Salı , Kasım 13 2018
Doktorca Haberin Adresi...
Kullanıcı avatarı
Onkolog Doktor Yavuz Dizdar, 'Bugün kanser denen vakaların büyük bir bölümü taramayla saptanıp hastalık konumuna sokuluyor, oysa ortada hastalık yok. Sistem, hastaneleri doldurmak için hasta pompalıyor' dedi.

Resim

Yaptığı açıklamalarla sık sık gündem olan Dr. Yavuz Dizdar, Sözcü'den Nazan Doğaner Halıcı'ya konuştu. Kanser teşhislerine dair açıklamalarda bulunan Dizdar, "Beslenme değiştiğinde vücut da değişir, bunu bir saksının toprağının değişmemesi durumunda bile gözleyebilirsiniz, bitki uzar, ama yaprak vermez, cılızlaşır. Tonlarca kimyasal kullanıp yapay yollarla çoğalttıklarınızı, binlerce ucuz market açıp bedava fiyata verdiğinizde ister istemez görülen hastalıklar da farklılaşacaktır" dedi.

Dizdar, sözlerine şöyle devam etti:

Bugün kanser denen vakaların büyük bir bölümü taramayla saptanıp hastalık konumuna sokuluyor, oysa ortada hastalık falan yok… Sistem hastaneleri doldurmak için hasta pompalıyor. Patolog birtakım olguların mikroskopta kansere benzediğini düşünüp, kanser diyor. Halbuki hastaya bakıyorsunuz; iştahı yerinde, kilo kaybı yok, hiçbir şeyi yok ama vücudunda bir şey çıkmış ya da bir şey genellikle çıkmamış ama biz tarayıp saptamışız. Artan tiroit kanserleri bunun bir örneği, prostat belli yaştan sonra standart hale geliyor.

"TIP, İŞİN BU TARAFIYLA İLGİLENMİYOR"

Bunları saptayıp, mikroskopla tanı koymanızın geçerliliği kayboluyor, zira başta beslenme olmak üzere yaşam ve vücut değişmiş. Ancak tıp işin bu tarafıyla ilgilenmiyor, bilakis tanı konan her kişiye hasta muamelesi yapıp, sonra da tedavi ettik diyorlar. Amerika nispeten rahat, onlar zaten özel sigortası olmayanları dikkate almıyor. Oysa bizim için aslında hasta olmayan bu grup da genel sağlık sigortası kapsamında olduğundan, sağlık endüstrisi için bir gelir kaynağı. Devlet ödüyor, ödedikçe sistem bu şekilde suni biçimde şişiyor.

Dizdar, insanların çalışma hayatına atıldığında kendilerine çocukluğunda benimsetilmeye çalışılan genel ilkeleri de unuttuğunu söyledi.

"Oysa bize benimsetilmiş olan bu ilkeler temel ahlak kuralları olmanın ötesinde 'kendine yapılmasını istemediğini başkasına da yapma' şeklinde özetlenebilecek kavramlardan oluşuyor" ifadesini kullanan Dizdar, şu görüşleri dile getirdi:

Ben genel olarak bu mesajın hatırlanmasını istiyorum, işte o zaman konu vicdana geliyor… Vicdan aslında herkeste bulunan, ama sesi pek duyulmayan, ışıltısı görülmeyen bir kavram… Günümüzde artık iyice vahşileşmiş olan üretim, pazarlama modellerinden tutun, haksız kazanca dair ne varsa vicdanın unutulmasından kaynaklandığını görüyorsunuz. Bu hastalığa en çabuk tutulan ya da işleri gereği en çok dikkati çekenler de ister istemez doktorlar oluyor, "beyaz ilk önce kirleniyor". Bu durumda hastalık, buna tutulan ya da potansiyel hasta olan herkes ticari faaliyetin bir parçası haline geliyor. İnanın bunun ürün miktarının suni yollarla artırılmasından bir farkı yok. Doktor hastayı kazanç, hasta da doktoru onu örselemeye hazır bir sistemin parçası olarak algılamaya başlıyor. O nedenle eleştirinin temelini kendi alnımın yozlaşmasına, yani tıp ticareti üzerine kuruyorum. Özetle doktorların hepsi olmasa da önemli bir bölümü vicdanlarını kaybetmiş. Onlara bunu hatırlatmak gerekiyordu.

mynet
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
Tamam anladık artık hekimlikten ziyade şovmenlik vasfı edindiniz ama bunca yıldır sizi adam yerine koyup eğitim veren hocalarınıza da mı saygınız yok? Zaten halk cahil. Sizin yan sanayiniz olan malum şahıs da aşılar için çok uğraştı, sonra abuk sabuk hastalıklar peydah oldu. Şimdi de siz kansere el atmaya karar verdiniz herhalde. Ömrünüzün son demlerinde yanımızda ne kadar adam götürürsek kârdır diye mi düşünüyorsunuz anlamıyorum ki?!
adam haklı,kusura bakmayın ama harmonlu,yapay katkı maddeli gıdamsı şeylerle insan sağlığı bozuluyor,45 günde yumurtadan çıkıp tavuk yapılıp bize sunulan tavuk aslında tavuk diil kimyasal bir et parçası,,üstüne bi de en ufak bir mr da usg de küçük bir anomali ca? diye yazılıyor,ve başka bir doktor malpraktis korkusuyla buna bişi diyemiyor,hasta bu etiketi bi kere yedi mi zaten devamı geliyor,,gelsin PET ler gelsin sintigrafiler vb,,sağlık sistemi kusura bakmayın arkadaşlar çok da mükemmel diil.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
Temelde sistemin özellikle de modern tıp endüstrisi ve ilaç sanayi eleştirisinden sonra bu sistemin zavallı bir çarkı konumuna getirilmiş ,köleleştirilmiş doktorların başında kabağı patlatan bir eleştiri.Madem sistem bu kadar yozlaşarak insanları ve doktorları vicdanlarından ediyor önce şu sistemi değiştirmek için bir eleştri ,çaba ve uğraşı gerekmez mi?Mesela medya organları ve ticari olarak satılan kitaplar yazmaktansa üniversitelerarası kurul,tabipler birliği vs gibi yerlerde çözüm getirecek çalışmalar yapmak gerekmez mi?Ben de yeni bir tıp alanı açıldığını görüyorum mesela MEDYATİK TIP!!!!!!!
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
Vosviye yazdı:
04.12.2018 - 20:59:01
Şaka gibi gerçekten!! Zaten taramalara insanları zor bela ikna ediyoruz bi de bu çıktı!
Sağlık gibi bir alanda ne de çok yalan yanlış konuşan insan var. Doktor olmasam bunlara inanan grupta mı olurdum acaba, bu da bir şükür sebebi gerçekten.