Salı , Temmuz 14 2020
Doktorca Haberin Adresi...
Kullanıcı avatarı
Resmi Gazetede yayınlanan kararla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; Anadolu Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Nevşehir Hacı Bektaş Veli, Bingöl Üniversitesi ile Doğuş Üniversitesi'ne yeni rektörler atadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yeni atama kararları bu gece Resmi Gazete'de yer aldı. Yayınlanan kararlar arasında 6 üniversiteye atanan yeni rektörlerin isimleri de yer aldı.

İŞTE YENİ REKTÖRLER

Buna göre; Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Fuat Erdal, Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Metin Aksoy, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Semih Aktekin, Bingöl Üniversitesi Rektörlüğu'ne Prof. Dr. İbrahim Çapak ve Doğuş Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Turgut Özkan getirildi.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
HulusiBehçet yazdı:
24.06.2020 - 19:13:18
10 sene önce rektörlerin %60-70 i tıpçıyken şimdi %10 lara kadar indi. Son olarak Hacettepe'ye tarihinde ilk kez tıpçı olmayan bir rektör atandı. Doktorlar olarak heryerden itibar kaybediyoruz maalesef :(
İtibar meselesi değil bu.Eskiden rektörler öğretim üyelerinin oylarıyla seçiliyordu ve çoğunluk hekimlerde olduğu için öyle oluyordu. Daha iyi veya daha kötü yönetici oldukları için değil .
alexandermedius yazdı:
24.06.2020 - 19:17:27
HulusiBehçet yazdı:
24.06.2020 - 19:13:18
10 sene önce rektörlerin %60-70 i tıpçıyken şimdi %10 lara kadar indi. Son olarak Hacettepe'ye tarihinde ilk kez tıpçı olmayan bir rektör atandı. Doktorlar olarak heryerden itibar kaybediyoruz maalesef :(
İtibar meselesi değil bu.Eskiden rektörler öğretim üyelerinin oylarıyla seçiliyordu ve çoğunluk hekimlerde olduğu için öyle oluyordu. Daha iyi veya daha kötü yönetici oldukları için değil .
Öylede Hacettepe denince akla tıp gelen bir üniversitede seçim olmasa da tıp doktoru kökenli biri atanmalıydı. Ege ve Dokuz Eylül üniversitesinde de aynısı oldu. İki eski AKP milletvekili rektör olarak atandı ve ikisi de tıp doktoru değil.
Türkiye'de üniversitelere öz kaynak kazandıran fakülteler tıp fakülteleri ve hastaneleridir diğerleri çoğunlukla oluşan kaynağı sömürür hiçbir iş yapmaz dişe dokunur akademik çalışma yapmaz anca kitap yazar öğrencilerine zorla aldırır belediyelerde milli eğitim bakanlığında ab bakanliğinda gençlik ve Spor bakanlığı vs de seminer kurs panel proje vs adı altında avanta toplar eskiden yönetim tıp kökenli olduğu için en azından bu yiyiciliğin önüne bir nebze olsun geçiliyordu şimdi bi de yılların birikmiş kini var ayrıca son 10 yılda 8 bin olan Prof sayısı 19 bin civarına çıkmış son 10 yılda ülke bir anda aşırı zeki çalışkan akademik bir dehaya dönüştü sanırım he bir de zaten atananlarda çok süper harika yöneticilik kaabiliyeti olan insanlar kesin ondan atanmıştır