Perşembe , Mart 21 2019
Doktorca Haberin Adresi...
Kullanıcı avatarı
Üniversitelerarası Kurul, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç'ın önerisiyle para karşılığı yayın yaptığından "yağmacı" adı verilen dergilerde yayımlanan bilimsel makalelerin, akademik yükseltmelerde dikkate alınmaması kararını verdi

Resim

Üniversitelerarası Kurul (ÜAK), Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç'ın önerisiyle para karşılığı yayın yaptığından "yağmacı" (predatory) adı verilen dergilerde yayımlanan bilimsel makalelerin, akademik yükseltmelerde dikkate alınmamasını kararlaştırdı.

Türkiye, bu kararla dünya genelinde de hızla artan, akademik yükseltmeler için dergilerde para karşılığı yayımlanan makalelerin kullanılmasına "dur" diyen ilk ülkeler arasında yer aldı.

Üniversitelerarası Kurulun kararına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Saraç, Türkiye'deki akademik yayınların sayısına bakıldığında bir sorun görünmediğini, asıl sorunun pek çok ülkede olduğu gibi yayınların niteliğinde olduğunu ifade etti.

Bazı dergilerde yer bulan makalelerin, araştırmaların niteliğinin çok düşük olduğuna işaret eden Saraç, şu bilgileri verdi:

"Bunun sebebi araştırıldığında 'yağmacı' şeklinde tanımlayabileceğimiz para karşılığı yayın yapan dergilerin giderek artması gösterilebilir. Aslında bu, bütün dünyada bir sıkıntı, bizim ülkemize has bir durum değil. Avrupa Üniversiteler Birliği de bunun üzerine çalışıyor fakat henüz alınmış bir kararları yok. Biz ilk defa bir karar aldık ve artık bu yağmacı dergilerdeki yayınların akademik yükseltmelerde kullanılmasına müsaade etmeyeceğiz. Üniversitelerarası Kurul da YÖK'ün önerisiyle bu kararı almış oldu. Bundan sonra açık ve net şekilde ifade ediyoruz ki yağmacı dergilerde yayın yapanlar, bu yayınlarını akademik yükseltmelerde kullanamayacak. Ancak yağmacı yayıncılık ile mücadeleyi YÖK'ün son zamanlarda önem verdiği açık erişim/açık bilim çalışmalarına zarar vermeden yürüteceğiz."

Konferanslar da mercek altında
Saraç, yağmacı dergilerin yanında yağmacı konferanslar ve sempozyumları da mercek altına aldıklarını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bazı konferanslarda, para karşılığı çeşitli alanlarda sayısı beş yüzü hatta bini aşan bildiriler sunuluyor, çok farklı alanların hepsi bir yere toplanıyor. Bu uluslararası toplantılara, konferanslara evinizden de elektronik ortamda katılabiliyorsunuz, bazen katılmasanız da, doğrudan özetini de gönderseniz oluyor. Tabii bunların hepsi para karşılığı. Buna da 'dur' diyeceğiz. Bu bildiriler de atama ve yükseltmelerde kullanılamayacak. Bununla ilgili de bir düzenleme yapıyoruz. Akademik teşvik alınması için paralı kongreler düzenleniyor, dergiler çıkarılıyor. Bu, akademinin namusunu haleldar ediyor."

5 rektör rapor sundu
Söz konusu karar, YÖK Başkanı Saraç'ın önerisiyle ve ÜAK tarafından 5 üniversite rektöründen oluşan komisyonun hazırladığı rapor doğrultusunda alındı.

Raporda, yayımlanmak üzere kabul edilen makalelerde, içeriğin özgün olmasını veya çalışmanın ilgili alana yüksek etki yapma potansiyeli barındırmasını beklemeyen ve yayımlanma şartı olarak yazarlardan ücret isteyen açık erişimli dergilerin, akademik camiada "yağmacı", "şaibeli" veya "predatör" olarak tanımlandığı vurgulandı.

Bu dergilerin ana amacının olabildiğince çok makale yayımlayarak para kazanmak olduğuna dikkat çekilen raporda, "Bu amaç doğrultusunda yayımlanan makaleler nitelik, özgünlük ve etki açısından çok düşük bir standarda göre değerlendirilmekte, hızlı yayın yapma sözü ile yazarları çok sayıda makale sunmaya cezbedilmektedir." ifadelerine yer verildi.

"Yağmacı" dergilerin özellikleri belirlendi
Raporda, "yağmacı" olarak tanımlanan dergilerin özelliklerine de yer verildi. Buna göre, bu tür dergilerin özelliklerinin "yayımlama için makale işleme ücreti (Article Processing Charge) ödenmesinin zorunlu tutulması", "makaleleri hızlı yayınlama sözü verilmesi ve yayınlanması", "ilan ettiği konu dışında veya birbiriyle ilgisi olmayan birçok farklı alanda makalelere yer verilmesi", "yayın ilkeleri açıklamasının eksik olması", "yayın ilkelerinde açıkça makalelerde özgünlük, önem ve etki aranmadığının belirtilmesi", "yayınlanan araştırmanın telif hakkını saklama veya koruma politikası olmaması" ve "hakem sürecinin gerçekçi işletilmemesi, hakem görüş ve önerilerinin yazar ile paylaşılmaması" olduğu belirtildi.

Bu dergilerden ücret alınan fakat değerli ve akademik usule uygun yayın yapanlar ayrıca değerlendirilecek.

Türkiye'nin kararı dünyada ilkler arasında
ÜAK'ın aldığı karar doğrultusunda, her akademisyen, akademik yükseltmelerde makalesinin şaibeli dergilerde yayımlanmadığına ilişkin yazılı beyanda bulunacak.

Türkiye, YÖK Başkanı Saraç'ın isteği üzerine ÜAK tarafından alınan kararla, dünya genelinde, akademik yükseltmelerde ticari amaçla çıkarılan dergilerde para karşılığı yayımlanan makaleleri dikkate almayacak ilk ülkelerden olacak.

"Dünyada para karşılığı yapılan yayımlar hızla artıyor"
Dünya genelinde son yıllarda akademik unvan almak isteyen akademisyenlerin hızla artmasına karşın, kapsamlı değerlendirmeler sonucunda makale yayımlayan dergi sayısında büyük bir değişiklik olmaması ücret karşılığı yayım yapan şaibeli dergilere talebi artırıyor.

Şaibeli dergilerdeki yayınların birçoğunun bilimsel nitelik dahi taşımadığı görüşünü savunan uzmanlar tarafından, makalelerin, insanlığa yeni bilgiler sunması, bilime katkı sağlaması, ilgili alanına yenilik getiren çalışmalar olması gerektiği vurgulanıyor.
Kaynak :HaberTürk
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Bu konuda soru sorulabilir:
1-Yağmacı dergiler hangileridir, hangi listeye göre belirlenecektir? (Daha dünya karar verememiş)
2-Yağmacı dergi yayınlarıyla atama yükseltmesi yapılmış öğretim üyelerinin ünvanları geri mi alınır?(Kendine güvenen borazancıbaşı)
3-Mevcut akademik kadroların ne kadarı ÜAK doçentlik asgari şartlarını sağlamaktadır? Sağlamayanlar nasıl oluyor da kendilerinden çok yayını olan doçent adaylarına jüri olarak atanabiliniyor acep?(Olur olur çok şeetme)
Böyle akademik atılım yapamayacağımız kanaatindeyim. YÖK ün her yeni uygulaması bir öncekini mumla aratıyor maalesef. O zaman renk ve dans, oturmaya mı geldik........Ooohh yandan yandan....
Kullanıcı avatarı
Adaletli olmak istiyorlarsa;

1-Herkesin senelerden beri bildiği (Kullandığı) bu para karşı yayın yapan dergiler, açık bir şekilde yayımlanır. Akademisyenler de buna göre hareket eder. Impact factor'ü belli seviyenin altındaki yayın kuruluşları elemeni edilir.

2-Bu dergilerde yayınları olup akademik yükselme alanlar (Doç. olanlar) sonradan yaptıkları yayınlarla birlikte yeniden değerlendirmeye alınır. Kriterleri geçemeyenlerin ünvanları "askıya alınır".

3-"Bu dergilerden ücret alınan fakat değerli ve akademik usule uygun yayın yapanlar ayrıca değerlendirilecek." cümlesi çok muallakta. Kim, nasıl bu değerlendirmeyi yapacak? Bu kısmın altı doldurulur.

Yukarıda yazdıklarım yerine getirilirse, Türk akademik profili için çok ciddi prestij kaynağı olur bu. Kimse inkar etmesin, 40-50 bin harcayıp emeksiz çok kolay bir şekilde Doç olunabiliyor.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
bu dergilerin hangisinin dikkate alınacağına karar verecek kişilere zerre kadar güvenmiyorum. muhtemelen a haber veya sabah gazetesi dergi çıkarır, orada çalışması yayımlananlar direkt prof olur
Herhangi yeni cikarilan uygulama (yasa) geriye dogru isletilmez. Mevcut akedemik kadrolara dokunmalari zor ama Tubitak, BAP gibi yerlerden odenek almak icin bu dergiler bundan sonra kullanilmaz. Bunun disinda alina karar cok olumlu devamini getirirler umarim. Ilgilenenler icin wikipedia linki asagida.

https://en.wikipedia.org/wiki/Beall%27s_List
Kullanıcı avatarı
Beall listesinde bizim akademisyenlerin bildiği ama henüz ortaya çıkmayan bir sürü india-nigeria-bulgaria dergi var. aslında bizden bilen biri bu listeyi çıkarsa 1000 basar amerikalılara zaten bu kolaya kaçma-kurnazlığın kitabını biz yazdık. kendi üniversitemde bir hoca, kore'den makale çevirip ingilizce yayınlatıyordu şekle bakın :D
tedi yazdı:
11.03.2019 - 20:59:53
Beall listesinde bizim akademisyenlerin bildiği ama henüz ortaya çıkmayan bir sürü india-nigeria-bulgaria dergi var. aslında bizden bilen biri bu listeyi çıkarsa 1000 basar amerikalılara zaten bu kolaya kaçma-kurnazlığın kitabını biz yazdık. kendi üniversitemde bir hoca, kore'den makale çevirip ingilizce yayınlatıyordu şekle bakın :D
Beall aldigi dava tehditleri nedeniyle bu isi birakti ve blogunu kapatti. O yuzden guncel bir listeden bahsetmek zor.
Kullanıcı avatarı
Dikkat çekilmesi gereken bir diğer nokta da sözlü bildiriler. Bokunu çıkardılar bu işin. Konuşmacıdan çok sözlü bildiri oturumları var. Bir sempozyumda 100-200 sözlü bildiri, 5-10 dk süreyle seri bir şekilde gelen gidiyor, amaç belli. Midem bulanıyor akademik çevreden. Etrafımdaki doçentlerin hiçbiri hakederek almadı o ünvanı. Bir de bu zatı muhteremler ünvan alınca bir kenara çekilip rölantiye alıyorlae kendilerini. Ünvanı kaptım artık çalışmam, eğitim saatlerimi kağıt üzerinde doldururum, ayda 2 gün vizit ve poliklinik kodlatırım kendime ama hasta bakmam, düz uzmanlar baksın. Maaşımı, eğitim primlerimi cebime indirir işime bakarım modunda hepsi. Asıl doçent olduktan sonra yayın yapacaksın, kendini sürekli geliştireceksin. Eğitimden eğitime koşacaksın, projeler yapacaksın, her yıl en az bir orijinal araştırman olacak, yok öyle yan gelip yatmak. Devletin malı deniz yemeyen domuz. Bıktım bu uyanık geçinenlerden. Yeryüzünde bu kendine akademisyen diyen meslektaşlarımız kadar çıkarcı, bencil, paragöz insanlar görmedim.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
tedi yazdı:
11.03.2019 - 20:59:53
Beall listesinde bizim akademisyenlerin bildiği ama henüz ortaya çıkmayan bir sürü india-nigeria-bulgaria dergi var. aslında bizden bilen biri bu listeyi çıkarsa 1000 basar amerikalılara zaten bu kolaya kaçma-kurnazlığın kitabını biz yazdık. kendi üniversitemde bir hoca, kore'den makale çevirip ingilizce yayınlatıyordu şekle bakın :D
Korece!!! muazzam dolap...