Pazartesi , Temmuz 13 2020
DrTus Köşe yazarlarımızın yazılarına buradan ulaşabilir, sizlerde burada köşe yazılarınızı paylaşabilirsiniz...
Kullanıcı avatarı

2019 Eylül TUS Ek Yerleştirme Sonrası Analizi

 #4338806  gönderen drbounlife
 24.12.2019 - 23:50:22
2019 Eylül TUS Ek Yerleştirme Sonrası Analizi

Merhaba arkadaşlar,

Bir sınav daha ek yerleştirme sonuçlarının da açıklanmasıyla tamamlanmış oldu. Kazanan yerleşen arkadaşlara hayırlı olsun. Çalışmaya devam eden arkadaşlara da sabır ve azimle çalışarak Şubat 2020 sınavında diledikleri yerleri kazanmalarını dilerim. Bu yazımda, 651 kadronun boş kaldığını görünce bu durumu biraz irdeleyelim istedim. Nacizane uzun yıllardır tıpta uzmanlık sınavlarını takip eden biri olarak, uzmanlık nereye gidiyor tercihlerimizde önceliklerimiz neler, TUS gerçekten gerekli mi, onca verilen emek, beklenen kadrolar, tercih için barajın düşürülmesine rağmen bu kadar boş kadro kalmasına bir bakalım.

Aslında burada yabancı kadroları çıkarıp öyle değerlendirmek gerek. Yani genel kontenjanda 5012 kadrodan 458 boş kadro kalmış durumda. Oransal olarak yaklaşık %10. Ek yerleştime sonuçlarının sayısal bilgilerine baktığımızda genel kontenjanlar için 1350 adayın 694 boş kontenjan içinden tercih yaptığını; sonuçta sadece 256’sının yerleşip 458’inin boş kaldığını görüyoruz. Tercih için kontenjan sayısının 30 a çıkarılması, tercih puanının 45’ e düşürülmesi, ilgili kadro için ilk yerleştirmede kazanılan puandan daha yüksek puan olma şartının kaldırılması gibi her türlü kolaylığa rağmen durum ne yazık ki bu. Sınavdan sadece 45 puan almayı başarabilen her aday bu 458 kadroyu tercih etmesi durumunda kazanabilecekken, maalesef bu tercihler yapılmıyor.

Sonuçlar zaten ÖSYM’nin sitesinde tabloda mevcut. Birkaç noktaya dikkat çekerek devam etmek istiyorum. Tabloya ayrıntılı olarak baktığımda gördüğüm temel şeyler başlıca şöyle:

1) Ek yerleştirme sonuçlarında boş kontenjanların çoğunluğunu branş bazında Acil tıp, Pediatri, Kadın doğum, Genel cerrrahi, Göğüs cerrahi, Kalp damar cerrahi, Beyin ve sinir cerrahisi oluşturmakta.
2) Özellikle Göğüs cerrahi Kalp damar cerrahi, beyin cerrahisi gibi branşlarda, perifer kadroların neredeyse tamamı boş kalmışken Ankara şehir hastanesi gibi merkezi yerlerde bile boş kadro mevcut.
3) Özellikle Acil tıp kadroları, İstanbul Ankara EAH’ lerinde bile cok sayıda boş kalmış durumda. Perifer kadrolar haliyle en çok boş kalan kadrolardan.
4) Pediatri kadroları da bol bol açılıp çok sayıda boş kalan kadrolardan.
5) Kadın doğum kadroları bahsettiklerime göre nispeten daha az boş kadro bulunmakta.
6) İç hastalıkları kadroları ise çok az boş kadro kalmasıyla diğer ana branşlar içinde en canlı görüneni. 83 kadro ile en göze batan Ankara şehir hastanesi, ek yerleştirme sonuçlarında 55 puanla kapatarak bu kadar cok kadronun bile boş kalmadan tercih edilmesi olumlu.
7) Kars’ ta boş kalan 13 pediatri kadrosu, Sivasta 12 pediatri, Elazığ’ da 5 pediatri, 11 acil tıp kadrosu- Isparta' da 7 pediatri, Van’ da 7 pediatri kadroları göze batan çarpıcı sonuçlardan bazıları.

Buradan yola çıkarak söyleyebileceklerimiz; amaç çok sayıda kadro açmak değil efektif kadrolaşma olmalı. Eğer sağlık politikamızda önceliğimiz Acil tıp, pediatri, kadın doğum gibi branşlarda hekim sayısını artırmaksa, bunun çok sayıda kadro açarak olmayacağı aşikar. İhtiyaç görülen branşlar daha cazip hale getirilmeli, asistanlık koşulları, çalışma şartları, emek- performans-gelir arasındaki denge, şiddete karşı alınması gereken önlemler, bir bütün olarak gerekli adımlar atılmalı ki cazip hale gelsin, bu bölümler de tercih edilsin. Çocuk cerrahi, göğüs cerrahi, kalp damar cerrahi, beyin cerrahi gibi özellikli bölümler, büyük şehirlerde bile düşük puanlarla kapatırken yada tercih edilmezken, periferde bu alanlarda uzmanlık eğitimleri olmamalı diye düşünüyorum. Konya’ da, Sivas, Elazığ’ da bu alanlardaki kadrolar boş kalırken, Giresun, Çorum, Afyon da nasıl bu kadroların dolmasını bekleyebiliriz ki? Zaman içerisinde küçük şehirlerde, yetersiz hoca sayısı ve eksik imkanlarla tıp eğitimi , uzmanlık eğitimi verilmesinin uygun olmadığının anlaşılacağı kanaatindeyim.

Sonuç olarak, yaklaşık 10 yıldır süregelen süreçte yaşadığımız tercihler ve tercih edilen branşlardaki durum benzer şekilde bu sınavda da devam etmektedir. Yakın zamanda bu durumun değişeceğine yönelik bir adım da henüz görülmemektedir. Kazanan yerleşen arkadaşlara kazandıkları bölümlerde başarılar dilerim. Çalışmaya devam eden arkadaşlarımız için de emeklerinin karşılıklarını alabilmeleri dileğiyle..

drbounlife

Kaynak: https://dokuman.osym.gov.tr/pdfdokuman/ ... 122019.pdf
Kullanıcı avatarı
Malpraktis komplikasyon ayrımı tam yapılıp sağlam bir hukuki koruma getirilirse,iş yükü hafifletirlirse ve iyi paralar verilirse bu branşlar seçilir.Yoksa kimse seçmez bu branşları.Aklın yolu bir,neden eziyet çeksin insanlar.Mesela acil tıp uzmanlığını seçip uzman olanların çoğu ya akademisyen oluyor ya da mutlaka idareci oluyor.İlginç değil mi sizce,hastane idarecilerini inceleyin içlerinde mutlaka acil tıp umanları oluyor.Bu kadar acil tıp uzmanı ihtiyacı varken onlar idareci oluyor.Yani seçen kişiler de sahada kalmıyor
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Çoğu yerde Aile hekimliği maaşı uzman maaşını geçmiş durumda insanlar ne diye zor ve riskli branş seçsin ki şu durumda bu sistemi bu hale getirenleri Allah bildiği gibi yapsın.
Pratisyen geliri = asistan geliri = uzman geliri = doçent geliri < aile hekimi geliri

Gibi saçma bir equation olan yerde kendim de dahil bu branşları seçenlerin zekasından şüphe duyuyorum.
Kullanıcı avatarı

Re: 2019 Eylül TUS Ek Yerleştirme Sonrası Analizi

 #4338916  gönderen tedi
 25.12.2019 - 13:41:37
Drbnmas yazdı:
25.12.2019 - 13:18:49
Pratisyen geliri = asistan geliri = uzman geliri = doçent geliri < aile hekimi geliri

Gibi saçma bir equation olan yerde kendim de dahil bu branşları seçenlerin zekasından şüphe duyuyorum.
doğru, bu yaşamın sürekliliği yasasına ve maddenin doğasına aykırı. Bu göremeyecek kadar zeki! kanun yapıcılar yönetiyor. Allah kimseyi ciddi şekilde hasta etmesin ve parasız bırakmasın. tek söyleceğim bu düzene budur. Ayrıca uzman ve öğretim üyelerini özel hastanelere köle yapan sistem için inşallah halkımız bir gün uyanır ve isyan ederler.

gördüğünüz gibi bütün işimiz inşallah ve maşallah'a kalmış durumda.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
beyaban yazdı:
25.12.2019 - 13:57:52
sistem böyle kötüye gitmeye devam ettikçe o açıkta kalan branşlara yeni branşlar eklenmeye devam edecek.
5 seneye kadar 50.000 hekim geliyor rebaund olarak şartlar kötüye de gitse yavaş yavaş dolar o kadrolar, sözleşmeli 10-12 alan pratisyenlerin sözleşmesi kaldırıldığında 7-8 bine ne işim var vartoda gider memleketimde pediyatrist olurum nöbet möbetle de 10 alırım, en azından elimde uzmanlık olur diyecekler.
1-Uzmanlık eğitimini düzenleyen kurumların planlamalarında ciddi hatalar bulunuyor.
2-Uzmanlık isteyenler genellikle belli başlı branşlara yöneliyorlar. Çoğunlukla bunun sebebi gerçekten o bölümü istemeleri kesinlikle değil.
3-Kalp-damar ve beyin cerrahisi adeta katledildi. Sırada kadın doğum ve pediatri var. Yakında elimizde yüzlerce radyolog olacak fakat kalp damar cerrahı bulamayacağız.
4-Her ile bir fakülte ve her fakülteye de niteliği belirlenmeden kadro verirseniz gereksiz kadro fazlalığı olur.
5-Uzmanlık eğitimi veren kurumların niteliği el birliğiyle bitirildi. Hocalar ve eğitimci kadrolar özele geçtiler. Ders anlatabilecek hoca dahi bulmak çok zorlaştı.

Bu şartlarda bu bölümlere gitmek kariyerinizi başlamadan bitirmekle eşdeğer.
hekim sayısı arttıkça kalite de gelir de düşecek bu ortada. iş ve gelir garantisi ortadan kalkınca üniversite giriş sınavında yüksek puanla tıp fakültesine girme dönemi de geride kalacak diye düşünüyorum. öyle oldukça nitelik daha da düşecek kısır döngü.
bu internet çağında dünyadaki akranların vasıfsız işlerde çalışarak senin en az 10 yıllık emek sonrası elde edeceğin süper sağlık sistemimizdeki süper çalışma ortamında, süper halkımızla, riskli bir işte çalışmana denk kazanç sağlarken aklı olan adam göz göre göre bu işi burada yapmaz yapacaksa da hangileri olduğunu hepimizin iyi bildiği bölümlerde yapar. o bölümler boş kalmaz sıralamada öne geçenlerce yine dolar. boş kalan bu bölümlerse koşullar iyileştirilmedikçe yine tercih edilmeyecektir.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kadın doğum ve acil tıp daha ne kadar avantajlı olabilir bilmiyorum, Türkiye de ki bütün acil uzmanları İzmir Devlet hastaneleri dahil sözleşmeli yani yanında ki kardiyolog dan 7500 TL fazla maaş alıyor, uzman olduktan sonra da hiç görmediği pratisyen tarafından bakılan hastadan bile puan alarak tavan alıyor. Ayrıca acil uzmanı 4 günde bir çalışıyor, bizim gibi her gün 8 5 ve de akşam icap değil., Kanada da en çok tercih edilen bölümken Türkiye de tercih edilmemesi maalesef halkın bir bölümünü oluşturan asla laftan anlamayan, kımıl zararlıları yüzünden.
Pediatri ile ilgili tek güzel şey, hasta grubunun çocuklar olması.. Bunun dışında konuşmaya bile gerek yok.

Kadın Doğum da aslında baya avantajlı performans yönetmeliğinde, zaten muayeneyi usg ile yapmasına rağmen hem usg hem muayene puanı alıyor. Yarı hasta sayısıyla hiç görmediği ebelerin yaptığı doğumlarla beraber tavan döner alıyor.

Bu bölümlerin düşük puanlı olmasının nedeni halkın Yogun saldırı ve baskısının en çok onların üzerinde olması.

Allah yardımcıları olsun.
Drbnmas yazdı:
25.12.2019 - 13:18:49
Pratisyen geliri = asistan geliri = uzman geliri = doçent geliri < aile hekimi geliri

Gibi saçma bir equation olan yerde kendim de dahil bu branşları seçenlerin zekasından şüphe duyuyorum.
Aynı hastanenin 100m yanındaki ASM de çalışıp ortalama döner alan uzmanın nerdeyse 2 katı alan aile hekimi gördü bu gözler