Perşembe , Ekim 17 2019
Biraz da felsefe diyorsanız....

Kullanıcı avatarı

kadın

 #3012512  gönderen pirzen
 13.10.2014 - 00:38:03
Bu başlıkta kadınlar üzerine fikir tartışmaları yapalım istiyorum.
çok tartışılan feminizmden, kadın cinselliğine, pozitif ayrımcılık konusundan tarihte kadının yerine, ortadoğu toplumlarında kadın ve batı gözüyle kadın vs gibi konularda yazıcam. bakalım ne çıkacak. ben de toparlamış olurum metinleri .
Kullanıcı avatarı

Re: kadın

 #3012539  gönderen nurullahs
 13.10.2014 - 00:49:57
çok özür dileyerek

En son nurullahs tarafından 13.10.2014 - 00:51:34 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

 #3012573  gönderen pirzen
 13.10.2014 - 01:14:07
yıllardır ve hala feminizmi erkek düşmanlığı olarak tanımlanmakta ve hatta bu konuda mücadele veren kadınların, tıpkı diğer eşitlik mücadelesi veren gruplar gibi ( lgbt) birtakım sosyal aşağılamalara maruz kaldığını biliyoruz, feminist kadınların çirkin olduğundan tutun da, hayatlarında yaşadıkları travmalara bağlı olarak bu yolu seçmiş olmalarına, hatta bazılarının akli dengelerinin yerinde olmadığına kadar çeşitli yaftalara maruz kalmışlardır. peki ne biliyoruz acaba feminizm hakkında ? gerçekten erkek düşmanlığı mı ya da türkiye'de feminist akım denince akla gelen isimlerden duygu asena gibi yazarların kitaplarına istinaden (ki bunu söyleyenlerin tek bir kitabını bile okumadığını düşünüyorum) ensest kurgulardan yola çıkarak ( babam öldüğünde ağlamadım ) bunun tümüyle travmatize ve toplum huzurunu kaçıracak şeytan işi?! durumlardan biri olduğu ön yargısı ile mi hareket ediliyor.
uzun uzun tarihi gelişimden bahsetmeyeceğim, kısaca, feminizm 18 yy dolaylarında, kadınların sosyal, toplumsal alanda yerlerinin hak ve hukuk istençlerinin yüksek sesle ifade edilmeye başladığı bir hareket. sanayi devrimiyle birlikte erkek gücü ihtiyacının hafiflediği dönemle beraber ekonomik olarak da kendine yer açmaya çalışan kadınların ücretlendirme konusunda "eşitlik" olgusuna zıt muameleyle karşılaşması neticesinde sadece toplumsal değil ekonomik ve siyasi alanda da kendini göstermiş ve 1960 yıllarında yerini daha da sağlamlaştırarak tüm dünyada yayılmaya başlamıştır.
yani feminizm temellerini erkeklere karşı bir düşmanlıktan değil eşitlik isteminden almaktadır.
Kullanıcı avatarı

 #3012587  gönderen pirzen
 13.10.2014 - 01:33:54
hemen hemen her düşünce akımında olduğu gibi feminizmde de çeşitli bölünmeler ve fikir ayrılıkları bulunmaktadır. bunu, en ılımlı diyebileceğimiz liberal feminizmden , kadının sorununun biyolojik olarak "kadın" olmasından kaynaklandığına, ve toplumsal kurallar dahilinde biçilen görevlerin annelik ve eşlik kavramının adaletsizce kadını bağladığını öne süren radikal feminizme, kadının tümüyle ekonomik alanda yerinin olması gerektiğine ve emek hususunda sadece eve bağlı kalmaması gerektiği görüşünü ortaya atan marksist feminizme kadar farklı şekillerde görebiliyoruz.

ben önce en bilinen isimle, simone de beauvoir ile başlamak istiyorum, çünkü genel yapının aksine sdb, kadının iç dünyası cinselliği ve varoluşu konusunda geniş bir yelpazeden olaya bakmaktadır.

Re:

 #3012600  gönderen drredlip
 13.10.2014 - 02:08:21
Keske erkek dogsaydim:/
Kullanıcı avatarı

Re:

 #3013003  gönderen drela64
 13.10.2014 - 16:32:28
önemli bi başlık...takipteyim
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

Re:

 #3013005  gönderen kamala
 13.10.2014 - 16:34:31
devamını bekliyoruz
Kullanıcı avatarı

Re:

 #3013009  gönderen drckara
 13.10.2014 - 16:39:57
pirzen klasiği.basarılı bi baslık yine.
biara ben de yorum yazarım.
Kullanıcı avatarı

Re:

 #3013021  gönderen drckara
 13.10.2014 - 16:52:58
Kadınla erkek eşit değil!! eşit olan hakları....
Aradaki küçük ama büyük farkı anlayamayan bir bünye;
"hani nerde eşitlik, taşı bakalım şu valizi" der...
"Eee lastik patlayınca degistireceksin tabi, esitiz sonuçta" der..
"Gec saatte dışarı cikilmasi gerektiğinde neden hep ben çıkıyorum, bu defa da sen çık hayat müşterekti hani" der.
Kadınla erkek ne fiziksel olarak ne de zihinsel olarak eşit değil...mekanizma tamamen farklı... bu farkliligi kabul edip sonucu olmayan tartismalardan vazgecmek lazim..
Toplumsal cinsiyet?? Bence olmalı!! Birçok biliminsani aksini soylese de hatta özellikle de meslektaslarimin bu dusuncemden dolayı beni elestirecegini bilsem de, kaliplasmis ezbere cumleler kurmak istemiorum...
Adi "gender yada toplumsal cinsiyet" olmasa da olur ama bir "kadin" ve "erkek" kavrami olmalı..
Kadinla erkegi aynilastirmanin bir anlami yok... zaten güzel olan farkliliklarimiz degil mi¿
Neydi kitabin adi; "erkekler Mars'tan, kadinlar Venüs'ten" 2 kez okudum ve 2 kez okunmasını tavsiye ederim..
Fiziksel olarak kas yapısı olarak hormonal olarak bu kdr farklı 2 yaratigin ayni güçte olmasini ve olaylara benzer tepkiler vermesini beklemek saçma degil mi¿
Erkegin ve kadının rolleri olmalı...
Bir evdeki elektrikli esyanin tamirinden erkek, evin mutfagin vs dekor ve ince ayrintilarindan mumkunse kadın (daha cok) sorumlu olmalı.. tabi genel konuşuyorum erkek aşçı kadın elektrik muhendisiyse o ayrı.. yeri gelince karşı tarafa "sen bu konuda daha iyisin o yuzdn ben karışmıyorum sana bırakıyorum" demeyi bilmeli insan..esitiz diye diretmek yerine...
Ispanyol bir ark la yasadigim bir ornek;
Beni havaalanina almaya geldiginde valizimi elimden alacak sandim almadi
Sonra agir bir demir kapının önünde durduk, refleks olarak durup beklemisim turk erkekleri hep once davranip acar ya hani bizim icin, acmadi
Sonra "cok gentilmensin!" Dedim
Ve basladik kadin erkek vs vs anlattim, turkiyede soyle böyle dedim.. turk erkegini de ove ove bitiremedim bu arada bu kiyagimi da unutmayin .p but you can do it yourself! Dedi of course! I can! Dedim
"Burda herkes eşit dedi senin bahsettigin seyler benim babaannemin zamaninda oluyordu" dedi...
"Bu esitlik degil ki kibarlik" dedim.
Tabi ki ben kendim taşıyabilirim valizimi ki seni gorene kdr tasidim zaten!
Tabi ki kendim acabilirim kapıyı yapamamak degil mesele...ama az bi kibar ol!! dedim kibarca .p
Cok basit bir örnek;
Bir cocugun okula baslayacagi ilk gün onu annesi hazirlarsa eğer, formasindan kiyafetine beslenme cantasina cantasinin icine koyacagi catal pecete vs herseye ayakkabisina kalemine hatta psikolojisine varana kdr düşünür cunku ince detaylara takılır, Erkekse formayı giydirir, beslenme hazirlar icine topkek koyar, kalemi silgiyi unutur, sulugu da doldurmadan gönderir sonra da "ne yaptin sen" diyince "hazirladim ya!" Diyip boş boş bakar yüzüne cunku dumduz bakar, cunku erkek, cunku baska söze gerek yok..
Kötü degil, yanlis degil...
Farkliyiz, kabul etmeliyiz ve ayni beklentilerden vazgecip farkliliklarin bize bsyler katmasina izin vermeliyiz..
Kadin erkeğe "bunu nasil dusunemez!!!" Diye bagirmaktan; erkek de kadina "neden bu kdr abartti ki" diye yargilamaktan vazgecmeli...
Kadin duygusal erkek mantiksal
Kadin inisli cikisli erkek stabil
Hic unutmam kadin dogum hocasi "eger kiz ark in esiniz vs mens doneminde stabil gidiorsa hemen ayrilin, o kadin degil robottur cunku demisti"
Kadinin stabil olmasi pek Mumkun degil...
Erkegin her ayın belli günlerinde oturup aglama istegi gelmesinin mumkun olmadigi gibi... boyle uzaktan bakinca ne komik dimi
Şimdi toplumsal cinsiyet var mi yok mu¿¿
sevdiğim bir arkadasımdan alıntı!

 #3013028  gönderen marvelous
 13.10.2014 - 17:17:20
..
En son marvelous tarafından 26.11.2014 - 11:36:51 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

 #3013035  gönderen natoz
 13.10.2014 - 17:27:19
Bir sosyal ağıda bir arkadaşımız aynı konuyu yazmış güzel de toparlamış. Zamanlama manidar
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009

 #3013037  gönderen paradiselost
 13.10.2014 - 17:29:50
Erkekle kadın, kadının işine gelmeyen yere kadar eşittir.
Kullanıcı avatarı

Re: kadın

 #3013039  gönderen bemyo
 13.10.2014 - 17:32:48
nurullahs yazdı:çok özür dileyerek

çok güzelmiş bu ama adam parayı evde bırakıyormuş daha ne olsun:)
Kullanıcı avatarı

 #3013091  gönderen pirzen
 13.10.2014 - 18:21:19
Ansiklopedik bilgilere pek girmek istemediğimden yine özet halinde, kimdir sdb bakalım. 1900 lerin başında dünyaya gelmiş ve 80 lerin sonuna doğru hayatını kaybetmiş sdb, hayatı boyunca bir çok eser vermiş Sartre ile olan felsefi ortaklık ve birlikteliği ile adını tarihe yazdırmıştır. Burada bi ara verip şunu yazmak istiyorum, sdb ve Sartre arasında tıpkı Nietzsche salome / rilke ilşkilerine benzer toplumsal normalara uygun düşmediği düşünülen bir takım hikayeler vardır. Bundan bahsedelim istiyorum ama henüz ısınmadan konu direkt bu konuya girmek , forum tecrübelerimden yola çıkrak ancak kaos yaratacaktır. O yüzden şimdilik öteliyorum.
Sdb hayatının ilk dönemlerinde edindiği başarıları daha sonra bolca eleştirmektedir. Özellikle başarılı olduğu konularda, kendine yön vermesine izin verdiği konular genellikle erkek egemen bir yol haritasının benimsenmesinden kaynaklı bir meydan okuma oldugundan ötürü, onlar gibi olabilmenin ancak kendi bir takım his duygu ve düşüncelerinden sıyrılarak ulaşabildiğini fark etmiştir. "Kadınlığımdan feragat ederek ulaştıgım tüm bu başarılar.." diye devam eden cümleleri aslında bi parça tanıdık. Şöyle diyelim bugün erkek yoğunlukta iş kollarında kadınların kendini ispat etmek amacıyla giderek erkeksi bir yapıya bürünmeleri ve ancak bu şekilde rakip olarak görülebilme ve hatta ben buradayım deme şansı elde edebilmeleri tesadüf mü acaba ? sözlerinin dinlenebilmesi için daha sert daha ters ve daha acımasız olmaya itilen kadınları hala görüyoruz. Sanırım uzun yıllar da görücez.