Perşembe , Ocak 23 2020
Tarihsiz bir toplum düşünülemez....

Kullanıcı avatarı

İSTANBULUN FETHİ

 #418196  gönderen drpsikopat
 29.05.2008 - 09:48:38
evet arkadaşlar bugün bir devrin kapanıp bir devrin açıldığı gün. Fatih Sultan Mehmed' in İstanbul'a girdiği gün. bugün Peygamber efendimizin (sav) hadisi şerifine nail olan askerlerin o kutlu zaferi kazandığı gün. bugün bizim günümüz.... hepimize kutlu mutlu huzurlu olsun.

saygılarımla....
Kullanıcı avatarı

 #418201  gönderen drclavicula
 29.05.2008 - 10:30:51
tşkler...tedirgin edici bi imzan var kufurlu mufurlu...nikin de bi tuhaf...bırrrr...
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

 #418215  gönderen drpsikopat
 29.05.2008 - 12:00:17
drclavicula yazdı:tşkler...tedirgin edici bi imzan var kufurlu mufurlu...nikin de bi tuhaf...bırrrr...
rica ederim ne demek. bu günü hatırlamak, en güzel duygudur. atamızı herzaman hatırladığımız gibi bu ve buna benzer günleride hatırlamamız gerektiğini düşünüyorum.

isteğiniz üzerine imzamı değiştirdim. fakat nikim ekol olduğu için :lol: :lol: değiştirme yapamıyorum kusura bakmayın
Kullanıcı avatarı

 #418217  gönderen drpsikopat
 29.05.2008 - 12:03:00
İstanbul'un fethi, 6 Nisan - 29 Mayıs arasında 53 gün süren muhasaradan sonra gerçekleşmiştir. Fâtih Sultan Mehmed Hân otağını, Topkapı-Maltepe'de kurdu. Topkapı - Edirnekapı arasındaki merkez cepesini bizzat idare etti. Ulubatlı Hasan'ın burçlara bayrak dikmesi ile coşan askerler, delik deşik olan surlardan içeri girdi. 300.000 asker ve 20 parça donanmadan müteşekkil ordu, yeri göğü sarsan tekbir ve tahlil sesleri arasında, öğleden sonra da Fâtih Sultan Mehmed Hân, Topkapı'dan şehre girdi.
İstanbul'un fethi, Türk ve cihan tarihi bakımından çok önemlidir. Donanmayı, Beşiktaş'tan Haliç'e indiren teknik zekâ Fâtih'e mahsustur.

Gün batmada İstanbul'un üstünde Haliç'ten,
Bir renge bürünmüş yanıyor Marmara içten.

Bir pembe bulut bağrı delinmiş kanamakta,
Yorgun uyuyan tekneler altında uzakta.

Mevsim Mayıs'ın sonları, yaz başlamış artık,
Gittikçe açılmakta, dağılmakta karanlık.

Bir korkulu rüyâyı yataklarda sayıklar,
Dalgın uyuyanlar beraber uyanıklar...

Bir saltanatın son gününün korkusudur bu!
"Türkler hareketsiz duruyor bir pusudur bu!"

Türk ordusu İstanbul'u sarmış çepeçevre,
Dünya girecektir bu sabah bir yeni devre!

Birdenbire gökkubbe dolar velvelelerle,
Atlar koşar ön safta kabarmış yelelerle!

Tozlarla, dumanlarla karışmakta ateş, kan...
Yer yer tutuşur toprağın altındaki, volkan!

Mızraklar uçar, oklar uçar, taşlar uçarken,
Burçlar yıkılırken, kesilen başlar uçarken,

Bir burca zafer sancağı dikmiş Ulubatlı...
İlk hızla girer Topkapı'dan yirmi bin atlı!

"Türkler geliyor" çığlığı aksetmede dağ dağ,
Bir çağ kapanır böylece, başlar yeni çağ,

Rum Kayseri'nin kellesi bir mızrak ucunda,
Şarkın eşi yok incisi, Türk'ün avucunda!
Kullanıcı avatarı

 #418220  gönderen drclavicula
 29.05.2008 - 12:13:45
nikini degiştir demedim ama iyi yapmışsın...
Kullanıcı avatarı

 #418230  gönderen drpsikopat
 29.05.2008 - 12:31:11
fetih marşı

Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;
Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek

Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın?
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden....
Senin de destanını okuyalım ezberden...
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...

Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın...
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini...
Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini?
Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini

Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

Bu kitaplar Fatihtir, Selimdir, Süleymandır.
Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinandır.
Haydi artık uyuyan destanını uyandır.!

Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın
Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.!

Delikanlım, işaret aldığın gün atandan
Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan!
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasandan....

Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin!
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın...

Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın?
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

Arif Nihat Asya
Kullanıcı avatarı

 #418288  gönderen drpsikopat
 29.05.2008 - 14:51:31
FATİH SULTAN MEHMED' İN HOŞGÖRÜSÜ

Osmanlı toprakları ortasında kalan ve çeşitli entrikalar içinde kıvranan Doğu Roma imparatorluğu, şanlı Türk ordusunca 29 Mayıs 1453?te fethedildi. Bu savaşın devamınca, Türk tarafında büyük zayiat verildi. Bizans?ta ölen insan sayısı 5000?i geçmedi.

İstanbul?un teslimini müteakip Fâtih, atı üstünde doğruca Ayasofya?ya geldi. Kilisenin kapısında atından indi ve dönemin en büyük Ortodoks ibâdethanesine, yaya olarak girdi. İçerisi tıklım tıklım halktan insanlarla dolu idi. Ayasofya içindeki Doğu Romalılar, Fâtih?ten; ?Vurun şunların kellelerini!? emrini, başları önlerinde bekliyor ve korkudan da tir tir titriyorlardı.

Bu umutsuzlara Fâtih?in; ?Kaldırın başlarınızı! Şu andan itibaren benim tebamsınız. (Yani vatandaşımsınız.) Artık kimse size zarar veremeyecektir. Dininizde, dilinizde, iş ve ticaretinizde tamamen serbestsiniz. Kiliseleriniz açık kalacak, ibâdetlerinizi kendinize göre yaparsınız, ancak çan çalmayacaksınız. Burada kalmak istemeyen, kurtuluş akçesi vererek istediği yere gidebilir. İstanbul?da kalacaklar, eskisinden daha çok rahat edecekler.? demesiyle sevinçten ne yapacaklarını şaşırdılar. Sonra Yüce Hakan Rumlara sordu:

?Sizin din ulunuz (Yani dinî başkanınız) kimdir??

Dediler ki: ?Gennadios?tur. Ancak burada yok. Kendisini imparator Zeyrek?te hapse attı.?

Fâtih; ?Çıkarın getirin!? dedi. Hemen getirdiler. Gennadios?a; ?Bundan sonra bu Rumların patriki sensin!? dedi ve törenle ona Patriklik asasını verdi. Gennadios?a Vezirlerine denk maaş bağlattı. Fâtih Sultan Mehmed bu sefer Ortodoks Ermenilere döndü: ?Sizin din ulunuz kimdir?? dedi. Onlar da; ?İstanbul?da bizim dinî bir başkanımız yok. Bizans imparatoru bize kilise açmayı yasakladı. Biz gizli gizli kiraladığımız kiliselerde ayin yapardık. Ancak Bursa?da bir patrikimiz var. Adı Hovakim.? dediler. Derhal Bursa?dan Hovakim getirtildi. Ona da bir asa verilerek Ermenilere Patrik tayin edildi. Maaş bağlandı.

Bu iki Patrik 554 senedir Fâtih?in tayini ile görevlerini, hiçbir kısıtlama olmaksızın yapmaktalar. Bu kadar geniş hoşgörünün dünyada bir örneği daha yoktur.

Bu patriklerin de kendilerine ihsan edilen hürriyetin kıymetini bilmeleri gerekir.

Osmanlı Devleti?nin son dönemlerinde, devlet zayıfladıkça, bazı Patriklerin başta İngilizler olmak üzere birçok Avrupa devletine yaranmaya çalışmaları, bu nimeti inkârdır.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

 #418307  gönderen drpsikopat
 29.05.2008 - 16:09:35
Aştık geçilmez dağlar üstünden
Öyle vakur, öyle heybetli
Vardık ot bitmeyen vadilere
Ayağımız değdi yeşerdi!

Gönlümüzde büyüklüğü Asya?nın
Yıktı köhneliğini orta zamanın
Zamanın karanlığı ortasında
Şimşek örneği parlayan kılıcımız
Nur yağdırdı aydınlık yeni günlere
Eskilik, karanlık düşüverince yere,
Dağlar, denizler misali,
Yol verdi gemilere!

Sustu kulakları tırmalayan çan;
Burca bayrak dikince Ulubatlı Hasan!

 #418309  gönderen backardi
 29.05.2008 - 16:37:03
adam benhur yapıo sapartacus yapıo gladıtor yapıo troy yapıo bız sunun ne fılmını ne beglegesleını yapabılıoruz yoık bole bır 3. dunya ulkesı olma olayı
Kullanıcı avatarı

 #418316  gönderen masal
 29.05.2008 - 17:27:54
backardi yazdı:adam benhur yapıo sapartacus yapıo gladıtor yapıo troy yapıo bız sunun ne fılmını ne beglegesleını yapabılıoruz yoık bole bır 3. dunya ulkesı olma olayı
sonuna kadar katılıyorum,çok haklısın
Kullanıcı avatarı

 #418387  gönderen darkwingdoc
 29.05.2008 - 21:57:53
masal yazdı:
backardi yazdı:adam benhur yapıo sapartacus yapıo gladıtor yapıo troy yapıo bız sunun ne fılmını ne beglegesleını yapabılıoruz yoık bole bır 3. dunya ulkesı olma olayı
sonuna kadar katılıyorum,çok haklısın
gerçek anlamıda tabulaştırıyoruz her değeri
o kadar ki biz kendimiz bile dokunamıyoruz
ilaveten yapılanın kat'i gerçek değil film olduğunu kavrayabildiğimiz günler geldiği zaman film/belgesel /animasyon her şekilde tarihi efsaneyi v.s. yapabiliriz seyredebiliriz ve de umudederim ki ne biçim film bu lan diye yönetmeni/oyuncuyu/yayıncıyı ya da sadece yer göstericiyi dövmeyiz
ya da bir film karakterinin ardından mevlit okutmayız
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009