Çarşamba , Ekim 16 2019
14 Mart,14 şubat,Dini Bayramlarımız,Milli Bayramlarımız v.s. tüm özel ve güzel günlerimiz burada...

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

 #68049  gönderen yasemin
 08.03.2006 - 04:01:46
Resim
Buldugumuz her fırsatta Kadın-Erkeği tartısırız..Genelde sonuçsuz kalsa da..
"8 Mart Kadınlar Günü var da erkekler günü neden yok?" Madem eşitlik istiyorsunuz,biz de eşitlik istiyoruz.." Dogru gibi düşünülebilir aslında,özel günlerin biri geçiyor biri diğeri geliyor..
Reklamlar,alışverişler,hediyeler..Karşıyım aslında bu kadar abartılmasına..
Ama 8 Mart Dünya Kadınlar Günü her ne kadar gereksiz gibi görünse de bazılarına; eminim ki aşağıda ekleyeceklerimi okuyunca farklı bir amaç olduğu ve önemi hissedilecektir ..




"Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1800'lü yıllarda bir tekstil fabrikasında daha iyi çalışma koşulları için greve giden kadın işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamayarak ölmeleriyle gündeme geldi"

Kadınlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 8 Mart'ta eşitlik isteklerini daha yüksek sesle dile getiriyorlar. 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması, uluslararası düzeyde kabul gören bir hal alması 1970'lere rastlasa da, bu tarihe kaynaklık eden olay ve dünya kadınlarının ortak bir gün kutlama isteğinin gündeme gelişi 1800'lerin ortasını bulur. ABD'nin New York kentindeki Cotton tekstil fabrikasında çalışan işçi kadınlar, 1800'lü yılların ortalarından beri daha iyi çalışma koşulları, emeklerinin karşılığında hak ettikleri ücret ve daha iyi yaşam için mücadele vermektedir. Ama bunca yıllık mücadeleye karşın elde edebildikleri pek bir hak yoktur. En sonunda, 8 Mart 1908 günü, haklarını alabilmek için son çare olarak greve giderler. Ancak patronlar bu greve zalim bir şekilde müdahale ederler. Greve giden kadınlar fabrika binasına kilitlenirler. Patronlar bu yolla grevin başka fabrikalara sıçramasını engellemek isterler. Ancak beklenmedik bir şey olur ve fabrika yanmaya başlar. Ne yazık ki yangından fabrikada bulunan kadın işçilerden çok azı kaçarak kurtulmayı başarır.Yanan fabrikadan kaçmayı ve fabrikanın çevresine kurulmuş olan barikatları aşmayı başaramayan 129 kadın işçi yanarak ölür. Aynı yıl diğer endüstri kollarındaki kadınlar da mücadeleye devam ederler. Kadınların yürüttükleri mücadelenin temelinde seçme ve seçilme hakkı, günlük çalışma saatlerinin, koşullarının ve ücretlendirmenin yeniden düzenlenmesi gibi konular bulunmaktadır. Dünya Kadınlar Gününde bugün de ilk başlarda yapıldığı gibi eşitlik için, bağımsızlık için, politik haksızlıkların ortadan kalkması için, daha iyi yaşama ve çalışma koşulları elde edebilmek için çalışılıyor.

Türkiye'de 8 Mart Kadınlar Günü


İlk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlayan 8 Mart, 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programında Türkiye de etkilenmiş, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapılmıştır. 1980 askeri darbesinden sonra dört yıl anılmadı 8 Mart. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından Dünya Kadınlar Günü kutlanmaya başlandı.
Kadınlar 80'li yıllarda 8 Mart'ı izinli yürüyüş ve şenliklerle kutlayamamışlarsa da, küçük gruplar mütevazi kutlamalarını sürdürdüler. 90'lı yıllarda kadın kuruluşlarının sayı ve çeşitliliğinin artması ile beraber 8 Mart daha geniş bir katılımla kutlanılır oldu.

Resim
En son yasemin tarafından 08.03.2006 - 06:05:39 tarihinde düzenlendi, toplamda 9 kere düzenlendi.

 #68050  gönderen yasemin
 08.03.2006 - 04:07:47
Tarihsel gelişim

Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın temsili başlangıcı 8 Mart 1857 yılında Amerika'nın New York kentinde tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadının düşük ücretlerini, uzun çalışma saatlerini ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için grevler yapması olarak kabul edilmektedir.

Bu olaylardan 52 yıl sonra Danimarka'nın Kopenhag şehrinde düzenlenen Kadın Sosyalist Enternasyonal toplantısında 8 Mart 1857 de New York'ta başlayan, kadınların haklarını kazanılması ve kadınların birlikteliği mücadelesinin her yıl Kadın Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdılar.

Kadın hakları mücadelesinde 1975 yılı büyük özellik taşıyordu. Uluslararası Kadınlar Yılı olarak kutlandı. Bu yıl etkinlikleri içerisinde Birleşmiş Milletler 8 Mart gününü Dünya Kadın Günü olarak kutlamaya başladı. İki yıl sonra 1977 de, Birleşmiş Milletler genel toplantısında Kadın hakları, uluslararası barış günü olarak kabul edildi.

Bu kabulün altında iki temel neden açıklandı, Dünya barışının korunması, sosyal gelişim için ve temel insan haklarının kullanılması için kadınlarında eşitlik ve kendilerini geliştirmelerine olanak tanınması gereksinimi idi. Kadınlara eşit hakların verilmesinin Dünya barışını güçlendireceği kabul edildi.

Dünya Kadınlar Günü kadınlar açısından çok daha farklı bir gün günümüzde. Kadın haklarının kazanılmasında nerelerden başlandığını ve bugünlere nasıl gelindiğinin hatırlanması içinde özel bir gün. Bir çok gelişmiş ülkede kadın hakları çok ilerlemeler göstermiş olsa da, ülkemizde ve gelişmekte olan ülkelerde kadın hakları ne yazık ki istenen seviyelerden oldukça uzakta. Dünya Kadın Günü dünya kadınları arasında da bir dayanışma ve deneyim değişimi günü.

Dünya Kadınlar Günü ülkemiz içinde de kadın haklarının kazanılması, iyileştirilmesi için konunun gündeme gelmesinde de önemli bir gün. Kadın haklarının ülkemizde kullanımı ne yazık ki homojen bir dağılım göstermiyor. Kazanılan deneyimlerin, tüm ülke sathına yayılması için yılda bir gün olsa da Dünya Kadınlar Günü bizim için ayrı bir önem taşıyor.

Dünya genelinde kadın haklarında son yıllarda meydana gelen artış dahi bir çok gerçeği değiştirebilecek nitelikte değildir. Dünyadaki en fakir insanların büyük bir çoğunluğu kadın, dünyadaki eğitim almamış insanların büyük çoğunluğu yine kadınlar. Kadınlar bugün ülkemizde de erkeklere göre %25 - 50 oranında daha az ücretle çalıştırılmaktadırlar.

Bu gün bir Dünya Kadın Günü olmasını sağlayan tarihteki bazı önemli kilometre taşları aşağıda yer almaktadır:

1857 New York: kadınlar 12 saatlik günlük çalışma saatine, düşük ücrete karşı yürüyüşler yaptılar. Polis tarafından dağıtıldılar.

1908 New York: 15.000 kadın daha kısa çalışma saati, daha iyi gelir ve oy hakkı için yürüdü. Doğum izni istediler. Kullandıkları slogan "Ekmek ve Gül " idi. Ekmek yaşama güvencesi, karın tokluğunu, gül ise daha kaliteli yaşamı simgeliyordu.

1909 İlk Kadın Günü 28 Şubat ta kutlandı. Avrupa'daki kadınlar da Şubat ayının son pazar gününü Kadın Günü olarak kutladı.

1910 Clara Zetkin isimli bir Alman sosyalist kadın, kadın Sosyalist Enternasyonalinde Dünya Kadınlar Günü olmasını önerdi ve kabul edildi.
ResimClara Zetkin (19 Tem. 1889-Paris)

1911 Kophenag kararından sonra ilk kez 19 Mart ta Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre de kutlandı. Yüz binlerce kadın ve erkek değişik aktiviteler yaptılar. Oy verme, seçme seçilme hakları yanısıra meslek edinme ve mesleki eğitim görme haklarını istediler.

Bu kutlamalardan 2 hafta sonra Triangel yangınında 140 kadın öldü. Bu olay Amerika çalışma kurallarını büyük ölçüde etkileyen bir yere sahiptir.

1917 Rus kadınlar " ekmek ve barış" için grev yaptılar. Yaşam koşullarının kötülüğünü protesto ettiler. Bu olay 8 Mart ta olmuştur ve daha sonra bütün Avrupa ülkeleri tarafından da kabul görmüştür.

1977 Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Kadın Hakları ve Dünya Barışı Günü olarak 8 mart'ı kabul etti.

Resim
En son yasemin tarafından 08.03.2006 - 04:46:04 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009

 #68051  gönderen yasemin
 08.03.2006 - 04:12:36

ResimTöre cinayetlerine kurban giden, dövülen, hakarete ve cinsel tacize uğrayan, yaşamın dışına itilmeye çalışılan kadınlara, yasalar da ikinci sınıf insan muamelesi yapıyor.

Türk kadını, Bolivya, Kamerun, Kosta Rika, Etiyopya, Lübnan, Peru, Uruguay ve Venezuela gibi az gelişmiş ülkelerdeki hemcinsleri gibi tecavüzcüsüyle evlenmek zorunda kalıyor. Yeni TCK, Meclis'ten geçerse, AB eşiğindeki Türkiye, utanç listesinden çıkacak. Tasarı, zorla ilişkiye, tecavüze, işkenceye, dayağa ve cinsel tacize ağır cezalar öngörüyor. Töre cinayetlerindeki 'haksız tahrik' ve 'ceza indirimi' tarihe karışıyor. Tecavüzcüyle evlenme ayıbına son veriliyor. Başbakanlık Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü'nün yaptığı araştırmanın çarpıcı sonuçları şöyle:

- Aile içi şiddetin yüzde 87'si, kadınlara karşı işleniyor. Şiddetin yüzde 34'ü fiziksel, yüzde 53'ü sözlü olarak gerçekleşiyor. Bu oran gecekondu semtlerinde yüzde 97'lere çıkıyor.

- Kadınların yüzde 20'si okur-yazar değil.

- Lise ve daha üstü eğitimli 15-24 yaş grubunda bulunan kadınların yüzde 39.6'sı işsiz.

- Kadınların yüzde 40'ı görücü usulüyle evleniyor, yüzde 20'si ise nikahsız yaşıyor.

- Kadınların yüzde 55'i doğum kontrolü uygularken, yüzde 64'ü hamilelik döneminde doktora gitmiyor.

- Yılda 2 bin 500 kadın anne olmak isterken yaşamını yitiriyor.

- Eğitim gören 100 kadından sadece 2 tanesi yüksek öğrenim görüyor.

- Kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 27'lerde bulunuyor

- Türkiye'de 850 kaymakamın sadece 17'sini kadınlar oluşturuyor.

- Hakim ve cumhuriyet savcısı sayısı içindeki kadın oranı ise yüzde 18.

- Meclis'teki 550 milletvekilinin 24'ü kadın. Belediye başkanlarının ise sadece binde 5'i kadınlardan oluşuyor.

- Türkiye'de kadınların yüzde 35.6'sı bazen, yüzde 16.3'ü sık sık aile içi tecavüze uğruyor.

Dünyada da aynı tablo

- Kadınların yaklaşık yüzde 47'si ilk cinsel ilişkilerini zor kullanılarak yaşıyor.

- Mültecilerin yüzde 80'i kadınlar ve çocuklardan oluşuyor.

- Dünya HIV/AIDS hasta nüfusunun yüzde 51'i kadınlardan oluşuyor.

- Halen en az 54 ülkede kadınlara yönelik ayrımcı yasalar bulunuyor,

- Her üç kadından biri dayak yiyor, zorla seks yapmaya zorlanıyor ya da tacize uğruyor.

- Kadın cinayet kurbanlarının yüzde 70'i erkek partnerleri tarafından öldürülüyor.

Şiddete ceza yokResim

- 79 ülkede aile içi şiddete karşı hiç yasa yer almıyor.

- Aile içi tecavüz sadece 51 ülkede suç olarak tanımlanıyor.

- Bolivya, Kamerun, Kosta Rika, Etiyopya, Lübnan, Peru, Romanya, Türkiye, Uruguay ve Venezuela'da ceza yasası uyarınca tecavüzcü kurbanla evlenmeyi teklif ediyor ve kurban da kabul ederse serbest bırakılıyor.

- Sözde 'Namus' savunması Peru, Bangladeş, Arjantin, Ekvator, Mısır, Guatemala, İran, İsrail, Ürdün, Suriye, Lübnan, Türkiye, Batı Şeria ve Venezuela'nın ceza yasalarında yer alıyor.
En son yasemin tarafından 08.03.2006 - 05:11:37 tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.

 #68052  gönderen yasemin
 08.03.2006 - 04:28:44
Resim

Kadınlara seçme ve seçilme hakkı

Kadınlara siyasetin kapısını aralayan Belediye Yasası, 1930 yılında çıkarıldı. Böylece kadınlar, belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı kazandı.

Kadınlara köylerde muhtar olma ve ihtiyaç meclisine seçilme hakları ise 1933 yılında Köy Kanunu'nda değişiklik yapılarak verildi.

Kadınlara siyasetin kapısı 1934'te yapılan Anayasa değişikliği ile seçme ve seçilme hakkı tanınmasıyla tam olarak açıldı ve ilk kadın milletvekilleri TBMM'de yerlerini aldı.

8 Şubat 1935'te TBMM 5. Dönem seçimleri sonucunda 17 kadın milletvekili, ilk kez Meclis'e girdi.

1936'da yürürlüğe giren İş Kanunu ile kadınların çalışma hayatına düzenleme getirildi. Bir yıl sonra da kadınların yeraltında ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması, ILO sözleşmesi ile yasaklandı.

Kadınlar ve kota sorunu

1935'te kadınların ilk kez Meclis'e girmesiyle başlayan süreç, hâlâ ağır aksak ilerliyor. 18 kadının ilk kez parlamentoya girdiği 1935 seçimlerinde kadın temsil oranı yüzde 4.5'ti.

Dünyada kadınlara bu hakkı tanıyan ilk ülkelerden olmasına karşın bugün Türkiye seçme ve seçilme anlamında Üçüncü Dünya ülkelerinin bile gerisinde.

Parlamentoda kadın temsil oranında 2000 yılında 143. sırada olan Türkiye, 2004'te 150'ye geriledi. Bu tablodan hareketle Kadın Adayları Destekleme Derneği (KADER), kadın temsilinin artırılması amacıyla kota kampanyası başlattı.

İktidar partisi AKP'nin "Kadına kota uygulaması, kadını aşağılamaktır söylemi" nedeniyle, kota konusundaki yasal düzenlemeler bugüne kadar siyasi partilerin inisiyatifine bırakıldı.

İl düzeyinde Kadın Belediye Başkanı Tunceli'de

2002'de yapılan genel seçimler, aradan geçen 67 yılda kadınlar açısından bir şeyin değişmediğini gösterdi. 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde kadınların tüm uğraşlarına karşın Meclis'e ancak 24 kadın vekil girebildi ve temsil oranı yüzde 4.6'da kaldı. Bir önceki dönemde ise Meclis'te 22 kadın vekil vardı.

2004'teki yerel seçimlerde, sadece, Meclis dışında bulunan birkaç parti cinsiyet kotası uyguladı. Sonuç olarak da 3 bin 234 belediye başkanlığından sadece 17'sini kadınlar aldı ve kadınların yerel yönetimlerdeki temsil oranı yüzde 1'den, binde 5.2'ye geriledi.

Türkiye'de il düzeyinde sadece Tunceli'de kadın belediye başkanı var.
Türkiye'de kadınların ekonomik ve toplumsal gelişimini yansıtmaktan uzak olan bu tablonun düzenleme yapılmaması halinde dünyada daha da geriye düşebileceği belirtiliyor. Çünkü her yıl kota uygulayan ülke sayısı artıyor.

 #68053  gönderen yasemin
 08.03.2006 - 04:37:09
KA-MER Sosyal Danışmanı Mehtap Kızılkan, dernek merkezinde düzenlediği basın toplantısında, dinleri ve ırkları ne olursa olsun dünyadaki tüm kadınların birbirine yakın şiddet türlerini yaşadıklarına savunarak, kültürel özelliklere göre şiddetin sadece nitelik ve nicelik değiştirdiğini söyledi.
Her yıl yüzlerce kadının birçok şiddet türünü birden yaşadığını belirten Kızılkan, 1997-2004 yılları arasında 12-65 yaş arası 2 bin 44 kadının KA-MER Acil Yardım Hattı’na başvurduğuna işaret etti.

KADININ UĞRADIĞI ŞİDDET TÜRLERİ
Kızılkan, bu kadınların yüzde 100’ünün psikolojik, yüzde 75.3’ünün sözel, yüzde 58.2’sinin fiziksel, yüzde 72’sinin ekonomik, yüzde 49.5’inin cinsel şiddete, yüzde 13.7’sinin tecavüze, yüzde 16,9’unun da ensest ilişkiye maruz kaldığına işaret etti.

EŞİTLİKÇİ BİR YAŞAM TARZI
Bu kadınların yüzde 57.4’nün görücü, yüzde 8’nin berdel usulüyle, yüzde 13.5’nin de 16 yaşından küçük evlendiğini ifade eden Kızılkan, şöyle konuştu:
“Yüzlerce kadın öldürülme tehdidi altına yaşıyor. Ölüm tehdidi altında gelen kadınların sayısı her geçen gün artmaktadır. Son bir yılda ölüm tehdidi altında olan 42 kadın bize başvurdu. 2003 yılından bu yana toplam ‘Namus Adına İşlenen Cinayetleri Önleme ve Toplumsal Duyarlılık Yaratma Projesi” kapsamında 65 kadın öldürülme korkusuyla bize başvurdu. İnsanları, kadınları, erkekleri, anneleri, babaları, kocaları ve sevgilileri sistemin onlara uyguladığı rolleri reddetmeye,eşitlikçi bir yaşam tarzıyla yaşamaya davet ediyoruz. Savaşın evlere girmiş şekli olan kadına yönelik şiddete ‘hayır’ diyoruz.”

 #68054  gönderen yasemin
 08.03.2006 - 04:48:19
ResimKadına 7 tür şiddet uygulanıyor

Kadının İnsan Hakları Projesi'nin (KİHP) bilgilerine göre, kadına karşı uygulanan şiddet türleri şöyle sıralanıyor...

Fiziksel şiddet: Tokat, tekme, yumruk, dayak atmak, bıçak, silah gibi aletlerle saldırmak.

Duygusal şiddet:
Kadını küçümsemek, kendisine özgüvenini yitirmesine yol açmak, aşağılayıcı sözler söylemek, kendisini ruh hastası olarak görmesini sağlamak, yemeği yere dökmek, eşyaları kırmak gibi.

Ekonomik şiddet: Kadının çalışmasına izin vermemek, harçlık vermemek ya da kısıtlamak, kadının parasını elinden almak, ailenin geliri konusunda bilgi vermemek.

Cinsel şiddet: Kadını istemediği cinsel davranışlara zorlamak, tecavüz etmek gibi.
Tehdit etmek: Dayak ya da ölümle tehdit, terk etme tehdidi, intiharla tehdit.

Çocuğu kullanma: Kadının çocuklar konusunda kendini suçlu hissetmesine yol açmak, çocuklarını kullanarak tehdit edici mesajlar yollamak gibi.

İzole etmek: Kadının hareket özgürlüğünü kısıtlamak, ailesi ya da arkadaşlarıyla görüşmesine izin vermemek, sık sık kıskançlık nedeniyle kavga çıkarmak.

Kadınlar üzerine küresel gerçekler

• Kadınlar dünya işgücü toplamının yüzde 45'ni oluşturmasına rağmen, yoksullukla yaşayan 1.2 milyar kişinin yüzde 70’i kadınlardır.

• Kadınlar, ekonomik olarak geri kalmış birçok ülkede olağanüstü kötü koşullarda çalışmak zorunda kalıyor, haftada 60-90 saat çalışmak zorunda bırakılıyor.

• Kadınlar, tarım dışı sektörlerde dünya ölçeğinde ortalama erkeklerin elde ettiği ücretin yaklaşık yüzde 75 oranında kazanıyor.

• Dışsatım İşleme Bölgeleri'nde çalışan toplam 27 milyon işçinin yüzde 90'ını kadınlar oluşturuyor. Bu kadın işlerin çoğunluğunu ise 16-25 yaş grubu oluşturuyor. Bu bölgelerde çalışma yasaları çoğu kez geçersiz ve işçi hakları askıya alınmış durumda.

• Gelecek 10 yıl içinde, sanayileşmiş ülkelerdeki kadınların yüzde 80'ni ve tüm dünyada kadınların yüzde 70'i ev dışında çalışmak zorunda kalacak.

• 20 yıl içinde 41 gelişmekte olan ülkede kırsalda yaşayan yoksul kadınların sayısındaki artışın, yoksul erkeklerden yüzde 17 daha fazla olacağı tahmin edilmektedir.

• Dünyadaki 900 milyon okuma yazma bilmeyen arasında kadınların oranı 2 kat daha fazladır.

• Her yıl yarım milyon kadın, gebeliğe karşı komplikasyonlardan gereksiz yere ölmektedir.

• Aynı işte çalışan erkeklerden kadınlar yüzde 30- 60 daha az ücret almaktadırlar.

 #68057  gönderen yasemin
 08.03.2006 - 05:42:01
ResimResimResimResim


ResimResimResim

DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

 #68061  gönderen bengu
 08.03.2006 - 08:58:14
^^DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN^^
Kullanıcı avatarı

 #68064  gönderen evren
 08.03.2006 - 09:50:18
yasemin verdigin bilgiler için teşekkürler.
emekçi kadınlar günü herkese kutlu olsun....
Kullanıcı avatarı

 #68067  gönderen mij_mij_0
 08.03.2006 - 10:10:40
ya ben anketi anlamadım kabul edilmiş bir şeyi anket yapmişsiniz cook gereksiz buluyorum :P
Kullanıcı avatarı

 #68070  gönderen bengu
 08.03.2006 - 10:18:51
Kİ mi der ki kadın
uzun kış gecelerinde
yatmak içindir.
Kimi der ki kadın yeşil bir harman yerinde dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir. Kimi der ki ayalimdir. Boynumda taşıdığım vebalimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran.
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal.
O benim kollarım, bacaklarım. Yavrum, annem, karım, kız kardeşim hayat arkadaşımdır.

Nazım HİKMET
Kullanıcı avatarı

 #68073  gönderen dranil
 08.03.2006 - 10:22:57
--------------------------------------------------------------------------------


KADINLARIMIZ

Toprak öyle bitip tükenmez, /dağlar öyle uzakta,
sanki gidenler hiçbir zaman
hiçbir menzile erişemeyecekti.
Kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle
Ve onlar
ayın altında dönen ilk tekerlekti.
Ayın altında öküzler
başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi
ufacık kısacıktılar
ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında
ve ayakları altından akan
toprak,
toprak,
ve topraktı.
Gece aydınlık ve sıcak
ve kağnılarda tahta yataklarında
oyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
Ve kadınlar
birbirlerinden gizleyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan ö*** ve tekerlek ölülerine.
Ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız
şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
harman yerine kehriban başlı sap çeker gibi
aynı yürek ferahlığı,
aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
Ve onbeşlik şaraplenin çeliğinde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
Ve ayın altında kağnılar
yürüyordu Akşehir üzerinden Afyon`a doğru.

NAZIM HİKMET RAN


Dünya emekçi kadınlar günümüz kutlu olsun!!!
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

 #68085  gönderen hevidarr
 08.03.2006 - 11:05:15
öyle uzun uzun yazacak ya da kopyalayıp yapıştıracak bi şey yok elimde ama kendim de dahil bütün bayanların kadınlar gününü kutlarım.
bayanlar günü denseymiş daha ii olurmuş.Evli olmayanlar ne yapsın şimdi :lol:

kutlanması gerekli mi sorusuna gelince bence bi ülkede kadın-erkek ilişkileri olması gereken standarta ulaşmışsa öle bi güne ihtiyaç yok.

Ama ülkem için sölim yılda bi kere de olsa böyle bi hatırlatmaya ihtiyaç var gibi geliyor bana
Kullanıcı avatarı

 #68099  gönderen mij_mij_0
 08.03.2006 - 11:29:21
:roll: şimdi kafama takıldıda neden dunya erkekler (baylar) gunu yok

bakın boyle bir şey yok ama bi eksiklik duyan da yok sanırım :wink:
Kullanıcı avatarı

 #68100  gönderen hevidarr
 08.03.2006 - 11:32:38
Alemsin sen de ya.
Her gün sizin gününüz zaten.
Napçan bi de erkekler gününü.
sorun bizim sizi zaten hep düşünüyor olmamıza rağmen sizin bi hatırlatmaya ihtiyaç duymanız.
hep günümüzü sabote etme bakim sen :x