Cumartesi , Eylül 21 2019
Biraz da felsefe diyorsanız....

Kullanıcı avatarı

 #732462  gönderen tamgunehayir
 09.08.2009 - 09:59:34
her ne şartta ve durumda olursak olalım; carpe diem
Kullanıcı avatarı

 #732463  gönderen Tanimsiz
 09.08.2009 - 10:01:43
cok güzel bi atasözü var bu konu hakkında :D parasız saadetin taaaaaaaa :D
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

 #732467  gönderen Nicolas
 09.08.2009 - 10:12:55
tamgunehayir yazdı:her ne şartta ve durumda olursak olalım; carpe diem
keşke her zaman başarabilsek, carpe diem demeyi ...
Kullanıcı avatarı

 #732473  gönderen thebesiktas
 09.08.2009 - 10:20:41
çok güzel bi hikaye .... arkadaşlar bu hikaye tamamen bize modernizm ve kapitalizmin dayattığı başarı=para=mutluluk formülünün ne kadar yanlış olduğunu gösteriyor...halbuki BAŞARI=MUTLULUK DEĞİLDİR....öyle olsa bakın intihar oranlarına doktor diş hekimi iş adamı mühendis avukat olanlarda çok daha fazla olduğunu görürsünüz...geçen yıllarda tus birincisi doktor intihar etmişti...hani başarı eşittir mutluluktu....daha da üzücü olan durum daha da kötüye gidiyor...çocuklar 2. sınıfta özel dersler aldırılmaya başlandı...4. sınıfta dersaneye gönderiliyorlar...sorarım 10 yaşındaki çocuk bile hafta sonu tatilinden vazgeçmek zorunda bırakılıyosa nasıl mutlu olacak şimdi ve gelecekte?????.......
Kullanıcı avatarı

 #732490  gönderen superdoktor
 09.08.2009 - 11:00:50
bende öyle bir hayat diliyorum ama balıkçı değilim , karım yok , siestayı geçtim gece uyusam razıyım.. bu hayat için 20 yıl çalışmak yetse kalkıp oynarım.. bu konuda ne yapabilirim.. şimdiden teşekkürler..

 #732496  gönderen miyu
 09.08.2009 - 11:06:28
thebesiktas yazdı:çok güzel bi hikaye .... arkadaşlar bu hikaye tamamen bize modernizm ve kapitalizmin dayattığı başarı=para=mutluluk formülünün ne kadar yanlış olduğunu gösteriyor...halbuki BAŞARI=MUTLULUK DEĞİLDİR....öyle olsa bakın intihar oranlarına doktor diş hekimi iş adamı mühendis avukat olanlarda çok daha fazla olduğunu görürsünüz...geçen yıllarda tus birincisi doktor intihar etmişti...hani başarı eşittir mutluluktu....daha da üzücü olan durum daha da kötüye gidiyor...çocuklar 2. sınıfta özel dersler aldırılmaya başlandı...4. sınıfta dersaneye gönderiliyorlar...sorarım 10 yaşındaki çocuk bile hafta sonu tatilinden vazgeçmek zorunda bırakılıyosa nasıl mutlu olacak şimdi ve gelecekte?????.......
kesinlikle katılıyorum..gelecekte mutsuz süper çocuklar etrafı sarıcak..abdde eğitim sosyal aktivitelerle dolu,kolay.. bizde ise dersane kurs etüd merkezleri..çok yazık ediyoruz,tazecik küçük yavrucaklar,üzülüyorum onlara :(
Kullanıcı avatarı

 #732508  gönderen akandemir
 09.08.2009 - 11:17:52
ben bize de üzülyorum dönem2 de dersaneye başlıcak yakında tıpçılar,,ve yakında doktorlar bukadar çalışmaya rağmen işsiz kalacaklar kadrolar arttırılıyor,,zorunlu hizmeti arar olmayız umarım tabi bu curcunayla yaş 35 olur enaz,

Bu hikaye bence başarısızlara gıpteyle bakmak değil,aksine mutlu olmayı bilenlerden ders almak,gereksiz hırslardan kaçınmak asılhayat gayemizi unutmamak hakkında
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

 #732520  gönderen meritamon
 09.08.2009 - 11:32:41
Eskiden Ne Güzel Cahildik!!!
Dışarıda kar...
Ama kuzine içten içe öyle yanıyor ki.
Kuzinenin üzerinde demir maşa...
Maşanın üzerinde de ekmek dilimleri.
Aydınlık bir kış sabahı ve kızarmış ekmek kokusu...
Sucuk lükstü. Yumurta lezzetli.
Ekmek her zaman ekmek gibi...
Bir kez olsun kümesten yumurta almamış,
bir kez olsun o kızarmış ekmeğin kokusunu duymamış ve
fakat alışveriş merkezlerinin restoran katlarında,
boğucu bir gürültü ve havasızlık içinde hamburger keyfine
fit olmuş çocuklar ve gençler için ben ne kadar yaşlıyım...


Dışarıda kar...
İçeride kanaat...
İçeride huzur...


Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı.
Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç!
Portakal kabuklarını sobanın üzerine dizer,
kokusuna râm olurduk.
Kestane közlemek büsbütün bir gecenin akıllara seza mutluluğuydu.
Sonra illa ki, büyüklerin anlattığı hikâyeler, hatıralar...

Birçoğu arızalı ve tedaviye muhtaç beyinlerden çıkma
dizilerin ve filmlerin açtığı hasarlar yerine,
geniş ve besleyici bir masal dünyası...

Lezzet bir tarafa, kokuya da hasret
kalacağımız kimin aklına gelirdi?
Ekmeklerimiz el değerek üretilirdi,
sağlıklıydı, lezzetliydi ve mis gibi kokardı.
Çay da kokardı... Domates de...
Bütün bu nefasete, küçücük bir bakkal dükkânının zenginliği yetiyordu.

Dışarıda kar...
İçeride huzur...
Zam endişesi, doğal gazın kesilme korkusu,
yolda kalma telaşı, rejim tehlikesi...
Kimin umurunda...

Ne güzel cahildik.
Mutluluğun resmini çiziyorduk...


çok güzel anlatılmış mutluluk

 #732526  gönderen kimyager_
 09.08.2009 - 11:39:45
superdoktor yazdı:bende öyle bir hayat diliyorum ama balıkçı değilim , karım yok , siestayı geçtim gece uyusam razıyım.. bu hayat için 20 yıl çalışmak yetse kalkıp oynarım.. bu konuda ne yapabilirim.. şimdiden teşekkürler..
valla birşey yapaman kendini bırak zevk almaya bak dostum tatını .çıkar :lol: :roll: :lol:
Kullanıcı avatarı

 #732529  gönderen akandemir
 09.08.2009 - 11:42:52
buda güzelmiş
Kullanıcı avatarı

 #732531  gönderen poulain
 09.08.2009 - 11:46:10
superdoktor yazdı:bende öyle bir hayat diliyorum ama balıkçı değilim , karım yok , siestayı geçtim gece uyusam razıyım.. bu hayat için 20 yıl çalışmak yetse kalkıp oynarım.. bu konuda ne yapabilirim.. şimdiden teşekkürler..
herşyi bırakıp bi sahil kasabasına yerleşebilirsin.. önce bi balıkçının yanında çırak olarak başlarsın, sonra kendin devam edersin.. bu arada eşe dosta haber salarsın evlenmek istiyorum die mutlaka çıkar mazbut bi aile kızı.. istediğin kadar uyur istediğin kadar sohbet edersin..

ama unutma anahtar cümle: elindeki ile yetineceksin.. ay bu kasaba gelişmemiş, bu kadın okumamış, bu tekne eskimiş, kazandıım da para mı vs yok.. yol bu..


ama yaşadığın hayattan vazgeçmek en zor adımmm.. kolay gelsin :)

 #732599  gönderen tugbaa
 09.08.2009 - 13:00:14
akandemir yazdı:Neden,
bukadar kolay değil hayat çünkü. çocuklar hep oyun oynama çağında olmuyor, ihtiyaçlar aynı kalmıyor.. ister istemez daha fazla balığa ve çalışmaya ihtiyaç oluyor.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

 #732602  gönderen cookie
 09.08.2009 - 13:03:01
miyu yazdı:mutlu olmayı ne kadar istiyoruz? hayatta istediklerimizi hep elde ettik,en zor denileni başardık..peki mutluluk sadece bir duygu değil mi,ona sahip olmak için paraya veya herhangi bir sınavdan geçmeye gerek yok değil mi..o sadece ve sadece bir duygu...bence mutlu olmayı istemeliyiz...mutluluk sadece bir duygu ve biz onu kalbimize çağırmazsak o asla bize uğramaz..mutlu olmayı bilmek ve onu istemek herşeyin sırrı...kabul edin depresif takılmak hoşumuza gidiyor :)
%100 katılıorum ;)
çok güzel anlatmışsın
bizler aslında mutsuzluk bağımlısıyız.
Kullanıcı avatarı

 #732605  gönderen bayati
 09.08.2009 - 13:07:19
terazinin kefeleri elinizin altında,dolayıysıyla neyle ne kadar mutlu olabileceginiz de ortada.herkesin sakladığı ve teraziye koymadığı şeyler vardır,işte o şeylerin son kullanma tarihi geçerse
Ali Tekintüre'nin şu mısralarda dediği gibi

Gençliğim kuş olup uçtu elimden
Mutluluk sözcüğü düştü dilimden
Küllerim savruldu yıllar önceden
Sana verilecek sevgi yok bende
olur.
Kullanıcı avatarı

 #732697  gönderen geronimo_s
 09.08.2009 - 14:48:06
güzelmiş. teşekkürler.