Perşembe , Ocak 24 2019
Doktorca Haberin Adresi...
Kullanıcı avatarı
Uzmanlara göre kürtaj serbest olsa da fiilen yasaklanmış durumda.
Kadınlar yasal olmasına rağmen kürtaj hakkından faydalanmaya çalışırken çeşitli engellerle karşılaşıyor. DW Türkçe'den Burcu Karakaş’a konuşan uzmanlara göre kürtaj serbest olsa da fiilen yasaklanmış durumda.

"Muayenehane gibi olacağını düşünmüştüm ama üç katlı bir evin ikinci katındaydı. Elinde sigara olan bir adam kapıyı açtı. Salonu, mutfağı olan bir ev… Ebeveyn banyosunu kürtaj odası yapmışlar. Ultrason vardı. Sedye, pis ve kanlıydı."

Gül, İstanbul Alibeyköy'de güvenilir olacağını düşünerek gittiği ancak "merdiven altı" diye tabir edilen yasa dışı kürtaj yaptığı ortaya çıkan mekânı böyle anlatıyor.

Gül'ün denk geldiği "merdiven altı” kürtaj yapan yerlerin varlık sebeplerinden biri, yasal olmasına rağmen kürtaj hizmetinin kısıtlı olması… İsteğe bağlı düşüğün 1983'te yasallaştığı Türkiye'de gebeliklerin kanunen 10. hafta sonuna kadar, kadının mağdur olması durumunda ise 20. hafta sonuna kadar sonlandırılması yasal. Ancak kâğıt üzerinde hak olan kürtaj, pratikte engellemelere takılıyor.

HASTANE: YASAK, BAKANLIK: YASAK DEĞİL

İsteğe bağlı kürtaj için aradığımız hastanelerin hiçbirinden olumlu yanıt alamamakla beraber, kimi zaman aksi tavırla karşılaştık. Rize Devlet Hastanesi, zorunlu haller dışında kürtaj yapılmadığını belirterek, "Yapılmıyor çünkü” demekle yetindi. Nevşehir Devlet Hastanesi, tıbbi zorunluluk dışında devlet hastanelerinde yapılmadığını söyledi. Nevşehir'de bir özel hastane, "Doktora bağlı, bizde işleyiş böyle" dedi. Gaziantep'te bir özel hastane ise "Yasak hanımefendi. Bakanlık yasaklıyor” yanıtını verdi

Ancak Sağlık Bakanlığı'na yaptığımız bilgi edinme başvurusuna verilen yanıtta herhangi bir yasak olmadığı belirtildi. Yasaya işaret edilerek, "Gebeliğin 10. haftası doluncaya kadar annenin sağlığı açısından tıbbi sakınca olmadığı takdirde istek üzerine rahim tahliye edilir" denildi. Uzmanlar ise "fiilî yasak" olduğunu savunuyor.

"DEVLET İZİN VERMİYOR, ÖZELE GİDİN"

Otuz yıllık emekli hemşire Nurşen Hanım, basındaki söylemler nedeniyle kürtajın yasak olduğunun düşünüldüğünü vurguluyor:

"Devlet hastanelerinde kürtaj yavaş yavaş kalktı. Bazıları, ‘Yapıyoruz' diyor ama haftalar sonraya gün veriyorlar. Kürtaj yapan hastaneler baskı görebiliyor. Geçici görevlendirmeler ya da sıklaştırılan vergi denetimleri ile kürtaja engel olmaya çalışılıyor."

Nurşen Hemşire, İstanbul Anadolu yakasındaki bir devlet hastanesinde karşılaştığı vakayı ise şöyle anlatıyor: "Kadın evlilik dışı hamile kalmış, ‘Kesinlikle doğuramam' diye gelmişti. Başhemşire ile başhekim yardımcısı evine giderek doğurması için ikna etmiş. Doğurdu sonra…”

İstanbul'da 2,5 sene boyunca bir devlet hastanesinin doğumhanesinde çalışan hemşire G. ise kadınları özel hastanelere yönlendirdiklerini söylüyor: "İsteğe bağlı kürtaj bizde yoktu. Hastane çalışanı olursan rica üzerine yapılıyordu. ‘Devlet izin vermiyor, özele gidin' diye yönlendiriyorduk."

"ÖZELLİKLE DAR GELİRLİ KADINLARA ZOR"

Kadir Has Üniversitesi'nin 2016'da yayınladığı "Devlet Hastanelerinde Kürtaj Hizmetleri” raporuna göre, 81 ilin 53'ünde isteğe bağlı olarak kürtaj hizmeti veren hastane yok. Batı Marmara ve Doğu Karadeniz bölgelerinde, isteğe bağlı kürtaj servisi veren devlet hastanesi hiç yok. Türkiye genelinde 431 devlet hastanesinden sadece yüzde 7,8'i isteğe bağlı kürtaj hizmeti veriyor, yüzde 11,8'i ise kürtaj hiç yapmıyor. Araştırmacılardan Doç. Dr. Mary Lou O'neil, sonuçların şaşırtıcı olduğunu çünkü kürtajın bir hak olduğunu söylüyor. "İsteğe bağlı kürtaj hizmeti verilmiyorsa bir hak ihlalidir. Devlette kısıtlı olması özellikle dar gelirli kadınlar için zor" diyor.

"’YAPILMASA DAHA İYİ' GİBİ BİR DURUM VAR"

Nişantaşı'nda bir kadın doğum uzmanı, muayenehanesine şehir dışından kürtaj için gelen çok sayıda kadın olduğunu söylüyor. "Eskiden kamu hastanelerinde ücretsizdi, şimdi özele ücret ödemek zorunda kalıyorsunuz. Yolunu bulan yine yaptırıyor. Ancak devlet nasıl kürtaj yapmaz hale geldi, ben de bilmiyorum" diyor.

Kürtaj fiyatı sorduğumuz özel bir klinik, altı haftaya kadar gebelik sonlandırma işleminin 900 lira olduğunu, altı haftadan sonra her haftanın 100 lira ücretlendirildiğini iletiyor. Yani 10 haftalık gebeliğin sonlandırılması için bin 600 lira ödenmesi gerekiyor. "Ödemelerimizde kredi kartı kabul etmiyoruz" diye ekliyorlar.

İstanbul'da devlet hastanesinde çalışan kadın doğum uzmanı, isteğe bağlı kürtajın devlet tarafından karşılanmadığını söylüyor. "Doktor performans sistemi kapsamında puan alıyor ama hastaneye getirisi yok. Böyle olunca fiiliyatta, ‘Yapılmasa daha iyi' gibi bir durum oluyor" diyor. Doktor, hastanesinde tıbbi zorunluluk dışında kürtaj yapmadıklarını, kendilerine sözlü olarak sadece bazı hastanelerde kürtaj yapılabileceğinin bildirildiğini söylüyor.

"DOĞUM KONTROL MEKANİZMALARI AZALTILIYOR"

Kürtaj, tıbbi zorunluluk dışında istenmeyen gebeliklerde de başvurulan bir müdahale. İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Dr. Recep Koç, doğum kontrol yöntemleri konusunda aile hekimliğine dikkat çekerek, "Aile hekimleri spiral takabiliyordu ama bu kaldırıldı. Doğum kontrol mekanizmaları azaltılıyor. Bu da istenmeyen gebeliklerin artışına neden oluyor” diyor. Koç'a göre, bu engellemenin sebeplerinden birisi, nüfusu artırmaya yönelik politikalar. Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, 2008'de "En az üç çocuk" söyleminden sonra, 2012'de de, "Kürtajı cinayet olarak görüyorum" demişti. 10. Kalkınma Planı'nda ise "toplam doğurganlık hızının tedricen yükseltilmesi" hedefi yer almıştı.

"KESKİN VE ANİ DÜŞÜŞ VAR”

Türkiye Aile Sağlığı ve Aile Planlaması Vakfı, Nüfusbilim Derneği ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu tarafından yayınlanan "Sisteme Değil, İsteğe Bağlı Hizmet" raporunda kürtajda yaşanan arz düşüklüğünün kadınların hizmet alamayacaklarını kabullenmeleri sonucu yaşanıyor olabileceği belirtiliyor. Kamu hastanelerinin çoğunda dayanaksız biçimde kürtaj yapılmadığı belirtilerek, "Bu hal bir nevi kabul edilmiş durumda” deniliyor. Gebeliği önleyici yöntem kullanımının artmasına paralel olarak kürtaj hızı azalsa da 2008-2013 arasında yaşanan "keskin ve ani düşüşün" önceki yıllarda gözlemlenenin oldukça üzerinde olduğuna dikkat çekiliyor.

2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması raporunda 20 yılda isteyerek düşük düzeyinde önemli bir azalma görüldüğü belirtilerek, 1993 araştırmasında yüzde 18 olan isteyerek düşük yapma oranının 2013'te yüzde 5'e gerilediği ifade ediliyor. Aynı rapor, kadınların yüzde 62'sinin isteyerek düşüğü özel hastane veya kliniklerde gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor.

"KADIN HER TARAFTAN SIKIŞTIRILMIŞ DURUMDA"

Türkiye Aile Sağlığı Planlaması Vakfı'ndan Şule Dursun da nüfusu artırmaya yönelik politikaların isteğe bağlı kürtaj önündeki engellerden biri olduğu görüşünde. "Fiilî yasağın nedenlerinden biri nüfus hızının yavaşlamasından doğan panik" diyen Dursun, eğitim programlarında gebelik önleyici modern yöntemlerden kadınların haberdar olmadığı gerçeğiyle karşılaştıklarını söylüyor. "Kamu hastanelerinde doğum kontrol yöntemleriyle ilgili kadınların bilgilendirilmesi gerekiyor ama bu yapılmıyor. Muhafazakârlaşan ortam sağlık sisteminde de kendini gösteriyor. Hem bilgilendirme yok hem kürtaj yasağı söz konusu, kadın her taraftan sıkıştırılmış durumda" diyor.

Odatv.com
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
bir kadının doğurmak istemediği çocuğu doğurmak zorunda bırakıyorsan, o çocuğa belli standartlar konusunda garanti verebiliyor olmak zorundasın devlet olarak.
mesela finlandiya kürtajı yasaklayıp 'sen çocuğu doğur da istersen bakma, devlete ver' dese onu anlarım
bilmem anlatabildim mi
Kurtaja para bulamayan kadınlar gebeligini sonlandirabilmek icin olmadık yontemler deniyor.kendini zehirleme pahasina cok sayida ve çeşitli ilaçlar aliyor. Bu kez annenin de hayati tehlikeye giriyor. Gercekten devlet hastanelerinde istege bağlı kurtaj yapan dr yok benim bulunduğum ilde
Kullanıcı avatarı
hekim isteğe bağlı, tıbbi gerekçe yok küretaj yapmıyorum diyebilir, ancak yine de 10 haftadan erken ise yol göstermeli, doğuda durum nasıl bilmiyorum ancak batıda çalıştıgım hiçbir yerde böyle birşey işitmedim, ne oluyor, hekimlerden biri yapmıyor adı burada küretaj yapılmıyor a çıkıyor. ya da eşi hapiste kadın küretaj yaptıracam diye geliyor, kimse başına bela almak istemediğinden yapmıyor, bu tarz haberlerde de belki gayrimeşru olanlar ya da 10 hafta üstündekiler bence sözü geçen, ayrıca merdiven altı bir yere gideceğine yakın il e git üniversiteye git mutlaka daha iyi bir yer bulursun merdiven altından. devlet yasaklıyor lafı saçma çünkü sut ödemesinde performansta bile tıbbi tahliye ve küretaj ayrımı kalktı sadece 10 haftadan önce küretaj giriliyor, yani missed abort mu isteğe bağlı mı fark etmez aynı müdahale giriliyor, neresi yasak bunun
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
İstanbulda sene 2014 müydü 2015 miydi Zeynep Kamil hastanesinin aile Planlaması Polikliniği kapatıldı hala da kapalı.nokta.başka söze gerek var mı bilmiyorum.
TAPV vakfının bir çalışması vardı linkini bulamadım başlığı
'' Sisteme değil isteğe bağlı hizmet : Sağlık çalışanları gözünden İstanbul'da kürtaj ve aile planlaması hizmetlerinin durumu raporu''
Yasak değil diyenlere: İstanbul'da bir devlet hastanesine bu konuda başvurmalarını öneriyorum. Nerden mi biliyorum ''BENİ TELEFONLA ARAYAN veya ŞAHSEN BAŞVURAN, KÜRTAJ YAPTIRAMADIĞI ONLARCA HASTANEYİ SAYAN ve hatta AZARLAYAN KADINLARDAN '' ve ben pratisyen hekimim.
Üzgün kadını sabırla dinliyor ve '' hanımefendi siz daha önce bu (birinci basamak) kuruluşta kürtaj yaptırdınız mı? '' diyorum. ''HAYIR ama son care sizi aramamı söylediler ,aile planlamasıymıs burası '' diyor . ''O zaman beni neden azarlıyorsunuz'' diyorum.Kadın ağlayarak telefonu kapatıyor.
Devlet hastanelerinde MR yöntemiyle ( vakumlama ) 8 haftaya kadar bu işlem yapılabiliyordu.ve sosyal güvencesi olana ücretsiz,2011 senesinde sosyal güvencesi olmayana da 50 tl civarındaydı. İlgilenenler için bilgi olsun.