Çarşamba , Temmuz 8 2020
Her türlü eğlence,oyun,yarışma ve ıvırzıvır paylaşımlarınız...

  • 1
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
Kullanıcı avatarı

Re: Zaytung Sevenler derneği

 #4266918  gönderen mhurkan
 03.05.2019 - 11:08:21
Açlık Grevi Yaptıkları Gerekçesiyle Gözaltına Alınan Grubun, Hazır Çorbayla Hayatta Kalmaya Çalışan Üniversite Öğrencileri Olduğu Ortaya Çıktı...

Resim

İstanbul Avcılar'da vatandaşların ihbarı üzerine bir eve yapılan baskında, hükümeti protesto için açlık grevi yaptıkları gerekçesiyle 4 kişi gözaltına alındı. Evde perişan halde bulunan grubun tamamının İstanbul Üniversitesi'nde öğrenci oldukları ortaya çıkarken, şüpheliler açlık grevi yaptıkları yönündeki iddiaları reddettiler.

Yarı baygın halde dizi izlerken ele geçirildiler

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi tarafından sabaha karşı gerçekleştirilen şafak operasyonunda, gözlerinin feri sönmüş olmasına rağmen, yarı baygın şekilde laptop'tan dizi izlerken ele geçirilen gruba ilk müdahale olay yerinde bulunan sağlık ekiplerince yapıldı. Evde yapılan aramada herhangi bir örgütsel dökümana rastlanmazken, yiyecek namına sadece ucuz hazır çorba, yarım bayat ekmek, ikisi bir arada kahve paketleri, çay ve muhtelif ebatlarda ucuz acur cubur bulunması açlık grevi yapıldığı yönündeki şüpheleri doğruladı.

Evde gergin dakikalar

Sağlık ekiplerinin serumla hayata döndürdüğü öğrencilerden M.T(20), polisin "Hangi örgüt için açlık grevi yapıyorsunuz? Kimden talimat alıyorsunuz?" şeklindeki sorularına "Abi ne alakası var?" diyerek yanıt verdi. Polisin "Olm doğru söyleyin, evde yiyecek bir şey yok!" ısrarı üzerine "Abi nasıl yok ya? Rafta makarna olacaktı" sözleriyle yanıt veren M.T, çöpte bulunan makarna paketinin boş olduğunun söylenmesiyle blrlikte sinirlenerek diğer odaya doğru "Onur makarnayı sen mi yedin lan şerefsiz!" diye bağırdı.

Yan odadan gelen "Lan ne makarnası? Geçen hafta üzerine ketçap dökük yedik ya onu. Açlıktan kafan gitti mk" şeklindeki yanıtla birlikte evde gergin anlar yaşanırken, öğrencilerden A.Z ise "Ben hepsini bitirmeyelim o makaranın demiştim mk 3 gündür çorbaya talim ediyoruz sizin yüzünüzden. Aç köpekler" sözleriyle tartışmaya katıldı.

Yaşananan şeyin açlık grevi değil, normal öğrenci fakirliği olduğunun anlaşılmasıyla birlikte emniyet güçleri ve sağlık ekipleri evi terk ederlerken, yanlarında getirdikleri fazladan 3 paket serumu mutfağa bırakarak minik bir jest yapmayı da ihmal etmediler.

Kaynak Zaytung
Kullanıcı avatarı

Re: Zaytung Sevenler derneği

 #4271250  gönderen mhurkan
 17.05.2019 - 14:48:09
Soma Faciası'nın 5. Yıl Dönümünde Yusuf Yerkel'in Sağ Dizinin Acısı Hala Yüreklerde...

Resim

5 yıl önce kömür madeniyle ilgili yaşanan bir tatsızlığın ardından durumu kontrol etmek için Soma'ya giden dönemin Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel'in yaşadığı acılar hala yüreklerdeki tazeliğini koruyor. Türkiye, bugün bir kez daha Yerkel'in 1 hafta rapor almasına neden olan sağ dizi için ağladı..

13 Mayıs 2014 tarihinde Soma'da gerçekleşen maden kazası ile Türkiye, Soma Madencilik A.Ş'nin birkaç ay boyunca faaliyetlerini durdurmak zorunda kalması, dönemin Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın 3 gün boyunca aynı gömleği giymesi ve bir kaç yüz madencinin ebediyete intikali gibi dramlara tanık olurken, yürekleri esas yakan haber ise Yusuf Yerkel'in sağ dizinden gelmişti.

O günün tanıkları anlatıyor

Dönemin Başbakan'ı Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanı olarak Soma'da bulunan genç diplomat, kazada bazı akrabalarını kaybettiği gerçekçesiyle taşkınlık yapan Erdal Kocabıyık adlı madenci yakınına müdahale etmek zorunda kalmış, 2 jandarma eri tarafından yere yatırılan Soma'lı vatandaşı bir süre fedakarca tekmeleyerek sakinleştirmeye çalışmıştı. Tüm Türkiye'nin gözleri önünde gerçekleşen bu kahramanlık destanının arkasındaki ağır dram ise Yerkel'in olaydan bir gün sonra aldığı 1 haftalık iş göremez raporu ile ortaya çıkmıştı.

Resim

Genç danışmanın tekme attığı sağ dizine kızarıklık ve yumuşak doku şişliği tanısı konulduğu haberi bir anda gündeme bomba gibi düşerken, henüz maden şirketinin kaza yüzünden ettiği zararı bile hesaplayamayan Türkiye bir kez daha derin bir acıyla sarsılmıştı. O günün canlı tanıklarından Yeni Şafak gazetesi muhabiri Muharrem Ergül, haberi aldıkları anı şu sözlerle anlatıyor:

"Basın için kurulan çadırda Sayın Taner Yıldız bakanımızın kirli gömleğiyle röportaj yapmak için hazırlanıyordum. Bir anda ortalık karıştı, çadırdan feryatlar yükselmeye başladı. Ağlayanlar, kendini yere atanlar falan. Noluyor yahu derken bir gazeteci arkadaşım Yusuf Bey'in sağlık raporunu gösterdi. Sağ diz ve yumuşak dokuyu okuyunca anladım durumu. O an gözlerim karardı... Çok büyük, tarifsiz bir acı hissettim... Bir ah çıktı ağzımdan... Bayılmışım... Allah bir daha o günleri yaşatmasın..."

Yaraları sarıldı

Dramın merkezindeki isim olan Yusuf Yerkel ise tüm mütevaziliğiyle birlikte ilk günkü sessizliğini koruyor. Yerkel, o an dizinin acısını içine gömüp nasıl tekme atmaya devam edebildiğiyle ilgili soruları her zaman olduğu gibi yanıtsız bırakırken, olayın olduğu yere heykelinin dikilmesi yönündeki talepleri de bugüne dek hep geri çevirdi.

Yerkel her ne kadar sadece görevini yaptığını, yerinde kim olsa aynısını yapacağını söyleyerek ödüllendirilmeyi reddetse de, hükümet kendisine sunduğu terfi ve eşine sağlanan Kültür Bakanlığı'nda danışmanlık imkanı ile o günkü fedakarlığı karşılıksız bırakmadı. Acı olayın yıl dönümü vesilesiyle basına konuşan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, devletin o dizdeki yaraları sarmak için canla başla çalıştığını vurgularken, Yerkel'i de şu sözlerle övdü:

"İşte bu dava, gerektiğinde madenciyi bile tekmelemekten çekinmeyecek böyle gözükara, böyle kendini adamış arkadaşlarımızın omuzlarında yükseliyor. Bizim onun için yaptıklarımız, çektiği acıların yanında hiçbir şey sayılır. Bu millet Yusuf gibi arkadaşlarımızı her zaman başının üstünde taşımış, hak ettiği değeri eninde sonunda vermiştir..."

Kaynak: Zaytung
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

Re: Zaytung Sevenler derneği

 #4274894  gönderen mhurkan
 28.05.2019 - 10:54:40
Ankara’da Şüpheli Paket Alarmı! Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Dün Açıkladığı İvme Finansman Paketi Bu Sabah Kontrollü Bir Şekilde Fünye ile Patlatıldı...

Resim

Olay, Çankaya İsmet İnönü Bulvarı üzerinde yer alan bir otobüs durağında sabah saat 11:00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, otobüs beklemek için durağa gelen bir vatandaş, o esnada duraktaki bankın altında şüpheli bir paket görerek polisi aradı.

Polis: “Berat Albayrak yapımı ekonomi paketi..”

Duyarlı vatandaşın ihbarı sonrası olay yerine gelen polis ekipleri, bir süre şüpheli paketi incelediler. Şüpheli paketin Berat Albayrak yapımı ekonomi paketi olduğunun anlaşılmasıyla birlikte çevrede panik yaşanırken, vatandaşların can güvenliği için emniyet şeridi 200 metre daha uzaklaştırıldı. Meraklı bir vatandaşın canını hiçe sayarak Berat Albayrak yapımı ekonomi paketine yaklaşması yürekleri ağza getirirken, bazı vatandaşların da bu anları cep telefonu ile kaydetmesi pes artık dedirtti.

Hedef yine dar gelirliler


Kısa sürede olay yerine gelen bomba imha ekipleri, yaptıkları inceleme sonrası İvme Finansman Paketinin içindeki düzeneğin, dar gelirli özel sektör çalışanlarını hedef alacak türden parça tesirli olduğunu tespit etti. Paket, uzmanlarca kontrollü bir şekilde fünye ile patlatılırken, patlamadan etkilenen çevredeki bazı iş yerlerinin bilançoları hasar gördü, orta büyüklükte 4 şirket ise küçülmeye giderek çalışanlarını işten çıkardı.

Kaynak: Zaytung
Kullanıcı avatarı

Re: Zaytung Sevenler derneği

 #4291001  gönderen mhurkan
 24.07.2019 - 10:45:51
Üniversite Sınavında Yüksek Puan Alan Genç, Kritik Karar Aşamasında: ''Doktor olup devlette mi sürünsem, mühendis olup özel sektörde mi sürünsem?''

Resim

YKS sonuçlarının açıklanmasının ardından sınavda yüksek puan alan öğrenciler için de kritik tercih dönemi başlarken, binlerce genç önlerindeki en az 10 yıl boyunca ne şekilde sürüneceklerine karar vermeye çalışıyor...

Sınavda Türkiye 4128.'si olan olan İstanbul Bahçelievler Anadolu Lisesi'nden Eymen Aygüller de geleceğine yön vermeye çalışan isimlerden biri. Puanını öğrenmesinin ardından babasının ''Tıp yaz işte. Mis gibi okul bitince işin hazır." şeklindeki önerisiyle karşılaşan Aygüller'in aklı, doktor olan eniştesinden gelen "Olm sen boşver babanı ya bizim meslek rezillik. Eskidenmiş o. Sen bilgisayar mühendisliği yaz, bitirince burada 2-3 yıl tecrübe edinirken sürünürsün belki ama sonra yurt dışına kapağı atman kolay olur" telkiniyle oldukça karışmış durumda.

Başarılı genç, esas gönlünde yatan mesleğin ise uçak mühendisliği olduğunu belirtirken, idealist davranıp mezun olduktan sonra bir süre özel sektörde ve yurt dışında iş arayarak, bulamayınca da mecburen KPSS kasarak sürünme seçeneğini de bir kenarda tuttuğunu ifade etti. Gireceği bölüme göre belki okulda kalarak akademisyen kimliğiyle sürünmeyi de deneyebileceğini söyleyen Aygüller, son olarak şunları kaydetti:

“Mühendislik olursa yüksek lisans, doktora falan da düşünebilirim. Akademisyenlik de hem maaşıyla, hem maruz kalacağım mobbing imkanlarıyla hem de bir gece yarısı KHK’yla atılma gibi sürprizlerle heyecan verici sürünme olanakları sunan bir meslek... Bakalım artık, hakkımızda hayırlısı...”

Kaynak: Zaytıng
Kullanıcı avatarı

Re: Zaytung Sevenler derneği

 #4294015  gönderen mhurkan
 02.08.2019 - 09:24:26
Doğalgaza Yapılan %15'lik Zamla Birlikte Eylül'de Enflasyonun Tek Haneye Düşeceği Kesinlik Kazandı...

Resim

Temel tüketim maddelerine zam geldikçe enflasyonun düşmesi özelliğiyle dünyada tek örnek olan Türkiye ekonomisine, dün gece yarısı bir iyi haber daha geldi. Doğalgaza yapılan %15'lik zamla birlikte Eylül'de enflasyonu tek haneli rakamlara düşürme hedefine bir adım daha yaklaşan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, enflasyonla mücadeleye verdiği destekten dolayı BOTAŞ'a teşekkür etti.

Konuyla ilgili olarak bu sabah bir açıklama yapan Bakan Albayrak, Ağustos ayında akaryakıt ve alkolde yapılacak bir kaç ufak güncellemeyle birlikte Eylül'de tek haneli enflasyon hedefinin rahatlıkla tutturulacağına işaret ederek şunları kaydetti:

"Açıkcası nasıl olduğunu henüz tam biz de çözebilmiş değiliz ama normalde fiyat artışı ve enflasyon arasında doğru ortanı olması gerekirken bizde ters orantı var. Ülkemiz pek çok konuda olduğu gibi ekonominin en temel prensiplerinden birinde de ezber bozan bir yapıya sahip. Biz de bu fırsatı iyi değerlendirerek enflasyonla mücadelede önemli bir aşama kat ettik. Her ay bir şeylerin fiyatını artırarak kısa sürede %25'lerden 15-16 seviyelerini görmeyi başardık. Bu son gelen zam, hesaplamalarımıza göre enflasyondan en az 3 puan daha götürecek güçte. Gerisini de artık benzindir, sigaradır bir şekilde hallederiz. Çoğu gitti azı kaldı zaten..."


BOTAŞ: "Gönül isterdi %25 yapalım"


Ekim ayıyla birlikte sebze meyve fiyatlarının tekrar yükselişe geçeceğine de dikkat çeken Bakan Albayrak, yıl sonunda sıfır enflasyonu görmenin hayal olmadığını da sözlerine ekledi.

Maliye Bakanı'nın açıklamalarının hemen ardından BOTAŞ'tan gelen açıklamada ise "Milli bir görev olan enflasyonla mücadelede ellimizden gelen her türlü katkıyı vermeye dün olduğu gibi bugün ve yarın da hazırız" ifadelerine yer verildi. "Gönül isterdi ki %25 yapıp Ağustos'ta bu işi bitirelim" denilen açıklamada, yaz aylarında doğalgaz zamının fazla hissedilmeyecek olması nedeniyle artışın kısıtlı tutulduğu belirtilirken, esas bitirici vuruşun Kasım ayına saklandığının da müjdesi verildi.

Kaynak: Zaytung
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

Re: Zaytung Sevenler derneği

 #4325503  gönderen mhurkan
 31.10.2019 - 10:41:20
AK Parti, Suriyelileri Güvenli Bölgeye Taşınmaya İkna Etmek İçin Başlatılan ''Valla bu Türkiye'de yaşanmaz abicim'' Kampanyasından Umutlu...

Resim

Türkiye'deki yaklaşık 4 milyon mülteciyi, Suriye'nin kuzeyinde oluşturulan 30x120 kilometrekarelik güvenli bölgeye taşınmaya ikna etmek için başlatılan ''Valla bu Türkiye'de yaşanmaz abicim'' kampanyası İstanbul'da start aldı.

İçişleri Bakanlığı'yla Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın ortak projesi olan kampanya kapsamında Suriyeliler'in yoğun olarak yaşadığı Aksaray, Fatih, Zeytinburnu ve Esenyurt gibi ilçelerdeki billboard'lara ilanlar verilirken, bakanlık tarafından görevlendirilen yetkililer de Suriyelilerle birebir temas kurarak Türkiye'nin giderek daha da yaşanmaz bir ülke haline geldiğini somut verilerle ispat etmeye çalışacaklar.

Projenin tanıtımı için İstanbul Aksaray'da kameraların karşısına geçen Hazine ve Maliye Bakanlığı Müsteşarı Galip Suyanlar, "Ekonominin hali ortada. Hayat pahalılığı, vergiler, zamlar, işsizlik falan hepimizin malumu. Üzerine bir de içeride ve dışarıda sürekli olarak yaşanan gerginlikler eklenince en az bi 5 sene belimizi doğrultmamız imkansız görünüyor. Tüm samimiyetimle söylüyorum, asla kimseyi kovmak gibi algılanmasın, 5 sene sonra o güvenli bölge toparlanır ama bizim ne olacağımız meçhul. Gerçekten..." derken, ülkemizdeki Suriyeliler'in kendi iyilikleri için bir an evvel buradan gitmeleri gerektiğine dikkat çekti.

Suriyelilerin ilk göç etmeye başladığı 2011 yılında Türkiye'de durumunun nispeten daha iyi olduğunu, Suriye'de ise iç savaşın tüm şiddetiyle sürdüğünü belirten Bakanlık Müsteşarı, geçen 8 yıllık sürede aradaki farkın hızla kapandığını mültecilere doğru bir şekilde anlatmaları halinde geri dönüşün oldukça hızlanacağını dile getirdi.

"İmkanım olsa ben de 5 dakika durmam"

Suyanlar "Bakın ben bile oğlanı yurt dışına gönderdim okumaya. Orada kursun hayatını. İmkanım olsa ben de 5 dakika durmam ama işte iş güç burada. Bu saatten sonra zor artık" diyerek sözü İçişleri Bakanlığı Göç İşleri Daire Başkanı İsmail Gürden'e bıraktı. "Sadece ekonomi olsa yine bir nebze idare edilir ama ülkede adalete güven kalmamış. Torpil, liyakatsizlik, almış yürümüş. Eğitim desen yerlerde sürünüyor. Demokrasi, basın özgürlüğü falan zaten sizlere ömür." diyen Gürden, güvenli bölgenin şu haliyle bile Türkiye'nin pek çok bölgesinden, misal bir Esenyurt'tan daha güvenli olduğunu ifade etti.

Suriyeliler'in kendileri için değilse bile çocuklarının geleceğini kurtarmak adına bir an evvel ülkelerine dönmelerinin en doğrusu olacağını vurgulayan Bakanlık yetkilileri, Arapça, İngilizce ve Türkçe olarak hazırlanan afişlerin açılış törenini de birlikte gerçekleştirdiler. "Daha iyi bir gelecek için Suriye", "Seneye vergiler de kol gibi girecek", "Ankara'da adamın yoksa öl daha iyi", "Aklı olan 5 dakika durmaz" şeklinde yazılar ve Türkiye'den yurt dışına beyin göçünün artışını gösteren grafiklerle bezeli afişler açılışa katılanlardan tam not alırken, kampanyayla yılbaşına kadar en az 100.000 Suriyeli'nin ülkesine geri dönmesi hedefleniyor.

Kaynak: Zaytung
Kullanıcı avatarı

Re: Zaytung Sevenler derneği

 #4332663  gönderen mhurkan
 29.11.2019 - 14:02:15
Akciğer Kanseri Olmak İçin 2.5 Yıl Daha Sigaraya Para Vermesine Gerek Kalmayan Elbistanlılar, Termik Santralin Filtresiz Olarak Çalışmaya Devam Etmesinden Memnun...

Resim

Termik santrallerin 2.5 yıl daha bacalarına filtre takmadan faaliyet göstermelerine imkan sağlayan yasa AKP ve MHP oylarıyla meclisten geçerken, gelişme akciğer kanseri olmak için sigara masrafına girmelerine gerek kalmayan vatandaşlar tarafından da olumlu karşılandı.

Yasanın meclisten geçmesi sonrası Afşin Elbistan Termik Santrali'nin bulunduğu Elbistan'da mikrofonlara konuşan vatandaşlar, geleneksel akciğer kanseri ve solunum yetmezliği ile ünlü olan yörenin bu değerlerine sahip çıkması yönünde destek veren milletvekillerine teşekkür ettiler. Özellikle sigaranın aşırı pahalandığı bir dönemde alınan kararın zamanlama açısından da son derece isabetli olduğunu belirten Hacı Özduran(36) adlı vatandaş, "Benim babam bu kanserden rahmetli oldu. Bende şu an koah var, kısmetse en geç 10 seneye kansere çevirir. Hadi biz kendimizi kurtardık ama çocuklarımız kanser olamayacak mı diye bir endişemiz vardı." derken, yasayla birlikte en azından bir 2.5 sene daha kafalarının rahat olduğunu dile getirdi.

Astım hastalığı yüzünden sigarayı 2 sene önce bırakmak zorunda kaldığını söyleyen Orhan Yarenler(28) adlı bir başka Elbistanlı ise, "Yıl sonunda termik santralin bacasına filtre takılacağını öğrenince tekrar başlama kararı almıştım ama nasıl yapacağımı bilemiyordum. Asgari ücret alan bir insanım. Günde 2 paket içsem 30 Lira eder. Ayda eder sana 900 lira. Kanser olabilmek için durduk yere bu kadar masrafa girmek bütçemi ciddi olarak sarsacaktı. Allah büyüklerimizden razı olsun" ifadelerine yer verdi.

Konuyla ilgili olarak konuşan AK Parti Elbistan İl Başkanı Duran Tenizciler ise, termik santrale filtre takılmasıyla birlikte özellikle ekonomik durumu yerinde olmayan vatandaşların akciğer kanserine erişiminin zorlaşacağına dikkat çekti. "En başta fırsat eşitliği açısından sakat bir durum ortaya çıkacaktı. Durumu olan kanser olsun, olmayan başının çaresine baksın. Biz böyle bir anlayışı kabul edemeyiz" diyen Tenizciler, Elbistan yöresel kültürünün önemli bir simgesi olan akciğer kanserini yaşatmaya kararlı olduklarını da sözlerine ekledi.

Kaynak: Zaytung
Kullanıcı avatarı

Re: Zaytung Sevenler derneği

 #4335286  gönderen mhurkan
 10.12.2019 - 11:15:39
Kadın Cinayetlerini Durdurmada Başarısız Olan Twitter'a, Hükümetten Sert Tepki: ''İstifa da bir hizmettir...''

Resim

Açılan tüm hashtag'lere ve trend topic çalışmalarına rağmen 2019 yılında şu ana dek 430 kadının öldürülmesine engel olamayan Twitter'a kamuoyundan tepkiler giderek yükseliyor. Türkiye'de kadın cinayetleri başta olmak üzere pek çok konuda adaletin sağlanması ve gerekli emniyet tedbirlerinin alınmasından birinci derecede sorumlu olan sosyal medya platformuna, bugün hükümet kanadından da istifa çağrısı geldi.

Son olarak Ordu'da işlenen Ceren Özdemir cinayetinin ardından bir kez daha tepkilerin odağında olan Twitter, gerekli önlemleri almamak ve yasalardaki boşluklarla tehlikeli bir suçlunun rahatça hapisten firar etmesine imkan sağlamakla suçlanıyor. Cinayetin ardından Twitter yönetimini hedef alan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, ''Böylesine tehlikeli bir suçluyu açık cezaevine nakil etmek nasıl bir anlayıştır? Twitter bizi bu konuda uyarmayacaksa ne işe yarıyor? Biz orada hastag'i görmeden nereden bilelim bu adamın dışarıda olduğunu?" sözleriyle tepkisini dile getirirken, sosyal medya devinin daha önce de hayatı tehlike altında olan bir çok kadının şikayetlerini yeterince güçlü bir şekilde gündeme getiremediğini işaret etti.

Bakan Soylu'dan istifa çağrısı

"Bildiğiniz gibi 'Cumhurbaşkanına hakaret' konusu haricinde bir vatandaşımızın şikayeti veya yardım talebi TT'ye girmediği sürece bizim savcılarımızın harekete geçmesi mümkün olmuyor. Twitter görevini düzgün yapmayınca da ortaya böyle üzücü bir tablo ortaya çıkıyor" diyen Bakan Gül'e İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'dan da destek geldi.

"Bakın 430 tane kadın maalesef Twitter'ın yetersiz kalması yüzünden bu yıl hayatını kaybetti. Doğru zamanda hashtag açılabilse, o hashtag yeterince uzun bir süre TT'de kalabilse biz koruma tedbirlerini alma ve şüphelileri cinayet işlemeden yakalama noktasında hızlı hareket edip bu facianın önüne geçebilirdik. İş işten geçtikten sonra kurbanın adı ve soyadıyla hastag açmanın kimseye bir faydası yok" sözleriyle tepkisini dile getiren Bakan Soylu, "Yapamıyorsanız bu işi bırakacaksınız. Artık Instagram mı kadın cinayetlerini durdurur, YouTube mu, Facebook mu, TikTok mu biz de bakıp görmüş oluruz." derken, istifanın da bir hizmet olduğunun altını çizdi.

Twitter: ''Daha iyi yaparım diyen varsa gelsin"

Hükümetin üst düzeyinden gelen istifa çağrılarının ardından bir açıklama yapan Twittter CEO'su Jack Dorsey ise "Durduramadığımız cinayetler için herkesten özür diliyoruz ancak bir o kadar da savcıları ve emniyeti zamanında harekete geçirmeyi başararak hayatını kurtardığımız kadın var. Sayemizde hakettiğine yakın bir ceza alan suçlular var. Biraz da bunlar konuşulsun" sözleriyle kendilerine haksızlık yapıldığını dile getirdi.

"TT'de 10 tane başlık görünüyorsa bunlardan zaten bir tanesi Adnan Hocacılar, diğeri de AK Troller tarafından kullanılıyor. Kalanların en az 2 tanesi atanamayanların, 1 tanesi o günkü dizinin, 3 tanesi ise bahis sitelerinin kullanımında. Dolayısıyla TT'de günde en fazla 2 kadını koruyacak kadar yerimiz var" sözleriyle kadın cinayetlerini durdurma konusunda yaşadıkları zorluklara değinen Dorsey, "Haa ben daha iyisini yaparım diyen varsa buyursun gelsin. Biz makam sevdalısı değiliz. Görevimizi yapamadığımızı görürsek kimsenin çağrısına gerek kalmadan bırakmasını da biliriz" diyerek her an istifaya hazır olduklarının sinyallerini verdi.

Zaytung
Kullanıcı avatarı

Re: Zaytung Sevenler derneği

 #4337309  gönderen mhurkan
 18.12.2019 - 15:07:47
Simit Sarayı'nı Satın Alan Ziraat Bankası, Doğa Koleji'ni Kurtarmak İçin de Devrede: ''Çocuklar okuldan sonra bizim simitleri satsa...''

Resim

AK Parti'ye yakınlığı ile bilinen Simit Sarayı'nı %51 hissesini satın alarak batmaktan kurtaran Ziraat Bankası, nihayet Doğa Koleji için de harekete geçmeye hazırlanıyor. Ekonomik olarak zor günler geçiren ve öğretmenlerin aylardır maaş alamadıkları için iş bıraktığı Doğa Koleji'yle, Ziraat Bankası arasında görüşmelerin başladığı açıklanırken, hem Simit Sarayı'nı hem de okulu kurtaracak ortak bir plan üzerinde uzlaşıldığı haberi ise özellikle velileri heyecanlandırdı.

Konuyla ilgili olarak Ziraat Bankası'ndan yapılan açıklamada, kamu kaynaklarının şu aşamada sadece AKP'ye yeterince yakın olan batık şirket ve şahısları kurtarmak için harcanması yönündeki polikadan taviz verilmediği bir kez daha vurgulanırken, "Ancak eğitim gibi önemli bir konuda elimiz kolumuz bağlı bir şekilde oturmamız da beklenmemelidir" ifadelerine yer verildi.

Çocuklar ekonomiye kazandırılacak

Öğrencilerin daha fazla mağdur olmaması için Doğa Koleji'nin mümkün mertebe az para harcanarak kurtarılması ve kısa sürede kendi kendisini çevirebilecek bir ekonomik yapıya kavuşturulması konusunda okul yönetimiyle ortak bir plan üzerinde uzlaşıldığı da belirtilen açıklamada, planın ayrıntıları ise şöyle aktarıldı:

"Şimdi bizim elimizde Simit Saray'ından gelen epey bir simit, poğaça, açma vs var. Bu kolejlerde de bildiğiniz gibi onbinlerce minik evladımız mevcut. Bu ikisinin sinerjisini doğru bir şekilde birleştirebilirsek hem simit işini hem de çocukların eğtimini çözebiliriz. O nasıl olacak? İlk aşamada bütün kolejlerdeki kantin işletmelerini iptal ederek onları simit sarayına çevireceğiz. Buradan gelecek olan parayla okulun borçlarının bir kısmını kapatababiliriz. Ancak tabii ki bu yeterli olmayacaktır. Burada işte bizim esas planımız devreye giriyor. O da nedir? Minik evlatlarımızı sadece tüketici olarak değil, aynı zamanda birer satıcı olarak da devreye sokmak.

Bu doğrultuda, Doğa Kolejllerinde eğitim gören öğrencilerimizin her birine birer seyyar tezgah temin ederek onları ekonomiye kazandıracağız. Tezgahları da yine çocuklarımız el işi dersinde falan kendileri yapabilirler. Böylece ona da para vermemiş oluruz. Evlatlarımız, okuldan sonra Simit Sarayı'ndan kendilerine verilecek simit ve açma gibi gıdaları bu tezgahlara doldurarak bulundukları şehrin işlek cadde ve meydanlarında satıp hem okulun bütçesine katkıda bulunacaklar hem de küçük yaşta çalışma hayatıyla tanışma şansı yakalayacaklar. 10.000 öğrencimiz tezgah açsa, bunların her biri günde 50 TL'lik simit satsa ayda 20 günden en az 10 milyon TL gelir demek. Allah bereket versin. O parayla öğretmen maaşı da ödenir her şey ödenir..."

Açıklamada, uygulanacak olan kurtarma planının hem Doğa Kolejlerinin hem de Simit Sarayı'nın borçlarını kısa sürede ödeme potansiyeline dikkat çekilirken, aynı zamanda şimdiden birer meslek sahibi yapılan çocuklar için de son derece değerli bir kazanım olacağına vurgu yapıldı.

Zaytung
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

Re: Zaytung Sevenler derneği

 #4338872  gönderen mhurkan
 25.12.2019 - 10:12:38
Sağlık Bakanlığı, Dizi Sektörünün Artan İhtiyacı Doğrultusunda İzleyici Garantili 16 Yeni Şehir Hastanesi İçin İhaleye Çıkıyor...

Resim

Son dönemde popüler hale gelen doktor dizilerinin giderek artan yatak ve hastane ihtiyacı Sağlık Bakanlığı'nı harekete geçirdi. Bakanlık, dizilerde kullanılmak üzere 16 adet yeni şehir hastanesini, yap-işlet-devret modeliyle izleyici garantili olarak inşa ettirecek.

FOX TV'de yayınlanan Mucize Doktor'un gördüğü ilginin ardından, Kanal D'de bu hafta yayına giren House MD uyarlaması ''Hekimoğlu'' dizisinin de ilk bölümüyle yüksek izlenme oranına ulaşması, önümüzdeki dönemde üçer beşer çekilecek yeni doktor dizilerinin sinyalini verirken, Sağlık Bakanlığı da şimdiden gereken altyapı çalışmalarına başladı.

"Hasta mı bakalım dizi mi çekelim?"

Konuyla ilgili olarak bir basın toplantısı düzenleyen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ülke genelinde hastane sayısının şimdilik ihtiyaca yanıt verebilir halde olduğunu belirtirken, "Ancak trendin bu şekilde sürmesi halinde seneye bu zaman dizilere hastane bulmakta ciddi sıkıntılar baş göstermesi ihtimali çok yüksek. Yarın birgün bu hastanelerde hasta mı bakalım dizi mi çekelim şeklinde bir ikileme düşmemek için şimdiden tedbir almamız şart" sözleriyle projenin gerekçelerini kamuoyuyla paylaştı.

Bu doğrultuda, İstanbul'da 6, Ankara'da 4, Trabzon, Adana, Muğla, Gaziantep, Tekirdağ ve Mardin'de de 1'er tane olmak üzere 16 yeni şehir hastanesi için önümüzdeki günlerde ihaleye çıkılacağını açıklayan Sağlık Bakanı, Yap-İşlet-Devret modeliyle hazineden izleyici garantili olarak inşa edilecek hastanelerin 25 yıllığına üstlenici firmaya kiralanacağını da sözlerine ekledi.

"Doktor dizilerinin sayısı arttıkça illa ki senaryo da çeşitlenecektir. Normal İstanbul ve Ankara'da geçecek holdingli yalılı doktor dizileri dışında en az bir tane Karadeniz şiveli doktor dizisi, bir Ege şiveli doktor dizisi, bir Güneydoğu aşiretli, konaklı doktor dizisi ve Adana'da geçecek her bölüm 2 düzine adamın vurulacağı bol aksiyonlu bir doktor dizisini de seneye bu zamanlar izliyor oluruz" diyen Bakan Koca, izleyici garantisi konusunda ise şu bilgileri verdi:

İzleyici garantisi nasıl işleyecek?

"Şimdi biz hastaneleri birilerine yaptıracağız ama müteahhit firmaya da bir takım garantiler vermemiz lazım. Dizi tutmaz da 3 bölüm sonra yayından kalkarsa koca hastane boş kalacak. O açıdan, yüklenici firmaların da mağdur olmaması adına biz her dizi için belli bir reyting ve izleyici garantisi vereceğiz. Peki o nasıl olacak?

Atıyorum mesela, o hafta 300.000 kişi izlemiş ama dizinin kendini kurtarması için en az 500.000 mi olması gerekiyor. O aradaki 200.000 kişiyi biz devletin kaynaklarıyla tamamlayacağız. En basitinden şu an kamuda çalışan 2.5 milyon kadar memurumuz var. Bunlara görev şeklinde yazılabilir. Mesai saatlerinin bir kısmında bu dizilerden kendilerine atananları izleyerek aradaki farkı kapatabilirler. Bu yeterli gelmezse sözleşmeli olarak dizi izleyicisi istihdamı gerçekleştirilebilir. Yine hazineye bir miktar yük olacaktır ama bu geçici bir durum. 25 yıl sonra diziler bittiğinde artık böyle bir zorunluluğumuz da kalmayacak..."
Kaynak: Zaytung
  • 1
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7