Salı , Ağustos 20 2019
Din, Ahlak, Tasavvuf bolumu...

Moderatör: DrGulsever

Kullanıcı avatarı

Re: Tefekkür Günlüğü

 #4288038  gönderen drbyzgl
 15.07.2019 - 23:48:08
nexstep yazdı:
15.07.2019 - 21:45:31
drbyzgl yazdı:
15.07.2019 - 20:52:16
nexstep yazdı:
15.07.2019 - 20:30:32


Öncelikle ben bir yere şeriat getirecem diye bir şey demedim. Kendi kafanızda kurguladığınız dünyayı başkalarına yansıtmayın, ki bunu sık sık yapıyorsunuz.

Şeriat "Kur'an'daki ayetlere, Hz. Muhammed'in sözlerine dayanan İslam kanunu, İslam hukuku(tdk)" demektir. Yeri de bellidir. Kur'an ve Hadis'lerdir. Üçüncü bir kaynak yoktur. Belli bir grubun kendi çıkarı için kullanması onu onların tekeline almaz. Onların yanlışları İslam'a mal edilemez. Nasıl bir doktorun yapmış olduğu yanlış tüm doktorlara mal edilemeyekse bu da öyledir.
Şimdiki Kuran ,Halife Osman’ın mushafının nüshalarıdır.Geriye kalan mushaflar kendi döneminde yakılmıştır .Niye yakıldığını anlamış değilim.Aklıma Hristiyan azizlerin İznik Konsülünde Matta ,Markos,Luka,Yuhanna dışında İncillerin kabul edilmeyeceği kararı geldi.
Hadislere gelince bazılarının ciddi anlamda uyduruk olduğunu belirtenlerin sayısı az değildir .
Hicr Suresi - 9 . Ayet "Kesin olarak bilesiniz ki bu kitabı kuşkusuz biz indirdik ve onu mutlaka koruyan da yine biziz."

Kur'an'ın kitap haline getirilmesi Hz Osman zamanında değil Hz Ebu Bekir zamanında başlamıştır. Yazılı olan nüshalar, hafızların da onayı ile tek bir kitap halinde toplanmıştır. Daha sonra Hz Osman zamanında çoğaltılmış ve dört nüsha olmuş olup, onlar da çeşitli sehirlere gönderilmiştir. Başka nüsha yoktu zaten.
https://dergipark.org.tr/download/article-file/188788 Çeşitli mushaflar mevcut idi

Re: Tefekkür Günlüğü

 #4288043  gönderen drxenanis
 16.07.2019 - 00:31:53
Murid yazdı:
15.07.2019 - 18:15:12
drxenanis yazdı:
15.07.2019 - 17:44:27
Bir grup insanın tanrıdan geldi diyerek insanlara dayattığı binyıllar öteden gelen kanun kural ve kıstasları adil diyerek savunmak klasik bir katı dindar tutumudur. Şeriatın çağdışılığı üzerinden konuşmak beyhudedir çünkü onun tanrıdan geldiğini düşünen bir insana önce tanrı ile ilişkisini sorgulatmak gerekir. Tarih boyunca bu kanun tanrıdan geldi itaat et diyerek hortlamış ve ortalığı kan revan içinde bırakmış insanlar hep olmuştur. Hep de olacaktır. Ama artık insan evrimi, mağaradan gelip tanrı benimle konuştu diyecek birilerini kabullenecek sınırı aşmış durumda. Şimdiki inançlar da hemen hepsi 1000 yılları aşan hikayelerin günümüze taşınması, coşku ve teselli kaynağı olarak kitleleri oyalamasından ibarettir.
Çağdışılık nedir? Çağdaşlık nedir? Kelimelerin manasını bilmek önemlidir. İnsan tarihi bir çağ ile sınırlandırılamaz. Her yeni yüzyılda bir önceki yüzyılın birikimini çöpe atıp sıfırdan yeni medeniyet kurma çabasına mı giriyor insanlık. Yani ısrarla bahsettiğiniz çağdaşlık bu hususta boş bir ifadedir.
Elbette ki adil bir düzen çağdaş olamaz. Neden mi? Çünkü şeriat önceki çağlarda da adil ve bundan sonraki çağlarda da adil olan bir düzendir.
Çağdaşlık deyince neden içinde yaşadığımız dönemi algıladınızki. İnsanoğlunun ulaştığı bilgi birikim ve teknoloji ile tarihi ve bugünü nasıl algıladığıdır mevzu. 1000 yıl önceki algılayışımız ile şimdiki algılayışımız aynı olabilir mi. Bir zamanlar gökyüzüne bakıp güneşi ya da ayı ya da kuyruklu yıldızı görünce işte benim tanrım budur diyen biri ile aynı algıya sahip olabilir miyiz. Yıllar yıllar önce tanrıdan mesaj getirdiğini iddia eden biri şimdi bunu yapabilir mi. Yaparsa inanır mısınız. Ya da inanan çıkarsa laf söyleme hakkınız olur mu. Şimdi biri çıkıp kuranda son nebi diyor ama son resul demiyor işte o son resul benim cebrail bana göründü derse oturup dinler misin. Tanrı bana buyurduki bundan sonra bütün erkekler başörtüsü takacak kadınlar başı açık gezecek bu ayete karşı gelen şeriata karşı gelmiş olur derse karşı çıkma hakkın olur mu. Karşı çıkarsan önce aynaya bak demezler mi. Yani demem o ki siz bir önkabul olan iman ile zaten teslim olup sorgulama kapılarını kapatmışsınız,o dairenin dışına çıkmadan yaptığınız sorguyu sorgulama zannediyorsunuz. Mesela hiç acaba Muhammed insanları kandırmış olabilir mi diye soramazsınız,acaba Allah tandır dediği tüm o ayetleri kendisi ya da bir grup arkadaşı ile yazmış olabilir mi diye soramazsınız,önkabul olan imanınız bunu engelliyor. İspati mümkün olmayan bir Allah melek paygamber ilişkisini bir arap bu böyle olmuştur dediği için kabulleniyorsunuz, halbuki siz buna ne şahit oldunuz ne de araştırma sorgulama ile ulaştınız,tek sebebi vardı buna inanan bir toplumda dünyaya geldiniz.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

Re: Tefekkür Günlüğü

 #4288047  gönderen Murid
 16.07.2019 - 00:55:38
drxenanis yazdı:
16.07.2019 - 00:31:53
Murid yazdı:
15.07.2019 - 18:15:12
drxenanis yazdı:
15.07.2019 - 17:44:27
Bir grup insanın tanrıdan geldi diyerek insanlara dayattığı binyıllar öteden gelen kanun kural ve kıstasları adil diyerek savunmak klasik bir katı dindar tutumudur. Şeriatın çağdışılığı üzerinden konuşmak beyhudedir çünkü onun tanrıdan geldiğini düşünen bir insana önce tanrı ile ilişkisini sorgulatmak gerekir. Tarih boyunca bu kanun tanrıdan geldi itaat et diyerek hortlamış ve ortalığı kan revan içinde bırakmış insanlar hep olmuştur. Hep de olacaktır. Ama artık insan evrimi, mağaradan gelip tanrı benimle konuştu diyecek birilerini kabullenecek sınırı aşmış durumda. Şimdiki inançlar da hemen hepsi 1000 yılları aşan hikayelerin günümüze taşınması, coşku ve teselli kaynağı olarak kitleleri oyalamasından ibarettir.
Çağdışılık nedir? Çağdaşlık nedir? Kelimelerin manasını bilmek önemlidir. İnsan tarihi bir çağ ile sınırlandırılamaz. Her yeni yüzyılda bir önceki yüzyılın birikimini çöpe atıp sıfırdan yeni medeniyet kurma çabasına mı giriyor insanlık. Yani ısrarla bahsettiğiniz çağdaşlık bu hususta boş bir ifadedir.
Elbette ki adil bir düzen çağdaş olamaz. Neden mi? Çünkü şeriat önceki çağlarda da adil ve bundan sonraki çağlarda da adil olan bir düzendir.
Çağdaşlık deyince neden içinde yaşadığımız dönemi algıladınızki. İnsanoğlunun ulaştığı bilgi birikim ve teknoloji ile tarihi ve bugünü nasıl algıladığıdır mevzu. 1000 yıl önceki algılayışımız ile şimdiki algılayışımız aynı olabilir mi. Bir zamanlar gökyüzüne bakıp güneşi ya da ayı ya da kuyruklu yıldızı görünce işte benim tanrım budur diyen biri ile aynı algıya sahip olabilir miyiz. Yıllar yıllar önce tanrıdan mesaj getirdiğini iddia eden biri şimdi bunu yapabilir mi. Yaparsa inanır mısınız. Ya da inanan çıkarsa laf söyleme hakkınız olur mu. Şimdi biri çıkıp kuranda son nebi diyor ama son resul demiyor işte o son resul benim cebrail bana göründü derse oturup dinler misin. Tanrı bana buyurduki bundan sonra bütün erkekler başörtüsü takacak kadınlar başı açık gezecek bu ayete karşı gelen şeriata karşı gelmiş olur derse karşı çıkma hakkın olur mu. Karşı çıkarsan önce aynaya bak demezler mi. Yani demem o ki siz bir önkabul olan iman ile zaten teslim olup sorgulama kapılarını kapatmışsınız,o dairenin dışına çıkmadan yaptığınız sorguyu sorgulama zannediyorsunuz. Mesela hiç acaba Muhammed insanları kandırmış olabilir mi diye soramazsınız,acaba Allah tandır dediği tüm o ayetleri kendisi ya da bir grup arkadaşı ile yazmış olabilir mi diye soramazsınız,önkabul olan imanınız bunu engelliyor. İspati mümkün olmayan bir Allah melek paygamber ilişkisini bir arap bu böyle olmuştur dediği için kabulleniyorsunuz, halbuki siz buna ne şahit oldunuz ne de araştırma sorgulama ile ulaştınız,tek sebebi vardı buna inanan bir toplumda dünyaya geldiniz.
Hiç alakası yok.
Kullanıcı avatarı

Re: Tefekkür Günlüğü

 #4288054  gönderen tedi
 16.07.2019 - 04:39:42
drbyzgl yazdı:
15.07.2019 - 23:48:08
nexstep yazdı:
15.07.2019 - 21:45:31
drbyzgl yazdı:
15.07.2019 - 20:52:16

Şimdiki Kuran ,Halife Osman’ın mushafının nüshalarıdır.Geriye kalan mushaflar kendi döneminde yakılmıştır .Niye yakıldığını anlamış değilim.Aklıma Hristiyan azizlerin İznik Konsülünde Matta ,Markos,Luka,Yuhanna dışında İncillerin kabul edilmeyeceği kararı geldi.
Hadislere gelince bazılarının ciddi anlamda uyduruk olduğunu belirtenlerin sayısı az değildir .
Hicr Suresi - 9 . Ayet "Kesin olarak bilesiniz ki bu kitabı kuşkusuz biz indirdik ve onu mutlaka koruyan da yine biziz."

Kur'an'ın kitap haline getirilmesi Hz Osman zamanında değil Hz Ebu Bekir zamanında başlamıştır. Yazılı olan nüshalar, hafızların da onayı ile tek bir kitap halinde toplanmıştır. Daha sonra Hz Osman zamanında çoğaltılmış ve dört nüsha olmuş olup, onlar da çeşitli sehirlere gönderilmiştir. Başka nüsha yoktu zaten.
https://dergipark.org.tr/download/article-file/188788 Çeşitli mushaflar mevcut idi
Muridler, şeyhler, meczuplar demiş atamız, yine haklı
Kullanıcı avatarı

Re: Tefekkür Günlüğü

 #4288081  gönderen nexstep
 16.07.2019 - 10:06:51
drbyzgl yazdı:
15.07.2019 - 23:48:08
nexstep yazdı:
15.07.2019 - 21:45:31
drbyzgl yazdı:
15.07.2019 - 20:52:16

Şimdiki Kuran ,Halife Osman’ın mushafının nüshalarıdır.Geriye kalan mushaflar kendi döneminde yakılmıştır .Niye yakıldığını anlamış değilim.Aklıma Hristiyan azizlerin İznik Konsülünde Matta ,Markos,Luka,Yuhanna dışında İncillerin kabul edilmeyeceği kararı geldi.
Hadislere gelince bazılarının ciddi anlamda uyduruk olduğunu belirtenlerin sayısı az değildir .
Hicr Suresi - 9 . Ayet "Kesin olarak bilesiniz ki bu kitabı kuşkusuz biz indirdik ve onu mutlaka koruyan da yine biziz."

Kur'an'ın kitap haline getirilmesi Hz Osman zamanında değil Hz Ebu Bekir zamanında başlamıştır. Yazılı olan nüshalar, hafızların da onayı ile tek bir kitap halinde toplanmıştır. Daha sonra Hz Osman zamanında çoğaltılmış ve dört nüsha olmuş olup, onlar da çeşitli sehirlere gönderilmiştir. Başka nüsha yoktu zaten.
https://dergipark.org.tr/download/article-file/188788 Çeşitli mushaflar mevcut idi
Yazıdaki bu kısmı diyorsunuz galiba. "Çünkü resmi mushaflar yazıldıktan sonra Hz. Osman daha önce yazılan bütün özel mushafları imha ettirmişti."
Buradaki önemli nokta özel mushaflar. Yani resmi olarak yazılmamış kişilerin kendileri için yazdıkları nüshalar. Bir kontrole tabi olmadan yazılmış nüshalar.
Kitabın çoğaltılmasındaki amaç yeni İslam'a geçmiş beldelerde ortaya çıkan ihtilafı önlemek zaten. Bu yapılandan daha mantıklı ne olabilir ki? Şimdi bile Diyanet İşleri Başkanlığı izni olmadan Kur'an basamazsınız.

Ayrıca makalenin sonunda da"Zira tarih boyunca hem yazı hem de ezber yöntemiyle muhafaza edilen Kur’ân’ın korunmuşluğu hususunda Müslümanların herhangi bir şüphesi olmamıştır." diye özellikle belirtilmiş.
Kullanıcı avatarı

Re: Tefekkür Günlüğü

 #4288119  gönderen nexstep
 16.07.2019 - 12:08:59
tedi yazdı:
16.07.2019 - 04:39:42
drbyzgl yazdı:
15.07.2019 - 23:48:08
nexstep yazdı:
15.07.2019 - 21:45:31


Hicr Suresi - 9 . Ayet "Kesin olarak bilesiniz ki bu kitabı kuşkusuz biz indirdik ve onu mutlaka koruyan da yine biziz."

Kur'an'ın kitap haline getirilmesi Hz Osman zamanında değil Hz Ebu Bekir zamanında başlamıştır. Yazılı olan nüshalar, hafızların da onayı ile tek bir kitap halinde toplanmıştır. Daha sonra Hz Osman zamanında çoğaltılmış ve dört nüsha olmuş olup, onlar da çeşitli sehirlere gönderilmiştir. Başka nüsha yoktu zaten.
https://dergipark.org.tr/download/article-file/188788 Çeşitli mushaflar mevcut idi
Muridler, şeyhler, meczuplar demiş atamız, yine haklı
Atatürk'ün bu sözüyle tartışmanın ne alakası var.
Kullanıcı avatarı

Re: Tefekkür Günlüğü

 #4288124  gönderen Murid
 16.07.2019 - 12:29:39
nexstep yazdı:
16.07.2019 - 12:08:59
tedi yazdı:
16.07.2019 - 04:39:42
drbyzgl yazdı:
15.07.2019 - 23:48:08

https://dergipark.org.tr/download/article-file/188788 Çeşitli mushaflar mevcut idi
Muridler, şeyhler, meczuplar demiş atamız, yine haklı
Atatürk'ün bu sözüyle tartışmanın ne alakası var.
Godwin kanununun Türkiye versiyonu bu hocam :D
Er geç biri Atatürk diyecekti zaten :D
O değil sözü doğru bilse bari. Onu da yanlış biliyor :D
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009

Re: Tefekkür Günlüğü

 #4288152  gönderen dr_yusufbugra
 16.07.2019 - 14:06:51
best fm de sabah programında geçenlerde araplaşmayı konuşuyorlardı.çok akıllı insanlar bağlandı yorum yaptı.ezcümle insan ikiye ayrılır iyi kötü.islamın arapça ile gelenekle kültürle tarikatla şeyhle tasavvufla mevlana ile yunus emre ile hiçbir alakası yok.islam Kuranda Allahın bize yap dediğini yapabilmek yapma dediğini yapmayabilmek.Allahın sonsuz rahmet mağfiret merhamet sahibi olduğunu unutmadan

Re: Tefekkür Günlüğü

 #4288183  gönderen dr_91
 16.07.2019 - 16:18:40
drxenanis yazdı:
Murid yazdı:
15.07.2019 - 18:15:12
drxenanis yazdı:
15.07.2019 - 17:44:27
Bir grup insanın tanrıdan geldi diyerek insanlara dayattığı binyıllar öteden gelen kanun kural ve kıstasları adil diyerek savunmak klasik bir katı dindar tutumudur. Şeriatın çağdışılığı üzerinden konuşmak beyhudedir çünkü onun tanrıdan geldiğini düşünen bir insana önce tanrı ile ilişkisini sorgulatmak gerekir. Tarih boyunca bu kanun tanrıdan geldi itaat et diyerek hortlamış ve ortalığı kan revan içinde bırakmış insanlar hep olmuştur. Hep de olacaktır. Ama artık insan evrimi, mağaradan gelip tanrı benimle konuştu diyecek birilerini kabullenecek sınırı aşmış durumda. Şimdiki inançlar da hemen hepsi 1000 yılları aşan hikayelerin günümüze taşınması, coşku ve teselli kaynağı olarak kitleleri oyalamasından ibarettir.
Çağdışılık nedir? Çağdaşlık nedir? Kelimelerin manasını bilmek önemlidir. İnsan tarihi bir çağ ile sınırlandırılamaz. Her yeni yüzyılda bir önceki yüzyılın birikimini çöpe atıp sıfırdan yeni medeniyet kurma çabasına mı giriyor insanlık. Yani ısrarla bahsettiğiniz çağdaşlık bu hususta boş bir ifadedir.
Elbette ki adil bir düzen çağdaş olamaz. Neden mi? Çünkü şeriat önceki çağlarda da adil ve bundan sonraki çağlarda da adil olan bir düzendir.
Çağdaşlık deyince neden içinde yaşadığımız dönemi algıladınızki. İnsanoğlunun ulaştığı bilgi birikim ve teknoloji ile tarihi ve bugünü nasıl algıladığıdır mevzu. 1000 yıl önceki algılayışımız ile şimdiki algılayışımız aynı olabilir mi. Bir zamanlar gökyüzüne bakıp güneşi ya da ayı ya da kuyruklu yıldızı görünce işte benim tanrım budur diyen biri ile aynı algıya sahip olabilir miyiz. Yıllar yıllar önce tanrıdan mesaj getirdiğini iddia eden biri şimdi bunu yapabilir mi. Yaparsa inanır mısınız. Ya da inanan çıkarsa laf söyleme hakkınız olur mu. Şimdi biri çıkıp kuranda son nebi diyor ama son resul demiyor işte o son resul benim cebrail bana göründü derse oturup dinler misin. Tanrı bana buyurduki bundan sonra bütün erkekler başörtüsü takacak kadınlar başı açık gezecek bu ayete karşı gelen şeriata karşı gelmiş olur derse karşı çıkma hakkın olur mu. Karşı çıkarsan önce aynaya bak demezler mi. Yani demem o ki siz bir önkabul olan iman ile zaten teslim olup sorgulama kapılarını kapatmışsınız,o dairenin dışına çıkmadan yaptığınız sorguyu sorgulama zannediyorsunuz. Mesela hiç acaba Muhammed insanları kandırmış olabilir mi diye soramazsınız,acaba Allah tandır dediği tüm o ayetleri kendisi ya da bir grup arkadaşı ile yazmış olabilir mi diye soramazsınız,önkabul olan imanınız bunu engelliyor. İspati mümkün olmayan bir Allah melek paygamber ilişkisini bir arap bu böyle olmuştur dediği için kabulleniyorsunuz, halbuki siz buna ne şahit oldunuz ne de araştırma sorgulama ile ulaştınız,tek sebebi vardı buna inanan bir toplumda dünyaya geldiniz.

Müslüman toplumda dünyaya gelmeyipte islamı seçenleri nasıl açıklıyorsunuz?(boynuna kılıç dayanıp zorlananlar müstesna :D )Bu arada bunlar bi dernek kurmuşlar islamın doğuşundan bu yana sayıları milyona ulaşmış ...Tabi bunlardan bir kısmı sizin değerlendirmenizde düşünceleri kayda değer evrimsel basmağa ulaşmamış olabilirler.Son olarak sizin yazınızı okurken ister istemez şunu düşündüm acaba inançlı biri olarak bu arkadaşa göre daha mı maymunum :D :D :D sorgulamakla ilgili düşenceleriniz bence tadile muhtaç.Şahsi kanaatim İman edenler akıllarını sizin düşündüğünüz kadar az kullanmıyorlar.Bilakis akla çok değer veriyorlar ama ben sadece akıldan ibaret değilim mesala duygularım,sezilerim var insan ve kainatta salt akılla anlaşılacak kadar basit değil.Eğer öyle olsaydı gerekli evrimsel basamağa ulaşanlar şimdiye kadar çoktan işi halledip noktayı koyarlardı.Öyle ise her şeyi akılla anlayamacağını anlamak gayet akli bir durum.Aklı yaratan ALLAH ı ve bizden isteklerini sadece akıl terazisiyle tartılabilecek kadar basit görmemek aklı küçümsemek değil bence onu hakettiği makamda konumlandırmak. Bu açıdan ben islamın ve imanın birçok güzelliğini(bu güzelliklerden bir kısmı gerekli evrimsel basamağa ulaşamadığı için düzgün bir sorgulama yapamayan bundan ötürü güzeli çirkin görenlerin yanlış gördükleriydi)aklen de tasdik ettim.Haa bütün meseleleri hallettim mi tabiki de yok. :) Ama imanlıyım mutluyum elhamdüllilah.Herkese de tavsiye ediyorum.En güzeli de şu sana senden daha yakın bi Rabbin tecellisini hissetmek,akletmek hatta daha da ötesi bilmüşahade görmek...
Kullanıcı avatarı

Re: Tefekkür Günlüğü

 #4288222  gönderen drbyzgl
 16.07.2019 - 17:28:09
dr_yusufbugra yazdı:
16.07.2019 - 14:06:51
best fm de sabah programında geçenlerde araplaşmayı konuşuyorlardı.çok akıllı insanlar bağlandı yorum yaptı.ezcümle insan ikiye ayrılır iyi kötü.islamın arapça ile gelenekle kültürle tarikatla şeyhle tasavvufla mevlana ile yunus emre ile hiçbir alakası yok.islam Kuranda Allahın bize yap dediğini yapabilmek yapma dediğini yapmayabilmek.Allahın sonsuz rahmet mağfiret merhamet sahibi olduğunu unutmadan
Hacı Bektaşsız,Abdalanı Rumsuz(Rum Abdalları),Yunus Emresiz,Mevlana’sız bir İslam da soyulmuş portakala benzer