Pazar , Eylül 22 2019
Sanat ve Edebiyat hakkında aradığınız her şey burada...

  • 1
  • 266
  • 267
  • 268
  • 269
  • 270
Kullanıcı avatarı

Re: Kalemden Düşen Katreler

 #4172499  gönderen Murid
 28.09.2018 - 17:45:08
Şükürsüzlükten anladığımız şey; kişinin az ile yetinmemesi, sürekli olarak halinden şikâyet etmesi… Şükürsüzlüğün en büyük alametlerinden biridir bu. Sürekli her şeyi yetersiz görüyor, her şeyin daha fazlasını istiyorsa bu insan şükür kelimesini kullansa bile dili şükrediyor ama davranışları şükretmiyor manasına gelir. Bu tarz davranışların arka planında da genellikle şu vardır; kendilerinin egoları yüksektir, kendilerini çok iyi şeylere layık görme eğilimindedirler. Hayat felsefeleri de konformizme yakındır. Egoizm ile konformizm burada birleşmektedir. Birleştiği zaman lükse düşkünlük oluyor, medeniyet fantezilerine düşkünlük artıyor ve bu kişide sürekli bir mutsuzluk hali oluşturuyor.

Prf. Dr. Nevzat Tarhan
Kullanıcı avatarı

Re: Kalemden Düşen Katreler

 #4172534  gönderen Maweranaz
 28.09.2018 - 19:22:25
Akşam Namazı

Vakit akşam. Gün ölmek üzere. Güneş ışıklarını topluyor eşyanın üzerinden. Kızılca kıyameti kopuyor dünyanın. Kara kefenini giyiniyor gün. Gülün rengi soluyor, eşyanın cezbesi yitiveriyor.

Hatırla ki, senin de akşamın olacak bir gün. Ömrünün ışıkları solacak. Hayatının perdesi çekilecek. Senin de kıyametin kopacak.

Şimdi akşam. Ölmeden önce bil öleceğini ki, yaşatıldığını farkedesin. Herkesin senden uzaklaşacağı ölüm anını hatırla ki, sen de şimdi herkesten ve her şeyden uzaklaşıp Rabbine yanaşasın. Seni sen yokken de bilen Rabbin, sen öldükten sonra da bilecek elbet.. Herkesin unuttuğu yerde seni bir O hatırlayacak. Hatırını yalnız O bilecek. Sen de O’nu an şimdi. Şimdi akşam namazı vakti…
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009

Re: Kalemden Düşen Katreler

 #4179629  gönderen eb21
 12.10.2018 - 16:45:27
Şeytan giderken don kişot bağırdı; - bir dakika bekle! Sana son bir soru daha soracağım.. - ''sor bakalım'' dedi alaycı bir sesle. - ormanda savaş naraları atanlar senin adamların mıydı? - ''elbette..Benim adamlarım çoktur!'' - iyi ama Allah Allah diye bağırıyorlardı? - ''Ne sandın ya!.. Şeytan Şeytan diye mi bağıracaklardı? Bizim işimiz bu: Aldatmak, daima aldatmak!..''
Kullanıcı avatarı

Re: Kalemden Düşen Katreler

 #4180314  gönderen Maweranaz
 14.10.2018 - 17:50:22
İslam tasavvufunda bu yolculuğa sülûk denir ve Tasavvuf’ta varılması gereken nokta İslam’da “Kendini hiçlikle bilen Rabbini varlıkla bilir” noktasına ulaşmaktır.
Kullanıcı avatarı

Re: Kalemden Düşen Katreler

 #4180322  gönderen Maweranaz
 14.10.2018 - 18:10:48
Hiçlik, kişinin her sahip olduğu özellikte (isim ve sıfat) dengelenmesi ve yaratıcının sonsuzluğunda kendi yerini idrak etmesidir. Bu hal, şahsiyetsiz, tembel bir kişilik yaratmaz. Bilakis, yaratıcısından emin olan, maddi olayların yıkamadığı kuvvetli şahsiyetler oluşturur.

Böyle dengeli, kişilikli insanın beşer halinden var olabilmesi için:
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009

Re: Kalemden Düşen Katreler

 #4304145  gönderen enverbeyy
 04.09.2019 - 18:01:07
Gönül Hun oldu şevkinden para ya rasullah gavsım dört köşe keyfinden mevki ya rasullah katre katre dolar dolar akar kalbimden fetö gitti menzil geldi memnun burunumuz cemaatlerden kurtulmaz ya rasullah
Kullanıcı avatarı

Re: Kalemden Düşen Katreler

 #4304154  gönderen Murid
 04.09.2019 - 18:29:36
enverbeyy yazdı:
04.09.2019 - 18:01:07
Gönül Hun oldu şevkinden para ya rasullah gavsım dört köşe keyfinden mevki ya rasullah katre katre dolar dolar akar kalbimden fetö gitti menzil geldi memnun burunumuz cemaatlerden kurtulmaz ya rasullah
Yaman Dede Mevlevidir :roll:

Re: Kalemden Düşen Katreler

 #4304805  gönderen eb21
 06.09.2019 - 19:37:47
"Ona dedi ki: Bana öğüt ver?
Dedi ki: Hiç kimse seni Allah' a şikayet etmesin..."
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

Re: Kalemden Düşen Katreler

 #4306603  gönderen Murid
 10.09.2019 - 12:27:18
Tecellâyı cemalinden Habibim nevbahar âteş,
Gül ateş, bülbül âteş, sümbül âteş, Hak ü hâr âteş.

Şuây-ı âfitâbındır yakan bil-cümle uşşâkı,
Dil âteş, sîne âteş, hem dü çeşm-i eşk-i bâr âteş.

Hayal-i şem-i rûyinle acep mi yansa can ü dil,
Nigârım gel de gör kalbimde âteş, ah ü zâr âteş.

Ne mümkün bunca âteşle, şehid-i aşkı gasl etmek,
Cesed âteş, kefen âteş, hem âb-ı hoşgüvar âteş.

Ben el çektim safay-ı hâtır u ârâm-ı cânımdan,
Safâ âteş, cefâ âteş, firâr âteş, karar âteş...

Ne yapsam bu dil-i mahzununu mesrûr eylemem şâhım
Gam âteş, gam-küsar, temennây-ı mesâr âteş...

Ümîd-i âfiyet besler mi Es’ad yârdan hâşâ,
Saçar oldukça gözden ol nigâr-ı gül'izar âteş...


Muhammed Esad Erbili
  • 1
  • 266
  • 267
  • 268
  • 269
  • 270