Pazar , Ağustos 25 2019
1. 2. ve 3. sinif ogrencilerine ozel...

Birinci sınıfta kaldım

 #4286323  gönderen Esmeyengül
 09.07.2019 - 20:56:47
Merhaba herkese, tıp fakültesi hayalimdi benim kazanmak için çok çabaladım ve 3. Yılında kazandım. Ne kadar bu mesleğe aşığım desemde olmadı afalladım ve birinci sınıfta kaldım. Şimdi ise moralim çok bozuk çünkü yaşıtlarım 4. Sınıfa geçecekken ben birinci sınıfta olacam O da yetmezmiş gibi bu yıl kurduğum onca güzel arkadaşlık vardı şimdi hepsi üst dönem olacak. Ve tabi insanların acıyan bakışları da olacak çünkü kaybım 3 yıl!
Sizlerden ricam tecrübeliler olarak tavsiyelerde bulunmanız bundan sonrası için.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

Re: Birinci sınıfta kaldım

 #4286334  gönderen xqulsy
 09.07.2019 - 21:40:30
dosdm kafana takma bissürü insan farklı sebeplerden dolayı okulu uzatıyor önüne bak güzel çalış bidaha kalmamaya çalış diğerleri ne düşünmüş vs kafana takma ok
Kullanıcı avatarı

Re: Birinci sınıfta kaldım

 #4286345  gönderen fightus
 09.07.2019 - 22:01:29
merhaba
başınıza gelen talihsiz durum açısından geçmiş olsun. öncelikle içinde bulunduğunuz duygusal çökkünlük ve moral bozukluğundan olabildiğince çabuk kurtulmaya çalışın. çünkü, ümitsizlik dipsiz bir kuyu; tıpçı ona bir kere düşünce, battıkça batar. tıp fakültesini seçerek hekim olmaya karar vermenize mesleğin kendisine, etrafınızda hekim olan birisine ya da aile fertlerinin bu mesleğe karşı olan hayranlığı sebep olduysa, kararınızı ikinci kere sorgulayın derim. çünkü, hekimliği sevip sevmeyeceğiniz tıp fakültesinin sonlarına doğru netleşmekle birlikte mesleğe başladıktan sonra karşılaştığınız ortam ve şartlar, mesleğiniz hakkında sizde kelek karpuz etkisi yapacak.

ben, tıp dünyasına göz hastalıkları alanındaki ameliyatlara olan hayranlığımın etkisiyle ilgi duydum. muhteşem bir nanoteknoloji ve biyomedikal mühendislik entegrasyonu olması beni büyülemişti. aslında ben cerrahiyi yaparken kullanılan cihazların teknolojisine hayranken kendimi doktorluğa hayran sanmıştım, bunu çok geç anlasım. tıp fakültesini seçerek hayatımın ilk en yanlış seçimini yapmış olduğumu geçmekte çok zorlandığımı düşündüğüm 3. dönemdeyken anladım ancak, çok artık geçti. üniversiteyi bırakıp sınava yeniden girmemi hiçbir şey olmamış gibi alttan alarak beni idealist kararımda destekleyecek olan zengin ve geniş bir ailem yoktu. bari göz doktoru olayım diye diye fakülteyi bitirdim.

intörnken anladım ki hekimliğin taşıdığı sorumluluk ve stres düzeyi benim ruhsal yapımın kaldıracağı kadar hafif değil. Fakülte bitince uzmanlık telaşı, askerlik telaşı, mecburi hizmet, vs derken seneler geçiyor ve tahammülsüz bir insana dönüşüyorsun. Mesleğini sevdiğini içinden gelerek söyleyen çok az insana rastlıyorsun. Ülkemizde hekim olmak gelişen ülkelere kıyasla en az 2 kat daha zor. bu arada çalışırken insana fakülte tekrarı yaptıran TUS sınavından aldığım puanlar göz ameliyatı olanları ziyaret etmeme bile yetmediğinden aklımdan geçmeyen bir bölümü yazıp 4,5 sene daha harcandım. şimdi inişli çıkışlı istikrarsız bir düzende mesleğimi icra etmeye ve aklı selim kalmaya gayret ediyorum.

yukarıda bahsettiklerim, benim ne umup ne bulduğumdu. şimdi, siz bu mesleğe aşık olduğunuzu ve 3 sene çabaladığınızı belirtmişsiniz. sınıfta kalmanıza rağmen bu sevginizde herhangi bir azalma olmadıysa, sınıfta kaldığınıza artık daha fazla üzülmeyin. benim sınıfımda üstten kalanlardan hayatının aşkını bulup evlenenler, çok iyi dost olup mecburi hizmette yakın yerler yazıp sonrasında halen yediği içtiği ayrı gitmeyen arkadaşlarımız oldu. birlikte hastane açanlara kadar duyduk. yani arkadaşlıklarınızdan kalıcı olanlar zaten çok az olacak. stajlarda veya tus çalışma çabası gösterirken kimler gerçek kimler sahte dost(!) anlayacaksınız.

daldan dala atlamak gibi olacak; son olarak çarpıcı bir örnek verip bu eziyete bir son vereceğim :) kız kardeşimin yakın arkadaşı bilgisayar mühendisi olma hayali ile İTÜ’ye başlayıp 4. sınıfın semesterında okulu bıraktı. egosu çok yüksek olduğundan insanlar “vay be doktor olmuş, hatta profesör olmuş” desinler diye sınava yeniden girip tıp fakültesini tercih etti ve bitirmek üzere. sadece egosunu doyurmak için 3,5 senelik İTÜ kariyerini bir kalemde çizen birini düşünürseniz, kaybettiğinizi düşündüğünüz zamana daha fazla üzülmezsiniz, değil mi?

bu yıpratıcı ve zorlu süreçte ve sonrasındaki daha yıpratıcı ve zorlu süreçte başarılar ve bol şans dilerim. ( Söylediklerim, ümitsizliğe düşmeniz için değil, gerçeklerin ta kendisi olduğundan dolayı söylenmiştir)

Re: Birinci sınıfta kaldım

 #4286351  gönderen mustafa1998
 09.07.2019 - 22:15:21
Çok takma kesinlikle twitter da abdülkadir başdaş diye biri var hacettepe den 9 yıl da ancak mezun olmuş yani çok aşırı üzülme sakiın

Re: Birinci sınıfta kaldım

 #4286362  gönderen Esmeyengül
 09.07.2019 - 22:27:57
fightus yazdı:merhaba
başınıza gelen talihsiz durum açısından geçmiş olsun. öncelikle içinde bulunduğunuz duygusal çökkünlük ve moral bozukluğundan olabildiğince çabuk kurtulmaya çalışın. çünkü, ümitsizlik dipsiz bir kuyu; tıpçı ona bir kere düşünce, battıkça batar. tıp fakültesini seçerek hekim olmaya karar vermenize mesleğin kendisine, etrafınızda hekim olan birisine ya da aile fertlerinin bu mesleğe karşı olan hayranlığı sebep olduysa, kararınızı ikinci kere sorgulayın derim. çünkü, hekimliği sevip sevmeyeceğiniz tıp fakültesinin sonlarına doğru netleşmekle birlikte mesleğe başladıktan sonra karşılaştığınız ortam ve şartlar, mesleğiniz hakkında sizde kelek karpuz etkisi yapacak.

ben, tıp dünyasına göz hastalıkları alanındaki ameliyatlara olan hayranlığımın etkisiyle ilgi duydum. muhteşem bir nanoteknoloji ve biyomedikal mühendislik entegrasyonu olması beni büyülemişti. aslında ben cerrahiyi yaparken kullanılan cihazların teknolojisine hayranken kendimi doktorluğa hayran sanmıştım, bunu çok geç anlasım. tıp fakültesini seçerek hayatımın ilk en yanlış seçimini yapmış olduğumu geçmekte çok zorlandığımı düşündüğüm 3. dönemdeyken anladım ancak, çok artık geçti. üniversiteyi bırakıp sınava yeniden girmemi hiçbir şey olmamış gibi alttan alarak beni idealist kararımda destekleyecek olan zengin ve geniş bir ailem yoktu. bari göz doktoru olayım diye diye fakülteyi bitirdim.

intörnken anladım ki hekimliğin taşıdığı sorumluluk ve stres düzeyi benim ruhsal yapımın kaldıracağı kadar hafif değil. Fakülte bitince uzmanlık telaşı, askerlik telaşı, mecburi hizmet, vs derken seneler geçiyor ve tahammülsüz bir insana dönüşüyorsun. Mesleğini sevdiğini içinden gelerek söyleyen çok az insana rastlıyorsun. Ülkemizde hekim olmak gelişen ülkelere kıyasla en az 2 kat daha zor. bu arada çalışırken insana fakülte tekrarı yaptıran TUS sınavından aldığım puanlar göz ameliyatı olanları ziyaret etmeme bile yetmediğinden aklımdan geçmeyen bir bölümü yazıp 4,5 sene daha harcandım. şimdi inişli çıkışlı istikrarsız bir düzende mesleğimi icra etmeye ve aklı selim kalmaya gayret ediyorum.

yukarıda bahsettiklerim, benim ne umup ne bulduğumdu. şimdi, siz bu mesleğe aşık olduğunuzu ve 3 sene çabaladığınızı belirtmişsiniz. sınıfta kalmanıza rağmen bu sevginizde herhangi bir azalma olmadıysa, sınıfta kaldığınıza artık daha fazla üzülmeyin. benim sınıfımda üstten kalanlardan hayatının aşkını bulup evlenenler, çok iyi dost olup mecburi hizmette yakın yerler yazıp sonrasında halen yediği içtiği ayrı gitmeyen arkadaşlarımız oldu. birlikte hastane açanlara kadar duyduk. yani arkadaşlıklarınızdan kalıcı olanlar zaten çok az olacak. stajlarda veya tus çalışma çabası gösterirken kimler gerçek kimler sahte dost(!) anlayacaksınız.

daldan dala atlamak gibi olacak; son olarak çarpıcı bir örnek verip bu eziyete bir son vereceğim :) kız kardeşimin yakın arkadaşı bilgisayar mühendisi olma hayali ile İTÜ’ye başlayıp 4. sınıfın semesterında okulu bıraktı. egosu çok yüksek olduğundan insanlar “vay be doktor olmuş, hatta profesör olmuş” desinler diye sınava yeniden girip tıp fakültesini tercih etti ve bitirmek üzere. sadece egosunu doyurmak için 3,5 senelik İTÜ kariyerini bir kalemde çizen birini düşünürseniz, kaybettiğinizi düşündüğünüz zamana daha fazla üzülmezsiniz, değil mi?

bu yıpratıcı ve zorlu süreçte ve sonrasındaki daha yıpratıcı ve zorlu süreçte başarılar ve bol şans dilerim. ( Söylediklerim, ümitsizliğe düşmeniz için değil, gerçeklerin ta kendisi olduğundan dolayı söylenmiştir)
Teşekkürler hocam çok güzel yazmışsınız. Açıkçası hevesim çok kırıldı, çok yıprandım o yüzden doktorluk hayallerinimden çok bu yolda yaşadığım sıkıntılar var artık aklımda ama yinede bırakmayı düşünemem hala kırılan hevesine rağmen seviyorum bu mesleği ama kazanana kadar ve kazandıktan sonrasında geçen süreç bu kadar yıprattığından sonrası için ciddi endişelerim oluştu daha 6 yıl, TUS... Çok uzun bir yolculuk ve ben daha ilk adımmlarımda düştüm malesef ki...
Kullanıcı avatarı

Re: Birinci sınıfta kaldım

 #4286364  gönderen parcalıbulut
 09.07.2019 - 22:30:53
Kimse sana acımıyor bunu at kafandan. Bu seneki yaptığın hataları da düşünüp bi daha yapmazsan güzel yıllar geçirirsin. Arkadaşlığınız zaten sağlamsa bozulmaz merak etme. Ben de uzattım yine aynı insanlarla arkadaşım.
Bazen de iyiki uzatmışım diyorum. Hayat bu ne getireceğini bilemezsin..
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009

Re: Birinci sınıfta kaldım

 #4286366  gönderen Esmeyengül
 09.07.2019 - 22:38:30
parcalıbulut yazdı:Kimse sana acımıyor bunu at kafandan. Bu seneki yaptığın hataları da düşünüp bi daha yapmazsan güzel yıllar geçirirsin. Arkadaşlığınız zaten sağlamsa bozulmaz merak etme. Ben de uzattım yine aynı insanlarla arkadaşım.
Bazen de iyiki uzatmışım diyorum. Hayat bu ne getireceğini bilemezsin..
Teşekkür ederim yazınız için. Son cümlenizde iyi ki uzatmışım demişsiniz, özel değilse eğer nedenini öğrenebilir miyim yani ne gibi Bi getirisi olabilir? Herkes hayırlısı buymuş diyor bende böyle derdim herşey de vardır Bi hayır ama bunda yok işte
Kullanıcı avatarı

Re: Birinci sınıfta kaldım

 #4286370  gönderen parcalıbulut
 09.07.2019 - 22:41:46
Esmeyengül yazdı:
09.07.2019 - 22:38:30
parcalıbulut yazdı:Kimse sana acımıyor bunu at kafandan. Bu seneki yaptığın hataları da düşünüp bi daha yapmazsan güzel yıllar geçirirsin. Arkadaşlığınız zaten sağlamsa bozulmaz merak etme. Ben de uzattım yine aynı insanlarla arkadaşım.
Bazen de iyiki uzatmışım diyorum. Hayat bu ne getireceğini bilemezsin..
Teşekkür ederim yazınız için. Son cümlenizde iyi ki uzatmışım demişsiniz, özel değilse eğer nedenini öğrenebilir miyim yani ne gibi Bi getirisi olabilir? Herkes hayırlısı buymuş diyor bende böyle derdim herşey de vardır Bi hayır ama bunda yok işte
Bi beladan kurtuldum şuan yaşamak istediğim hayatı yaşıyorum o zaman böyle olmayacaktı.üzerine ben ara vermek zorunda kaldım derken 1.5 sene uzattım. şimdi hiçbir şey hatırlamıyorm.. umrumda da değil uzatmış olmak..
Kullanıcı avatarı

Re: Birinci sınıfta kaldım

 #4286394  gönderen nanot9
 09.07.2019 - 23:54:49
fightus yazdı:
09.07.2019 - 22:01:29
merhaba
başınıza gelen talihsiz durum açısından geçmiş olsun. öncelikle içinde bulunduğunuz duygusal çökkünlük ve moral bozukluğundan olabildiğince çabuk kurtulmaya çalışın. çünkü, ümitsizlik dipsiz bir kuyu; tıpçı ona bir kere düşünce, battıkça batar. tıp fakültesini seçerek hekim olmaya karar vermenize mesleğin kendisine, etrafınızda hekim olan birisine ya da aile fertlerinin bu mesleğe karşı olan hayranlığı sebep olduysa, kararınızı ikinci kere sorgulayın derim. çünkü, hekimliği sevip sevmeyeceğiniz tıp fakültesinin sonlarına doğru netleşmekle birlikte mesleğe başladıktan sonra karşılaştığınız ortam ve şartlar, mesleğiniz hakkında sizde kelek karpuz etkisi yapacak.

ben, tıp dünyasına göz hastalıkları alanındaki ameliyatlara olan hayranlığımın etkisiyle ilgi duydum. muhteşem bir nanoteknoloji ve biyomedikal mühendislik entegrasyonu olması beni büyülemişti. aslında ben cerrahiyi yaparken kullanılan cihazların teknolojisine hayranken kendimi doktorluğa hayran sanmıştım, bunu çok geç anlasım. tıp fakültesini seçerek hayatımın ilk en yanlış seçimini yapmış olduğumu geçmekte çok zorlandığımı düşündüğüm 3. dönemdeyken anladım ancak, çok artık geçti. üniversiteyi bırakıp sınava yeniden girmemi hiçbir şey olmamış gibi alttan alarak beni idealist kararımda destekleyecek olan zengin ve geniş bir ailem yoktu. bari göz doktoru olayım diye diye fakülteyi bitirdim.

intörnken anladım ki hekimliğin taşıdığı sorumluluk ve stres düzeyi benim ruhsal yapımın kaldıracağı kadar hafif değil. Fakülte bitince uzmanlık telaşı, askerlik telaşı, mecburi hizmet, vs derken seneler geçiyor ve tahammülsüz bir insana dönüşüyorsun. Mesleğini sevdiğini içinden gelerek söyleyen çok az insana rastlıyorsun. Ülkemizde hekim olmak gelişen ülkelere kıyasla en az 2 kat daha zor. bu arada çalışırken insana fakülte tekrarı yaptıran TUS sınavından aldığım puanlar göz ameliyatı olanları ziyaret etmeme bile yetmediğinden aklımdan geçmeyen bir bölümü yazıp 4,5 sene daha harcandım. şimdi inişli çıkışlı istikrarsız bir düzende mesleğimi icra etmeye ve aklı selim kalmaya gayret ediyorum.

yukarıda bahsettiklerim, benim ne umup ne bulduğumdu. şimdi, siz bu mesleğe aşık olduğunuzu ve 3 sene çabaladığınızı belirtmişsiniz. sınıfta kalmanıza rağmen bu sevginizde herhangi bir azalma olmadıysa, sınıfta kaldığınıza artık daha fazla üzülmeyin. benim sınıfımda üstten kalanlardan hayatının aşkını bulup evlenenler, çok iyi dost olup mecburi hizmette yakın yerler yazıp sonrasında halen yediği içtiği ayrı gitmeyen arkadaşlarımız oldu. birlikte hastane açanlara kadar duyduk. yani arkadaşlıklarınızdan kalıcı olanlar zaten çok az olacak. stajlarda veya tus çalışma çabası gösterirken kimler gerçek kimler sahte dost(!) anlayacaksınız.

daldan dala atlamak gibi olacak; son olarak çarpıcı bir örnek verip bu eziyete bir son vereceğim :) kız kardeşimin yakın arkadaşı bilgisayar mühendisi olma hayali ile İTÜ’ye başlayıp 4. sınıfın semesterında okulu bıraktı. egosu çok yüksek olduğundan insanlar “vay be doktor olmuş, hatta profesör olmuş” desinler diye sınava yeniden girip tıp fakültesini tercih etti ve bitirmek üzere. sadece egosunu doyurmak için 3,5 senelik İTÜ kariyerini bir kalemde çizen birini düşünürseniz, kaybettiğinizi düşündüğünüz zamana daha fazla üzülmezsiniz, değil mi?

bu yıpratıcı ve zorlu süreçte ve sonrasındaki daha yıpratıcı ve zorlu süreçte başarılar ve bol şans dilerim. ( Söylediklerim, ümitsizliğe düşmeniz için değil, gerçeklerin ta kendisi olduğundan dolayı söylenmiştir)
Hocam peki göz kazanmış olsaydınız mutlu ve memnun olurmuydunuz? Meslekte az da olsa ışık olduğunu görmek istiyorum da
Kullanıcı avatarı

Re: Birinci sınıfta kaldım

 #4286444  gönderen fightus
 10.07.2019 - 09:15:20
nanot9 yazdı:
09.07.2019 - 23:54:49
fightus yazdı:
09.07.2019 - 22:01:29
merhaba
başınıza gelen talihsiz durum açısından geçmiş olsun. öncelikle içinde bulunduğunuz duygusal çökkünlük ve moral bozukluğundan olabildiğince çabuk kurtulmaya çalışın. çünkü, ümitsizlik dipsiz bir kuyu; tıpçı ona bir kere düşünce, battıkça batar. tıp fakültesini seçerek hekim olmaya karar vermenize mesleğin kendisine, etrafınızda hekim olan birisine ya da aile fertlerinin bu mesleğe karşı olan hayranlığı sebep olduysa, kararınızı ikinci kere sorgulayın derim. çünkü, hekimliği sevip sevmeyeceğiniz tıp fakültesinin sonlarına doğru netleşmekle birlikte mesleğe başladıktan sonra karşılaştığınız ortam ve şartlar, mesleğiniz hakkında sizde kelek karpuz etkisi yapacak.

ben, tıp dünyasına göz hastalıkları alanındaki ameliyatlara olan hayranlığımın etkisiyle ilgi duydum. muhteşem bir nanoteknoloji ve biyomedikal mühendislik entegrasyonu olması beni büyülemişti. aslında ben cerrahiyi yaparken kullanılan cihazların teknolojisine hayranken kendimi doktorluğa hayran sanmıştım, bunu çok geç anlasım. tıp fakültesini seçerek hayatımın ilk en yanlış seçimini yapmış olduğumu geçmekte çok zorlandığımı düşündüğüm 3. dönemdeyken anladım ancak, çok artık geçti. üniversiteyi bırakıp sınava yeniden girmemi hiçbir şey olmamış gibi alttan alarak beni idealist kararımda destekleyecek olan zengin ve geniş bir ailem yoktu. bari göz doktoru olayım diye diye fakülteyi bitirdim.

intörnken anladım ki hekimliğin taşıdığı sorumluluk ve stres düzeyi benim ruhsal yapımın kaldıracağı kadar hafif değil. Fakülte bitince uzmanlık telaşı, askerlik telaşı, mecburi hizmet, vs derken seneler geçiyor ve tahammülsüz bir insana dönüşüyorsun. Mesleğini sevdiğini içinden gelerek söyleyen çok az insana rastlıyorsun. Ülkemizde hekim olmak gelişen ülkelere kıyasla en az 2 kat daha zor. bu arada çalışırken insana fakülte tekrarı yaptıran TUS sınavından aldığım puanlar göz ameliyatı olanları ziyaret etmeme bile yetmediğinden aklımdan geçmeyen bir bölümü yazıp 4,5 sene daha harcandım. şimdi inişli çıkışlı istikrarsız bir düzende mesleğimi icra etmeye ve aklı selim kalmaya gayret ediyorum.

yukarıda bahsettiklerim, benim ne umup ne bulduğumdu. şimdi, siz bu mesleğe aşık olduğunuzu ve 3 sene çabaladığınızı belirtmişsiniz. sınıfta kalmanıza rağmen bu sevginizde herhangi bir azalma olmadıysa, sınıfta kaldığınıza artık daha fazla üzülmeyin. benim sınıfımda üstten kalanlardan hayatının aşkını bulup evlenenler, çok iyi dost olup mecburi hizmette yakın yerler yazıp sonrasında halen yediği içtiği ayrı gitmeyen arkadaşlarımız oldu. birlikte hastane açanlara kadar duyduk. yani arkadaşlıklarınızdan kalıcı olanlar zaten çok az olacak. stajlarda veya tus çalışma çabası gösterirken kimler gerçek kimler sahte dost(!) anlayacaksınız.

daldan dala atlamak gibi olacak; son olarak çarpıcı bir örnek verip bu eziyete bir son vereceğim :) kız kardeşimin yakın arkadaşı bilgisayar mühendisi olma hayali ile İTÜ’ye başlayıp 4. sınıfın semesterında okulu bıraktı. egosu çok yüksek olduğundan insanlar “vay be doktor olmuş, hatta profesör olmuş” desinler diye sınava yeniden girip tıp fakültesini tercih etti ve bitirmek üzere. sadece egosunu doyurmak için 3,5 senelik İTÜ kariyerini bir kalemde çizen birini düşünürseniz, kaybettiğinizi düşündüğünüz zamana daha fazla üzülmezsiniz, değil mi?

bu yıpratıcı ve zorlu süreçte ve sonrasındaki daha yıpratıcı ve zorlu süreçte başarılar ve bol şans dilerim. ( Söylediklerim, ümitsizliğe düşmeniz için değil, gerçeklerin ta kendisi olduğundan dolayı söylenmiştir)
Hocam peki göz kazanmış olsaydınız mutlu ve memnun olurmuydunuz? Meslekte az da olsa ışık olduğunu görmek istiyorum

açıkçası beni ve hemen her hekimi mutlu ve memnun edecek tek şey var:
sağlık çalışanlarının değerini bilen, onların arkasında duran, maddi-manevi hakkını dağıtan, kimseye ezdirmeyen ve itibarı vatanın her köşesinde her bir vatandaşa istikrarla aşılayan siyasetten bağımsız bir devlet organı himayesinde olmak.
Kullanıcı avatarı

Re: Birinci sınıfta kaldım

 #4286458  gönderen drela64
 10.07.2019 - 09:48:47
geçmiş olsun.neden kaldım sorusunu önce bi sor kendine.cevabını biliyorsan hatalarını tekrarlama.sene kaybını kendine hatırlatıp durma gerilirsin, stres olursun...tıp fakültesine girmiş biri tıp fakültesini de bitirebilir bunu unutma...
çok arkadaş iyi bişey değil bence ilk yıllar, az olsun öz olsun .çok zaman kaybetme sosyal olacam diye.bol tekrar yap geçmiş soruları iyi bil.kendi notunu kendin tut,derste uyuma,devamsızlık yapma.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009

Re: Birinci sınıfta kaldım

 #4286474  gönderen kardiotoksik
 10.07.2019 - 10:07:14
Esmeyengül yazdı:
09.07.2019 - 20:56:47
Merhaba herkese, tıp fakültesi hayalimdi benim kazanmak için çok çabaladım ve 3. Yılında kazandım. Ne kadar bu mesleğe aşığım desemde olmadı afalladım ve birinci sınıfta kaldım. Şimdi ise moralim çok bozuk çünkü yaşıtlarım 4. Sınıfa geçecekken ben birinci sınıfta olacam O da yetmezmiş gibi bu yıl kurduğum onca güzel arkadaşlık vardı şimdi hepsi üst dönem olacak. Ve tabi insanların acıyan bakışları da olacak çünkü kaybım 3 yıl!
Sizlerden ricam tecrübeliler olarak tavsiyelerde bulunmanız bundan sonrası için.
hocam zaten genelde 1.sınıfta kalınır bir kısımda 2. sınıfta kalır normal yani alışma süresi vb.. önemli olan senin kalma nedenini tespit edip ortadan kaldırman yoksa 3 defa 1. sınıf tekrar eden arkadaşım da vardı benim öyle alaycı bakışlar yada üst sınıfız modumuzda yoktu

Re: Birinci sınıfta kaldım

 #4286477  gönderen soroz
 10.07.2019 - 10:26:30
Hocam hoş bir durum değil ben de 2. sınıfda tek sınavdan baraj altı kalmama rağmen ve bütte de normalde geçer puan alacakken histoloji asistanının sınavda yanıma gelip dikkat et demesiyle normalde doğru tanıdığım dokuyu değiştirip ve 0,1 puanla kalmıştım. Sınav sonrası yanına gidip neden böyle dediniz deyince de doku da eksiklikler vardı ondan dedi halbu ki zaten süper bir öğrenci değildim tanımak zaten puanın yarısıydı geri kalanı da ayrıntılar ve baraj altı olunca o puan 2 ye katlandı. O kalış hayatımı çok olumsuz etkiledi ama buna müsade etmeyenler de oldu. 3 sınıfta sene kaybı olup tus 1. si olan arkadaşım var, 1. sınıfta sene kaybı olup prof. olan arkadaşlarım var yeter ki hayatınızı mahfetmesine müsade etmeyin. Benim iniş çıkışlarım oldu, 3. sınıfın ilk komitesi mikroptu, o sınavda en yüksek not alan 7-8 kişiden birisiydim mesela en çalışkanları geçmiştim ama sürekli çalışma devamlılığını gösteremiyordum maalesef ve genelde o sene sınavlar iyiyken 20 aldığım komite oldu mesela. Okulda hep şansızdım,son sınıfa geçerken de babam vefat etti ve tusa da pek çalışamadım, ders başına oturamıyordum. Dış etkenlerin hayatınızı kötüleştirmesine izin vermezseniz en azından daha fazla kayıplar yaşamadan devam edersiniz yoksa onu kafaya tak bunu kafaya tak zaten sene kaybı olanların bir kısmının sorunu da buydu bana göre,bişeylerin ders çalışmaya okuduğunu iyi anlamaya engel olması...