Perşembe , Ekim 17 2019
Doktorca Haberin Adresi...
Kullanıcı avatarı
Bahçelievler'deki özel bir hastanede çalışan Psikiyatri Uzmanı Dr. Fikret Hacıosman'ı silahla vurarak öldürdüğü iddia edilen hastası Serhat Tunçdemir'in "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan yargılanmasına devam edildi. Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, sanık Serhat Tunçdemir'in ''ceza sorumluluğunun tam olduğu" değerlendirilmesinde bulunuldu

Bahçelievler'deki özel bir hastanede çalışan Psikiyatri Uzmanı Dr. Fikret Hacıosman'ı silahla vurarak öldürdüğü iddia edilen hastası Serhat Tunçdemir'in "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan yargılanmasına devam edildi.

Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Serhat Tunçdemir ile Fikret Hacıosman'ın eşi Perihan Mutlu Hacıosman ve tarafların avukatları katıldı.

Mahkeme Başkanı Hasan Arı, Adli Tıp Kurumundan sanıkla ilgili istenen raporun geldiğini söyledi.

Raporda, Serhat Tunçdemir'in muayenesi, müşahedesi, tetkikleri ve adli dosyasının incelemesi neticesinde, ceza sorumluluğunu etkileyecek veya ortadan kaldıracak mahiyette herhangi bir akıl hastalığı ya da akıl zayıflığının tespit edilmediği belirtildi.


Suçun işlendiği tarihte de sanığın herhangi bir akli arıza içinde olduğuna delalet edecek tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı belirlenen raporda, Serhat Tunçdemir'in 2 Ekim 2018'de "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma" ile "tasarlayarak öldürme" suçuna karşı ceza sorumluluğunun tam olduğu değerlendirilmesine yer verildi.

Sanık Tunçdemir'in avukatı raporu kabul etmediklerini belirterek, "Raporda savunma özetlenmiş, iddianame yazılmış, muayene ve müşahede sonunda hastalıkları ile ilgili bilgileri yazılmış, sanığın rahatsızlığına dair bulgular yazılmış, sonuç olarak ceza sorumluluğunun tam olduğundan bahsedilmiştir. Bu bulgular ile hukuk mahkemesinde kısıtlılık kararı verilebilir. Raporun, ölen kişinin doktor olduğundan dolayı verildiğini akla getirmiştir. Raporu kabul etmiyoruz. Yeniden rapor alınmasını istiyoruz. Rapor çelişkilidir. Müvekkilim cezaevinde intihara teşebbüs etmiştir." diye konuştu.

Sanık avukatının talebine ilişkin görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı Sait Yakışan, sanık hakkında yeniden bir rapor alınmasını talep ederek, sanığın tutukluluk halinin devamını istedi.

Mahkeme heyeti de Adli Tıp Gözlem İhtisas Dairesinden gönderilen raporun denetime elverişli bir şekilde yeniden değerlendirilmesi için bu kez Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilmesine hükmetti.

Sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, duruşmayı erteledi.


- İddianameden

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, olay tarihinde 18 yaşında olan lise öğrencisi sanık Tunçdemir'in, Bahçelievler'de özel bir hastanede çalışan Psikiyatri Uzmanı Fikret Hacıosman'a 2018'de 4 kere muayene olarak, psikiyatri desteği aldığı belirtiliyor.

Sanık Tunçdemir'in muayene bilgileri olarak takıntı, ellerde titreme, içe kapanıklık, öfke, sese tahammülsüzlük, asosyal stres, gerginlik, evden çıkamama, vesvese, saçma sapan düşünceler, okula gitmek istememe, uykusuzluk ve hırçınlık şikayetlerinin bulunduğu belirtilen iddianamede, sanığın obsesif kompulsif bozukluk ve psikotik belirtili ağır depresif nöbet tanısıyla tedavisinin yapıldığı bilgisine yer veriliyor.

İddianamede, sanığın "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması isteniyor.
Kaynak:Tımeturk
Kullanıcı avatarı
'Raporun, ölen kişinin doktor olduğundan dolayı verildiğini akla getirmiştir'

şimdi bu ceza ehliyeti yanlış anlaşılıyor, zaten anlayabilecek olan avukat sayısı azdır yeni fakülteler ile. bir insanın ceza ehliyeti değerlendirilir iken olay ve o anki veya süregelen hastalık durumu değerlendirilir. yani somut örnek vermek gerekirse bir insan 'psikotik bozukluk' olup, sanrısı eşinin onun aldattığı ise, marketten para çalma konusunda ceza ehliyeti 'tam'dır. Ya da silah alıp doktoru öldürecek becerisi var, hastaneye beline silah takıp gidiyor ise bu insanın şizofreni hastası olması hiç bir şeyi değiştirmez. Kendi söylemiş ceza evinde intihara kalkışmış, demek ki suçluluk hissediyor ve cezayı algılayabiliyor.

neyse umarım bir sonraki sefer de başaramazsın ve cezanı yaşarsın, o kadar kolay olmamalı. avukatın da iğrenç, çirkin, ahlaksız savunmaları zaten ülkemizde bir klasik.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
tedi yazdı:
09.10.2019 - 13:58:01
'Raporun, ölen kişinin doktor olduğundan dolayı verildiğini akla getirmiştir'

şimdi bu ceza ehliyeti yanlış anlaşılıyor, zaten anlayabilecek olan avukat sayısı azdır yeni fakülteler ile. bir insanın ceza ehliyeti değerlendirilir iken olay ve o anki veya süregelen hastalık durumu değerlendirilir. yani somut örnek vermek gerekirse bir insan 'psikotik bozukluk' olup, sanrısı eşinin onun aldattığı ise, marketten para çalma konusunda ceza ehliyeti 'tam'dır. Ya da silah alıp doktoru öldürecek becerisi var, hastaneye beline silah takıp gidiyor ise bu insanın şizofreni hastası olması hiç bir şeyi değiştirmez. Kendi söylemiş ceza evinde intihara kalkışmış, demek ki suçluluk hissediyor ve cezayı algılayabiliyor.

neyse umarım bir sonraki sefer de başaramazsın ve cezanı yaşarsın, o kadar kolay olmamalı. avukatın da iğrenç, çirkin, ahlaksız savunmaları zaten ülkemizde bir klasik.
bunu davacı avukata da göndermek lazım..