Pazar , Ekim 20 2019
Cerrahi branslarla ilgili klupler paylasim platformu....

Re: Acil tip uzmanligi?

 #4150902  gönderen Okulomotoryus
 16.08.2018 - 16:25:59
subjektif yorumlarınızı somut örneklerle desteklerseniz ancak o şekilde faydalı olabilirsiniz.Zor olduğunu,gidenlerin Allah korusun diye gittiğini biz de biliyoruz.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009

Re: Acil tip uzmanligi?

 #4278285  gönderen drlincoln
 09.06.2019 - 11:43:47
Sabah uyanmak her insan için çok zordur. Acilciler için daha da zordur gecelerin zinde elemanları sabahları kalkmayı sevmezler. Fakat yine de ertesi günlerin boş ve uykuya apaçık müsait olması sizi bir ok gibi yataktan kalkmaya iter. Kahvaltıyı çok sever acilciler. Çünkü her sabah rutin kahvaltı yapmazlar. Kahvaltıyı yayarak yapabilmenin özel bir manası vardır zihinlerinde. Duş alıp işe gider acilciler. Nöbeti devralmadan önce bir iki şarkı mırıldanır yolda. Hastane önünde ise bir sürü günaydın birbirini izler zamanı varsa bir de güzel çay yada kahve içer ki çakraları iyice açılsın. Vizite geçerken kafasında ertesi gün planı da olabilir az sonra göreceği kalabalık da. Hızla yataklar gezilir yeni yüzler de vardır içlerinde hergün gördükleri de. Yataklar bitince yatakta olmayanların özet hikayeleri anlatılır acilciye. Hiçbir branşta yoktur yüzünü görmediğin hasta hakkında sohbet edilerek bir fikir yürütülmesi. Öylece devralırsın diğer acilcinin yaptıkları ve düşündükleriyle. tıpkı bilgisayarı en hızlı kullandıkları gibi en hızlı zihne copy paste yapan da acilcilerdir. En hızlı araba süren, en hızlı yemek yiyen, en hızlı yürüyen, en hızlı düşünen, en hızlı ilişki kuran, en hızlı soyunan ve giyinen de acilcilerdir. Hız bu işin vazgeçilmezidir çünkü. Kontrollüdür acilci ama hızlıdır da. Öyle olmak zorundadır. Takip edemez acilci. Bakar görür ve golü atar. Başka çok şansı yoktur. Üst kattaki yatakhaneye yatırıp günlerce tutmaz hastayı. Çözüme odaklanır. Bir şirketteki üst düzey yönetici değildir acilci. Oradaki ofis boy da değildir. O şirketin taşı gediğine koyan koordinatörüdür acilci. Problemi görür çözümü gösterir ve çözmesi gerekenle problemi buluşturur. Çözüm sunabilecek yoksa o çözer. Ama hep koordine eder. Vizit bittiğinde cepheye geçer. Koltuğuna oturup tam yerleştiğini hisseder. Bu önemlidir çünkü mücadeleye hazır hissettirir. O ilk oturuştan sonra bir daha o koltuğa tam yerleşmesi ya mümkündür ya değildir. Hatta o koltuğu orada bulamadığı bile olacaktır. Ofisi yoktur acilcinin. Elektif şartları yoktur. Çalıştığı yemek yediği muhabbet ettiği şarkı söylediği dinlendiği uyuduğu üzüldüğü sevindiği yer aynıdır. Orası onun yaşam alanıdır. Ve koltuğa yerleştikten sonra etrafını süzmelidir acilci. Ekibini hastaları fiziki ortamı süzmelidir. O gün ona engel olacak yada destek olacak kriterleri kafasında hesaplayıp son haddine kadar onları kullanmalı yönetmelidir. acilci ekip lideridir poliklinikteki gibi kendinin patronu değildir yönetmesi yönlendirmesi gereken çok fazla kişi ve olay vardır. Bu yüzden aslında bir cephe komutanıdır. Tarihte hep görüldüğü gibi acilde de iyi ve kötü komutanlar vardır. İyi bir komutanla sefer şenlik havasında geçerken kötü bir komutanla bir rezalete dönüşebilir Ve mücadele başlar acil serviste. İlk muayeneler bitirildikten bir yandan önceki ekinin bıraktıkları ile ilgilenilir iki başlı bir atın yönünü tayin edebilmek zorundadır bu ilk saatlerde acilci. Her an yeni bir gelişmeye yada olaya gebeyken acilci işini standardize etmiştir ve ortama hakim olmuştur bile. O sabahki yoğunluk yada mücadelenin ağırlığı acilcinin davranış ve gidişatını da etkiler. Sahanın durumuna göre hızını, aksiyonlarını ve ekibini yönlendirir. Kendinin ve ekibinin enerjisini maksimumda tutarak ilerlemeye çalışır. Bu arada bir işle uğraşırken alanı süzmeye ve dinlemeye, hissetmeye devam eder. Çünkü bilir ki ondan bağımsız gelişen herşey elinde sonunda büyümüş bir problem olarak onun karşısına gelecektir.