Salı , Aralık 10 2019
Doktorca Haberin Adresi...
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
Hayvanlara saygınız ve sevginiz varsa bırakın doğal hayatlarını yaşasınlar. Yaşama ortamı doğal ortam olan bir canlıyı alıp 90 metrekare eve hapsetmeyi "hayvan sevgisi" olarak pazarlıyorlar. Zavallı kedileri köpekleri instagram beğeni itemi haline getirdiniz. Kedinin doğasında ağaca tırmanmak var, toprakta yürümek var. Köpeğin doğasında koşmak var, havlamak var. Sen al bu hayvanları küçücük eve kapat, evin bir köşesine toprak koy o da doğallıktan değil de evi pisletip iş çıkarmasın diye, doğasında kemik kemirmek olan bir köpeğin önüne sevimli(!) kemik şeklinde mama koy, sonra da hayvana sevgi. Hele kuş konusu en kötüsü. Hayvan uçabiliyor ya uçabiliyor, insanın hayalindeki özgürlük kavramlarından en yükseği belki de ama sen bu uçabilen hayvanı al eni 30 cm boyu 30 cm bir kafese tık. Ondan sonra da oh ne güzel ötüyor. Bir de "ama bu kuş dışarıda yaşayamaz" bahanesi var. Yaşayamaz tabi çünkü yaşam alanı burası değil. Çocuğun gelişimi için evinizde hayvan besleyin cümlesinin Türkçesi çocuğunuz için eve hayvan hapsedindir. Bahçeli evini varsa evinizin bahçesinde hayvanın hareketini kısıtlamadan besleyin. Yok bahçeli eviniz yoksa sokak hayvanlarını besleyin. Sonuçta hayvansever olmak için illa kediyle köpekle evin içinde kanepede fotoğraf çektirmeye gerek yok. Hayvanları zorla evcilleştirmeye de onları evlere hayvanat bahçelerine tıkmaya da karşıyım.
dr_sinaps yazdı:
24.11.2019 - 11:33:44
Hayvanlara saygınız ve sevginiz varsa bırakın doğal hayatlarını yaşasınlar. Yaşama ortamı doğal ortam olan bir canlıyı alıp 90 metrekare eve hapsetmeyi "hayvan sevgisi" olarak pazarlıyorlar. Zavallı kedileri köpekleri instagram beğeni itemi haline getirdiniz. Kedinin doğasında ağaca tırmanmak var, toprakta yürümek var. Köpeğin doğasında koşmak var, havlamak var. Sen al bu hayvanları küçücük eve kapat, evin bir köşesine toprak koy o da doğallıktan değil de evi pisletip iş çıkarmasın diye, doğasında kemik kemirmek olan bir köpeğin önüne sevimli(!) kemik şeklinde mama koy, sonra da hayvana sevgi. Hele kuş konusu en kötüsü. Hayvan uçabiliyor ya uçabiliyor, insanın hayalindeki özgürlük kavramlarından en yükseği belki de ama sen bu uçabilen hayvanı al eni 30 cm boyu 30 cm bir kafese tık. Ondan sonra da oh ne güzel ötüyor. Bir de "ama bu kuş dışarıda yaşayamaz" bahanesi var. Yaşayamaz tabi çünkü yaşam alanı burası değil. Çocuğun gelişimi için evinizde hayvan besleyin cümlesinin Türkçesi çocuğunuz için eve hayvan hapsedindir. Bahçeli evini varsa evinizin bahçesinde hayvanın hareketini kısıtlamadan besleyin. Yok bahçeli eviniz yoksa sokak hayvanlarını besleyin. Sonuçta hayvansever olmak için illa kediyle köpekle evin içinde kanepede fotoğraf çektirmeye gerek yok. Hayvanları zorla evcilleştirmeye de onları evlere hayvanat bahçelerine tıkmaya da karşıyım.
birebir duygularıma tercüman olmuşsun güzel kardeşim

ağzına sağlık ..
dr_sinaps yazdı:
24.11.2019 - 11:33:44
Hayvanlara saygınız ve sevginiz varsa bırakın doğal hayatlarını yaşasınlar. Yaşama ortamı doğal ortam olan bir canlıyı alıp 90 metrekare eve hapsetmeyi "hayvan sevgisi" olarak pazarlıyorlar. Zavallı kedileri köpekleri instagram beğeni itemi haline getirdiniz. Kedinin doğasında ağaca tırmanmak var, toprakta yürümek var. Köpeğin doğasında koşmak var, havlamak var. Sen al bu hayvanları küçücük eve kapat, evin bir köşesine toprak koy o da doğallıktan değil de evi pisletip iş çıkarmasın diye, doğasında kemik kemirmek olan bir köpeğin önüne sevimli(!) kemik şeklinde mama koy, sonra da hayvana sevgi. Hele kuş konusu en kötüsü. Hayvan uçabiliyor ya uçabiliyor, insanın hayalindeki özgürlük kavramlarından en yükseği belki de ama sen bu uçabilen hayvanı al eni 30 cm boyu 30 cm bir kafese tık. Ondan sonra da oh ne güzel ötüyor. Bir de "ama bu kuş dışarıda yaşayamaz" bahanesi var. Yaşayamaz tabi çünkü yaşam alanı burası değil. Çocuğun gelişimi için evinizde hayvan besleyin cümlesinin Türkçesi çocuğunuz için eve hayvan hapsedindir. Bahçeli evini varsa evinizin bahçesinde hayvanın hareketini kısıtlamadan besleyin. Yok bahçeli eviniz yoksa sokak hayvanlarını besleyin. Sonuçta hayvansever olmak için illa kediyle köpekle evin içinde kanepede fotoğraf çektirmeye gerek yok. Hayvanları zorla evcilleştirmeye de onları evlere hayvanat bahçelerine tıkmaya da karşıyım.

Doğası diye bir şey yok, doğanın insanların yarattığı ekosistem sayesinde içine edilmiş durumda. Sokakta milyonlarca kedi köpek var ve hiç bir bakım yetmiyor, onların yaşadığı yerin üstüne konduk, onları yıllar önce evcilleştirdik sonuç olarak doğası biziz. Üretmeye karşıyım dersen elbette yanındayım, yumruk yumruğa kavga ettiğim adam da oldu hayvanlarını üretip sattığı için, yok doğası gereği dışarıda olmalıymış doğası mı kaldı bunların? hayvan besleyenlere gizli karşıtlığa kılıf aramaya gerek yok. Adam ne güzel bir video çekmiş altına gelen yoruma bak.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
tobirama yazdı:
24.11.2019 - 13:13:33
dr_sinaps yazdı:
24.11.2019 - 11:33:44
Hayvanlara saygınız ve sevginiz varsa bırakın doğal hayatlarını yaşasınlar. Yaşama ortamı doğal ortam olan bir canlıyı alıp 90 metrekare eve hapsetmeyi "hayvan sevgisi" olarak pazarlıyorlar. Zavallı kedileri köpekleri instagram beğeni itemi haline getirdiniz. Kedinin doğasında ağaca tırmanmak var, toprakta yürümek var. Köpeğin doğasında koşmak var, havlamak var. Sen al bu hayvanları küçücük eve kapat, evin bir köşesine toprak koy o da doğallıktan değil de evi pisletip iş çıkarmasın diye, doğasında kemik kemirmek olan bir köpeğin önüne sevimli(!) kemik şeklinde mama koy, sonra da hayvana sevgi. Hele kuş konusu en kötüsü. Hayvan uçabiliyor ya uçabiliyor, insanın hayalindeki özgürlük kavramlarından en yükseği belki de ama sen bu uçabilen hayvanı al eni 30 cm boyu 30 cm bir kafese tık. Ondan sonra da oh ne güzel ötüyor. Bir de "ama bu kuş dışarıda yaşayamaz" bahanesi var. Yaşayamaz tabi çünkü yaşam alanı burası değil. Çocuğun gelişimi için evinizde hayvan besleyin cümlesinin Türkçesi çocuğunuz için eve hayvan hapsedindir. Bahçeli evini varsa evinizin bahçesinde hayvanın hareketini kısıtlamadan besleyin. Yok bahçeli eviniz yoksa sokak hayvanlarını besleyin. Sonuçta hayvansever olmak için illa kediyle köpekle evin içinde kanepede fotoğraf çektirmeye gerek yok. Hayvanları zorla evcilleştirmeye de onları evlere hayvanat bahçelerine tıkmaya da karşıyım.

Doğası diye bir şey yok, doğanın insanların yarattığı ekosistem sayesinde içine edilmiş durumda. Sokakta milyonlarca kedi köpek var ve hiç bir bakım yetmiyor, onların yaşadığı yerin üstüne konduk, onları yıllar önce evcilleştirdik sonuç olarak doğası biziz. Üretmeye karşıyım dersen elbette yanındayım, yumruk yumruğa kavga ettiğim adam da oldu hayvanlarını üretip sattığı için, yok doğası gereği dışarıda olmalıymış doğası mı kaldı bunların? hayvan besleyenlere gizli karşıtlığa kılıf aramaya gerek yok. Adam ne güzel bir video çekmiş altına gelen yoruma bak.
Hayvan besleyenlere gizli bir karşıtlığım yok, ben evde hayvan besleyenlere açık açık karşıyım. Hayvanseverlik ve hayvan beslemek bambaşka şeyler. Hayvanseverlik insani bir duygu iken hayvan beslemek ise modadan başka bir şey değil. Evet hayvanların doğasını mahvettik fakat kedi için evin şu anki doğadan daha iyi olduğunu nereden biliyoruz. Yani bir kedinin tek ihtiyacı hazır mama yiyip, sıcak bir evde oturmak mı? Kendi ideal(!) yerleşik hayatımızı hayvana da dayatıyoruz. "Evet kedi senin için en iyi olana ben bilirim çünkü ben bir insanoğluyum." Vaktinde doğaya salınmış olan yılkı atları haralardaki atlardan çok daha mutludur mesela. Bu kedi köpek için neden olmasın. Bir fare doyasıya dışarıda yaşarken ve biz bunu hiç dert etmezken kedi ve köpek neden yaşayamasın. Bu hayvanları tek suçu ponçik olmaları mı? Lol. Benim şansıma bizim ev bahçeli kırsal bir yerde. Her et ürünü yediğimizde birkaç parça ayırıp bahçeye koyarız. Müdavim üç tane kedi var. Yemek olunca gelip yerler, kimi zaman sabahtan akşama kadar kapının önünde dururlar kimi zaman da günlerce ortada gözükmezler. Bazı sabahlar uyandığımızda bakarız bir fare öldürmüş hayrına gelip kapımızın önüne koymuşlar. Bir hayvan için de olması gereken budur, istediği zaman istediği yere gidebilmesi. Sahibi işe giderken evin bir odasına kitlenmek değil. Her şeyi geçtim de hoca diyor ki hiç olmadı muhabbet kuşu besleyin. Yani Avusturalya'da yaşayan bir kuşu sırf tüylerinin rengi güzel diye Türkiye'ye getirip evde bir kafese koymak ve ötüşünü dinlemek insanların vicdanına nasıl sığıyor. Hayvancağız kanat bile çırpamıyor, en fazla bir çubuktan başka bir çubuğa zıplıyor. Seni eğlendirsin diye eve sesi güzel bir köle alıp bir köşeye zincirlemekten ne farkı var ki bunun?
Kullanıcı avatarı
dr_sinaps yazdı:
24.11.2019 - 15:43:57
tobirama yazdı:
24.11.2019 - 13:13:33
dr_sinaps yazdı:
24.11.2019 - 11:33:44
Hayvanlara saygınız ve sevginiz varsa bırakın doğal hayatlarını yaşasınlar. Yaşama ortamı doğal ortam olan bir canlıyı alıp 90 metrekare eve hapsetmeyi "hayvan sevgisi" olarak pazarlıyorlar. Zavallı kedileri köpekleri instagram beğeni itemi haline getirdiniz. Kedinin doğasında ağaca tırmanmak var, toprakta yürümek var. Köpeğin doğasında koşmak var, havlamak var. Sen al bu hayvanları küçücük eve kapat, evin bir köşesine toprak koy o da doğallıktan değil de evi pisletip iş çıkarmasın diye, doğasında kemik kemirmek olan bir köpeğin önüne sevimli(!) kemik şeklinde mama koy, sonra da hayvana sevgi. Hele kuş konusu en kötüsü. Hayvan uçabiliyor ya uçabiliyor, insanın hayalindeki özgürlük kavramlarından en yükseği belki de ama sen bu uçabilen hayvanı al eni 30 cm boyu 30 cm bir kafese tık. Ondan sonra da oh ne güzel ötüyor. Bir de "ama bu kuş dışarıda yaşayamaz" bahanesi var. Yaşayamaz tabi çünkü yaşam alanı burası değil. Çocuğun gelişimi için evinizde hayvan besleyin cümlesinin Türkçesi çocuğunuz için eve hayvan hapsedindir. Bahçeli evini varsa evinizin bahçesinde hayvanın hareketini kısıtlamadan besleyin. Yok bahçeli eviniz yoksa sokak hayvanlarını besleyin. Sonuçta hayvansever olmak için illa kediyle köpekle evin içinde kanepede fotoğraf çektirmeye gerek yok. Hayvanları zorla evcilleştirmeye de onları evlere hayvanat bahçelerine tıkmaya da karşıyım.

Doğası diye bir şey yok, doğanın insanların yarattığı ekosistem sayesinde içine edilmiş durumda. Sokakta milyonlarca kedi köpek var ve hiç bir bakım yetmiyor, onların yaşadığı yerin üstüne konduk, onları yıllar önce evcilleştirdik sonuç olarak doğası biziz. Üretmeye karşıyım dersen elbette yanındayım, yumruk yumruğa kavga ettiğim adam da oldu hayvanlarını üretip sattığı için, yok doğası gereği dışarıda olmalıymış doğası mı kaldı bunların? hayvan besleyenlere gizli karşıtlığa kılıf aramaya gerek yok. Adam ne güzel bir video çekmiş altına gelen yoruma bak.
Hayvan besleyenlere gizli bir karşıtlığım yok, ben evde hayvan besleyenlere açık açık karşıyım. Hayvanseverlik ve hayvan beslemek bambaşka şeyler. Hayvanseverlik insani bir duygu iken hayvan beslemek ise modadan başka bir şey değil. Evet hayvanların doğasını mahvettik fakat kedi için evin şu anki doğadan daha iyi olduğunu nereden biliyoruz. Yani bir kedinin tek ihtiyacı hazır mama yiyip, sıcak bir evde oturmak mı? Kendi ideal(!) yerleşik hayatımızı hayvana da dayatıyoruz. "Evet kedi senin için en iyi olana ben bilirim çünkü ben bir insanoğluyum." Vaktinde doğaya salınmış olan yılkı atları haralardaki atlardan çok daha mutludur mesela. Bu kedi köpek için neden olmasın. Bir fare doyasıya dışarıda yaşarken ve biz bunu hiç dert etmezken kedi ve köpek neden yaşayamasın. Bu hayvanları tek suçu ponçik olmaları mı? Lol. Benim şansıma bizim ev bahçeli kırsal bir yerde. Her et ürünü yediğimizde birkaç parça ayırıp bahçeye koyarız. Müdavim üç tane kedi var. Yemek olunca gelip yerler, kimi zaman sabahtan akşama kadar kapının önünde dururlar kimi zaman da günlerce ortada gözükmezler. Bazı sabahlar uyandığımızda bakarız bir fare öldürmüş hayrına gelip kapımızın önüne koymuşlar. Bir hayvan için de olması gereken budur, istediği zaman istediği yere gidebilmesi. Sahibi işe giderken evin bir odasına kitlenmek değil. Her şeyi geçtim de hoca diyor ki hiç olmadı muhabbet kuşu besleyin. Yani Avusturalya'da yaşayan bir kuşu sırf tüylerinin rengi güzel diye Türkiye'ye getirip evde bir kafese koymak ve ötüşünü dinlemek insanların vicdanına nasıl sığıyor. Hayvancağız kanat bile çırpamıyor, en fazla bir çubuktan başka bir çubuğa zıplıyor. Seni eğlendirsin diye eve sesi güzel bir köle alıp bir köşeye zincirlemekten ne farkı var ki bunun?

Aslında haklı olduğunuz konular var.Ama tobirama'nın dediği gibi hayvanların yaşaması gereken bir doğa yok maalesef.Yavrusu,yetişkini bir lokma yemek bulabilmek için vızır vızır geçen arabaların altında kalıyorlar,hangi doğa bu?İnsanların yaptığı eziyet de cabası.Bir köpek gördü mü insanlar hemen belediyeye haber veriyor,barınak denilen yerlere götürülüp hayvanlar aç susuz bakımsız kaderine terk ediliyor.Sizin anlattığınız ideal olanı fakat bir de gerçekler var.
dr_sinaps yazdı:
24.11.2019 - 15:43:57
tobirama yazdı:
24.11.2019 - 13:13:33
dr_sinaps yazdı:
24.11.2019 - 11:33:44
Hayvanlara saygınız ve sevginiz varsa bırakın doğal hayatlarını yaşasınlar. Yaşama ortamı doğal ortam olan bir canlıyı alıp 90 metrekare eve hapsetmeyi "hayvan sevgisi" olarak pazarlıyorlar. Zavallı kedileri köpekleri instagram beğeni itemi haline getirdiniz. Kedinin doğasında ağaca tırmanmak var, toprakta yürümek var. Köpeğin doğasında koşmak var, havlamak var. Sen al bu hayvanları küçücük eve kapat, evin bir köşesine toprak koy o da doğallıktan değil de evi pisletip iş çıkarmasın diye, doğasında kemik kemirmek olan bir köpeğin önüne sevimli(!) kemik şeklinde mama koy, sonra da hayvana sevgi. Hele kuş konusu en kötüsü. Hayvan uçabiliyor ya uçabiliyor, insanın hayalindeki özgürlük kavramlarından en yükseği belki de ama sen bu uçabilen hayvanı al eni 30 cm boyu 30 cm bir kafese tık. Ondan sonra da oh ne güzel ötüyor. Bir de "ama bu kuş dışarıda yaşayamaz" bahanesi var. Yaşayamaz tabi çünkü yaşam alanı burası değil. Çocuğun gelişimi için evinizde hayvan besleyin cümlesinin Türkçesi çocuğunuz için eve hayvan hapsedindir. Bahçeli evini varsa evinizin bahçesinde hayvanın hareketini kısıtlamadan besleyin. Yok bahçeli eviniz yoksa sokak hayvanlarını besleyin. Sonuçta hayvansever olmak için illa kediyle köpekle evin içinde kanepede fotoğraf çektirmeye gerek yok. Hayvanları zorla evcilleştirmeye de onları evlere hayvanat bahçelerine tıkmaya da karşıyım.

Doğası diye bir şey yok, doğanın insanların yarattığı ekosistem sayesinde içine edilmiş durumda. Sokakta milyonlarca kedi köpek var ve hiç bir bakım yetmiyor, onların yaşadığı yerin üstüne konduk, onları yıllar önce evcilleştirdik sonuç olarak doğası biziz. Üretmeye karşıyım dersen elbette yanındayım, yumruk yumruğa kavga ettiğim adam da oldu hayvanlarını üretip sattığı için, yok doğası gereği dışarıda olmalıymış doğası mı kaldı bunların? hayvan besleyenlere gizli karşıtlığa kılıf aramaya gerek yok. Adam ne güzel bir video çekmiş altına gelen yoruma bak.
Hayvan besleyenlere gizli bir karşıtlığım yok, ben evde hayvan besleyenlere açık açık karşıyım. Hayvanseverlik ve hayvan beslemek bambaşka şeyler. Hayvanseverlik insani bir duygu iken hayvan beslemek ise modadan başka bir şey değil. Evet hayvanların doğasını mahvettik fakat kedi için evin şu anki doğadan daha iyi olduğunu nereden biliyoruz. Yani bir kedinin tek ihtiyacı hazır mama yiyip, sıcak bir evde oturmak mı? Kendi ideal(!) yerleşik hayatımızı hayvana da dayatıyoruz. "Evet kedi senin için en iyi olana ben bilirim çünkü ben bir insanoğluyum." Vaktinde doğaya salınmış olan yılkı atları haralardaki atlardan çok daha mutludur mesela. Bu kedi köpek için neden olmasın. Bir fare doyasıya dışarıda yaşarken ve biz bunu hiç dert etmezken kedi ve köpek neden yaşayamasın. Bu hayvanları tek suçu ponçik olmaları mı? Lol. Benim şansıma bizim ev bahçeli kırsal bir yerde. Her et ürünü yediğimizde birkaç parça ayırıp bahçeye koyarız. Müdavim üç tane kedi var. Yemek olunca gelip yerler, kimi zaman sabahtan akşama kadar kapının önünde dururlar kimi zaman da günlerce ortada gözükmezler. Bazı sabahlar uyandığımızda bakarız bir fare öldürmüş hayrına gelip kapımızın önüne koymuşlar. Bir hayvan için de olması gereken budur, istediği zaman istediği yere gidebilmesi. Sahibi işe giderken evin bir odasına kitlenmek değil. Her şeyi geçtim de hoca diyor ki hiç olmadı muhabbet kuşu besleyin. Yani Avusturalya'da yaşayan bir kuşu sırf tüylerinin rengi güzel diye Türkiye'ye getirip evde bir kafese koymak ve ötüşünü dinlemek insanların vicdanına nasıl sığıyor. Hayvancağız kanat bile çırpamıyor, en fazla bir çubuktan başka bir çubuğa zıplıyor. Seni eğlendirsin diye eve sesi güzel bir köle alıp bir köşeye zincirlemekten ne farkı var ki bunun?
Aynn salalım doğalarına araba altında kalsınlar çünkü arabalar falan hep doğa, insanlar tekmelesin eziyet edip öldürsün çünkü doğa. Karşı olduğun üreticilik ve satıcılık kısmına karşıyız zaten, sokakta yaşayanlar için konuşuyorum sokak doğa moğa değil. Evdeki kedilerim sokak hayvanı, kurtarılmış hayvanlar, yüzde 90'ı da böyle tanıdığım hayvan besleyen insanların. Moda diye bir şey yok, binlerce yıldır hayvan besliyor insanlar, modern şehirleşmenin sonucu hayvanların evde kalma zorunluluğunu doğurdu. Yani bütün hayvan besleyenleri instagramdaki kezo ponçiklere, közcü pitbullculara indirgeyemezsin.
dr_sinaps yazdı:
24.11.2019 - 15:43:57
tobirama yazdı:
24.11.2019 - 13:13:33
dr_sinaps yazdı:
24.11.2019 - 11:33:44
Hayvanlara saygınız ve sevginiz varsa bırakın doğal hayatlarını yaşasınlar. Yaşama ortamı doğal ortam olan bir canlıyı alıp 90 metrekare eve hapsetmeyi "hayvan sevgisi" olarak pazarlıyorlar. Zavallı kedileri köpekleri instagram beğeni itemi haline getirdiniz. Kedinin doğasında ağaca tırmanmak var, toprakta yürümek var. Köpeğin doğasında koşmak var, havlamak var. Sen al bu hayvanları küçücük eve kapat, evin bir köşesine toprak koy o da doğallıktan değil de evi pisletip iş çıkarmasın diye, doğasında kemik kemirmek olan bir köpeğin önüne sevimli(!) kemik şeklinde mama koy, sonra da hayvana sevgi. Hele kuş konusu en kötüsü. Hayvan uçabiliyor ya uçabiliyor, insanın hayalindeki özgürlük kavramlarından en yükseği belki de ama sen bu uçabilen hayvanı al eni 30 cm boyu 30 cm bir kafese tık. Ondan sonra da oh ne güzel ötüyor. Bir de "ama bu kuş dışarıda yaşayamaz" bahanesi var. Yaşayamaz tabi çünkü yaşam alanı burası değil. Çocuğun gelişimi için evinizde hayvan besleyin cümlesinin Türkçesi çocuğunuz için eve hayvan hapsedindir. Bahçeli evini varsa evinizin bahçesinde hayvanın hareketini kısıtlamadan besleyin. Yok bahçeli eviniz yoksa sokak hayvanlarını besleyin. Sonuçta hayvansever olmak için illa kediyle köpekle evin içinde kanepede fotoğraf çektirmeye gerek yok. Hayvanları zorla evcilleştirmeye de onları evlere hayvanat bahçelerine tıkmaya da karşıyım.

Doğası diye bir şey yok, doğanın insanların yarattığı ekosistem sayesinde içine edilmiş durumda. Sokakta milyonlarca kedi köpek var ve hiç bir bakım yetmiyor, onların yaşadığı yerin üstüne konduk, onları yıllar önce evcilleştirdik sonuç olarak doğası biziz. Üretmeye karşıyım dersen elbette yanındayım, yumruk yumruğa kavga ettiğim adam da oldu hayvanlarını üretip sattığı için, yok doğası gereği dışarıda olmalıymış doğası mı kaldı bunların? hayvan besleyenlere gizli karşıtlığa kılıf aramaya gerek yok. Adam ne güzel bir video çekmiş altına gelen yoruma bak.
Hayvan besleyenlere gizli bir karşıtlığım yok, ben evde hayvan besleyenlere açık açık karşıyım. Hayvanseverlik ve hayvan beslemek bambaşka şeyler. Hayvanseverlik insani bir duygu iken hayvan beslemek ise modadan başka bir şey değil. Evet hayvanların doğasını mahvettik fakat kedi için evin şu anki doğadan daha iyi olduğunu nereden biliyoruz. Yani bir kedinin tek ihtiyacı hazır mama yiyip, sıcak bir evde oturmak mı? Kendi ideal(!) yerleşik hayatımızı hayvana da dayatıyoruz. "Evet kedi senin için en iyi olana ben bilirim çünkü ben bir insanoğluyum." Vaktinde doğaya salınmış olan yılkı atları haralardaki atlardan çok daha mutludur mesela. Bu kedi köpek için neden olmasın. Bir fare doyasıya dışarıda yaşarken ve biz bunu hiç dert etmezken kedi ve köpek neden yaşayamasın. Bu hayvanları tek suçu ponçik olmaları mı? Lol. Benim şansıma bizim ev bahçeli kırsal bir yerde. Her et ürünü yediğimizde birkaç parça ayırıp bahçeye koyarız. Müdavim üç tane kedi var. Yemek olunca gelip yerler, kimi zaman sabahtan akşama kadar kapının önünde dururlar kimi zaman da günlerce ortada gözükmezler. Bazı sabahlar uyandığımızda bakarız bir fare öldürmüş hayrına gelip kapımızın önüne koymuşlar. Bir hayvan için de olması gereken budur, istediği zaman istediği yere gidebilmesi. Sahibi işe giderken evin bir odasına kitlenmek değil. Her şeyi geçtim de hoca diyor ki hiç olmadı muhabbet kuşu besleyin. Yani Avusturalya'da yaşayan bir kuşu sırf tüylerinin rengi güzel diye Türkiye'ye getirip evde bir kafese koymak ve ötüşünü dinlemek insanların vicdanına nasıl sığıyor. Hayvancağız kanat bile çırpamıyor, en fazla bir çubuktan başka bir çubuğa zıplıyor. Seni eğlendirsin diye eve sesi güzel bir köle alıp bir köşeye zincirlemekten ne farkı var ki bunun?
Peki bu yediğimiz hayvanların da doğada kendi yaşam döngülerini kendileri diledikleri gibi geçirme hakları yok mu? Bir muhabbet kuşunu kafese tıkmak ki benim de muhabbet kuşlarım var kafese istediklerinde girerler, napiyim avusturalyada ormana mı bırakayım hayvanları, 1 aylık tavuğu, gezmeyen tavuk, hiç gezmemiş tavuğu, sırf midemiz bayram etsin diye seri üretilen tavuğu yemek çok mu insani?
Ben de bunu anlamıyorum. Kuzu filan yiyorsunuz dimi? O koyuna sordunuz mu yavrusunu pişirmenize acaba ne der?
Ha ben de tavuk yiyorum, balık yiyorum, et yiyorum. İnsanım çünkü. Yemem lazım. Doğa benim için var. Her şey benim için
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Bu hayvan haklarına gereksiz duyar kasanlar sayıları değişken olmakla birlikte her yerde bulunabilirler, unutulmamalıdır ki sadece onlar empati yapabilir, diğer homo erectuslar hayvanları zalimce sıcak evlerinde hapsederken bu tür, doğadaki hayat savaşının ortasına hayvanları terk ederek şüphesiz onların iyiligini düşünür ve bu savaşa yediği yemeklerin artıklarıyla müdahale edip kendini az da olsa şımartır :). Toplumun yaşam tarzına olan bu karşı çıkış onu özel birisiymiş gibi hissettirir, kendi türünden olan dişileri etkilediğini görüp kendiyle gurur duyar. Diğer homo erectuslar köle gibi kedilerin dışkılarını temizleyedursun; bu tür, gelişmiş beyinleri sayesinde hayvan deneyleri sonucu üretilmiş ilaçlarla sağlığına kavuşur, yemekte etin en yağ dağılımı homojen olan bölgesi antrikot kısmını tavada kızartıp yer, marketten sütünü alır kahvesine karıştırır ve "doğal ortamından alıkonulan maymunlarda muz yeme alışkanlığının değişimi" adlı makalenin özetini okur, onlar adına 2 saniye kadar üzülür ve kaz tüyü yastığının üzerinde uyuyakalır.
Kullanıcı avatarı
iran kedisi, evde yaşamak için 1000 yıldan uzun süredir, 100lerce nesilde evrimleşmiştir. hatta yapay seleksiyona uğramıştır. en basık burunluları çiftleştirmişler ki hayvan uyku apnesine girsin 22 saat uyusun, hala yorgun görünsün. ya da teacup yorkshire terrier? doğa da yeri yok.

yine de duyar kasanlar bence iyi insanlar. ama sokak hayvanlarının çok güzel bir hayatı yok. vahşilerinde hayatı pek güzel değil. nature is metal diye subreddit var bakın. asıl vahşet savanada, serengeti de. 10 yavrudan sadece 2 si erişkinliğe ulaşıyor aslanlarda...