16:52:38
Ademirayakk yazdı:
22.02.2021 - 10:41:51
tedi yazdı:
22.02.2021 - 06:51:18


intihar gibi ultra-kompleks bir insan davranışını tek faktörle (mobbing) ile açıklamak bir facia. Kaldı ki insan stres altindayken hayatına bir anlam bulması daha kolay olduğu kabul gören bir şey (nazi kamplarında intihar vakalarının azalması gibi) yine yanlış anlaşılmasın, mobbing suçtur ve insanin ruh sagligini kalıcı bozabilir.

Diğer bir saçmalık ise bu kompleks davranışı tek bir faktör (din) ile önlemeye çalışmak. Türkiye'de intihar vakalarının (tpd intihar calisma grubu verisi) buyuk bir kısmı kendini dindar olarak tanımlıyor, ve en çok cezalandırılmaktan korkuyor. Intihar sadece anlam bulamamak ya da varolusal kriz değildir. Hatta ciddi vakalarının %90in üzerinde bir duygudurum bozukluğu vardır.

Neyse en kibar haliyle boyle yazdim. Çok çok üzücü genç başarılı bir meslektaşı kaybetmek. Bunun suçlusu bütün etrafında olup fark etmeyenler ve aslında toplumun tamamidir. Intihar önlenebilir, bir tercih falan da değildir. İnsan hayati hekimler için kutsaldır ve çoğu zaman (çok özel durumlar, otenazi vs haric) hastaya rağmen onu yaşatmamız gerekir.
"Diğer bir saçmalık ise bu kompleks davranışı tek bir faktör (din) ile önlemeye çalışmak."
Bu biraz saygısızca olmamış mı?
Tek bir faktör (din) dediğiniz şey, hayatın her bir alanına uzanan, insanın tüm duygu ve hareketlerini etkileyen İslam dinidir sayın meslektaşım. Herhangi bir dinden değil Müslümanlıktan bahsediyorum. İslamiyet ile diğer dinlerin farklarını ayrıntılı konuşabiliriz vaktiniz müsaitse. Ama saygılı bir konuşma olacaksa.
Ayrıca insanların kendini dindar olarak tanımlaması diye bir dindarlık ölçümüz var mı? Ülkedeki intihar vakaları bu şekilde çözülür demedim, sorularına cevap bulsaydı (ki cevapları olan sorular) BELKİ DE aramızda olacaktı dedim.
Eğer dr mustafa beyin intiharına sebep mobbing olsaydı ve biz de "mobbing bitmeli, kimse mobbingden zarar görmemeli" diye bağırsaydık, elimizden geleni yapsaydık bu doğal bir şey olurdu. Yani insan elindeki çözümü insanlığa sunmak ister değil mi? Benim de yapmaya çalıştığım buydu.
Sonuc olarak intihar etmiş bir insanin dindar olsa kurtulabilecegini söylemek ya da ima etmek en büyük saygısızlık bana göre. Dünya'daki sadece haysiyeti olan "dindar" insanlar değil ben bunu fark edin diye yazdim. Yoksa zaten dindarlık ile intihar veya psikiyatrik durumlar ilgili veriler yukarıda mevcut, net, bilinen bir şey ve tartisma niyetim yok.
Dr beyin dindar olmamayı seçip, sonunun da böyle olduğunu ima etseydim evet bu saygısızlık olurdu. Sanırım bunu kastediyorum zannettiniz. Dr beye saygısızlık değil bilakis kendisine saygı duyuyor, takdir ediyorum. Çoğu insan aklına gelen sorulara aldırış etmiyor, çeşitli perdeler arkasında bırakıyor.
"Ben neyim, nereden geldim, nereye gidiyorum, hayatımın amacı nedir?" gibi sorularına cevap aramış. Ve bulamamış, buldukları kendisini tatmin etmemiş. Mektubu baştan sona okudum. Eğer Müslümanlıkta da, Kur'an'da da bulamadım gibi bir ifade olsaydı bu başlığa böyle bir cevap yazmazdım. Halbuki var ve isteyene gösterebilirim. (Kuran mucizedir, İslam da son dindir.. tarzında değil, mantıklı bir şekilde.)
Mobbing, eğitim eksikliği, emeğin karşılığı olmayan haksız maaşlar, insani olmayan çalışma koşulları. Bunlar bizlerin problemleri. Mobbing konulu en az 100 başlık vardır belki bu sitede. Ama burada konu mobbingden çok daha önemli ve herkesi ilgilendiren bir mesele.

İslamda, Kuranda bu gibi sorulara cevaplar vardır, ama cevapları öğrenen kişi müslüman olmak zorunda değildir. Bundan herkes istifade edebilir ve etmektedir. Hristiyan veya yahudi veya başka bir din mensubu hatta din seçiminde bulunmamış biri bile bundan yaralanabilir ve yaralanmaktadır. Doğrudan veya dolaylı.
"Dindarlık"tan kastettiğiniz namaz kılmak, oruç tutmak..vs gibi şeyler herhalde. Bu mesele başka bir mevzu, bahsettiğim mesele ise itikad ile alakalı.
Hiç psikolojiniz bozulmayacak kadar duyarsız ve uyuşuk olmak istiyorsanız dindar olmanıza gerek yok, olan olmuş adam dayanamamış canına kıymış bence bunun üstüne tek kelime böyle din vs demek saygısızlıktır lütfen yapmayın