Doktorca Haberin Adresi...
Kullanıcı avatarı
Türkiye’de sağlık sistemi içinde en önemli uygulamalardan biri ‘aile hekimliği.’ Halen 25 bin 800 aile sağlığı merkezinde (ASM), toplam 24 bin 350 aile hekimi görev yapıyor. Aile hekimi başına düşen kayıtlı ortalama nüfus ise 3 bin 350. Sistemin önemli sac ayağı olan aile hekimleri, hasta sayısının fazlalığı, her geçen gün listeye eklenen yeni görevler, şiddet, kirada adaletsizlik, çalışma güvencesizliği gibi birçok sorunla baş etmek zorunda. Aile hekimleri, “Biz süpermen değiliz” diyor. Söz şimdi hekimlerde

Bahaddin Ahmet Yalçın. Şanlıurfa’da Harran Üniversitesi Hastanesi Çocuk Bölümü’nde görevli. Geçen hafta Abdulkadir Keskinli, ‘çocuğumun ateşini düşürmedi’ diyerek doktor Yalçın’ın başına parke taşıyla vurdu. Doktor Yalçın, yoğun bakımdan çıktı ancak hekimler için can güvenliğinin çok önemli bir sorun olduğu bu saldırıyla bir kez daha gündeme geldi.

Doktorlar isyanlarını ‘artık yeter’ diyerek sosyal medyada dile getirdi. Onlardan biri de Kızılay Başkanı Dr. Kerem Kınık’tı.

Kınık’ın tepkisi durumu özetliyordu ve şöyleydi: OECD ülkelerine göre yarı sayıda hekimle, OECD ülkelerine göre 4 kat fazla hastaya bakıyoruz. 24 saat gözümüzü kırpmadan nöbet tutup can kurtarıyoruz ama kafamızda parke taşı kıran mahlukları durduramıyoruz. Bakın bir can kurtarırken kendimizi savunamayız, yapmayın...



KORUYUCU ODAKLI OLMALI
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Başkanı Dr. Akif Emre Eker: İş yükümüz ve zorlandığımız hizmetler aile hekimliğini doğru bir şekilde yapmamızı engelliyor. Birinci basamak sağlık hizmeti olan aile hekimliğinin ‘koruyucu hekimlik’ odaklı olması gerek. Geldiğimiz nokta ise tedavi edici ve hastane odaklı. Uzmanlaşma ve pahalı teknolojiyi destekler görünüyor. Bizim sağlık sisteminin dolgu malzemesi haline dönüştürülerek işlevsiz ve değersizleştirilmemiz sağlık maliyetlerini de arttırıyor. Sağlık sistemindeki doğru olmayan planlamalarının yarattığı iş yükü ve sağlık maliyetlerindeki ciddi artışlar aile hekimleri üzerinden giderilmeye çalışılıyor.

MOTİVASYON AZALDI
İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi aile hekimi Dr. Recep Koç: Halka hizmet verme motivasyonumuz başta mesai dışı nöbetler (hastane, ASM, defin, adli ) ve esnek mesailer olmak üzere ve diğer birçok nedenle oldukça azaldı. Sağlıkçıların itibarsızlaştırılması, halkın eğitimsizliği, sağlık okuryazarlığının yetersizliği, kışkırtılmış sağlık talebi, sürekli şiddet olayları ve malpraktis (doktor hatası) baskısı altında çalışmamız da motivasyonumuzu düşürüyor. Aile hekimlerinin, havuza girmek için hepatit raporlarından, ehliyet raporlarına kadar akla gelen hemen her konuda rapor verme görevi var. Bazılarını vermemiz doğru olmadığı için daha ileri tetkikler için sevk yapmamız gerekebiliyor. Rapor vermek istemediğimizde bazen 10-15 dakika süren tartışmalar oluyor. Asıl işimiz koruyucu hekimlik yapmak yani hastalık ortaya çıkmadan önlemek. Ama biz reçete tekrarı, laboratuvar, poliklinik hizmetleriyle boğuluyoruz. İş yükümüzün yüzde 80’ini bu işler oluşturuyor.

ŞİDDET ÇOK BÜYÜK SORUN
İstanbul Aile Hekimliği Derneği Başkan Yardımcısı Dr. Serkan Özbakış: Sözlü şiddeti hemen her gün hepimiz görüyoruz. Fiziksel şiddete geçileli de çok oldu. Şiddeti uygulayanlara verilen cezalar yetersiz. Saldırganlar bırakın tutuklu yargılanmayı, gözaltına bile alınmıyor. Emniyete şikâyete saldırganla beraber gidip, beraber çıkıyoruz. Aile hekimleri sağlık sisteminin ‘dolgu malzemesi’ gibi kullanılıyor. İlgili dernekler geliyor örneğin ‘çocuklarda otizm taraması yapılsın’ diyor. Bakanlık ‘Taramamız lazım’ diyerek bizi görevlendiriyor. Birkaç ay eğitim veriliyor, taramaya başlıyoruz. Biz bunlara karşı değiliz. Tamam yapalım ama hakkıyla yapalım.”


İŞTE GÖREV LİSTESİ
Aile hekimlerinin yükünü anlamak için önce görevlerini sıralamak lazım. Bazıları şöyle:

1-) Kronik hastalıkların (tansiyon, diyabet vs.) takibi, danışmanlık hizmeti
2-) Gebe ve bebek izlemleri, annelere emzirme eğitimi, bebeklere demir ve D vitamini, gebelere D3 ve demir verilmesi
3-) Sağlam çocuk takibi
4-) Bebek, çocuk ve gebelerin aşılanması
5-) Riskli gruplara Hepatit B aşısı yapılması
6-) 15-49 yaş arası kadınların izlenmesi
7-) Hastaların eğitimi
8-) Çocuğun psiko-sosyal gelişimini destekleme, anaokulundan lise sona kadar okul çocuklarının izlem ve takibi
9-) Aile planlaması danışmanlığı ve yönetimi
10-) Yatalak hasta ziyaretleri
11-) Küçük cerrahi girişimler (sütür, apse boşaltma gibi)
12-) Pansuman, kan alınması, laboratuvara gönderilmesi ve sonuçların getirilmesi sürecinin takibi ve sonuçların değerlendirilmesi
13-) Rahim ağzı kanseri taraması için 30 yaş üzeri kadınlardan smear almak
14-) 40 yaş üzeri nüfusta bağırsak kanseri taraması için gaitada gizli kan testleri yapmak
15-) Enjeksiyon, rehabilitasyon, hasta sevk ve sonuçlarının izlenmesi
16-) İşe giriş, okula başlama, sürücü, spor yapabilir, av ruhsatı, evlilik, askerlik muayenesi gibi onlarca rapor hazırlamak
17-) Verem savaş dispanserinin teşhis koyduğu veya takip ettiği hastaların ilaçlarını vermek
18-) Otizmli çocukların tespiti, takibi ve bildirimi
19-) Evlenecek kişilerin bulaşıcı hastalıklar ve genetik geçen Akdeniz anemisi tetkiklerinin yapılması ve evlilik danışmanlığı
20-) Obezite takibi ve 18 yaş üzeri nüfusun kan tetkikleriyle takibi
21-) Seçimler için yatalak hasta raporları
22-) Hacdan gelenlerin virüs hastalıkları açısından takibi
23-) Defin ruhsatı vermek
24-) Kızamıklı hasta ile temas eden yanında bulunan kişilerin takibi
25-) Başka kurum, fakülte, hastanedeki grupların araştırmaları, anketlerine yardımcı olmak
26-) İstanbul gibi büyükşehirlerde yer ve bina yoksa, ASM kurmak için mekan kiralama, içini düzenleme, nüfus kayıt etme, faaliyete geçirme, elektrik, su, doğalgaz, internet, kira gibi giderlerin harcaması ve takibini yapmak
27-) Sağlık meslek liseleri ve tıp fakültesi öğrencilerinin stajlarını ASM’lerde yapmalarına yardımcı olmak
28-) Değişik yer ve mekanlarda verilen bakanlık eğitimlerine zorunlu katılmak
29-) Yanlarında çalışan hizmetli ve ek personelin işverenliğini yapmak
30-) Muhasebe, SGK ve vergileriyle, ASM’nin tamirat, tadilat, boya, düzenleme

İZİN SORUN, EMEKLİLİK HAYAL, KİRA USANDIRDI
Sorunlarını dinlemek için bir araya geldiğimiz aile hekimleri, angaryadan, izin kullanamamaktan ve kira baskısından yakınıyor. Aile hekimleri için sadece yıllık izin değil doğum izni, süt izni kullanımı bile sorun. Yıllık izne çıkarken yerlerine vekalet edecek meslektaş bulmaları gerekiyor. Bu da vekalet eden doktorun iş yükünün iki kat artması anlamına geliyor. Kira sorunu da bir başka başlık. ASM merkezleri verdikleri hizmete göre A, B, C, D diye sınıflandırılıyor. Aile hekimleri baktıkları kayıtlı nüfus oranında maaş alıyor. Bir de işletmeyle ilgili (kira, su, elektrik, telefon, personel maaşları, tıbbi malzemeler vs.) ödenen cari bir gider var. Bu da verdiği hizmete, çalıştırdığı personele göre değişiyor. Hekimler şunları anlatıyor:

Dr. İlknur İpek Karaosman: Normalde doktor başına ortalama 2 bin kişi kayıtlı olmalı. Bize 3-4 bin kişi kayıtlı. 15-49 yaşlarında bin kayıtlı hastamız varsa ancak yarısını tarayabiliyoruz. Günde 20 poliklinikle sınırlı olsak tek tek herkese ulaşabiliriz. Tarama, arama yapmaya zaman kalmıyor. Zamanımızın yarısı angaryayla geçiyor.

Dr. Şule Güçlü Şakrak: İzin mevzuatımız iptal edilmiş durumda. Düşünün 25 bin aile hekimi ve 25 bin hemşirenin izin mevzuatı yok. Doğum izni sonrası ücretsiz izin hakkı aile hekimliğinde yok. Doğum izninde (toplam 16 hafta) yerimize bakacak (vekalet edecek) doktor bulursak ücret kesintisi yapılmıyor. Yerimize bakacak yoksa bir doktor görevlendiriliyor ama asıl aile hekiminin ücretinin yarısını o alıyor. Takip ettiğimiz hastalara en az 6 ay anne sütü verin diyoruz, biz bunu çocuklarımıza yapamıyoruz. Kira da sorunlu. Ama bazı ASM’ler devletin binasında ve çok küçük miktarlarda örneğin 500 lira kira ödüyor. Devletin kiracısı olmayanlarımız ise 4-6 bin lira ödüyor. Bu adaletsiz.

Dr. Ekrem Ok: Devlet adına iş yapıyoruz. ‘Diğer kamu görevlisi’ statüsündeyiz. Bizim ASM’miz sanal yani kira ödüyoruz. Başka vergiler ödüyoruz, mesela stopaj, çevre, temizlik vergisi vs. niçin bunları veriyoruz? Devlete ait hiçbir kurum stopaj ödemezken biz niçin ödüyoruz? Kira konusunda da standart yok. Aynı işi yaptığımız, devletin yer verdiği bazı arkadaşlarımız hiç kira ödemiyor. İdeali devletin ASM’lerin binasını kendisi yapması, kurması. İstediğimiz koşullara sahip yer bulmakta zorlanıyoruz.

Dr. Yılmaz Ergin: 32 yıllık doktorum. Emekli olsam 3 bin 700 lira emekli maaşı alacağım. Onca eğitim, bunca yıllık çalışma, yıpranmanın sonucu bu mu reva görülüyor. Mecburi hizmetteyken albayla eşdeğer maaş alıyorduk. Sonra olduğumuz yerde saydık. Doktorların yüzüne kimse bakmıyor.


NEGATİF PERFORMANS BASKISI
AİLE hekimlerinin aylık ücreti, kesin kayıtlı kişi başına orantısal çarpanlarla hesaplanıyor. Gebe, bebek ve çocuk aşısı izlemlerinde negatif performans sistemi bulunuyor. Yani kişilere ulaşılamadığı takdirde aile hekimi ve hemşirenin ücreti kesiliyor. Dr. Salih Yener, şunları söylüyor: “Bir anne ve baba 13 günlük bebeklerini topuk kanı için getirdiler. Bebeklerine aşı yaptırmayı düşünmüyorlar. En az yarım saat onları aşıyı yaptırmaları için ikna etmeye çalıştım. Sağlık Bakanlığı aşılar konusunda sorumluluğu tamamen bize yüklüyor. ‘Çocuğun aşısını yapmazsanız sizin paranızı keserim’ diyor. Aileye herhangi bir sorumluluk yüklemiyorlar. Aile istemezse aşıyı yaptırmıyor. Ama doktor ailenin peşinden koşmak, onu ikna etmek zorunda. Aynı şey gebe izlemleri için de geçerli. Ama gebe kendi doktoruna gitmeyi tercih edebiliyor. Tamam sorumluluk alalım ama buraya gelmek istemeyeni zorla getiremeyiz.”

SİPARİŞLE REÇETE
AİLE hekimlerinin şikâyetleri arasında ‘reçete onay mercii’ olmak da var. Özel hastane ya da hekimlerden aldıkları reçeteleri SGK’nın karşılaması için aile hekimlerine de yazdırmak isteyenler baskı kurabiliyor. Ya da başkası için, ‘siparişle’ ilaç yazdırmak isteyenler... Koruyucu hekimliğin ön planda olduğu ülkelerde daha az maliyetle toplumun genel sağlığının korunduğunu belirten Dr. Kadir Camcıoğlu, “Biz bambaşka şeylerle karşılaşıyoruz. ‘Falanca hastanede şu tahlilleri istediler, orada çok pahalı olduğu için siz yapar mısınız doktor bey?’ diyenler oluyor” diyor.

İSTANBUL'UN BOŞ ASM'LERİ
RESMİ rakamlara göre İstanbul’da 1114 ASM ve 4 bin 368 aile hekimliği var. ASM olduğu belirtilmiş olsa da 400 civarında birimin binası ve doktoru yok. Mart 2018’de açılan 392 boş birimin sadece 43’ü seçilerek yerleştirilmesi yapılabildi. Dr. Recep Koç, “Bu ASM’lerin yeri, binası, malzemesi ve hemşiresi yok, dolasıyla seçen hekimler kuracak. Bundan dolayı da iki yıldır bu boş birimler doldurulamıyor. ASM’ler bir hekim ve bir hemşireden oluşur. Ancak halen 300 dolayında aile hekimi hemşiresiz çalışıyor. İstanbul’da bazı aile hekimleri 4 bin-5 bin kayıtlı nüfusa hizmet ediyor. Dr. Koç, “Bu nüfusla hastanelere sevk sistemi getirilemez” diyor.
Hürriyet
Kullanıcı avatarı
yazıyı okudum. meğer aile hekimleri neler yapıyormuş da haberimiz yokmuş. 30 madde yazılmış. teker teker inceledim. işte durum
1- hastanedeki uzmanlar yapıyor
2- ebeler yapıyor
3- ebeler yapıyor
4- ebeler yapıyor
5- ebeler yapıyor
6- ebeler yapıyor
7- hastalar aile hekimlerince eğitiliyor ise neden hastaneler bu kadar yoğun. hasta eğiten aile hekimi var mı
8- ne diyim bilemedim. pediatristler cevap verir buna.
9- ebeler yapıyor olmadı kadın doğum sevk
10- bu iş tamamen hastanelerin evde bakım birimlerince yapılıyor.
11- küçük cerrahi girişimler sutur abse boşaltma denmiş cerrahlar ve hastane acillerinde görev yapan sağlık memuru arkadaşlar cevap versin.
12- evet yapıyorlar.
13- ebeler yapıyor.
14- bu madde gaytayı kendileri alıp inceliyormuş izlenimi verircesine yazılmış. bişey diyemeyeceğim.
15- enjeksiyon ve rehabilitasyon denmiş. enjeksiyonu yardımcı personel yapıyor. rehabilitasyon yapan aile hekimi varsa beri gelsin.
16- bu raporları veriyorlar evet tabi uzmanlara gereksiz yere yaptıkları sevkler dışındakileri.
17- verem takibine bir anlam veremedim. bu işin yükünü göğüs uzmanları çekiyor
18- otizmli çocukların tesbit ve takibi diyor. güldürmeyin insanı yaw. bu işi çocuk psikiyatristleri yapıyor.
19- evet yapıyorlar
20- evet yapıyorlar
21- seçimler için yatalak hasta raporları. bence seçimler zamanında yapılmalı erkene alınmamalı 4 yılda değil de 10 yılda bir yapılmalı.
22- hacdan gelenlerin virüs taraması denmiş. hurma ikramı olur illa ki.
23- defin ruhsatı denmiş. ölümlerin çok büyük çoğunluğu hastanelerde oluyor ve uzmanlar öbs formunu doldurup veriyor sonra bu formla belediyeye gidiliyor sonra... uzattım ben de yaw. hepimiz geçeceğiz bu yoldan. dünya fani. her nefis ölümü tadacaktır.
24- kızamık eradike edilmeli.
25- fakültelerin araştırmalarına anketlerine yardımcı olmak denmiş. yorum yok.
26- bu hakikaten sıkıntılı bir durum. önden gidenler hazır yerlere yerleşip eksikleri ilaç firmalarına kitleyince sona kalanlar dona kaldı. ancak bakanlığın yatırım planlarında yeni asm yapımları var. inşallah yapılır da genç aile hekimi kardeşlerimiz bu sıkıntıdan kurtulur.
27- öğrencilerin stajlarına yardımcı olmak denmiş. güzel bişey bu. karşılıklı birbirine yardımcı olma durumu iyidir.
28- değişik yer ve mekanlarda bakanlıkça verilen eğitimlere katılma denmiş. burdaki zorluğun değişik mekan ve yerlerden mi yoksa eğitime katılmaktan mı kaynaklandığı açıklığa kavuşturulmalı.
29- bir nevi patronlu olsa gerek.
30- bu işler için her aile hekimine devlet tarafından ödeme yapılıyor. yapılan ödemenin ne kadarının bu işlere harcandığı konusuna girmeyelim.
Kullanıcı avatarı
performansa tabi işler düzgün yapılmıyor, dahil olmayan işleri yapan hekimi ayakta alkışlarım.

herkes bulunduğu il/ilçede bu 30 işin kaçının yapıldığını veya kaçını hekimin yaptığını yazsa keşke, bakalım durum gerçekten bu şekilde mi ?
Kullanıcı avatarı
Yük altında ezilmeyi geçin de, hazır burayı okuyan aile hekimi meslektaşlarım var ise, pediatrist olarak birkaç ricamı bırakayım:
Lütfen hastalarınızı pediatri uzmanına yönlendirirken ‘çocuk doktoru görsün de şu yandala sevk eder’ şeklinde yorumunuzu katmayın.
Febril konvulziyonu biz değerlendiririz, hayır tek febril konvulziyonda çocuk nörologuna yollamayız. ‘Ama aile hekimi çocuk nöroloğuna yollayacak dedi?’ Hayır yollamayacağım
İdrar yolu enfeksiyonuna biz bakarız. ‘Aile hekimi çocuk nefrolojisine yollasın seni dedi?’ Tekrarlayan iye olur, başka bir şüphemiz olur vs biz gerekirse yollarız
‘Hocam çocuk hematolojisine sevk almaya geldik’ ‘Neden?’ ‘Kanı düşükmüş’ Yahu ben bir demir parametrelerine, periferik yaymasına falan bakayım. Gerekirse yollarım niye yollamayayım. ‘Ama hocam aile hekimi sen hemen git buraya sevk al dedi’
Bunlar sadece birkaç örnek. Ydus kazanmış çkys’ye düşmeyi bekleyen bir düz uzman olarak 2 ayda bezdim. Aile hekimleri hastaya direk adres vererek sevk istemeye hastayı bana gönderdiği icin ailenin gözünde en baştan güven kazanmak zorunda kalıyorum, çoğunun takibini kendim yapabilecegim seyler olduğuna ikna etmek ile vaktim geçiyor. Bazı pediatristler de ‘aman ne uğraşıcam gitsin randevu alsın o zaman’ diyip hastayı gereksiz yere yandal polikliniklerine yönlendiriyor eminim bu sebeple.
Kullanıcı avatarı
Olay aile helimi uzman kavgasına dönmesin de , iye ve demir eksikliği anemisini niye uzmana yönlendirir ki bir ah? Sizin bahsettiğiniz iş yapmak istemeyen ahler. Bunlara asm de tedavi başlayan bir sürü ah var. Bazen de hastanın sözüyle iş yapmamak lazım. Bir yakınım bana çocuk endokrin soruyordu ne için dedim , büyümesinin geri kaldığını düşünüyorum dedi , persentilini ben hesapladım. Normal , ah ye gittinmi dedim yok dedi. Genel pediatriye gittinmi dedim , ona da yok dedi. Peki niye çocuk endokrin dedim? O bakıyormuş bunlara dedi. Artık dahiliye ve pediatri de durum bu ne yazık ki.
Prorofesörden bile daha rahat ve iyi konumda aile hekimleri. Size gelene kadar çok yol var. Önce acilcilerin ve asistan hekimlerin durumu var. Allah'a emanet çalışıp ciddi riskler alıyorlar ve bir karşılığı da yok. Risk ise maksimum. Dinlenme de yok. Öncelikli sorun budur bence. Aile hekimleri bunu bir türlü anlamıyor mu yoksa bilerek mi yapıyorlar ben de bunu anlamıyorum. Eğer aynı gemideyiz diyorlarsa geminin öncelikli sorunu bu. En organize en çok vakti olan grup onlar. Buna da bir el atsınlar bir zahmet.
Kullanıcı avatarı
Haftaiçi maks 2 gün işe gidersen bunlar sana yük gelir. Benim çalıştıgım ilçede reçete yazdırmaya asmye giden hasta doktor bugün yokmuş diyip acile gelirdi. Doktor çarşamba gelecek ilacım bitti çok acilimcileri başımıza siz salıyorsunuz. Üsyeyi git acile şunu yapsınlar sana diye bize salıyorsunuz. Sizin hastanıza bile biz bakıyoruz, su çiçeği kızamık ıvır zıvır, yetmiyor size de biz bildiriyoruz, bi zahmet şu taramalarınızı yapın. Doktorluk yaptıgınızı unutmayın.
Kullanıcı avatarı
dr_enivicivokke yazdı:
22.07.2018 - 14:48:23
Kutsaclı ve drbnmas , madem bu kadar güzel , neden aile hekimi olmuyorsunuz?


Hadi gel değiştirelim o zaman. Madem çok dertlisin gel acile. ( bu arada ben acili çok rahat oldugu için bıraktım, daha rahat biryere geçtim ama ah değil)
Kullanıcı avatarı
kutsaclirapunzel yazdı:
22.07.2018 - 14:51:39

dr_enivicivokke yazdı:
22.07.2018 - 14:48:23
Kutsaclı ve drbnmas , madem bu kadar güzel , neden aile hekimi olmuyorsunuz?


Hadi gel değiştirelim o zaman. Madem çok dertlisin gel acile. ( bu arada ben acili çok rahat oldugu için bıraktım, daha rahat biryere geçtim ama ah değil)
Merak ediyorsan şu an acildeyim , sen derma kazanmıştın yanlış mı hatırlıyorum? Bi başlıkta görmüştüm sanki. Hala ah nin rahatlığını övdüğüne göre içinde kalmış galiba ah. Keşke ah yazaydın.