Salı , Haziran 25 2019
Tip egitimiyle ilgili tum yazilarinizi burada paylasabilirsiniz...

ABD’de Tıp Fakültelerine Giriş

 #4201014  gönderen Starbuck77
 11.12.2018 - 16:59:27
ABD’deki tıp fakülteleri aday öğrencileri değerlendiriken 7 kategoriye dikkat eder: zorunlu derslerin tamamlanmış olması, ders notları, profesörlerden gelen referans mektupları, okul-dışı aktiviteler, MCAT olarak bilinen, Tıp Fakültesine Giriş Sınavı’nda alınan puan, başvuru kompozisyonları ve mülakatlar.

Tıp fakültelerinin giriş için belirledikleri zorunlu dersler, pre-medical (tıp öncesi) olarak bilinen dört-yıllık üniversite yıllarında tamamlanır. Genel olarak bu zorunlu dersler: bir sene genel kimya, bir sene organik kimya, bir sene genel biyoloji, bir sene genel fizik, bir sömestr biyokimya, bir sömestr kompozisyon yazma ve bir sömestr kalkülüs olarak belirlenmiştir. Bazı tıp fakülteleri bunlara ek olarak anatomi, sosyal bilimler ve felsefe gibi derslerin de tamamlanmış olmasını isteriyor veya tavsiye ediyor. Bu derslerin tamamlandığı müddetçe tıp fakültesine gitmek isteyen öğrenciler istedikleri branşı okuyabilirler. Çoğu pre-medical öğrenci üniversite diplomalarını biyoloji veya kimya branşlarında alırken mühendislik, felsefe veya benim gibi siyasi bilimler okuyup bu fen derslerini ek olarak alanlar da var.

Ancak, bu derslerin sadece tamamlanmış olması yetmiyor; bu derslerdeki performans da çok önemli. Son 10-15 senede tıp fakültelerine kabul edilen öğrencilerin not ortalamaları sürekli bir artış içinde. 2003’de 3.47 olan bu rakam, 2014’de 3.69 olarak rapor edildi.1

Zorunlu derslerdeki performans sadece not ortalamalarını değil aynı zamanda gerekli olan referans mektuplarını da etkiliyor. ABD’deki tıp fakülteleri genel olarak her adaydan en az 3 tane referans mektubu istiyor. Bu referans mektuplarının biri, bir fen profesöründen; biri, fen-dışı bir dersin profesöründen ve birinin de bir doktordan gelmesi gerekli. İyi bir referans mektubunun adayın ders performansı ile birlikte kişiliğinden ve okul-dışı aktivitelerinden de bahsettiği düşünüldüğü için profesörler ile ders dışında konuşmak, sorular sormak ve bir bağ kurmak önemlidir.

İyi bir aday, derslerde başarılı olduğu kadar okul dışındaki aktivitelere de katılmak zorundadır. Tıp fakültelerinin bu aktivitelerde görmek istediğikleri adayın çok yönlü oluşu, bir doktoru klinik bir alanda takip etmiş olması ve kısaca ilerideki mesleğinin sorumluluklardan, kötü taraflarından ve günlük hayatından haberdar olmasıdır. Pre-medical öğrenciler arasında popüler olan aktiviteler: hastanelerde gönüllü olarak hasta bakımına yardımcı olmak (örnek görevler: hastaları odadan odaya yönlendirmek, dışkı/kan numunelerini laboratuvara götürmek), doktorları kliniklerde veya hastanelerde gözetlemek, acil tıp teknisyeni olarak ambulanslarda veya acil servislerde çalışmak ve tıp fakültesine gitmek isteyen öğrencilerin kurdukları klüplere üye olmak. İmkan olduğunda ülke dışına çıkıp yoksul ülkelerde klinik kurmaya yardım edenler, klinik veya laboratuvar araştırmalarında çalışanlar da var. Bu aktiviteler bir doktorun günlük yaşantısını adaya göstermek ile birlikte doktordan gelmesi gereken referans mektubunu yazacak birisini bulmakta da yardımcı oluyor.

Tıp fakültesi için zorunlu olan dersler tamamlandıktan sonra MCAT olarak bilinen sınava girilmesi gerekiyor. 2015’de yenilenen bu sınav biyoloji, organik kimya, genel kimya, fizik, biyokimya, psikoloji, sosyoloji ve İngilizce konularında 230 tane soru içeriyor.2 MCAT adayın hafızasından çok, daha önceden öğrenmiş olduğu bilgileri yeni durumlarda nasıl uyguladığını test eden bir sınav. 2015’deki yenilemeden önce 144 soru içeren MCAT’deki en yüksek puan 45, tıp fakültelerine kabul edilen öğrencilerin ortalama puanı 31’di (seneye göre 80-85. persentil).1,3 Yeni MCAT için ortalama puanlar daha rapor edilmedi.

Zorunlu dersler tamamlanıp okul dışı aktivilere katılıp, MCAT’e girdikten sonra sıra okullara başvurmaya geliyor. Yaklaşık bir sene süren başvuru prosedürlerindeki ilk etap, Haziran başında Amerikan Tıbbi Kolejler Derneği (American Association of Medical Colleges) İnternet sayfasında yayımlanan genel başvuru formunu doldurmak. Bu başvuru formunda tüm derslerde alınan notlar, okul dışı aktivilere ve “neden doktor olmak istiyorsun?” sorusu cevaplayan bir kompozisyon gibi şeyler yer alıyor. Formu tamamladıktan sonra aday, ABD’deki tüm tıp fakültelerinin yer aldığı bir listeden başvurmak istediği okulları seçiyor. Böylece, genel başvuru formu, işaretlenmiş okullara elektronik olarak gönderilmiş oluyor. Başvurulan her okul için bir başvuru ücreti ödenmesi gerektiği için adaylar genelde ABD’deki 160-küsür okulun sadece 30 veya 40’ına başvuruyor.

Temmuz veya Ağustos’da, tıp fakültelerindeki Kabul Komiteleri bir araya gelip genel başvuru formlarına bakmaya başlıyorlar. Bu ilk aşamadan sonra komite tarafından beğenilen adaylardan İkinci Etap (secondary) başvuru formunun doldurulması isteniyor. Bazı okullar genel başvuruyu gönderen her öğrenciden bu İkinci Etap başvuruyu isterken, bazıları belirli bir not ortalaması ve MCAT puanının üzerindeki herkesden bu başvuruyu istiyor. Bazı okullar ise genel başvuruyu tamamlayan adayları iyice kontrol ederek daha az sayıda İkinci Etap başvuru isteği gönderiyor.

Secondary başvurular, genel olarak, adaylardan 3-5 arası kompozisyon yazmalarını istiyor. “Neden doktor olmak istiyorsun?” sorusunu cevaplayan genel başvuru kompozisyonunun aksine bu kompozisyonlarda, adayların ülke çapındaki tıp problemleri veya sağlık sistemi hakkındaki görüşlerini yazmaları isteniyor.

Yaklaşık 5.000 ile 10.000 arasında genel başvuru alan her okul, İkinci Etap başvurulara da baktıktan sonra mülakat için yaklaşık 1000 adayı Eylül ile Mart arası okularına çağırıyor. Bu mülakatlarda tıp fakültesinden profesörler ve öğrenciler, fakülteden mezun olmuş doktorlar ve bazen hemşireler ve okul idaresinde çalışanlar, öğrenciler ile bazen teke-tek, bazen grup halinde buluşuyor. 30-45 dakika süren bu mülakatlarda adaylara geçmişleri, sağlık sektörü hakkındaki bilgileri, neden iyi bir aday olduklarını düşündükleri hakkında sorular soruluyor. Adayların baskı altında nasıl düşündüklerini görmek isteyen görüşmeciler, bazen tıp ile hiç bir ilgisi olamayan tarihi konular, veya cevaplaması zor olan ahlaki sorular da soruyor.

Mülakatın bitişi ile adayın yapacağı başka birşey kalmıyor ve Kabul Komitesinin kararı bekleniliyor. 4-8 hafta süren bu bekleyişin sonunda mülakatta giren adayların kabul veya red kararları bazen mektup ile bazen ise e-posta yolu ile iletiliyor. Birçok adayın birden fazla okula kabul edildiği, ve 100-200 kişilik sınıfların doldurulmasını isteyen okullar, genel olarak 200-400 aday kabul ediyor. Adaylar bellirli bir tarihten önce sınıftaki yerlerini ayırtıp, 4 sene sürecek olan tıp eğitimlerine başlamak için Ağustos veya Eylül’ü dört gözle bekliyor.

Kaynak: https://www.medikalakademi.com.tr/abd-y ... ip-okumak/

Re: ABD’de Tıp Fakültelerine Giriş

 #4201031  gönderen Starbuck77
 11.12.2018 - 17:42:27
Türkiye'de tıp fakültesine kabul için ise 2.5 milyon kişinin girdiği üniversite giriş sınavında devlet üniversitesi için ilk 20 bin, özel üniversite için ilk 50 bin arasına girebilmek.

Bunu yapabilmek için ise en az 1 yıl boyunca aynı türde sorulardan günde 500 tane çözmek.

Yapılan tercihlerde ise Haceetepe Tıp Fak. altında ODTÜ Elektrik Elektronik mühendisliği olabilir (yani 1 net mühendis ya da doktor olmak arasındaki farkı belirleyebilir). Bu şekilde tercih yapan adayların ise aşağıdaki konular hakkında hiçbir fikirleri olmadığı açıktır. Çok üzücü gerçekten...

"Secondary başvurular, genel olarak, adaylardan 3-5 arası kompozisyon yazmalarını istiyor. “Neden doktor olmak istiyorsun?” sorusunu cevaplayan genel başvuru kompozisyonunun aksine bu kompozisyonlarda, adayların ülke çapındaki tıp problemleri veya sağlık sistemi hakkındaki görüşlerini yazmaları isteniyor."
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009

Re: ABD’de Tıp Fakültelerine Giriş

 #4201034  gönderen Starbuck77
 11.12.2018 - 18:06:03
Daha da acı olanı ise TUS'un da ÖSYM tarafından yapılması ve sadece çoktan seçmeli "bilgi" sorularıyla uzmanlık dalına karar verilmesi (Sırf puanı düşük diye "cerrahi", "pediatri" ya da "acil tıp" tercih edilebilmesi)...

Re: ABD’de Tıp Fakültelerine Giriş

 #4201081  gönderen 23xZeuSx23
 11.12.2018 - 20:39:32
Starbuck77 yazdı:
11.12.2018 - 16:59:27
ABD’deki tıp fakülteleri aday öğrencileri değerlendiriken 7 kategoriye dikkat eder: zorunlu derslerin tamamlanmış olması, ders notları, profesörlerden gelen referans mektupları, okul-dışı aktiviteler, MCAT olarak bilinen, Tıp Fakültesine Giriş Sınavı’nda alınan puan, başvuru kompozisyonları ve mülakatlar.

Tıp fakültelerinin giriş için belirledikleri zorunlu dersler, pre-medical (tıp öncesi) olarak bilinen dört-yıllık üniversite yıllarında tamamlanır. Genel olarak bu zorunlu dersler: bir sene genel kimya, bir sene organik kimya, bir sene genel biyoloji, bir sene genel fizik, bir sömestr biyokimya, bir sömestr kompozisyon yazma ve bir sömestr kalkülüs olarak belirlenmiştir. Bazı tıp fakülteleri bunlara ek olarak anatomi, sosyal bilimler ve felsefe gibi derslerin de tamamlanmış olmasını isteriyor veya tavsiye ediyor. Bu derslerin tamamlandığı müddetçe tıp fakültesine gitmek isteyen öğrenciler istedikleri branşı okuyabilirler. Çoğu pre-medical öğrenci üniversite diplomalarını biyoloji veya kimya branşlarında alırken mühendislik, felsefe veya benim gibi siyasi bilimler okuyup bu fen derslerini ek olarak alanlar da var.

Ancak, bu derslerin sadece tamamlanmış olması yetmiyor; bu derslerdeki performans da çok önemli. Son 10-15 senede tıp fakültelerine kabul edilen öğrencilerin not ortalamaları sürekli bir artış içinde. 2003’de 3.47 olan bu rakam, 2014’de 3.69 olarak rapor edildi.1

Zorunlu derslerdeki performans sadece not ortalamalarını değil aynı zamanda gerekli olan referans mektuplarını da etkiliyor. ABD’deki tıp fakülteleri genel olarak her adaydan en az 3 tane referans mektubu istiyor. Bu referans mektuplarının biri, bir fen profesöründen; biri, fen-dışı bir dersin profesöründen ve birinin de bir doktordan gelmesi gerekli. İyi bir referans mektubunun adayın ders performansı ile birlikte kişiliğinden ve okul-dışı aktivitelerinden de bahsettiği düşünüldüğü için profesörler ile ders dışında konuşmak, sorular sormak ve bir bağ kurmak önemlidir.

İyi bir aday, derslerde başarılı olduğu kadar okul dışındaki aktivitelere de katılmak zorundadır. Tıp fakültelerinin bu aktivitelerde görmek istediğikleri adayın çok yönlü oluşu, bir doktoru klinik bir alanda takip etmiş olması ve kısaca ilerideki mesleğinin sorumluluklardan, kötü taraflarından ve günlük hayatından haberdar olmasıdır. Pre-medical öğrenciler arasında popüler olan aktiviteler: hastanelerde gönüllü olarak hasta bakımına yardımcı olmak (örnek görevler: hastaları odadan odaya yönlendirmek, dışkı/kan numunelerini laboratuvara götürmek), doktorları kliniklerde veya hastanelerde gözetlemek, acil tıp teknisyeni olarak ambulanslarda veya acil servislerde çalışmak ve tıp fakültesine gitmek isteyen öğrencilerin kurdukları klüplere üye olmak. İmkan olduğunda ülke dışına çıkıp yoksul ülkelerde klinik kurmaya yardım edenler, klinik veya laboratuvar araştırmalarında çalışanlar da var. Bu aktiviteler bir doktorun günlük yaşantısını adaya göstermek ile birlikte doktordan gelmesi gereken referans mektubunu yazacak birisini bulmakta da yardımcı oluyor.

Tıp fakültesi için zorunlu olan dersler tamamlandıktan sonra MCAT olarak bilinen sınava girilmesi gerekiyor. 2015’de yenilenen bu sınav biyoloji, organik kimya, genel kimya, fizik, biyokimya, psikoloji, sosyoloji ve İngilizce konularında 230 tane soru içeriyor.2 MCAT adayın hafızasından çok, daha önceden öğrenmiş olduğu bilgileri yeni durumlarda nasıl uyguladığını test eden bir sınav. 2015’deki yenilemeden önce 144 soru içeren MCAT’deki en yüksek puan 45, tıp fakültelerine kabul edilen öğrencilerin ortalama puanı 31’di (seneye göre 80-85. persentil).1,3 Yeni MCAT için ortalama puanlar daha rapor edilmedi.

Zorunlu dersler tamamlanıp okul dışı aktivilere katılıp, MCAT’e girdikten sonra sıra okullara başvurmaya geliyor. Yaklaşık bir sene süren başvuru prosedürlerindeki ilk etap, Haziran başında Amerikan Tıbbi Kolejler Derneği (American Association of Medical Colleges) İnternet sayfasında yayımlanan genel başvuru formunu doldurmak. Bu başvuru formunda tüm derslerde alınan notlar, okul dışı aktivilere ve “neden doktor olmak istiyorsun?” sorusu cevaplayan bir kompozisyon gibi şeyler yer alıyor. Formu tamamladıktan sonra aday, ABD’deki tüm tıp fakültelerinin yer aldığı bir listeden başvurmak istediği okulları seçiyor. Böylece, genel başvuru formu, işaretlenmiş okullara elektronik olarak gönderilmiş oluyor. Başvurulan her okul için bir başvuru ücreti ödenmesi gerektiği için adaylar genelde ABD’deki 160-küsür okulun sadece 30 veya 40’ına başvuruyor.

Temmuz veya Ağustos’da, tıp fakültelerindeki Kabul Komiteleri bir araya gelip genel başvuru formlarına bakmaya başlıyorlar. Bu ilk aşamadan sonra komite tarafından beğenilen adaylardan İkinci Etap (secondary) başvuru formunun doldurulması isteniyor. Bazı okullar genel başvuruyu gönderen her öğrenciden bu İkinci Etap başvuruyu isterken, bazıları belirli bir not ortalaması ve MCAT puanının üzerindeki herkesden bu başvuruyu istiyor. Bazı okullar ise genel başvuruyu tamamlayan adayları iyice kontrol ederek daha az sayıda İkinci Etap başvuru isteği gönderiyor.

Secondary başvurular, genel olarak, adaylardan 3-5 arası kompozisyon yazmalarını istiyor. “Neden doktor olmak istiyorsun?” sorusunu cevaplayan genel başvuru kompozisyonunun aksine bu kompozisyonlarda, adayların ülke çapındaki tıp problemleri veya sağlık sistemi hakkındaki görüşlerini yazmaları isteniyor.

Yaklaşık 5.000 ile 10.000 arasında genel başvuru alan her okul, İkinci Etap başvurulara da baktıktan sonra mülakat için yaklaşık 1000 adayı Eylül ile Mart arası okularına çağırıyor. Bu mülakatlarda tıp fakültesinden profesörler ve öğrenciler, fakülteden mezun olmuş doktorlar ve bazen hemşireler ve okul idaresinde çalışanlar, öğrenciler ile bazen teke-tek, bazen grup halinde buluşuyor. 30-45 dakika süren bu mülakatlarda adaylara geçmişleri, sağlık sektörü hakkındaki bilgileri, neden iyi bir aday olduklarını düşündükleri hakkında sorular soruluyor. Adayların baskı altında nasıl düşündüklerini görmek isteyen görüşmeciler, bazen tıp ile hiç bir ilgisi olamayan tarihi konular, veya cevaplaması zor olan ahlaki sorular da soruyor.

Mülakatın bitişi ile adayın yapacağı başka birşey kalmıyor ve Kabul Komitesinin kararı bekleniliyor. 4-8 hafta süren bu bekleyişin sonunda mülakatta giren adayların kabul veya red kararları bazen mektup ile bazen ise e-posta yolu ile iletiliyor. Birçok adayın birden fazla okula kabul edildiği, ve 100-200 kişilik sınıfların doldurulmasını isteyen okullar, genel olarak 200-400 aday kabul ediyor. Adaylar bellirli bir tarihten önce sınıftaki yerlerini ayırtıp, 4 sene sürecek olan tıp eğitimlerine başlamak için Ağustos veya Eylül’ü dört gözle bekliyor.

Kaynak: https://www.medikalakademi.com.tr/abd-y ... ip-okumak/
USMLE sürecinin neredeyse aynısı demek ki onlarda eğitim sistem olarak böyle işliyo sisteme dışarıdan girmeye çalışan bizlere ise haliyle garip geliyo bu alım şekli
Kullanıcı avatarı

Re: ABD’de Tıp Fakültelerine Giriş

 #4201175  gönderen mhurkan
 12.12.2018 - 08:45:13
Starbuck77 yazdı:
11.12.2018 - 18:06:03
Daha da acı olanı ise TUS'un da ÖSYM tarafından yapılması ve sadece çoktan seçmeli "bilgi" sorularıyla uzmanlık dalına karar verilmesi (Sırf puanı düşük diye "cerrahi", "pediatri" ya da "acil tıp" tercih edilebilmesi)...
1988 yılından önceki sistem çok daha kötü idi. Türkiyedeki çoğu şeye güvenmesem de ehven-i şer diyebilceğimiz bir sistem aslında TUS.

1988 yılıdan önce ne var dı biliyor musun? Her okul, asistanlarını "kendileri" yaptıkları yazılı ve "sözlü" sınav ile alıyorlardı. O nedenledir ki 1988 yılıdan önce uzmanlıklarını almış hocalarımızın çoğunun akraba ve sülalesi de aynı okullardan uzmanlıklarını almışlardır.

TUS gene iyi dua edin siz. Türkiyede işin içine "sözlü mülakat" giren hiç birşeye güvenmem ben. Adalet sistemi değişir. Toplumun "develte" güveni geri gelir, bundan 100 sene geçer o zaman senin dediğin şeyi Türkiyede tartışabilir oluruz. O zamana kadar iyi seçenek TUS.

Bunun dışında ek bilgi paylaşayım. DUS ve EUS' e girecek diş hekimi ve eczacılara gidin bir sorun, DUS/EUS mü daha iyi eski sistemem mi? Hepsi ORTAK YAZILI SINAV diyeceklerdir. :wink:

Re: ABD’de Tıp Fakültelerine Giriş

 #4201178  gönderen tusyolcusu
 12.12.2018 - 08:57:00
Bize 1988 den once daha kotuydu buna sukredin diyen varya mevcut duruma razi tipler hoc dusunmezler mi bu sinavda neden muayene sinavi yok diye usml sinavinin en onemli asamalarindandir hocan senin karsina hasta olarak gecer kamerada vardir torpil ihtimali yoktur cunku programlanmis bir sinavdir.psikiyatri asistani olup tansiyon nasil dusurulure pratikte hicbir sey yapamayan kan gazi alamayan ve degerlendiremeyen tusa calismak icin 5 ve 6 yi kutuphanede gecirip intornluk yapmayan tipler tusu kazaniyor.ehveni ser demis bide sen git sana ehveni seri ogretenler gelsin geri kalmisligin savunuculari
Kullanıcı avatarı

Re: ABD’de Tıp Fakültelerine Giriş

 #4201181  gönderen mhurkan
 12.12.2018 - 09:09:41
tusyolcusu yazdı:
12.12.2018 - 08:57:00
Bize 1988 den once daha kotuydu buna sukredin diyen varya mevcut duruma razi tipler hoc dusunmezler mi bu sinavda neden muayene sinavi yok diye usml sinavinin en onemli asamalarindandir hocan senin karsina hasta olarak gecer kamerada vardir torpil ihtimali yoktur cunku programlanmis bir sinavdir.psikiyatri asistani olup tansiyon nasil dusurulure pratikte hicbir sey yapamayan kan gazi alamayan ve degerlendiremeyen tusa calismak icin 5 ve 6 yi kutuphanede gecirip intornluk yapmayan tipler tusu kazaniyor.ehveni ser demis bide sen git sana ehveni seri ogretenler gelsin geri kalmisligin savunuculari
Dostum bence çık bir hava al.

15000 kişilik bir doktor gubuna, adaletli, torpilsiz, "senin lafınla gerici olmayan" bir seçme sınavı geliştir. En önde elimde bayrakla savunurum. Ama önce bu sistemi bir geliştir bakalmı. Sonra burada otruduğun yerden klavye delikanlılığı yap emi? :wink:

Ancaaaaaaak; çözmen gereken sorunları sıralayayım da "geiricliği" nasıl yok edeceğini daha iyi bul;

1-Torpilin, adam kayırmanın kamunun heryerine girdiği bir ülkede adaletli bir sınav yapacaksın.
2-Yazılı ve sözlü sınav 15000 hekime de aynı şekilde ve senede en az iki kere olacak ve bunu 15 gün içinde değerlendirip yerleştirmeleri yapacaksın. Yapmazsan hastaneler asistnasızlıktan üzerine çullanır.
3-15000 doktorun tababet bilgisini pratik / cerrahi olarak çok kısa bir sürede ve "adaletli" bir şekilde ölçeceksin.
4-Teorik tababet bilgisini, 15000 kişinin senede en az iki kere bir sınavla ölçmen gerek.
5-Ve bu 15000 kişiden sadece 1500-2000 tanesini asistan yapabiliyorsun. Her branşın kendine göre kriterleri var, hatta bırak branşın her hastane, anabilim dalı farklı kriterlerde adam istiyor. Bazıları erkek asistan istiyor, bazıları muhafazakar olsun bazıları da muhalif olsun istiyor.... Bu baskılar üzerinde çözeceksin bunları.
6-Devletin üst kademelerin devamlı sana telefonlar geliyor; "efenim, benim oğlan yeni mezun oldu çok iyidir kerata, birşey rica etsek...." "benim kız Almayandan yeni geldi, İstanbulda annesinin yanında yaşamak istiyor, ayarlarsanız....." Çat telefon; "ZartZurt tarikatının şeh-i mürütlerinden birini XXX hastanesi Dahiliye kliniğinde görmek istiyor.." Bu telefonları da halledeceksin....
7-
8-
9-

Hadi başla bakalım. Çözümünü bekliyorum. İstediğin kadar süren var.Altını doldurabileceğin bir sistem geliştir, seni sırtımda taşıyayım. Ancak dolduramazsan 120kg luk bedenimle sen beni taşırsın. :lol: :lol: :lol: :lol: :lol:
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009

Re: ABD’de Tıp Fakültelerine Giriş

 #4201211  gönderen Starbuck77
 12.12.2018 - 10:37:47
mhurkan yazdı:
12.12.2018 - 09:09:41
tusyolcusu yazdı:
12.12.2018 - 08:57:00
Bize 1988 den once daha kotuydu buna sukredin diyen varya mevcut duruma razi tipler hoc dusunmezler mi bu sinavda neden muayene sinavi yok diye usml sinavinin en onemli asamalarindandir hocan senin karsina hasta olarak gecer kamerada vardir torpil ihtimali yoktur cunku programlanmis bir sinavdir.psikiyatri asistani olup tansiyon nasil dusurulure pratikte hicbir sey yapamayan kan gazi alamayan ve degerlendiremeyen tusa calismak icin 5 ve 6 yi kutuphanede gecirip intornluk yapmayan tipler tusu kazaniyor.ehveni ser demis bide sen git sana ehveni seri ogretenler gelsin geri kalmisligin savunuculari
Dostum bence çık bir hava al.

15000 kişilik bir doktor gubuna, adaletli, torpilsiz, "senin lafınla gerici olmayan" bir seçme sınavı geliştir. En önde elimde bayrakla savunurum. Ama önce bu sistemi bir geliştir bakalmı. Sonra burada otruduğun yerden klavye delikanlılığı yap emi? :wink:

Ancaaaaaaak; çözmen gereken sorunları sıralayayım da "geiricliği" nasıl yok edeceğini daha iyi bul;

1-Torpilin, adam kayırmanın kamunun heryerine girdiği bir ülkede adaletli bir sınav yapacaksın.
2-Yazılı ve sözlü sınav 15000 hekime de aynı şekilde ve senede en az iki kere olacak ve bunu 15 gün içinde değerlendirip yerleştirmeleri yapacaksın. Yapmazsan hastaneler asistnasızlıktan üzerine çullanır.
3-15000 doktorun tababet bilgisini pratik / cerrahi olarak çok kısa bir sürede ve "adaletli" bir şekilde ölçeceksin.
4-Teorik tababet bilgisini, 15000 kişinin senede en az iki kere bir sınavla ölçmen gerek.
5-Ve bu 15000 kişiden sadece 1500-2000 tanesini asistan yapabiliyorsun. Her branşın kendine göre kriterleri var, hatta bırak branşın her hastane, anabilim dalı farklı kriterlerde adam istiyor. Bazıları erkek asistan istiyor, bazıları muhafazakar olsun bazıları da muhalif olsun istiyor.... Bu baskılar üzerinde çözeceksin bunları.
6-Devletin üst kademelerin devamlı sana telefonlar geliyor; "efenim, benim oğlan yeni mezun oldu çok iyidir kerata, birşey rica etsek...." "benim kız Almayandan yeni geldi, İstanbulda annesinin yanında yaşamak istiyor, ayarlarsanız....." Çat telefon; "ZartZurt tarikatının şeh-i mürütlerinden birini XXX hastanesi Dahiliye kliniğinde görmek istiyor.." Bu telefonları da halledeceksin....
7-
8-
9-

Hadi başla bakalım. Çözümünü bekliyorum. İstediğin kadar süren var.Altını doldurabileceğin bir sistem geliştir, seni sırtımda taşıyayım. Ancak dolduramazsan 120kg luk bedenimle sen beni taşırsın. :lol: :lol: :lol: :lol: :lol:
Zaten acı olan da bu değil mi? torpil, adaletsizlik, olanaksızlıklar yüzünden (her alanda) hakkını vererek seçme yapılamıyor, doğru düzgün bi sistem oturtulamıyor. Nasıl değişir ya da değişebilir mi orasını bilmiyorum ama çocuğumu böyle koşullarda büyütmek zorunda olduğum için üzüntü duyuyorum...
Kullanıcı avatarı

Re: ABD’de Tıp Fakültelerine Giriş

 #4201262  gönderen tedi
 12.12.2018 - 13:26:39
Starbuck77 yazdı:
12.12.2018 - 10:37:47
mhurkan yazdı:
12.12.2018 - 09:09:41
tusyolcusu yazdı:
12.12.2018 - 08:57:00
Bize 1988 den once daha kotuydu buna sukredin diyen varya mevcut duruma razi tipler hoc dusunmezler mi bu sinavda neden muayene sinavi yok diye usml sinavinin en onemli asamalarindandir hocan senin karsina hasta olarak gecer kamerada vardir torpil ihtimali yoktur cunku programlanmis bir sinavdir.psikiyatri asistani olup tansiyon nasil dusurulure pratikte hicbir sey yapamayan kan gazi alamayan ve degerlendiremeyen tusa calismak icin 5 ve 6 yi kutuphanede gecirip intornluk yapmayan tipler tusu kazaniyor.ehveni ser demis bide sen git sana ehveni seri ogretenler gelsin geri kalmisligin savunuculari
Dostum bence çık bir hava al.

15000 kişilik bir doktor gubuna, adaletli, torpilsiz, "senin lafınla gerici olmayan" bir seçme sınavı geliştir. En önde elimde bayrakla savunurum. Ama önce bu sistemi bir geliştir bakalmı. Sonra burada otruduğun yerden klavye delikanlılığı yap emi? :wink:

Ancaaaaaaak; çözmen gereken sorunları sıralayayım da "geiricliği" nasıl yok edeceğini daha iyi bul;

1-Torpilin, adam kayırmanın kamunun heryerine girdiği bir ülkede adaletli bir sınav yapacaksın.
2-Yazılı ve sözlü sınav 15000 hekime de aynı şekilde ve senede en az iki kere olacak ve bunu 15 gün içinde değerlendirip yerleştirmeleri yapacaksın. Yapmazsan hastaneler asistnasızlıktan üzerine çullanır.
3-15000 doktorun tababet bilgisini pratik / cerrahi olarak çok kısa bir sürede ve "adaletli" bir şekilde ölçeceksin.
4-Teorik tababet bilgisini, 15000 kişinin senede en az iki kere bir sınavla ölçmen gerek.
5-Ve bu 15000 kişiden sadece 1500-2000 tanesini asistan yapabiliyorsun. Her branşın kendine göre kriterleri var, hatta bırak branşın her hastane, anabilim dalı farklı kriterlerde adam istiyor. Bazıları erkek asistan istiyor, bazıları muhafazakar olsun bazıları da muhalif olsun istiyor.... Bu baskılar üzerinde çözeceksin bunları.
6-Devletin üst kademelerin devamlı sana telefonlar geliyor; "efenim, benim oğlan yeni mezun oldu çok iyidir kerata, birşey rica etsek...." "benim kız Almayandan yeni geldi, İstanbulda annesinin yanında yaşamak istiyor, ayarlarsanız....." Çat telefon; "ZartZurt tarikatının şeh-i mürütlerinden birini XXX hastanesi Dahiliye kliniğinde görmek istiyor.." Bu telefonları da halledeceksin....
7-
8-
9-

Hadi başla bakalım. Çözümünü bekliyorum. İstediğin kadar süren var.Altını doldurabileceğin bir sistem geliştir, seni sırtımda taşıyayım. Ancak dolduramazsan 120kg luk bedenimle sen beni taşırsın. :lol: :lol: :lol: :lol: :lol:
Zaten acı olan da bu değil mi? torpil, adaletsizlik, olanaksızlıklar yüzünden (her alanda) hakkını vererek seçme yapılamıyor, doğru düzgün bi sistem oturtulamıyor. Nasıl değişir ya da değişebilir mi orasını bilmiyorum ama çocuğumu böyle koşullarda büyütmek zorunda olduğum için üzüntü duyuyorum...

Ben hala mülakat veya muayene sınavı ve diğer insani parametrelerin 'azami' şekilde ölçülmesi taraftarıyım. herkes isteyince ve yeterince çalışınca başarılı olabilir ancak bazı insanlar bazı bölümlere uygun değildir (örn: en yakından bildiğim psikiyatride kişilik, bağımlılık, konversiyon gibi durumları olanların nedense bu bölümü özellikle tercih etmesi). ya da çok uygundur ama teorik olarak şu an yeterli değildi (cerrahi bölümlerin sadece TUS ile alması komik zaten).

Bu ölçümler belki tarafsız şu an olamaz ama elbet olacaktır (ya ülkemiz ortadoğu bataklığında daha da içeri gidecektir.) Bugün bile en iyi yerler zaten amcaoğlu, teyzekızı, damat ve gelinlerde. Bunlara özeller bile dahil. üniversiteler zaten skandal.