Çarşamba , Ağustos 21 2019
Tip egitimiyle ilgili tum yazilarinizi burada paylasabilirsiniz...
artık GÖR hastalarının dahiliyeciler tarafından gastroenterolojiye,demir eksikliği anemisinin hematolojiye,hipotiroidinin endokrinolojiye,atopik allerjik bir çocuğun allerji polikliniğine yönlendirildiği bir çağdayız arkadaşlar,ne dersenizi genel dahiliye biter mi?
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Bunu yazan kesin öğrenci niye Reflunun ilk tedavisi ilaçtır bir ay düzenli kullanmasını aile hekimi yada dahiliye ci yapar baktı geçmiyor endoskopi için sevk sen muayene Edip ücretini aldın mı evet demiri henatoya kimse yollamaz altından kolon kanseri falan çıkmazsa alerji de ilk tedavisi yanıt yoksa yollar
Tiroidi kendine guvenmiyisa tipini saptayarak lab yoksa antikor neym bak ben bilmiyorum mesela kabataslak sadece semptom dan şüphelenip t3 isterim açar bakarım bu tiodi mi labtasimi kanlar taşınırken mi beklemiş ben görevimi yaptım mi yaptım paramı aldimmi aldım mutlu oldumu oldum bu kadar
Kullanıcı avatarı
Uzmanlıklar çıktıktan sonra pratisyenlik bitmediği gibi yan dallar çıktıktan sonra da uzmanlıklar bitmez bence. Şimdiki sistemde sadece ihtiyaç azalabilir. Tabi bunlar biraz da sevk sisteminin olmamasından ve hastaların burun akıntısı için bile profesöre gitme isteğinden oluyor. Sevk sistemi olsa, 1. basamakta pratisyenler, 2. basamakta uzmanlar, 3. basamakta yan dal uzmanları bulunsa ve sevk sistemi düzgün işlese, hastalar takiplerine düzgün devam etseler böyle şeyler konuşma gereği duymayacağız bile.

Ben pratisyen hekimim, GÖR için veya DEA için hasta sevk etmiyorum, dahiliyeciler niye sevk etsin? Eğer bir dahiliyeci bunlar için sevk ediyorsa ya hasta tedaviden fayda görmüyordur ya da başka bir durumdan şüphelenmiştir ileri inceleme istiyordur. Ya da hasta kendi isteği ile gitmiştir. Yoksa bir dahiliye uzmanının bu hastalıklar için keyfi olarak hasta sevk edeceğine inanmıyorum, inanamıyorum.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
nexstep yazdı:
04.02.2019 - 15:15:32
Uzmanlıklar çıktıktan sonra pratisyenlik bitmediği gibi yan dallar çıktıktan sonra da uzmanlıklar bitmez bence. Şimdiki sistemde sadece ihtiyaç azalabilir. Tabi bunlar biraz da sevk sisteminin olmamasından ve hastaların burun akıntısı için bile profesöre gitme isteğinden oluyor. Sevk sistemi olsa, 1. basamakta pratisyenler, 2. basamakta uzmanlar, 3. basamakta yan dal uzmanları bulunsa ve sevk sistemi düzgün işlese, hastalar takiplerine düzgün devam etseler böyle şeyler konuşma gereği duymayacağız bile.

Ben pratisyen hekimim, GÖR için veya DEA için hasta sevk etmiyorum, dahiliyeciler niye sevk etsin? Eğer bir dahiliyeci bunlar için sevk ediyorsa ya hasta tedaviden fayda görmüyordur ya da başka bir durumdan şüphelenmiştir ileri inceleme istiyordur. Ya da hasta kendi isteği ile gitmiştir. Yoksa bir dahiliye uzmanının bu hastalıklar için keyfi olarak hasta sevk edeceğine inanmıyorum, inanamıyorum.
güzel konuşuyorsun da hocam herşey öyle dediğin gibi pratikte işlemiyor.genel dahiliye poliklinikleri sevk yapma yeri haline geliyor yavaş yavaş.hemogramda en ufak bir değerde düşme bile varsa genel dahiliyeciler aman altta lösemi, sitopeni,myelofibroz? vb bişi çıkmasın diye korkudan kesin bunu bi de hematolojiye göster diye bütün hastaları gönderiyor bu dediğim diğer yandallar için de geçerli sadece bi örnek,,mesela genç hasta reflüsü var aman ya mide ca ülser şu bu çıkmasın diye çaktırmadan bi de gastro görsün diyo,,..çok diil bundan 10 yıl önce bütün yandalların işini tek başına genel dahiliye yapıyordu ama durum artık değişiyor gibi.
Pratikte işlemediği dediği şeyler ne ilçe devlet te Dr kadrosu dolar 2030 da seni sınavla alır uzman bile olsan 2050 ye kadar da çalışırsın işini yapabilen ortalama dahiliye ciysen sonra zaten dünya yaşanmaz bı yere gelecek teknoloji yle o da mühendisler iddia ettikleri şeyleri yapabilirse ve tüm dünyada yayılırsa
Bakanlık 2023 pratiyen 2030 uzmana verecek yer de para da yok dedi habarin olsun
Kullanıcı avatarı
dr_unblocked yazdı:
04.02.2019 - 15:41:51
nexstep yazdı:
04.02.2019 - 15:15:32
Uzmanlıklar çıktıktan sonra pratisyenlik bitmediği gibi yan dallar çıktıktan sonra da uzmanlıklar bitmez bence. Şimdiki sistemde sadece ihtiyaç azalabilir. Tabi bunlar biraz da sevk sisteminin olmamasından ve hastaların burun akıntısı için bile profesöre gitme isteğinden oluyor. Sevk sistemi olsa, 1. basamakta pratisyenler, 2. basamakta uzmanlar, 3. basamakta yan dal uzmanları bulunsa ve sevk sistemi düzgün işlese, hastalar takiplerine düzgün devam etseler böyle şeyler konuşma gereği duymayacağız bile.

Ben pratisyen hekimim, GÖR için veya DEA için hasta sevk etmiyorum, dahiliyeciler niye sevk etsin? Eğer bir dahiliyeci bunlar için sevk ediyorsa ya hasta tedaviden fayda görmüyordur ya da başka bir durumdan şüphelenmiştir ileri inceleme istiyordur. Ya da hasta kendi isteği ile gitmiştir. Yoksa bir dahiliye uzmanının bu hastalıklar için keyfi olarak hasta sevk edeceğine inanmıyorum, inanamıyorum.
güzel konuşuyorsun da hocam herşey öyle dediğin gibi pratikte işlemiyor.genel dahiliye poliklinikleri sevk yapma yeri haline geliyor yavaş yavaş.hemogramda en ufak bir değerde düşme bile varsa genel dahiliyeciler aman altta lösemi, sitopeni,myelofibroz? vb bişi çıkmasın diye korkudan kesin bunu bi de hematolojiye göster diye bütün hastaları gönderiyor bu dediğim diğer yandallar için de geçerli sadece bi örnek,,mesela genç hasta reflüsü var aman ya mide ca ülser şu bu çıkmasın diye çaktırmadan bi de gastro görsün diyo,,..çok diil bundan 10 yıl önce bütün yandalların işini tek başına genel dahiliye yapıyordu ama durum artık değişiyor gibi.
Hocam dedikleriniz doğrudur bir şey diyemem ama buna sebep olan sistem. Artık sistem öyle bir hale geldi ki kimse sorumluk almak istemiyor. Sistem böyle gittikçe bir kaç yıl sonra da en ufak bir şeyde yan dal uzmanları üniversitelere sevk etmeye başlar.

Sistem derken de kastettiğim sadece yasal düzenlemeler değil. Doktorların diğer doktorlara karşı tavırları da buna sebep oluyor. Mesela uzman birinci basamak tedavisine başlıyor, hastanın şikayetleri geçmiyor sevk ediyor. Yan dal uzmanı bakıyor hastalık ciddi. Orada "geç kalmışsın daha erken gelseydin daha iyi olurdu" deyince hastanın ilk düşündüğü "daha önce gittiğim doktor beni geciktirdi ondan dolayı geç kaldım". Sonra şikayetler, davalar uzuyor gidiyor.

Geçen bir programda bir hoca bahsediyordu. Hastanın birisi baş ağrısı şikayeti ile nörolojiye gidiyor. Reçetesi düzenleniyor. Hastanın şikayetleri geçmeyince 1 ay sonra başka hastaneye gidiyor. BT veya MR sonrasında hastada kitle görülüyor. Hasta ilk doktora 1 milyon tl'lik tazminat davası açmış. Bana görüntüleme yapmadı benim tanımı geciktirdi diye. Her baş ağrısına görüntüleme mi yapacağız? Davayı hekim kazansa bile dava bitesiye kadar olan stres ne olacak? Böyle durumlar olunca da herkes defansif tutum sergilemeye başlıyor.
Genel dahiliye bitmese de yan dal eğitimi öncesi 4 yıllık dahiliye eğitiminin bitmesi gerekiyor. 4 yıl boyunca dahiliyenin hamallığını yapıp, her hastadan istenmedik tetkik bırakmayıp, kimsenin almadığı enkaz hastaları takip ediyorsun, ondan sonra TUS'a çalıştığın yetmiyormuş gibi çalış didin yandal sınavına endokrin kazanayım, geriatri kazanayım diye uğraşıyorsun. Ee sonra noldu 3 yıl fellowluk yap rezil bir maaşa çalış, yan dal uzmanı ol, mecburini bidaha yap yaş oldu 35... Sonra diyabetik hasta takip ederken ishali olsun Gastroya kons, romatologsun RA takip ediyorsun anemisi olsun hemato kons.. Ne anlamı kaldı o zaman 4 yıl dahiliyenin? Bu eziyet niye? Tıp fakültelerini dereceyle bitirenler, TUS'ta derece yapan genel tababet bilgisi yüksek olup, dahiliye teoriğini iyi bilen hekimler sırf bu saçma zorunluluklar yüzünden ve biraz da rahat edeyim diye dermaya, ftrye, göze gidiyor. Halbuki Endokrin, Romato, Onkoloji gibi yan dallar ayrı birer dal olup bırakın 4-5 seneyi 6 yıl da olsa uzmanlık süresi en yüksek puanla kapatır. Ya da Tusta ilk 100'e girip, dereceyle bitirenlere 2 yıllık eğitimle pediatri-dahiliye uzmanlığı verilmesi lazım. Ülkede herşey düzgün, her şey mükemmel gibi neden bir doktor 35-40 yaşına kadar okumak zorunda, hadi okusan değer mi bunca emeğe?
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009