Cuma , Temmuz 10 2020
Doktorca Haberin Adresi...
Kullanıcı avatarı
Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği Genel Başkanı Bahat, “Ya ihtiyacımız karşılansın ya da devlet kendi işletsin. Böyle giderse bu yükü kaldırılamaz hale geliriz” dedi

Sağlık Bakanlığı, koronavirüs salgını nedeniyle sağlık kuruluşlarındaki yoğunluğun en aza indirilmesi ve personelin üzerindeki yükün azaltılması amacıyla bazı yeni tedbirler aldı.

Bakanlık geçen gün yayımladı genelgeyle hem özel hem de vakıf hastanelerini “pandemi hastaneleri” olarak ilan etti.

Özel sağlık kuruluşları ise kendi başlarına salgın yükünün kaldırılamayacağı görüşünde.

“300 bin çalışan var

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Genel Başkanı Dr. Reşat Bahat, Independent Türkçe’ye yaptığı açıklamada, kaynaklarının tükendiğini ve destek olmadan yükün altından kalkamayacaklarını söyledi.

“Ya ihtiyaçlarımız karşılansın ya da devlet gelsin kendi işletsin” diyen Bahat, “Devlet bu yük için ürün versin ve maaşlarımızı ödesin ya da hastasına baksın kendi işletsin. Salgın dönemi boyunca bu böyle giderse yetişemeyiz” dedi.

Derneğe ülkede 567 hastanenin kayıtlı olduğunu kaydeden Bahat, hastanelere bağlı 300 bin çalışanların olduğunu aktardı.

“Kaynağımız kurudu yerli hastaya bakamıyoruz


Hastanelere el koymanın çözüm olmadığını aksine çözümün feryadı duymakta olduğunu belirten Bahat, devamında şu ifadeleri kullandı:

Mesaj gayet net. Burada çaresizliğin ifadesi var. Belki insanlar farkında değildi ama biz yabancılardan para kazanıp Türkiye’ye harcıyorduk. 170 ülkeden hasta getirip 2 buçuk milyar dolar parayı sağlık turizmine kazandırıyorduk. Bu parayı da Türkiye’ye, hastalarımız için harcayabiliyorduk. Bu kaynak tamamen kuruduğundan artık yerli hastalar için harcayacak kaynağımız kalmadı.

“Giderlerimizin yüzde 55’i maaş ödemeleridir

‘Dün bakıyordunuz da bugün neden bakamıyorsunuz’ eleştirilere cevap veren Bahat, “Dün yabancıdan kazanıp Türk’e bakıyorduk ama bugün yabancıdan alacağımız bir para olmadığı için bakamıyoruz. Kaynak temin etmezsek maaşları ödemekte zorlanırız. Bizim giderlerimizin yüzde 55’i maaş ödemesidir” diye konuştu.
Kaynak :Independent
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Bindiği dalı kesmeyi seven arkadaslar gelmiş burda konuşuyor anlamak mümkün değil. Su an devlette yarın özelde çalışırsınız. Özelde hekimler için bir çıkış kapısıdır güzelde bir çıkış kapısı. Ayrıca sadece doktor değil bir sürü sağlık personeli için ekmek kapısıdır. Özele gelen hastalarda silah zoruyla getirlmiyor sonuçta. Buna rapmen Hepsi birden batsa sevinecek arkadaşlar var pes gercekten !!
Kullanıcı avatarı
özel hastaneler, çıkış kapısı veya ekmek kapısı değil emek sömürüsünün merkezleridir. Devletin sağlığı, piyasalaştırması fırsatını kullanıp, çalışmak zorunda olanların emeğinin bir kısmını gasp ederek, kar ederler. iş güvencesiz, sürekli işten çıkarılma tehdidi ile, mümkün olduğunca çok çalıştırıp, mümkün olduğunca az maaş vererek, minimum izin kullandırarak insanları kullanırlar. Özele gelen hastalar silah zoruyla gelmiyor tabi ki, maddi durumu iyiyse gelir, gerekli gereksiz her türlü tetkiki yapılır, gider. kimin dalına kimin bindiğini karıştırmayın, çalışandan emekten hastadan hekimden yana olun. patron yancısı olmayın.
bir hekimin özel hastane savunması kadar garip bir şey olamaz, bir de pes gerçekten yazmış. sana pes.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
Doktor gözüyle ilginç, hasta gözüyle üzücü bir durum.

Ben hem kendimi, hem ailemi her seferinde özel hastaneye götürüyorum/gitmelerini tavsiye ediyorum. Devlet hastanesindeki yoğunluk ve gerginlik ortamında aldığım hizmetten memnun kalmam mümkün değil. Aynı şekilde ASM'de verdiğim hizmet ile acil yeşil alanda verdiğim hizmet arasında büyük fark var. Hatta şöyle bir durum oluyor, ASM'de hastalara ekstra ilgi ve güler yüz gösterince malesef gerekli-gereksiz sebeplerle her hafta gelmeye başlıyorlar. Bu yüzden biraz daha otoriter, çatık kaşlı konuşmam gerekiyor(hiç öyle bir kişiliğim olmamasına rağmen).

Şahsen ben yeşil alan sağlık hizmetinin özel olması taraftarıyım. Eli-ayağı tutan, kendi geçimini sağlayan insanlar nasıl gıdasını, elektrik-su faturasını, ulaşım ve giyim giderlerini kendi kazancıyla ödüyorsa, üsye-age-dermatit-miyalji vs. sebeplerle ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetini kendi kazancıyla ödemeli.
Kullanıcı avatarı
yahu bu özel hastaneler düne kadar full elektif ameliyat ve muayene yapan tipler ile dolu. ölecen deseler psra için zorla yapsr yaptırırlar. riskli şekilde yüzlerce hasta bakan hekimler var. hatta ilk hafta devlet kapanınca buralara yığılma oldu. bir felaket sistemin bütün saçmalıklarını gün yüzüne çıkarıyor.
Kullanıcı avatarı
Dr Ömer Durğun yazdı:
26.03.2020 - 14:39:46
Doktor gözüyle ilginç, hasta gözüyle üzücü bir durum.

Ben hem kendimi, hem ailemi her seferinde özel hastaneye götürüyorum/gitmelerini tavsiye ediyorum. Devlet hastanesindeki yoğunluk ve gerginlik ortamında aldığım hizmetten memnun kalmam mümkün değil. Aynı şekilde ASM'de verdiğim hizmet ile acil yeşil alanda verdiğim hizmet arasında büyük fark var. Hatta şöyle bir durum oluyor, ASM'de hastalara ekstra ilgi ve güler yüz gösterince malesef gerekli-gereksiz sebeplerle her hafta gelmeye başlıyorlar. Bu yüzden biraz daha otoriter, çatık kaşlı konuşmam gerekiyor(hiç öyle bir kişiliğim olmamasına rağmen).
anlıyorum fakat neden ve sonuçlar birbirine girerse olayı kavramamız zor olur.
sizce neden devlet hastanelerinde yoğunluk ve gerginlik ortamı var?
hastalar neden gerekli gereksiz sebeplerle her hafta geliyorlar?
sizi bir hekim olarak aileniz için en iyisini istiyorsunuz elbette, sizi devletten özele iten mekanizma kimin işine geliyor olabilir?
özel hastanelere gidemeyen, parası yetmeyenler ne yapmalı?
Kullanıcı avatarı
Ücretsiz veya çok düşük ücretli olmasından dolayı yoğunluk; yoğunluktan dolayı da gerginlik olduğunu düşünüyorum.

Tekrarlayan başvuruların bir sebebi bilgilendirme eksikliği olabilir. Bakteriyel kriptik tonsillit olan hastaya ilaç yazılıp reçete veriliyor ve gönderiliyor. Şikayetlerinin hemen ertesi gün geçmeyeceği, ilaçları kullanmaya başladıktan sonra birkaç gün daha sürebileceği söylenmiyor genellikle. Dolayısıyla hasta 2 gün sonra geliyor ve iğne/serum için yalvarmaya başlıyor.

Bir diğer sebep yeterli ilgiyi bulamaması, dolayısıyla doktorun kendisini başından savdığını düşünmesi. 2. cümlesinin ortasında göz temasını kesip, yandaki sekreter reçete talimatı verildiğinde, şikayetine yönelik (gereksiz olsa da) muayene olmadığında ertesi gün "yüzüme bile bakmadı", "muayene bile etmedi" diye tekrar geliyor.

Bunlar da genellikle yoğunluktan.

Beni özele iten mekanizma hem devletin, hem özel hastanenin işine gelir. Devlet sigorta primimi peşin kesiyor, ben kendisinden hizmet almayınca bana ettiği masraf azalıyor. Özel hastaneye gidince de, özel hastaneye para kazandırıyorum. Bunların ben de farkındayım. Her ay sorgusuz sualsiz, peşin olarak ödediğim sigorta primimin karşılığını almak isterdim ama mümkün olmayacaksa, bütçem izin verdiği ölçüde hizmet alma tercihlerimi biraz daha masraflı ama beni tatmin eden şekilde yapıyorum.

Son sorunun cevabı biraz acımasız olacak ama malesef gıdaya, ulaşıma, giyime parası yetmeyen kişilerin yaptığını yapmalı. Ben de hiç kimsenin muhtaç durumda olmasını istemezdim ama acil olmayan ve çoğunlukla tıp dışı yöntemlerle iyileşebilen, sağlıklı olmaya gayret ederek korunulabilen şikayetler için devletin bu kadar bütçe ve iş gücü ayırması, bu sistemin sürekli istismar edilmesi bence ülke için daha zararlı.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
bethune yazdı:
26.03.2020 - 13:37:39
özel hastaneler, çıkış kapısı veya ekmek kapısı değil emek sömürüsünün merkezleridir. Devletin sağlığı, piyasalaştırması fırsatını kullanıp, çalışmak zorunda olanların emeğinin bir kısmını gasp ederek, kar ederler. iş güvencesiz, sürekli işten çıkarılma tehdidi ile, mümkün olduğunca çok çalıştırıp, mümkün olduğunca az maaş vererek, minimum izin kullandırarak insanları kullanırlar. Özele gelen hastalar silah zoruyla gelmiyor tabi ki, maddi durumu iyiyse gelir, gerekli gereksiz her türlü tetkiki yapılır, gider. kimin dalına kimin bindiğini karıştırmayın, çalışandan emekten hastadan hekimden yana olun. patron yancısı olmayın.
bir hekimin özel hastane savunması kadar garip bir şey olamaz, bir de pes gerçekten yazmış. sana pes.
Hocam bakış açınızı genişletmenizi tavsiye ederüm. Patron yancısı olmayın derken ??? Beni tanıyor musunuz ki böyle bir ithamda bulunuyorsunuz. Yani bu söylediklerim kendi fikrim olamaz mı?? Herkes sizin gibi düşünmek zorunda mı ki karşı görüşte hemen patron yancısı diye yaftalıyorsunuz. 4 ay önce özele geçtim insan gibi çalışmak neymiş öğrendim. Devlette 150 hasta bakmak yerine günde 10 hastayla kendimi geliştirmek istedim. Hastaların saçma sapan mobinglerinden kurtulmak istedim. Kolay ulaşılam değersiz olur mantığından sıyrılmak istedim. Şimdi devlettekiyle aynı parayla bu şekilde calışıyorum. Kaç yıl sonra insan gibi çalışmanın ne olduğunu anladım. Devletin angarya şişme hasta sayısıyla koşuşturmacasıyla urasmak istemedim. Hekimliğime de güvendiğim için özele geçtim. Şimdi böyle bir durumda özellerin batmasına sevinmeli miyim?? Herkesin yaptığı kendini ilgilendirir genelleme yapmanın anlamı yok. Bir insan fırıldaksa devlette de fırıldaktır Uzun süre devlette calışarak gördüm bunuda. Sanki devlettekiler melek özeldekiler çakal gibi konusuyorsunuz. Birde demişsiniz ki özelde az ğcretle çok çalıştırıyorlar. Devllette calışan taşeron personeller kaç para maaş alıyor sanıyorsunuz. Vasıfsız personel ne kadar çalışırsa çalışssın devletteki karşılığı asgari ücrettir bunu özellere genellemenin bir anlamı yok. Daha söylenecek cok sey varda gerek var mı bilemedim. Herkes mutlu olduğu yerde çalışssın işte devlette memnunsanız orda devam edersiniz ama karşı taraftakinede yamyam muamelesi yapmanın hele hele genellemenin hiçbir anlamı yok
Kullanıcı avatarı
Uzun süre özel hastanede çalıştım, çocuğumu da özel okula gönderdim ama hastanenin, okulun neden niçin nasıl özeli olur hiç anlamadım. Bütün hastaneler okullar kalitede özel olabilir akıllıca kaynak kullanılsa, gönül birliği kurulsa... Hemi de bedava... Hayat bayram olsa...