Çarşamba , Ağustos 21 2019
TUS tercihleri hakkında bilgiler ve paylaşım platformu... Nasıl tercih yapılmalı nereleri tercih etmeli & etmemeli...

Başkent dahiliye

 #4168071  gönderen Doc_937
 18.09.2018 - 21:45:21
Başkent dahiliye bölümü hakkında bilgi paylaşa bilecek kimse var mı ?
Minnettar olurum 🙏🙏🙏
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009

Re: Başkent dahiliye

 #4172464  gönderen Dr.zeynep.2018
 28.09.2018 - 15:26:04
9 nöbetle başlanıyor toplam 7 asistan varmış yoğun bakım yok göğüs ve enfeksiyonun yatırdığı hastalarada dahiliye asistanları bakıyormuş endokrin servis yok sadece pol var ilk 6 ay maaş 5 bin tl 6.aydan sonra 6 bin tl

Re: Başkent dahiliye

 #4234175  gönderen tkkrhn
 24.02.2019 - 21:51:58
Öncelikle aktaracağım bilgiler kendi bölümümü yani iç hastalıkları bölümünü kapsayacak biçimde verilmiştir; genel bilgiler haricinde diğer bölümlerle ilgili tam manasıyla yol gösterici olması beklenemez.

Başkent Üniversitesi 1994 yılında kurulmuş bir Vakıf Yüksek Öğretim kurumudur ve detaylarına Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Görevlileri Kılavuzundan ulaşabileceğiniz ve tercih etmeden önce bilmeniz gereken şu üç konu önemlidir:

1) hastanede beyaz forma giyilmesi,
2) cumartesi yarım gün mesaisi,
3) kişisel bakım kuralları (sakal traşı vs.)

Yukarıdaki zorunluluklar- zorunluluk diyorum çünkü mevzubahis konular daha önce araştırma görevlileri tarafından değiştirilmesi ve/veya seçeneklendirilmesi için görüşülmüş ancak red cevabı alınmış konulardır- bakış açınıza göre kabul etme düzeyinin kişisel faktörler de içerdiği bir durum oluşturmaktadır. (örneğin beyaz forma açısından düşünülürse '' hergün ne giyeceğimi düşünmektense böylesi daha iyi de diyebilirsiniz; ya da beyaz forma kullanma zorluğundan, tek tip uygulamanın bünyenizde yarattığı isyan noktasına varabilen çıkışlara kadar karmaşık duyguları da yaşayabilirsiniz). Ancak sonuç değişmez :)

Buradan itibaren iç hastalıkları bölümü ile ilgili bilgi vermeye başlayacağım. Şuan aktif olarak 8 araştırma görevlisi, 2 pratisyen hekim ve her bilim dalında çalışan toplamda 8 teknisyen ile birlikte, belki çoğu yere göre niceliksel anlamda yetersiz; ancak niteliksel olarak yazının devamından da anlaşılacağı üzere donanımlı bir çalışma ortamının içinde olacaksınız. (bu arada şubat 2019 tusu ile 7 araştırma görevlisi kadrosu daha açılmıştır)

Servis ortamında pratisyen hekim ve teknisyen ile birlikte çalışmak yabancı bir kavram olabilir; ancak çalışmaya başladıktan sonra pratisyen ve teknikerlerin uzun yıllardır aynı işe odaklı çalışmış olmalarının verdiği tecrübe ile aslında iş yükünüzü azaltmak babında çok etkili olduklarını farkedeceksiniz (örneğin; servise yeni bir hasta yattığında order verme, kan istemleri, çıkan sonuçlarının takibi ve size iletilmesi, ertesi günün orderlarının basılmış şekilde size sunulması gibi konular-primer sorumluluk ve onayı sizde olmak üzere- teknikerlerin yaptığı işlerden bir kısmı), hatta o kadar tecrübeliler var ki; üriner kateterizasyon, aspirasyon, kan gazı alma gibi işlemleri bile hallediyorlar :) ( kısacası iyi bir yönlendirme ile tekniker = çömez asistan). Pratisyen hekimler ise tahmin edebileceğiniz gibi asistan gibi çalışırlar bizde ( serviste siz ne yaparsanız onlar da aynı işi- nöbet tutmak dahil- yaparlar, dolayısıyla biz aslında 8 değil 10 asistan gibi oluruz)

Anabilim dalı bünyesinde tüm bilim dalları mevcut. İlk yılınız servis çalışma ortamında nefroloji-gastroenteroloji-onkoloji ve hematoloji bilim dallarında ortalama 3'er aylık rotasyonlar şeklinde geçer. Diğer bilim dalları (endokrinoloji-romatoloji-alerji ve immunoloji-geriatri-genel dahiliye) bu saydığım 4 bilim dalı içerisine entegre edilmiş ve dönüşümlü olarak takip edeceğiniz bölümler.

Dolayısıyla o ay hangi bölümdeyseniz o bölümün öğretim üyelerinden oluşan bir ekiple çalışıp- kişisel ilgi ve isteğinizle de alakalı olarak- dibine kadar eğitiminizi almış olursunuz; malign hoca 1-2 istisna dışında yoktur zaten, öğrenim arzunuz ve talebiniz asla geri çevrilmez (örneğin o ay gastroenteroloji bölümünde çalışıyorsanız; her sabah tüm öğretim üyeleri ile yatan hastaların tanı/ tedavi ve yönetiminin tartışıldığı bir oturum ve sonrasında servis vizitine çıkıldığı bir düzenleri vardır- çoğu yerdeki kaotik eğitim sistemi düşünülünce- prof. ile aynı masada bu tecrübeye dahil olmak-ayrıcalıklı bir uygulamadır :wink: )

İlk yılınızı servis çalışma ortamında geçirdiken sonra, 2. yılınızda polikliniklere geçersiniz (ancak şeffaflık açısından şunu belirtmekte fayda var ki bu bazen tam olarak 12 ayı tamamlamak suretiyle değil, 13 ya da 14. ayınız da da olabilir), 3. yılınızda kıdemli olarak tekrar servise dönerek hem servis kıdemliliği yapar ve akabinde rotasyonlarınızı tamamlarsınız (göğüs hastalıkları, enfeksiyon, kardiyoloji, radyoloji ve yoğun bakım), 4. yılınızda da tekrar polikliniklerde zaman geçirerek tez odaklı bir eğitim sürecine girersiniz. Asistanlar arasında kıdem savaşları, gruplaşma vs. konular asla yaşanmaz, herkesin birbiriyle iletişimi, elinden geldiğince birbirine desteği ve adaletli yaklaşımı dolasıyısyla içerisine çok çabuk dahil olacağınız bir ortam sizi bekliyor olacak.. :D

İlgi noktası oluşturabilecek bir diğer husus nöbet sayısı ve şartları: ilk ayınızda refakat nöbetine yazılırsınız (ortalama 4-5 nöbet; alışma süreci gibi düşünebilirsiniz- kıdemli ile vizit atma, hasta yönetimi, konsültasyon karşılama gibi- daha çok gözlem yapmanızın beklendiği bir ay), sonraki aydan itibaren çoğu yerdeki uygulamanın aksine 8 (genelde) ya da 9 (istisnai) nöbet yazılır ve yine 2 ve 3. ayınız kıdemli ve orta kıdemliniz ile 3. kişi olarak işlere daha entegre olacağınız bir nöbet sürecini kapsar.( bu arada nöbetlerde size eşlik eden ayrıca gece çalışan tekniker arkadaşlar da olur)

17:00'dan sonra ilgili bölümlerde çalışan asistan(lar) gelir ve o günkü nöbet ekibine yazılı bir liste üzerinden tüm hastalarını anlatarak devir eder. Şunu belirtmekte fayda var ki; şuan asistanları olmadığından nöbet şartlarında göğüs hastalıkları ve varsa enfeksiyon hastalıkları hastalarına da biz bakıyoruz; aynı şekilde belirtilen bölümlerin uzmanları da saat 17:00'dan sonra yazılı bir liste ile hastalarını nöbet ekibine devir ederler.(yanlış anlaşılma olmaması adına sadece nöbet şartlarında hastalarına bakıyoruz, konsültasyonlarına bakmıyoruz ve mesai saati içinde de hastalarını kendileri takip ediyor zaten). Sizden de zaten o bölümün asistanı gibi primer takip beklemezler; sizi aşan herhangi bir sorunda icapçılarını arayıp yardım alırsınız, kaldı ki hepsi çok uyumlu kişilerdir. Aslında bu da dahiliye uzmanı olacak birisi için artı yönleri olan bir durum, örneğin uzmanlığınızı alıp zorunlu hizmet yapmaya başladığınızda '' koah/astım atak ya da pnömoni göğüs hastalıklarının işi, dahiliye uzmanı buna bakmaz'' diye bir durum ve şartla maalesef karşılaşamazsınız, biliyor olduğunuz kabul edilir; :roll: dolayısıyla cebinize ne koyarsanız kardır.

Her pazartesi sabahı anabilim dalı başkanı ve eğitim sorumlusunun ( ki kendisi genel dahiliye bilim dalı başkanıdır) katıldığı ve haftasonu gelen acil konsültasyonlarının tartışıldığı bir oturum, her çarşamba 16:30'da bir öğretim üyesi ve bir asistan sunumu (daha çok güncel makale ya da vaka sunumu şeklinde hazırlanan), her cuma yine eğitim sorumlusu ile özellikli hastaların tartışıldığı toplu vizit ve haftanın belirli gün ve saatlerinde bir genel dahiliye uzmanının kazanması gereken donanım baz alınarak yapılan ders saatleri şeklinde bir eğitim süreci de sizi bekliyor olacak. Kaldı ki transplantasyon konusunda donanımlı ve deneyimli bir hastane olduğundan böbrek ve karaciğer nakilli hastaların nakil hazırlık süreci, rejeksiyon süreci ve yönetimi, rediyaliz gibi konularda da alacağınız bilgi ve deneyimler ayrıcalıklı konular olacaktır. ( isteğe bağlı olarak nakil hastaları için yapılan transplantasyon konseyi ya da cerrahi- onkoloji/ jinekolojik onkoloji toplantıları da sizlere açıktır)

Bir başka husus- belki de en çok bilgi kirliliği olan konu- ücret ve ankara dışı hastanelerde çalışma konusu: öncelikle şunu belirtmek isterim ki; iç hastalıkları olarak ankara dışı bir hastanede çalışmak gibi bir durum kesinlikle yok. Ücret konusunda etik olmaması dolayısıyla yazılı bir miktar veremeyeceğim; ancak genel bilgi anlamında ücretleriniz ayın 10'unda (bazal+nöbet) ve ayın 20'sinde (prim) olarak 2 ayrı şekilde yatar. ilk 3 ay aldığınız ücret sonraki aylara göre daha düşüktür (çünkü prim 3 aydan sonra zamlanır). Yine de üniversite hastaneleri ile arada fark vardır; ancak bu akli selim her kişinin kabul edeceği gibi uçurumlar yaratan bir fark değildir; aksi durumda çalışan kimse kalmaz zaten (konuyla ilgili soruları özelden yazabilirsiniz)

Kısacası iç hastalıkları uzmanlığında atılacak ilk adım için tercihiniz Başkent Üniversitesi yönünde olursa; eğitim hususunda çoğu yere göre fark yaratabilecek donanım kazanma ve uzmanlık eğitiminin stresli ortamını bir nebze olsun çekilir kılabilecek bir çekirdek kadroyu beraber büyütme sürecine dahil olacaksınız. Saygı ve sevgi ile :)
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009

Re: Başkent dahiliye

 #4237705  gönderen barandesouza
 28.02.2019 - 20:56:41
Beyaz forma, sakal bırakmama, aksesuar takamama ve hoca geliyor korkusuyla 10 metre yakınından dahi geçememe.Adam yerine konulmamak da cabası. Bunların yanında en ufak bir renge dahi yer yok. Herkes aynı tip olmak zorunda.aksi halde inanılmaz bir mobing yersiniz.Tek avantajı akademik istiyorsanız başkentte devam edersiniz. Ama hiçbir zaman size 3 büyük ankara üniversitesindekiler gibi bakılmaz. Ezik ve vasat kalırsınız.

Kısaca pratisyen kalmak daha iyi.

Re: Başkent dahiliye

 #4239328  gönderen tkkrhn
 03.03.2019 - 10:35:22
Bahsetttiğiniz kasıtlı, sistematik olarak tekrarlayan, disiplinin ve verimin artırılmasında araç olarak kullanılması durumunu da kapsayan, yatay ve/veya dikey şekilde uygulanan, sosyal tecrit, özlük haklarınıza saldırı, küçük düşürücü ve itibar zedeleyici, yıldırıcı vb. her türlü doğrudan ya da dolaylı fiziki ve/veya psikolojik eylemi barındıran;

4857 sayılı İş Kanunu madde 1'de bahsedilen; işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemekle ilgili uygulamaya aykırı bir durum ve ilintili olarak yine aynı kanunun 24. madde 2. bendinde belirtilen içeriklere aykırı bir durum ise; sürecin Medeni Kanun ve Ceza Kanunu açısından da netice ve hak talep etme durumu doğuracağını bilip, yasal hakkınızı sonuna kadar aramanızı dilerim.

Mevzubahis kurumda atama işleminiz tamamlandıktan sonra Hizmet Sözleşmesi imzalanır ve bu sözleşme araştırma görevlisinin genel çalışma prensiplerini ve özlük haklarını içeren maddeleri kapsar. Sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde Tababet Uzmanlık Tüzüğü, Personel Yönetmeliği, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kurulu Yasası ve yürürlükteki İş Kanunu hükümleri uygulanır.

Yine ilgili kurumda mezuniyet sonrası eğitim kapsamında araştırma görevlileri kılavuzunda alt başlık olarak belirtilen kıyafet ve dış görünüş ile ilgili bir bölüm vardır ve içeriği şöyledir: ''Kurum olarak kıyafet, dış görünüm ve hijyen kurallarına gösterilen özen, mesleğe ve karşıdaki kişiye gösterilen özenin ve saygının bir yansıması olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle hastane içinde tüm araştırma görevlilerinin tek tip beyaz forma giymesi, kişisel bakımlarına özen göstermeleri, aşırı makyaj yapmamaları beklenir. ''

Dolayısıyla bahsettiğim Hizmet Sözleşmesini imzalarken genel çalışma prensipleri kapsamındaki durumları kabul etmiş olduğumuz varsayılır ve beyaz forma uygulaması vb. kabul edilmiş durumların yerine getirilmesi hususundaki uygulamalar mobbing kapsamında değerlendirilemez; diğer olası durumları tenzih ettiğimi belirtir ve mobbing kapsamında değerlendirilebilecek bir hadise karşısında herkesin yasal hakkını sonuna kadar aramasını dilerim.

Takdir edersiniz ki mobbinge maruz kalma riski belli bir kurumdan bağımsız herkes için vardır.

Mobbingi yemeyiniz, çiğneyip suratlarına tükürünüz; böylece ezik ve vasat hissetmeyeceğinizi düşünüyorum.

Re: Başkent dahiliye

 #4242259  gönderen barandesouza
 07.03.2019 - 20:06:09
tkkrhn yazdı:
03.03.2019 - 10:35:22
Bahsetttiğiniz kasıtlı, sistematik olarak tekrarlayan, disiplinin ve verimin artırılmasında araç olarak kullanılması durumunu da kapsayan, yatay ve/veya dikey şekilde uygulanan, sosyal tecrit, özlük haklarınıza saldırı, küçük düşürücü ve itibar zedeleyici, yıldırıcı vb. her türlü doğrudan ya da dolaylı fiziki ve/veya psikolojik eylemi barındıran;

4857 sayılı İş Kanunu madde 1'de bahsedilen; işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemekle ilgili uygulamaya aykırı bir durum ve ilintili olarak yine aynı kanunun 24. madde 2. bendinde belirtilen içeriklere aykırı bir durum ise; sürecin Medeni Kanun ve Ceza Kanunu açısından da netice ve hak talep etme durumu doğuracağını bilip, yasal hakkınızı sonuna kadar aramanızı dilerim.

Mevzubahis kurumda atama işleminiz tamamlandıktan sonra Hizmet Sözleşmesi imzalanır ve bu sözleşme araştırma görevlisinin genel çalışma prensiplerini ve özlük haklarını içeren maddeleri kapsar. Sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde Tababet Uzmanlık Tüzüğü, Personel Yönetmeliği, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kurulu Yasası ve yürürlükteki İş Kanunu hükümleri uygulanır.

Yine ilgili kurumda mezuniyet sonrası eğitim kapsamında araştırma görevlileri kılavuzunda alt başlık olarak belirtilen kıyafet ve dış görünüş ile ilgili bir bölüm vardır ve içeriği şöyledir: ''Kurum olarak kıyafet, dış görünüm ve hijyen kurallarına gösterilen özen, mesleğe ve karşıdaki kişiye gösterilen özenin ve saygının bir yansıması olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle hastane içinde tüm araştırma görevlilerinin tek tip beyaz forma giymesi, kişisel bakımlarına özen göstermeleri, aşırı makyaj yapmamaları beklenir. ''

Dolayısıyla bahsettiğim Hizmet Sözleşmesini imzalarken genel çalışma prensipleri kapsamındaki durumları kabul etmiş olduğumuz varsayılır ve beyaz forma uygulaması vb. kabul edilmiş durumların yerine getirilmesi hususundaki uygulamalar mobbing kapsamında değerlendirilemez; diğer olası durumları tenzih ettiğimi belirtir ve mobbing kapsamında değerlendirilebilecek bir hadise karşısında herkesin yasal hakkını sonuna kadar aramasını dilerim.

Takdir edersiniz ki mobbinge maruz kalma riski belli bir kurumdan bağımsız herkes için vardır.

Mobbingi yemeyiniz, çiğneyip suratlarına tükürünüz; böylece ezik ve vasat hissetmeyeceğinizi düşünüyorum.
Burada bağlı bulunduğum kurumu karalamak gibi bir niyetim yok fakat benim gözlemim ve karşılaştırmam bu yönde. Siz de takdir edersiniz ki ülkemizde konulan kuralların sahada uygulanması konusunda ciddi sıkıntılar var bu sebepten kurallar her ne kadar sağlam olsa da uygulamadaki problemler ve tek bir kişiye bağlı özel bir üniversitede çalışmanın sorunlarından bahsetmek istedim.

Eziklik ve vasatlık konusuna gelirsek ankaranın göbeğinde akademik sıralamada 26. olan bir fakülteyi hacettepe, ankara ve gazi seviyesinde görüyorsanız saygıyla karşılıyorum.

Ayrıca adab-ı muaşeret olarak değerlendirilen kuralların kişiden kişiye değişiklik gösterdiğini zaten açıklamama gerek olmadığını düşünüyorum. Zaten bu konuya gösterilen hassasiyet ile asistan ve öğrenci eğitimine gösterilen hassasiyetin aynı olmadığını tus değerlendirme sonuçlarına bakarak da görebilirsiniz.

Re: Başkent dahiliye

 #4242264  gönderen bungeldibana
 07.03.2019 - 20:28:49
Forumların birinde başkent halk sağlığı için 4 yıl emekliliğe sayılmıyor boşa geçiyor denmişti bu dogrumu acaba