Çarşamba , Temmuz 24 2019
Doktorca Haberin Adresi...
Kullanıcı avatarı
Prof. Dr. Mehmet Özkan, kalp kapaklarında pıhtı eritme tedavisiyle literatüre girdi. Ölüm riskini yüzde 1’e indirmeyi başaran Prof. Dr. Özkan, yöntemlerine “Troya” ve “Promete” adını verdi

Resim

Metal kalp kapaklarında oluşan pıhtının kopması halk arasında bilinen ismiyle inmeye (felç) yol açıyor. Türkiye'de her 14 dakikada bir kişi inme geçiriyor. Ülkemizde 2017'de inme nedeniyle 40 bin kişi yaşamını yitirdi. Kalp kapaklarında pıhtı eritme tedavisine getirdiği yeni yöntemle ölüm riskini yüzde 1'e indiren Prof. Dr. Mehmet Özkan, dünyada da büyük ses getiren ve literatüre giren yöntemlerine "Troya" ve "Promete" adını verdi.

PARÇA KOPMASI EN RİSKLİ OLAY

Sabah Gazetesinden Didem Seymen'in haberine göre; kalp krizinden inmeye, bacaktaki toplardamarlarda pıhtı oluşumundan akciğerlere giden pıhtı tıkacına kadar birçok ölümcül hastalığın ana nedeni; yersiz pıhtılaşmadır. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Özkan, kalp kapaklarında pıhtı oluşması halinde üç yöntemin kullanıldığına dikkat çekti.

Prof. Dr. Özkan, "Birincisi, hastaya serum içinde heparin denen kan sulandırıcı maddeyi vermektir. Onun etkisi yok denecek kadar azdır. Büyük pıhtıda heparinin hiç yeri yoktur. İkincisi cerrahidir. Cerrahide de 100 hastadan 18'ini kaybediyoruz. Üçüncüsü ise serumun içine karıştırılıp damardan enjekte edilen pıhtı eriticidir. Dünyada 1971'den beri yapılmaktadır. Kapaktaki pıhtıyı eritiyor. Hızlı yapıldığından pıhtıyı koparıp atabiliyor. En tehlikelisi ise pıhtı eritici yaparken parçanın kopması ve beyin felcine neden olmasıdır" dedi.

DOZU İNDİRİP SÜREYİ ARTIRDI

2002'ye kadar bu tedavi yöntemini uygulamaya devam ettiklerini belirten Prof. Dr. Özkan, "Biz uygulama şeklini, veriliş protokolünü, ilacın dozunu değiştirerek bu kopmaları nasıl engelleyebiliriz, pıhtı erirken kopmayı azaltabilir miyiz, mide ve beyin kanamalarını riskini azaltabilir miyiz; bu gibi soruların cevabını aradık. Öncelikle tedavinin klasik uygulanan 1-1.5'lik saatlik uygulama saatini artırarak üç saate çıkardık. Bir şeylerin değişmeye başladığını ama anlamlı olmadığını gördük" şeklinde konuştu. İlk kez 2005'te verilen dozu yarıya indirip verilme süresini 6 saate çıkardıklarına dikkat çeken Özkan, "İşte bu kez işler çok değişti. Hatta bunu gebe hastalar ile diğer metal kapakta pıhtı olan hastalarda da uyguladık ve yıllar içinde gördük ki başarı oranı sabit fakat komplikasyon oranı anlamlı derecede azaldı. Yüzde 15-18 olan pıhtı atma oranının bir anda yüzde 5'lere indiğine şahit olduk" diye konuştu.

ABD'DE KAYNAK GÖSTERİLDİ

Prof. Dr. Mehmet Özkan, dünyaya yöntemi nasıl duyurduklarını şöyle anlattı: "Bu yöntemi 124 hastada uyguladık. Bu çalışma için muazzam bir rakam. Çalışmamız Amerika'da JACC dergisinde yayımlandı. Adını 'Troya' olarak adlandırdık. Bir Anadolu şehrinin dünyada bilinirliği artsın istedik. Aynı yılın sonlarında hamilelerde yaptığımız tedavi şekli olan 'Gebeler' ise dünyanın kardiyoloji alanında ikinci büyük dergisi olan Circulation'da hakem eleştirisi almadan direkt kabul edildi. Mart 2017'de Amerikan Kalp Cemiyeti, bu çalışmalarımızı kaynak göstererek 'Kapak Hastalıkları Kılavuzu'nu değiştirdi. İlk yöntemimiz 'Troya' öncelikle acil hastalar için kullanılırken, ikinci yöntemimiz 'Promete' ise acil olmayan kalp pıhtısı için kullanılmaktadır."
Kaynak :sabah
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009