Pazartesi , Eylül 28 2020
Doktorca Haberin Adresi...
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
Bir g(ö)rev planlaması var sanırım önümüzdeki aylar için. Dürtü kontrolu olan insalardan, sosyopatlardan çektiğimiz dertlerin bir yerde karşılık bulması artık şart oldu....
Kullanıcı avatarı
KAMPANYAYA KATILMAK İÇİN TIKLAYINIZ!!!

Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu’nun (AHEF) başlattığı kampanyayı imzalayıp paylaşarak destek olmanızı dilerim.

"Ülkemiz sağlık çalışanları her geçen gün giderek artan fiziksel, sözel ve psikolojik şiddete maruz kalmaktadır.

SAVAŞTA DAHİ DOKUNULMAZLIĞI OLAN SAĞLIK ÇALIŞANLARINA YAPILAN BU ŞİDDET KABUL EDİLEMEZ !

SAĞLIK BAKANLIĞI KAYITLARINA GÖRE; HER SAAT BAŞI BİR SAĞLIK ÇALIŞANI ŞİDDETE MARUZ KALMAKTADIR.

2017’den sonra sağlıkta şiddet vakaları %168 artmıştır. Son 6 yılda yaklaşık 70 bin sağlık çalışanı şiddete maruz kalmıştır. Ve bunların %30’u fiziksel şiddettir.

Artan şiddet olaylarına son vermek adına aşağıda yer alan çözüm önerilerimizin dikkate alınmasını, İlgililerin yasal düzenlemeleri hayata geçirmelerini talep ediyoruz. Sağlık çalışanlarının uğramış olduğu fiziksel, psikolojik ve sözel şiddeti önleyecek düzenlemeler başta olmak üzere hayata geçirilecek tüm yasal düzenlemelerin bizler için öneminin bilinmesini isteriz.

Aşağıda yer alan talep ve önerilerimizi dikkate almanızı, sağlıkta önlenemeyen şiddet için caydırıcı ve etkin yasal düzenlemelerin yapılması adına desteğinizi önemsiyoruz.

KAMPANYAMIZA LÜTFEN DESTEK VERİN.


Sağlıkta şiddetin önlenmesi adına çözüm önerileri:

1) Türk ceza kanunu 77.madde değişikliği;
İnsanlığa karşı işlenen suçlar kapsamında değerlendirilmesi teklif edilen yeni düzenleme.

Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten yaralama suçu işlenmesi durumunda; TCK 77.Madde de yer alan,

İnsanlığa karşı suçlar:
Aşağıdaki fiillerin, siyasal, felsefi, ırki veya dini saiklerle toplumun bir kesimine karşı bir plan doğrultusunda sistemli olarak işlenmesi, insanlığa karşı suç oluşturur:
……

''Sağlık çalışanına görevi sırasında işlenen kasten yaralama suçu’’ bendi şeklinde hükmünün eklenmesi,

2) Kahabatler kanununa eklenmesi talep edilen yeni düzenleme

Kabahatler kanunu kapsamında yeni düzenleme talebi ; şiddet uygulayan kişiler hakkında hasta bakıcılığı, belediye park bahçeler müdürlüğü bünyesinde temizlik görevleri, hastanelerde danışmanlık ve temizlik görevleri gibi 3 ay ya da 6 aylık periyotlarda hizmet zorunluluğu cezasının yasal düzenleme kapsamına alınması,

3) Şiddetin uygulandığı yerden şahsın sağlık hizmeti alma hakkı kısıtlaması,

4) Sağlık çalışanına sözel şiddet durumunda

EK DÜZENLEME;
Türk ceza kanunu
Şerefe karşı işlenen suçlar
Hakaret
125. madde 3.fıkra a bendine '' sağlık çalışanlarına yönelik görevleri sırasında işlenen hakaret suçunda ceza 2 yıldan az olamaz ibaresinin eklenmesi,

5) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlardan şüpheli olanlar, kolluk görevlilerince yakalanacak ve gerekli işlemleri yapılarak Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilecek’’ maddesinden sonra gelmek üzere;
''Savcılık tarafından gerekli işlemler en geç 3 gün içerisinde yapılarak yargılama süreci en kısa sürede sonlandırılacaktır. '‘ ifadesinin eklenmesi,

6) Sosyal medya üzerinden yapılan asılsız haber, hedef gösterme ve ithamlar için bilişim suçları kapsamında cezai yaptırımların uygulanması, kamu çalışanlarını hedef gösteren iftira ve asılsız suçlamalarda Valilikler üzerinden suç duyurusu ve resen soruşturma süreçlerinin yürütülmesinin sağlanması,

7) 184 SABİM hattı başvurularında şikayette bulunan şahıslara ‘’iftira’’, ‘’tehdit’’, ‘’şantaj’’ suçlarının Türk Ceza Kanunu ve diğer yasalarda karşılığı ceza yaptırımlarının teknik personel tarafından telefonda iletilmesi, uygunsuz talepte bulunanlar ve suç teşkil edecek ifadeleri kullananlar hakkında şikayet olmaksızın resen soruşturma açılması için gerekli girişimlerin İl yerel idareleri tarafından yapılmasının sağlanması, Savcılıkların ivedilikle konuyla ilgili bilgilendirilmesi, gerekli yasal düzenlemelerin yapılması,

8.) Televizyon programlarında yer alan, hekimleri ve diğer sağlık çalışanlarını hedef gösteren, sağlık çalışanına şiddeti özendiren, örnek teşkil eden görüntü, haber ve içeriklere yönelik Radyo Televizyon Üst Kurumu tarafından caydırıcı cezai işlemlerinin uygulanması ve İlgili yayınları yapanlar hakkında işlem başlatılması önerilmektedir.

9) Sağlıkta şiddet olayları kamusal alanda çoğunlukla işlendiğinden,olayı sadece vakay-ı adiyeden değil, kamuya karşı işlenmiş suç açısından değerlendirilmelidir.

10) Adalet Bakanlığında, sağlık çalışanına şiddet ile ilgili özel bir birim kurulması, bu birim tarafından illerde oluşan şiddet vakalarına hızlı iletişim ile ildeki savcı ve hakimlerin bilgilendirilmesinin sağlanması. Oluşan sağlık çalışanına fiziksel şiddet durumunda tutuklu yargılama sürecinin yasalara uygun işletilmesinin takibi, yasal düzenleme tamamlanıncaya kadar var olan cezaların en üst düzeyde uygulanmasının sağlanmasının etkili olacağına inanıyoruz.

11) Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilen şiddet mağduru çalışanı temsil etmekte olan avukatların, sağlıkta şiddet ile ilgili özel olarak eğitilmesi önerilmektedir.

12) Sağlık çalışanlarına şiddet uygulayanlara, iyi hal indiriminin uygulanmaması ve cezaların ertelemesini, 'hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasını' engelleyecek düzenlemelerin yapılması talep edilmektedir."

AHEF
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
Bu sadece aile hekimlerini değil tüm sağlık çalışanlarını ilgilendiren bir istek. Herkesin destek vermesi gerekiyor. Yasalardaki bu maddeler değişmediği sürece "ifadesi alınıp serbest bırakıldı" haberlerini daha çok duyarız.
Kullanıcı avatarı
Bir hafta sürecek faks eylemi.

fax no: 0 (312) 525 58 31
( 16.01.2020 saat 09:00 da başlıyor )


HAZIRLANAN FAKS METNİ İÇİN TIKLAYINIZ!!!

Faksin içeriğini merak edenler için;
***
Sayın Cumhurbaşkanımız,

Başta hekimler olmak üzere Ülkemizdeki tüm sağlık çalışanları olarak; toplumun bütün fertlerine en iyi sağlık hizmetini sunmak adına gece gündüz çalışarak şifa dağıtıyoruz.
Halkımızın kaliteli sağlık hizmeti alması için özveri ile çalışırken mutsuz, huzursuz, kaygı dolu olmamız hem bizi hem hizmet verdiğimiz hastalarımızı olumsuz etkilemektedir.

Sağlıkta son yıllarda giderek artan şiddet, önlenemeyen bir sağlık terörü haline gelmiştir.
Her saat başı bir sağlık çalışanı şiddete maruz kalmaktadır.
Ülkemizde en fazla şiddet gören meslek grubu başta hekimler olmak üzere diğer sağlık çalışanlarıdır.

Fiziksel, sözel ve psikolojik şiddet ,sağlık hizmetinin devamını engelleme noktasına gelmiştir. Tükenmişlik ve endişe içerisinde hizmet veren sağlık çalışanları can güvenliğinin sağlanamadığı koşullarda, sistematik olarak bu şiddete maruz kalmanın travmasını derin şekilde yaşamaktadır.
Ailelerinden, eşleri ve çocuklarından zaman çalarak bu kutsal mesleği yapan kişilere yönelik şiddet terörü, toplumun sağlık geleceğini de olumsuz etkilemektedir.

Sağlıkta şiddetin önlenmesine yönelik son yıllarda atılan adımlar ne yazık ki sorunları çözmenin uzağında kalmıştır . Şiddet uygulayanlar yine hızla serbest bırakılmakta, tutuksuz yargılanmakta, iyi hal indirimleri uygulanmakta, cezalar ertelenerek caydırıcılıktan uzak yaklaşım devam etmektedir.
Etkin ve caydırıcı yasal düzenlemeler gerektiği çok açıktır.
Savaşta dahi dokunulmazlığı olan bir meslek grubuna sistemli olarak uygulanan şiddetin sona ermesi için kararlılık gerekmektedir.

Diğer yandan, sorunun tek çözüm noktasının yasal düzenlemeler olmadığının farkındayız. Toplum içerisinde öfke kontrolü olmayan, şiddete meyilli kişilerin rehabilite edilmesi, cezai yaptırımların yanısıra psikoterapi ve psikolojik tedavi süreçlerinin eş zamanlı yürütülmesi gerekmektedir.
Şiddeti olağan hale getiren, alışkanlıklarından vazgeçmeyen bireylerin denetim ve kontrolleri daha etkin yapılmalıdır.



Ayrıca, çocukluk yıllarının ilk döneminden itibaren, toplumun küçük bireylerinin yarının büyükleri olacağı bilinciyle; çocuklarımıza şiddetten uzak bir toplum inşaası için katkı sunmalı, onları bu sarmaldan uzak tutmalıyız . Bunun icin, Ülkemiz yasal düzenlemeleri gözden geçirilerek, başta sosyal medya platformları ve televizyon olmak üzere görsel ve işitsel uyaranlar noktasında bir takım önlemlerin alınmasının da etkili olacağına inanıyoruz.

Sosyal medyada şiddeti teşvik eden, normalleştiren kişilerin bilişim suçları kapsamında caydırıcı cezalar almasını, sağlık çalışanlarına yönelik tahrik ve tehdit içeren ifadelerin tespiti için daha detaylı inceleme yapılmasını ve cezai yaptırımlar olmasını öneriyoruz.

Adalet Bakanlığında, sağlıkta şiddet olaylarına anında müdahil olacak ve yasal düzenlemelerin uygulanıp uygulanmadığını, savcılık süreçlerini inceleyecek bir birimin kurulmasını talep ediyoruz.

Sağlık çalışanlarına şiddet suçu işlenmesi durumunda; uygulayan kişinin sağlık hizmet giderlerinin karşılandığı sosyal güvence kapsamının daraltılmasını, iyi hal indiriminin uygulanmamasını, " hükmün açıklanmasının geriye bırakılması " ve cezaların ertenlenmesi uygulamasının kapsam dışı bırakılmasını talep ediyoruz.

Detaylı tüm taleplerimizi her kurum görüşmemizde paylaşıyoruz. Hazırladığımız dosyamızı da Siz Sayın Cumhurbaşkanımıza en kısa sürede ileteceğiz.

Türkiye Cumhuriyeti'nin sağlıklı geleceğinin için; şifa dağıtan sağlık çalışanlarının mutlu, kaygıdan ve şiddetten uzak, motivasyonu yüksek olması gerekmektedir.

Başta Siz ve Yüce Meclisimiz olmak üzere tüm yetkililerimizin kanayan yaramız olan şiddet terörüne çözüm olacak adımları en kısa zamanda atmanızı bekliyoruz. Federasyonumuzun hazırladığı çözüm önerilerini dikkate alacağınıza inanıyoruz.
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu olarak sağlık çalışanlarına şiddete karşı sessiz kalamayacağımızı bir kere daha ifade ederek
Saygılar sunuyoruz.
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
nexstep yazdı:
15.01.2020 - 16:42:50
Daha 25 bin imza bile olmamış.
Evet ben de farkettim. Demek ki gerçekten "kendimizle ilgili" konularda birlik olamıyoruz. Çok akılcı bir şekilde çok güzel ayrıştırılmışız. Bu algı operasyonunda emeği olanlara helal olsun. :roll:
Kullanıcı avatarı
mhurkan yazdı:
15.01.2020 - 16:46:41
nexstep yazdı:
15.01.2020 - 16:42:50
Daha 25 bin imza bile olmamış.
Evet ben de farkettim. Demek ki gerçekten "kendimizle ilgili" konularda birlik olamıyoruz. Çok akılcı bir şekilde çok güzel ayrıştırılmışız. Bu algı operasyonunda emeği olanlara helal olsun. :roll:
Tek yapılması gereken linke tıklayıp imzala demek. Toplam 3 dk bile tutmuyor. İsminin yazmasını istemeyenler için ismim görünmesin seçeneği de var.

Benim bundan anladığım; herkes, birileri bir şey yapsın, gelip beni kurtarsın ben uğraşamam diyor galiba.