Doktorca Haberin Adresi...
Kullanıcı avatarı
Tek tük görülen vakalar kısa bir süre içinde binlerce vakaya dönüştü. Portekizli bilim insanları bunu, virüsün sanılandan çok daha fazla mutasyon geçirmiş olmasına bağlıyorlar.

Maymun çiçeği aslında insanda ender görülür ve hastalık Afrika ile sınırlı kalır. Ve enfeksiyon genelde bir kişinin bulaşık kemirgen veya maymunla temasta bulunması halinde gelişiyor. Fakat Mayıs ayından bu yana Afrika dışında alışılmışın dışında çok sayıda vaka tespit edildi. Mayıs ayının sonunda vakalar birkaç yüze ulaşmıştı, şimdi ise dünya genelinde bilinen en az üç bin vaka var. Bu daha önce görülmemiş bir durum.

‘Burada Batı veya Orta Afrika ile bilinen hiçbir epdimiyolojik bağlantısı olmayan ilk ülke dışı bir salgınla karşı karşıyayız’ diyen araştırmacılar, insandan insana çok zor bulaşan maymun çiçeğinin bu kadar çok yayılmasını tetikleyenin ne olduğunu bilemiyorlardı. Bu sorunun yanıtını bulmak isteyen Lizbon Ulusal Sağlık Merkezi’nden Joana Isidro ve ekibi, Avrupa’nın farklı ülkelerindeki, Kuzey Amerika’daki ve Avustralya’daki hastalardan 15 maymun çiçeği virüsü örneği aldıktan sonra DNA karşılaştırması yaptı. Bu analiz sayesinde araştırmacılar hem virüsün genetik gelişimini hem de mutasyon türlerini ve sayısını da inceleyebildiler.

Sonuç şöyle: Ayrıştırılmış tüm virüsler genetik açıdan birbirlerine çok benziyor; bu da güncel salgının ortak bir kökene uzandığı anlamına geliyor. Şu sıralar yayılmakta olan maymun çiçeği virüsünün kökeni, Nijerya’da 2017 ve 2018 yılında büyük bir salgına yol açan virüse uzanıyor. Bu virüs varyantı tek tük de olsa İsrail, Singapur ve ABD’de görülmüştü ama daha sonra ortadan kalkmıştı. Araştırmacılar bu virüsün Nijerya’daki salgından sonra sinsice gelişmeye devam ettiğini tahmin ediyorlar. Bu “sessiz” enfeksiyonlar olasılıkla Afrika’nın endemik bölgesinde yaşanmış. Afrika dışında “sessiz” enfeksiyonların varlığı tamamen olmamış sayılmıyorsa da daha az olası kabul ediliyor. Fakat maymun çiçeği virüsü sürpriz bir şekilde mutasyon geçirmiş.

2017/2018 yıllarında ortaya çıkan varyant ve günümüzde görülen virüsün kalıtımı arasında 50 nokta mutasyon farkı var. Söz konusu elli mutasyon arasında bazıları, insanın bağışıklık sistemini maymun çiçeği virüsüne karşı bağışıklık tepkisini etkileyebilecek türden. DNA karşılaştırmaları öte yandan maymun çiçeği virüsünün güncel salgın sürecince de gelişmeye devam ettiğini ortaya koyuyor. İlk ve son virüs örneklerinin incelenmesi arasında sadece birkaç hafta bulunmasına karşın, bilim insanları virüs kalıtımının on beş yerinde DNA farklılıkları saptadılar. Bu on beş nokta mutasyonun insandan insana bulaşması sırasında meydana gelmiş olabileceği sanılıyor. Bu veriler virüs evriminin devam ettiğini ve insana uyum sağlama potansiyelini gösteriyor. Bu da maymun çiçeği virüsünün insandan insana bulaşma yetisini geliştirdiği anlamına gelmekte. Bunun ne kadar doğru olduğu bundan sonraki araştırmalar gösterecek.

Nilgün Özbaşaran Dede


Kaynak: https://www.nature.com/articles/s41591-022-01907-y