Pazar , Ocak 19 2020
Doktorca Haberin Adresi...
Kullanıcı avatarı
Sağlık Bakanlığınca, üst solunum yolu enfeksiyonlarının mevsimsel artışı geçen yıllara benzer oranda seyrettiği halde, acil servise başvurularda artış görüldüğü belirtilerek vatandaşlardan grip için öncelikle aile hekimlerine müracaat etmeleri istendi.

Resim

Sağlık Bakanlığınca, üst solunum yolu enfeksiyonlarının mevsimsel artışı geçen yıllara benzer oranda seyrettiği halde, acil servise başvurularda artış görüldüğü belirtilerek vatandaşlardan grip için öncelikle aile hekimlerine müracaat etmeleri istendi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, grip vakalarının her yıl olduğu gibi bu yıl da titizlikle takip edildiği belirtildi.

Kuzey yarım küre ve Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de grip vakalarının ocak ayından itibaren attığı, martta ise düşüşe geçtiği bildirildi. Vatandaşların bu artıştan endişe etmemesi, risk grubunda bulunanların ise tedbirli olması gerektiği kaydedilen açıklamada, Türkiye'de hala influenza A (H1N1) ve influenza B virüslerinin dolaştığı ifade edildi.

Açıklamada, "Üst solunum yolu şikayetleriyle başvuru yapan hastalardan eylülden bu yana alınan numunelerde, influenza virüsü tespit edilenlerin oranı yaklaşık yüzde 15'dir. Ayrıca başta rhinovirüs ve parainfluenza virüs olmak üzere benzer hastalık tablolarına neden olabilen diğer virüslerin de etkin olduğu görülmektedir." değerlendirmesi yapıldı.

"Olağanüstü bir durum söz konusu değil"

Geçen yıl küresel bir salgın olan H1N1 virüsünün, "domuz gribi" olarak tanımlanmadığı ve mevsimsel grip ajanları arasında yer aldığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Bu yıl saptanan virüs tipleri ve pozitiflik oranlarında olağanüstü bir durum söz konusu değildir. Öte yandan üst solunum yolu enfeksiyonlarının mevsimsel artışı geçen yıllarla benzer oranda seyrettiği halde, ülke genelinde acil servislere başvurularda artış görülmektedir. Kasım ve aralık aylarında acil servislere başvuru sayıları, geçen yılın aynı dönemine oranla değerlendirildiğinde yaklaşık yüzde 10'luk bir artış tespit edilmiştir. Grip ve benzeri üst solunum yolu hastalıklarında vatandaşlarımızın öncelikle acil servislere değil, aile hekimine müracaat etmesi gerekmektedir."

Mevsimsel grip hastalığının tedavisinde antibiyotiklerin yeri olmadığı, üst solunum yolu enfeksiyonu bulunan kişilerin hekim kontrolünden sonra, gerekirse hekim tarafından reçete edilen ilaçların kullanılması gerektiği bildirildi.

Açıklamada gribin, her yaşta görülebilen bir hastalık olduğu, risk grubunda yer alan kişilerin korunmaları için el yıkamaları, kişisel hijyene dikkat etmeleri, aksırma ve öksürme esnasında ağız ve burnun kağıt mendille kapatılması, hasta kişilerle yakın temastan kaçınılması, kalabalık ve kapalı ortamlarda uzun süre kalınmaması uyarıları yapıldı.

haberler.com
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
her sabah asm de en az 5 10 hastayı sırf bu yuzden fırçalıyorum evet fırçalıyorum.. hepsi "acile de gittik bişey de yapmadılar " diye ekleyince "ne yapmalarını isterdiniz, bu işin yeri acil değil burası" diye kzııyorum... gerçi gecen hafta gelen hepsine serum takıyoruz diyen bir acilci vardı haberlerde o arkadası bekliyorum :)
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
13 yaşında bir çocuk gözüne dal parçası carpmis görme kaybı var, sarı alanda muayene ediyorum yanında 4 tane yakını.Göze konsulte ettim tamam geliyorum dedi saat sabah 5,bekleyin dedim hasta yakınlarına birazdan gelecek mudahele edilecek.Ne kadar bekleyeceğiz diye bir yaygara koptu sonra 2 dk ara ile bağırmaya başladılar ama sarı alanin Bi yanından öbür yanına kosturarark bağırıyorlar. Sonra biz özel hastaneye gidelim dediler, ortadan kayboldular.
Göz geldi, hasta yok. Merak etme faturayı görünce kuzu olup dönerler dedi. Yaklaşık 20 dk sonra yakınlarından biri geldi mi göz doktoru diye sordu e dedim siz özele gitmişsiniz güvenliğe de biz gidiyoruz demişsiniz, inkar ettiler önce sonra özelde bizi muayene ettiler Bi serum varmış onu devlet hastanesinde taktirmaya geldik onlar gönderdi dedi, ama bunu söylerken elleri önde o böğüren mağara adamları gitmiş süt dökmüş kediler gelmişti. Ben böyle hızlı bir değişime daha önce hiç rastlamamıştim...Goze haber verdim gelene kadar sessizce beklediler...
Boyle bakanlığın yazı yayınladığı ya da şiddeti kınadığı zamanlarda aklıma hep bu anım gelir. Çözüm belli aslında ama çözmek isteyene...
Kullanıcı avatarı
Pearlyy yazdı:
06.01.2020 - 16:41:26
Suriyeli tc kimliği almış ama aile hekimlerine kayıt olamıyor. Neymis hasta sayıları dolmuşmus.. direkt uzmana.. burnu akıyor uzmana.. kafası kaşınıyor uzmana.. gözü capaklandi uzmana... oksurdu uzmana.. "s*çamıyor" diye geliyorlar ya..
Hocam aile hekimine kayıt olamama gibi bir sey olamaz. TC kimliği almış ise ve aile hekimi almıyorsa toplum sağlığı merkezine başvurur. Adreslerine en yakın nüfusu en az olan aile hekimine kayıt edilir. Ya aile bunu bilmiyordur ya da ailenin işine gelmiyordur.

Ayrıca TC vatandaşı olan herkes e-nabız üzerinden nüfusu uygun olan aile hekimine kayıt olabilir.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
Acile gereksiz başvurular olduğu bir gerçek. Genel durum iyi aktif ise tabii ki işine verip aile hekimine gidecek. Ama acil hekimlerinin hiç hoşuna gitmeyecek bir tespit yazıcam şu an; gereksiz başvuruları bahane göstererek çok fazla savsaklayanlar var. Pardon da; acil yeşil alan diye birşey var; acile giren hasta cin gibi bakmamalı ama ille de ölmesine yakın gelmeyecek yani.
Daha 2 hafta önce bizzat kendi öz kardeşimin Tuzla Devlet Hastanesi’ndeki tecrübesini anlatayım. Öncelikle acilde in cin top oynuyormuş; yani kardeşim andaval olmadığı için aşırı bir yoğunluk/kırmızı alanın önünü dolu falan görseydi zaten çıkar özel bir merkeze giderdi. Ateşi 38.5’in üzerindeydi ve membranlaşmış kriptik tonsilliti vardı (fotoğraf attı) , bütün gün su bile içememişti. Acile gittiğinde doktor arkadaş boğazına tam olarak yarım saniye ve ışıksız (?) bakmış, bişey yok kızarmış sadece demiş. Ateşim var? Demiş, ‘parol iç’ demiş. Kardeşim de boğaza ışıksız bakan doktorla herhangi birşey tartışmaya lüzum görmeyip çıkıp gitmiş. Tansiyonunu ölçtürdüğünde de 175 boyunda kızın 80/50ydi bu arada. Meslektaş falan demedim ‘şikayet yaz’ dedim ama gidemem tekrar oraya dedi. Birazcık kendimize de dönüp bakalım diye bu anımı buraya bırakmak istedim.
Kullanıcı avatarı
Jeanne yazdı:
06.01.2020 - 18:50:51
Acile gereksiz başvurular olduğu bir gerçek. Genel durum iyi aktif ise tabii ki işine verip aile hekimine gidecek. Ama acil hekimlerinin hiç hoşuna gitmeyecek bir tespit yazıcam şu an; gereksiz başvuruları bahane göstererek çok fazla savsaklayanlar var. Pardon da; acil yeşil alan diye birşey var; acile giren hasta cin gibi bakmamalı ama ille de ölmesine yakın gelmeyecek yani.
Daha 2 hafta önce bizzat kendi öz kardeşimin Tuzla Devlet Hastanesi’ndeki tecrübesini anlatayım. Öncelikle acilde in cin top oynuyormuş; yani kardeşim andaval olmadığı için aşırı bir yoğunluk/kırmızı alanın önünü dolu falan görseydi zaten çıkar özel bir merkeze giderdi. Ateşi 38.5’in üzerindeydi ve membranlaşmış kriptik tonsilliti vardı (fotoğraf attı) , bütün gün su bile içememişti. Acile gittiğinde doktor arkadaş boğazına tam olarak yarım saniye ve ışıksız (?) bakmış, bişey yok kızarmış sadece demiş. Ateşim var? Demiş, ‘parol iç’ demiş. Kardeşim de boğaza ışıksız bakan doktorla herhangi birşey tartışmaya lüzum görmeyip çıkıp gitmiş. Tansiyonunu ölçtürdüğünde de 175 boyunda kızın 80/50ydi bu arada. Meslektaş falan demedim ‘şikayet yaz’ dedim ama gidemem tekrar oraya dedi. Birazcık kendimize de dönüp bakalım diye bu anımı buraya bırakmak istedim.
Anlamayacaksınız değil mi? Bu suç o doktorun suçu. Doktorların değil. Suç şahsidir. Doktor olarak siz de genelleme yaparsanız bilemiyorum. Genelleyerek yargılamak da suçtur.