Cuma , Aralık 6 2019
Doktorca Haberin Adresi...
Kullanıcı avatarı
Türkiye'nin 10. şehir hastanesi olan ve yapımı tamamlanarak hizmete hazır hale getirilen bin 355 yatak kapasiteli Bursa Şehir Hastanesinde hasta kabulüne 16 Temmuz'da başlanacak

Bursa Valisi Yakup Canbolat, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, İl Sağlık Müdürü Dr. Özcan Akan, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ile diğer yetkililer, hastanede yürütülen çalışmaları inceledi.

Vali Canbolat, merkez Nilüfer ilçesi Doğanköy mevkisindeki hastanenin konferans salonunda yapılan değerlendirme toplantısında, Bursa'ya 5 yıldızlı otel konforunda bir hastane kazandırıldığını söyledi.

Şehir Hastanesinin ülkeye ve Bursa'ya hayırlı olmasını dileyen Canbolat, "Devletimiz, hükümetimiz gerçekten 5 yıldızlı otel konforunda bir hastaneyi vatandaşımızın hizmetine sunuyor. Ben de Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere bu hastanenin kentimize kazandırılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." dedi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Aktaş da bu sağlık kompleksinde bütün detayların düşünüldüğünü ifade etti.

En fazla merak edilen konulardan birinin, hastaneye ulaşım olduğunu dile getiren Aktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu konuda Büyükşehir Belediyesi olarak özellikle otobüs seferleriyle ilgili çalışmamızı yaptık. Demirtaş, BursaRay Küçük Sanayi İstasyonu ve Organize Sanayi Bölgesi İstasyonu merkezli otobüs seferlerimizi cuma günü başlatıyoruz. Metro seferleriyle eş güdümlü olacağı için 7-7,5 dakikada bir sefer yapılmış olacak. Bu ulaşımın ilk etabı. İkinci etapta da Bülent Ecevit Bulvarı'nın hastaneye kadar ulaşması var. Burada yaklaşık 20-25 milyon liralık bir kamulaştırma yapılması gerekli. Üçüncü aşama ise raylı sistemin hastaneye kadar uzatılması. Emek hattının yaklaşık 5,5 kilometre kadar uzatılması. Bu da 1,5-2 yıllık bir süreç alacak. Halkımızın, şehir hastanesine ulaşımının sorunsuz sağlanması için elimizden gelen tüm çalışmayı yapıyoruz."

"Şehir içindeki hastanelerin kapatılacağı" iddiası

İl Sağlık Müdürü Akan ise yaptığı sunumda Bursa Şehir Hastanesinin donanım ve kapasitesi hakkında bilgiler verdi.

Şehir içindeki hastanelerin kapatılacağı iddiasına değinen Akan, deprem yönetmeliğine uygun olmadığı için haklarında riskli yapı raporu bulunan Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Hastanesi ile Zübeyde Hanım Doğumevi Hastanesinin taşınacağını aktardı.

Akan, Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi ile Muradiye Devlet Hastanesinin yapılacak modernizasyon çalışmalarıyla 250 yataklı butik bir hastane şeklinde hizmete devam edeceğini anlattı.

Kapatılacak hastanelerdeki yatak sayısının 773 olduğunu, buna rağmen Şehir Hastanesi ile toplam 365 yatak sayısı ve 109 yoğun bakım yatak sayısı artışı olacağını vurgulayan Akan, Bursa'daki devlet hastanelerinde yatak sayısının 5 bin 797'ye, özel hastanelerle de bu sayının 7 binin üzerine çıktığını belirtti.

Hasta kabulüne 16 Temmuz'da başlanacak

Doğanköy mevkisinde 745 bin 365 metrekare alanda yapılan, bünyesindeki Genel, Kadın-Doğum Çocuk, Kalp Damar, Onkoloji, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon (FTR), Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri (YGAP) olmak üzere 6 farklı hastanede toplam bin 355 yatak kapasitesi bulunan Bursa Şehir Hastanesi, 16 Temmuz Salı günü hasta kabulüne başlayacak.

Genel Hastanede 308, Kadın-Doğum Çocuk Hastanesinde 222, Kalp-Damar Hastanesinde 271, Onkoloji Hastanesinde 254, FTR Hastanesinde 200, YGAP Hastanesinde 100 yatak bulunuyor.

403 poliklinik, 49 ameliyathane, 217 yataklı çocuk ve yetişkin yoğun bakım ünitesi ile günlük 2 bin 110 acil hastaya müdahale ve toplamda da 36 bin 200 hasta sirkülasyonu öngörülen kompleks bünyesinde yer alan FTR Hastanesi, 200 yatak kapasitesi ile Türkiye'nin en büyüğü konumunda olacak.
Kaynak :memurlar.net
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Ankaradaki şehir hastanesi de aynı şekilde İstanbuldaki bir kısım hastanede(yedikule şişli etfal samatya vs) yeni açılan Şehir hastanelerine aktarılmak isteniyor.

şimdi soruyorum ne değişti yeni hastane mi açmış olduk hani hastane sayısı yeterli değildi(ki kesinlikle yeterli değil özellikle istanbul için) şehir hastanesi diye açıp eski hastaneleri birleştirmek nasıl bir mantıktır ya!

bu olsa olsa şark kurnazlığıdır.bunun mevcut hastanelerin işleyişini bozacağı aşikar
çünkü bunlar eah hastanesi her birinin farklı hocaları farklı bir işleyişi var öyle birleştiriyorum demekle olmaz bir sürü yönetimsel sorun da çıkacak.

ayrıca bunun en önemli noktası rant yönü bu hastaneler tamamen sağlık bakanlığına bağlıydı yani bakanlık mevcut hastaneler için yüklenici firma vs. para ödemiyordu şimdi şehir hastanelerini yapan firmalar bu hastanelerin gelirlerini 25 yıllığına yapım bedeline karşılık kiralamış.üstelik sözleşmeyi kime göstersen böyle sözleşme mi olur diye isyan eder

devlet arsasını adama tahsis ediyor hastane yaptırmak için atıyorum 500 milyon lira tabiki bunlarda o kadar nakit bulunmaz gidiyorlar devletin bankasından kredi çekiyorlar ardından bir de inşaatı taşeron firmaya 300 milyona yaptırıyorlar

aldıkları kalan parayı da faize yatırıyorlar kredi aldıkları bankada devlet bankası sonra ödemeyince tekrardan yapılandırıyorlar borcu bir kısmını da siliyorlar üstelik herşey bitiyor devlet 25 yıllığına işletme hakkını ihaleyi alan firmaya veriyor üstelik %70 hasta garantisi vererek %70 dolmayınca bir de oradan her gün her sene milyonlarca lira ödemek zorunda kalıyor devlet.yahu adamların cebinden 1 lira çıkmadan bir iş bile yapmadan milyarlarca lira kazanmış oluyorlar.

sorarım size böyle yap-işlet-devret mi olur?bu sözleşmeyi yapan yetkililer sizin kendi arsanız olsa biriyle böyle bir sözleşme imzalar mısınız?
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
78dhyatama yazdı:
10.07.2019 - 16:22:12
Ankaradaki şehir hastanesi de aynı şekilde İstanbuldaki bir kısım hastanede(yedikule şişli etfal samatya vs) yeni açılan Şehir hastanelerine aktarılmak isteniyor.

şimdi soruyorum ne değişti yeni hastane mi açmış olduk hani hastane sayısı yeterli değildi(ki kesinlikle yeterli değil özellikle istanbul için) şehir hastanesi diye açıp eski hastaneleri birleştirmek nasıl bir mantıktır ya!

bu olsa olsa şark kurnazlığıdır.bunun mevcut hastanelerin işleyişini bozacağı aşikar
çünkü bunlar eah hastanesi her birinin farklı hocaları farklı bir işleyişi var öyle birleştiriyorum demekle olmaz bir sürü yönetimsel sorun da çıkacak.

ayrıca bunun en önemli noktası rant yönü bu hastaneler tamamen sağlık bakanlığına bağlıydı yani bakanlık mevcut hastaneler için yüklenici firma vs. para ödemiyordu şimdi şehir hastanelerini yapan firmalar bu hastanelerin gelirlerini 25 yıllığına yapım bedeline karşılık kiralamış.üstelik sözleşmeyi kime göstersen böyle sözleşme mi olur diye isyan eder

devlet arsasını adama tahsis ediyor hastane yaptırmak için atıyorum 500 milyon lira tabiki bunlarda o kadar nakit bulunmaz gidiyorlar devletin bankasından kredi çekiyorlar ardından bir de inşaatı taşeron firmaya 300 milyona yaptırıyorlar

aldıkları kalan parayı da faize yatırıyorlar kredi aldıkları bankada devlet bankası sonra ödemeyince tekrardan yapılandırıyorlar borcu bir kısmını da siliyorlar üstelik herşey bitiyor devlet 25 yıllığına işletme hakkını ihaleyi alan firmaya veriyor üstelik %70 hasta garantisi vererek %70 dolmayınca bir de oradan her gün her sene milyonlarca lira ödemek zorunda kalıyor devlet.yahu adamların cebinden 1 lira çıkmadan bir iş bile yapmadan milyarlarca lira kazanmış oluyorlar.

sorarım size böyle yap-işlet-devret mi olur?bu sözleşmeyi yapan yetkililer sizin kendi arsanız olsa biriyle böyle bir sözleşme imzalar mısınız?
Yalnızca hastaneler değil yap işlet devret modeline göre yapılan çoğu projede böyle yapılıyor. Ben siz veya cebinde 5 kuruş parası olmayan başkası da yapabilir. Ne kadar güzel sistem değil mi :)
Kullanıcı avatarı
Yatak sayısı artıyor diye göz göre göre yalan söylemiş sağlık müdürü. Devlet hastanesi 600 yataklıydı burada 300 yatak verildi. Göğüs hastanesi 135 yataklıydı burada 65 yatak verildi. Yani kapatılacak hastanelerin yatak sayısı yarısına indirildi. Hayırlı olsun artık ne diyelim artık bu saatten sonra.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Wohe yazdı:
10.07.2019 - 23:21:30
78dhyatama yazdı:
10.07.2019 - 16:22:12
Ankaradaki şehir hastanesi de aynı şekilde İstanbuldaki bir kısım hastanede(yedikule şişli etfal samatya vs) yeni açılan Şehir hastanelerine aktarılmak isteniyor.

şimdi soruyorum ne değişti yeni hastane mi açmış olduk hani hastane sayısı yeterli değildi(ki kesinlikle yeterli değil özellikle istanbul için) şehir hastanesi diye açıp eski hastaneleri birleştirmek nasıl bir mantıktır ya!

bu olsa olsa şark kurnazlığıdır.bunun mevcut hastanelerin işleyişini bozacağı aşikar
çünkü bunlar eah hastanesi her birinin farklı hocaları farklı bir işleyişi var öyle birleştiriyorum demekle olmaz bir sürü yönetimsel sorun da çıkacak.

ayrıca bunun en önemli noktası rant yönü bu hastaneler tamamen sağlık bakanlığına bağlıydı yani bakanlık mevcut hastaneler için yüklenici firma vs. para ödemiyordu şimdi şehir hastanelerini yapan firmalar bu hastanelerin gelirlerini 25 yıllığına yapım bedeline karşılık kiralamış.üstelik sözleşmeyi kime göstersen böyle sözleşme mi olur diye isyan eder

devlet arsasını adama tahsis ediyor hastane yaptırmak için atıyorum 500 milyon lira tabiki bunlarda o kadar nakit bulunmaz gidiyorlar devletin bankasından kredi çekiyorlar ardından bir de inşaatı taşeron firmaya 300 milyona yaptırıyorlar

aldıkları kalan parayı da faize yatırıyorlar kredi aldıkları bankada devlet bankası sonra ödemeyince tekrardan yapılandırıyorlar borcu bir kısmını da siliyorlar üstelik herşey bitiyor devlet 25 yıllığına işletme hakkını ihaleyi alan firmaya veriyor üstelik %70 hasta garantisi vererek %70 dolmayınca bir de oradan her gün her sene milyonlarca lira ödemek zorunda kalıyor devlet.yahu adamların cebinden 1 lira çıkmadan bir iş bile yapmadan milyarlarca lira kazanmış oluyorlar.

sorarım size böyle yap-işlet-devret mi olur?bu sözleşmeyi yapan yetkililer sizin kendi arsanız olsa biriyle böyle bir sözleşme imzalar mısınız?
Yalnızca hastaneler değil yap işlet devret modeline göre yapılan çoğu projede böyle yapılıyor. Ben siz veya cebinde 5 kuruş parası olmayan başkası da yapabilir. Ne kadar güzel sistem değil mi :)
size bize pek uğramaz hocam hipotermi-asidoz-koagulopati gibi bir ölüm üçlüsü var bu ihaleleri hep onlar alıyor.bu ölüm üçlüsü için kamu ihale kanunu 16 yılda 186 defa değiştirildi.bakın bir şiddet yasası için 16 yıldır üzerinde çalışıyoruz diyenler iş kamu ihale kanuna gelince 186 defa değiştirebiliyorlar açın kamu ihale kanununun maddelerine bakın z ye kadar istisna konan maddeler var yani bir madde var z ye kadar şu tabi değildir bu tabi değildir diye istisna madde koyulmuş.
78dhyatama yazdı:
11.07.2019 - 00:57:36
Wohe yazdı:
10.07.2019 - 23:21:30
78dhyatama yazdı:
10.07.2019 - 16:22:12
Ankaradaki şehir hastanesi de aynı şekilde İstanbuldaki bir kısım hastanede(yedikule şişli etfal samatya vs) yeni açılan Şehir hastanelerine aktarılmak isteniyor.

şimdi soruyorum ne değişti yeni hastane mi açmış olduk hani hastane sayısı yeterli değildi(ki kesinlikle yeterli değil özellikle istanbul için) şehir hastanesi diye açıp eski hastaneleri birleştirmek nasıl bir mantıktır ya!

bu olsa olsa şark kurnazlığıdır.bunun mevcut hastanelerin işleyişini bozacağı aşikar
çünkü bunlar eah hastanesi her birinin farklı hocaları farklı bir işleyişi var öyle birleştiriyorum demekle olmaz bir sürü yönetimsel sorun da çıkacak.

ayrıca bunun en önemli noktası rant yönü bu hastaneler tamamen sağlık bakanlığına bağlıydı yani bakanlık mevcut hastaneler için yüklenici firma vs. para ödemiyordu şimdi şehir hastanelerini yapan firmalar bu hastanelerin gelirlerini 25 yıllığına yapım bedeline karşılık kiralamış.üstelik sözleşmeyi kime göstersen böyle sözleşme mi olur diye isyan eder

devlet arsasını adama tahsis ediyor hastane yaptırmak için atıyorum 500 milyon lira tabiki bunlarda o kadar nakit bulunmaz gidiyorlar devletin bankasından kredi çekiyorlar ardından bir de inşaatı taşeron firmaya 300 milyona yaptırıyorlar

aldıkları kalan parayı da faize yatırıyorlar kredi aldıkları bankada devlet bankası sonra ödemeyince tekrardan yapılandırıyorlar borcu bir kısmını da siliyorlar üstelik herşey bitiyor devlet 25 yıllığına işletme hakkını ihaleyi alan firmaya veriyor üstelik %70 hasta garantisi vererek %70 dolmayınca bir de oradan her gün her sene milyonlarca lira ödemek zorunda kalıyor devlet.yahu adamların cebinden 1 lira çıkmadan bir iş bile yapmadan milyarlarca lira kazanmış oluyorlar.

sorarım size böyle yap-işlet-devret mi olur?bu sözleşmeyi yapan yetkililer sizin kendi arsanız olsa biriyle böyle bir sözleşme imzalar mısınız?
Yalnızca hastaneler değil yap işlet devret modeline göre yapılan çoğu projede böyle yapılıyor. Ben siz veya cebinde 5 kuruş parası olmayan başkası da yapabilir. Ne kadar güzel sistem değil mi :)
size bize pek uğramaz hocam hipotermi-asidoz-koagulopati gibi bir ölüm üçlüsü var bu ihaleleri hep onlar alıyor.bu ölüm üçlüsü için kamu ihale kanunu 16 yılda 186 defa değiştirildi.bakın bir şiddet yasası için 16 yıldır üzerinde çalışıyoruz diyenler iş kamu ihale kanuna gelince 186 defa değiştirebiliyorlar açın kamu ihale kanununun maddelerine bakın z ye kadar istisna konan maddeler var yani bir madde var z ye kadar şu tabi değildir bu tabi değildir diye istisna madde koyulmuş.
İhaleleri alanların ( önceden kimin alacağı belli olan ) hiç bir yatırım koymadan , cebinden hiç harcamadan hiç riske girmeden üstüne de %100 kar garantisine bakınca kimlere verilip kimlere verilmeyeceği aşikar da neyse. Bu arkadaşlar yattığı yerden para kazanacak diye çalışan personelin ek ödemeleri yapılmıyor birde ne günlere kaldık...