Salı , Ekim 22 2019
Doktorca Haberin Adresi...
Kullanıcı avatarı
Ceza puanları gerekçe gösterilerek sözleşmesi feshedilen Dr. Kasım Kanan, aile hekimliğinde ceza puanının mobbinge varan bir sisteme dönüştüğünü söyledi

Diyarbakır’da 1’i Diyarbakır Tabip Odası (DTO) yöneticisi 3 aile hekiminin sözleşmelerinin ceza puanları gerekçe gösterilerek feshedilmesi tepkilere neden oldu. Sağlık örgütleri, ceza puanın hekimler üzerinde bir cezalandırma yöntemi olarak kullanıldığını belirterek, hekimlerin geleceğinin yöneticilerin insafına bırakıldığına dikkat çekti.

"SORUNLARINA YENİLERİNİ EKLİYOR"
Diyarbakır Tabip Odası (DTO) Yönetim Kurulu ve Türk Tabipler Birliği (TTB) Aile Hekimi Kol Yürütme Kurulu üyesi Dr. Sinan Gülşen, 2005 yılında Düzce’de pilot uygulamasıyla başlatılan aile hekimliğinin, iddia edildiği gibi birinci basamak sağlık hizmetlerindeki sorunları çözmediğini ve var olan sorunlara yenilerini eklediğini söyledi.

"1 DOKTOR 4 BİN HASTAYA BAKIYOR"
Aile hekimliğinde bir doktor ile bir hemşirenin 4 bin hastaya bakmak ile yükümlü olduğunu ve bunun merkezinde hekimin yer aldığını belirten Gülşen “Bu da sıkıntıların ortaya çımasına sebep oluyor. Kolektif bir çalışma yerine hekimin merkeze alındığı bir çalışma ortaya konuluyor. Tüm işlere yetişemeyen hekime de ceza puanı kesiliyor. Ceza puanlarına ilişkin bize birçok yerden şikayetler geliyor. Bu şikayetler de ceza puanın nasıl uygulandığını gözler önüne seriyor aslında” diye konuştu.

Hekimler olarak bu ceza puanın tehdit aracı olarak kullanılmasına son verilmesini talep ettiklerini anlatan Gülşen, oda yöneticileri Dr. Kasım Kanan’ın da aralarında bulunduğu 3 aile hekiminin sözleşmesinin haksız ve keyfi olarak feshedildiğini hatırlatarak “Bu fesihler aile hekimlerinin çalışma huzurunu daha çok bozuyor ve yürütülen birinci basamak sağlık hizmetlerine hiçbir faydası olmuyor” değerlendirmesinde bulundu.

"YÖNETİCİ İSTEDİĞİ KİŞİYE CEZA KESİYOR"
Ceza puanı nedeniyle sözleşmesi feshedilen DTO yöneticisi Dr. Kasım Kanan ise, aile hekimliğinde ceza puanının mobbinge varan bir sisteme dönüştüğünü dile getirerek, “Aynı suça, aynı ceza verilmiyor. İş yükümlüğünün ağırlığından kaynaklı kanser taramasına yetişemediğim için 2 defa ceza puanı aldım. Ağır iş yükünden kaynaklı hedef nüfus kitlesine ulaşmamız imkansız. Diyarbakır’da hekimlerinin yüzde 80’i ulaşamıyor. Ancak ceza puanı yöneticinin inisiyatifinde olduğu için istediği kişiye ceza kesebiliyor. Topuk kanı almadan ceza yedim. Topuk kanı aldığımız çocuğun kanının tekrar alınması istendi. Bunun üzerine aradığımız aile, gelmeyeceğini söyledi. Ailenin gelmek istememesi bize ceza puanı olarak kesildi. Bu ve buna benzer örnekler ile 125 ceza puanı verilerek sözleşmem feshedildi” dedi.

"HASTAYA TİCARİ GÖZLE BAKILIYOR"
Ceza puanı verme yetkisinin Sağlık Bakanlığı tarafından Sağlık Müdürlüğü’nde görevli yöneticilere verildiğini kaydeden Kanan, “Bu sistemde performansa göre ücret alındığı için hastaya ticari gözle bakılıyor. Bunun yansımaları oluyor tabi. Hekimin hastaya müşteri gözü ile bakması olayı gelişiyor” dedi.

İTİBAR ZEDELEMESİ
Aile Hekimliğinden sözleşmesi feshedilen kişinin eski görevine geri döndüğünde itibar zedelenmesi yaşadığını belirten Kanan “Ceza puanı alarak görevinden alınan biri eksik iş yapan biri olarak görülüyor ve hastaların yaklaşımı da bu biçimde gerçekleşiyor. Zan altında kalıyor. İşini yapamayan bir hekim olarak gösteriliyor" dedi.

Hekimlerin verilen kararlara karşı yaptığı hukuki başvurularının da ceza puanı olarak geri döndüğüne dikkat çeken Kanan, bu sistemin kaldırılmasını istedi.
Kaynak :evrensel
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Adaletsiz davranılması , aynı seyi yapmayan kisilere farklı puanlar verilmesi yanlıs ancak iş yükünden dolayı kanser taraması yapılamadıgı söylemi tamamen ajitasyon.aile hekimlerinin off yaptıgını , işe gelince sadece rpt yaptıklarını bilmesek belki inandrıcı olabilirdi.sorun su ki bircok aile hekiminin işyükü uzman olarak hastanelerde calısan hekimlerin 20 de biri bile degil ona ragmen işlerini yapmıyorlarsa en azından dosdogru acıklama yapsınlar
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Bu konuda eli rahat yöneticilerin sonuçta aile hekimliğine geçmek isteyen çok. Ya istenileni yaparsınız ya da acile geri dönersiniz diyorlar bir nevi anladığım kadarıyla. Uzman aile hekimleri geldikçe pratisyenler daha da zorlanacak diye düşünüyorum.

Ayrıca aile hekimlerinin yoğunuz demesi de ayrı komik oluyor bilmesek inanacağız...
Doğru adımların atılıyor olması sevindirici. Özellikle Doğuda aile hekimliği hem yatış hem de tus çalışılacak bir kapı olarak görülüyordu en yüksek sorumluluğa sahip branşlardan biri olmasına rağmen. Bunun da en önemli sebebi denetimsizlikti. Sistemdeki çürüklerin ayıklanıyor olması güzel olmuş.