Perşembe , Mart 21 2019
Doktorca Haberin Adresi...
Kullanıcı avatarı
Türk Sağlık-Sen tarafından, kadın sağlık çalışanlarının tespiti için yapılan anket çalışmasında, kadın sağlıkçıların yüzde 81'inin mobbinge uğradığı, yüzde 80'inin şiddete maruz kaldığı, yüzde 55'inin ailelerine yeteri kadar vakit ayıramadığı ve yüzde 80'inin ücretleri yetersiz bulduğu belirlendi

Resim

Türk Sağlık-Sen tarafından, kadın sağlık çalışanlarının tespitine yönelik yapılan anket çalışmasında, kadın sağlıkçıların yüzde 81'inin mobbinge uğradığı, yüzde 80'inin şiddete maruz kaldığı, yüzde 55'inin ailelerine yeteri kadar vakit ayıramadığı ve yüzde 80'inin ücretleri yetersiz bulduğu belirlendi.

Sendika tarafından sağlık sektöründe yer alan kadınların sorunlarının tespiti için anket çalışması yapıldı.

38 ilde 3 bin 324 kadın sağlık çalışanı ile yapılan çalışmada, mobbingden şiddet olaylarına, sosyal yaşamdan ekonomik koşullara kadar birçok başlıkta sorular yöneltildi.

- "Mobbinge maruz kaldıklarını düşünüyorlar"

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, anket sonuçlarına ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Yaptığımız ankete göre, kadınların yüzde 24'ü çalışma hayatında cinsiyete dayalı bir ayrımcılık yapılmadığını düşünüyor ve katılımcı kadınların yüzde 33'ü ise cinsiyetinden dolayı kendini dezavantajlı hissetmiyor." dedi.

Ankette, "Sağlık çalışanlarına mobbing ve şiddet" konusundaki soruların da yer aldığını ifade eden Kahveci, "Kadın sağlık çalışanlarının yüzde 81'i mobbinge maruz kaldığını belirtiyor. Mobbinge maruz kalan kadın çalışanların yüzde 60'ı birkaç kez, yüzde 30'u sayısını hatırlayamadığı kadar çok, yüzde 10'u ise sadece bir kez mobbinge maruz kaldığını ifade ediyor. Ankete katılan kadın sağlık çalışanlarının yüzde 80'i şiddete uğradığını belirtiyor. Şiddete uğrayanların yüzde 62,5'i birkaç kere, yüzde 12,5'i bir kere, yüzde 25'i ise sayısını hatırlayamadığı kadar çok şiddete uğradığını aktarıyor." diye konuştu.

- "Yüzde 55'i ailelerine yeteri kadar vakit ayıramadığını düşünüyor"

Kadın çalışanların çalışma hayatlarının aile ve sosyal yaşamlarına etkisinin de sorgulandığı ankete göre, katılımcıların yüzde 55'i, çalışma hayatından dolayı ailelerine yeteri kadar vakit ayıramadıklarına işaret etti.

Kahveci, "Kısmen vakit ayırabildiğini düşünenlerin oranını ise yüzde 32. Katılımcıların yüzde 46'sı sosyal hayatlarına vakit ayıramadıklarını, yüzde 42'si ise kısmen vakit ayırdığını belirtiyor." ifadelerini kullandı.

Anket sonucunda kadın çalışanların çalışma hayatına dair beklentileri ve kaygılarının da tespit edildiğini aktaran Kahveci, sözlerine şöyle devam etti:

"Buna göre, kadın sağlık çalışanlarının yüzde 80'i ücretlerin (maaş ve döner sermaye) yetersiz olduğunu düşünüyor ve ücret konusunda beklentilerinin karşılanmadığını aktarıyor. Ankette, kadın çalışanların çalışma hayatına dair en büyük kaygısının, yüzde 29 ile yönetici baskısı olduğu ortaya konuyor. Bunu yüzde 28 ile fiziksel-sözel şiddet izliyor ve sırasıyla yüzde 23 ile bulaşıcı hastalıklar, yüzde 20 ile iş güvencesini kaybetmek geliyor.

Ankette yer alan 'Geleceğe dair kendinizi güvende hissediyor musunuz?' sorusuna, çalışanların yüzde 58'i 'Hissetmiyorum' cevabını verirken kısmen güvende hissedenlerin oranı, yüzde 35 olarak gösteriliyor. Katılımcıların yüzde 6'sı kendini güvende hissettiğini ifade ederken 'kesinlikle güvende hissettiğini' belirtenlerin oranı ise yüzde 1'de kalıyor."

- "Acil olarak bir eylem planı ortaya konulmalı"

Kahveci, "Sonuçlara baktığımızda kadın sağlık çalışanlarının çalışma hayatında beklentilerinin karşılanmadığı, mobbing ve şiddet başta olmak üzere büyük sorunlarla uğraştıkları ve negatif bir ayrımcılığa tabi tutulduklarını düşündükleri ortaya çıkmıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Çalışma hayatındaki olumsuzlukların özellikle aile ilişkilerini ve sosyal yaşamı olumsuz etkilediğini vurgulayan Kahveci, şunları kaydetti:

"Kadın çalışanlarımızın tükenmişlik sendromu ile karşı karşıya olduğu açıktır. Bu nedenle acil olarak bir eylem planı ortaya konulmalı, sağlık alanında görev yapan kadın çalışanlar için düzenlemelere gidilmeli. Şiddeti önlemek için şiddet uygulayanlara ağır yaptırımlar getirilmeli. İş yükünün hafifletilerek aile ve sosyal yaşama daha fazla zaman ayırabilmeleri, kreş gibi taleplerin karşılanarak çalışma hayatının aile yaşamına olumsuz etkileri azaltılmalı."
Kaynak:pusulahaber. Com
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009