Perşembe , Eylül 19 2019
DrTus Köşe yazarlarımızın yazılarına buradan ulaşabilir, sizlerde burada köşe yazılarınızı paylaşabilirsiniz...
Kullanıcı avatarı

İştahsız Çocuk

 #4273460  gönderen DrGulsever
 24.05.2019 - 01:00:41
Hem bir pediatrist olarak hem de iştahsız büyümüş 2 çocuk babası olarak görüşlerimi ileteyim.
Öncelikle çocuklar 1 yaşına geldiğinde önceki kadar hızlı büyümedikleri için iştahları göreceli olarak azalıyor. Önceden hapur hupur yiyen çocuk yemesi azalınca aile panikliyor ve yemek konusu üzerine çok eğiliyor. 2 yaş civarları daha kötü çünkü çocuklarda kendi istekleri doğrultusunda hareket etme ihtiyacı oluyor ve kendi istediklerini kendi istedikleri gibi yapmak istediklerinden ailenin zorla yemek yedirme isteği onlarda bir savaşma duygusu oluşturuyor. Yemek yememe konusu evde konuşuluyor, çocuğa sürekli "ye" . deniyor ve çocuk yemek yemeği bir sorun olarak görüyor. Aile onun duyacağı şekilde ya da davranışları ile "çocuğum yemiyor" psikolojisine girince "Evet ben böyleyim, ben buyum " diyerek kendini bu şekilde kabul ediyor. Yemeyen çocuk haline geliyor.
Ailenin çocuk yemek yesin diye tv, tablet, telefon kullanması konuyu çok daha kötü yapıyor ve kısır döngüye sokuyor. Normalde kısıtlı tv, tablet vs alabilen çocuk yemek yememe davranışının sonucunda sekonder kazanç elde ediyorsa bunu bilinçli olmasa da kullanıyor.
En büyük sorunlardan birisi abur cubur ya da tek tip beslenme düzeni.
abur cubur ve makarna, pilav gibi tek tip beslenen çocukların diğer yemeklere karşı iştahı azalıyor. Aile bari bunu yesin diye her gün aynı yemekleri yedirdiği için çocuk başka bir besine ihtiyaç hissetmiyor.

Peki ne yapmalı.
Öncelikle rahat olmalı. Rahat ailenin çocuğu da rahat büyüyecektir. Benim ailelere verdiğim en önemli örnek afrikada bir çocuğun yemek seçmeme gibi bir durum olabilir mi? Olamaz. Çünkü içgüdüsel olarak beslenme, kendini koruma, yavrunu koruma ve çoğalma duygularımız mevcut. Yani herhangi bir hastalığı olmayan bir çocuğun yememesi için bir sebep yok.
Tetkiklerinde bariz bir sorun yoksa (mutlaka ayrıntılı araştırılmalı, hemogram, demir, b12, Reflü, İYE, gelişme açısından kemik yaşı klinik şüphe varsa çölyak vs ) çocuğu besleme değil sofra adabı konusunda geliştirmeliyiz. Ona yemek yedirme gibi bir görevimizin olmadığını (sağlıklı her çocuk kendini besleme içgüdüsüne sahiptir) ama ona yemek sunma görevimizin olduğunu bilmeliyiz. Burada sabır çok önemli.

Çocuğun persentili kendi çizgisinde gidiyorsa bizim için değerlidir. O andaki persentili değil düzenli ölçümlerde persentil gidişatı çok daha değerlidir. 3-4 yaşından sonra yıllık 5 cm ve üzerinde boy uzaması, persentil oranına göre kilo alımı ve sağlıklılık durumu çok önemli.

Çocuğunuza seçme şansı verin. Sizin belirlediğiniz 2 çeşit yemekten birini seçmesine ve istediği kadar yemesine, isterse 2. tabağı almasına ama isterse yemeden aç yatmasına ya da sonraki öğüne kadar aç kalmasına izin veriniz.
Sofrada Tv, tablet, cep telefonu olmasın. Konu mutlu vakit geçirdiğiniz güldüğünüz bir sofra ortamı olsun.
sabırlı olun ve çocuk için yemek olayının bir sorun olmaktan çıkmasını ve doğal hayatın olağan bir parçası olmasına izin verin.
Kazanamayacağınız savaşa girmeyin.

İnanın çocuklarımız bir çok konuda sadece bizim gelişim basamaklarında acele etmemizin sıkıntılarını yaşıyorlar.

Saygılarımla
Kullanıcı avatarı

Re: İştahsız Çocuk

 #4273487  gönderen tedi
 24.05.2019 - 08:37:36
DrGulsever yazdı:
24.05.2019 - 01:00:41
Hem bir pediatrist olarak hem de iştahsız büyümüş 2 çocuk babası olarak görüşlerimi ileteyim.
Öncelikle çocuklar 1 yaşına geldiğinde önceki kadar hızlı büyümedikleri için iştahları göreceli olarak azalıyor. Önceden hapur hupur yiyen çocuk yemesi azalınca aile panikliyor ve yemek konusu üzerine çok eğiliyor. 2 yaş civarları daha kötü çünkü çocuklarda kendi istekleri doğrultusunda hareket etme ihtiyacı oluyor ve kendi istediklerini kendi istedikleri gibi yapmak istediklerinden ailenin zorla yemek yedirme isteği onlarda bir savaşma duygusu oluşturuyor. Yemek yememe konusu evde konuşuluyor, çocuğa sürekli "ye" . deniyor ve çocuk yemek yemeği bir sorun olarak görüyor. Aile onun duyacağı şekilde ya da davranışları ile "çocuğum yemiyor" psikolojisine girince "Evet ben böyleyim, ben buyum " diyerek kendini bu şekilde kabul ediyor. Yemeyen çocuk haline geliyor.
Ailenin çocuk yemek yesin diye tv, tablet, telefon kullanması konuyu çok daha kötü yapıyor ve kısır döngüye sokuyor. Normalde kısıtlı tv, tablet vs alabilen çocuk yemek yememe davranışının sonucunda sekonder kazanç elde ediyorsa bunu bilinçli olmasa da kullanıyor.
En büyük sorunlardan birisi abur cubur ya da tek tip beslenme düzeni.
abur cubur ve makarna, pilav gibi tek tip beslenen çocukların diğer yemeklere karşı iştahı azalıyor. Aile bari bunu yesin diye her gün aynı yemekleri yedirdiği için çocuk başka bir besine ihtiyaç hissetmiyor.

Peki ne yapmalı.
Öncelikle rahat olmalı. Rahat ailenin çocuğu da rahat büyüyecektir. Benim ailelere verdiğim en önemli örnek afrikada bir çocuğun yemek seçmeme gibi bir durum olabilir mi? Olamaz. Çünkü içgüdüsel olarak beslenme, kendini koruma, yavrunu koruma ve çoğalma duygularımız mevcut. Yani herhangi bir hastalığı olmayan bir çocuğun yememesi için bir sebep yok.
Tetkiklerinde bariz bir sorun yoksa (mutlaka ayrıntılı araştırılmalı, hemogram, demir, b12, Reflü, İYE, gelişme açısından kemik yaşı klinik şüphe varsa çölyak vs ) çocuğu besleme değil sofra adabı konusunda geliştirmeliyiz. Ona yemek yedirme gibi bir görevimizin olmadığını (sağlıklı her çocuk kendini besleme içgüdüsüne sahiptir) ama ona yemek sunma görevimizin olduğunu bilmeliyiz. Burada sabır çok önemli.

Çocuğun persentili kendi çizgisinde gidiyorsa bizim için değerlidir. O andaki persentili değil düzenli ölçümlerde persentil gidişatı çok daha değerlidir. 3-4 yaşından sonra yıllık 5 cm ve üzerinde boy uzaması, persentil oranına göre kilo alımı ve sağlıklılık durumu çok önemli.

Çocuğunuza seçme şansı verin. Sizin belirlediğiniz 2 çeşit yemekten birini seçmesine ve istediği kadar yemesine, isterse 2. tabağı almasına ama isterse yemeden aç yatmasına ya da sonraki öğüne kadar aç kalmasına izin veriniz.
Sofrada Tv, tablet, cep telefonu olmasın. Konu mutlu vakit geçirdiğiniz güldüğünüz bir sofra ortamı olsun.
sabırlı olun ve çocuk için yemek olayının bir sorun olmaktan çıkmasını ve doğal hayatın olağan bir parçası olmasına izin verin.
Kazanamayacağınız savaşa girmeyin.

İnanın çocuklarımız bir çok konuda sadece bizim gelişim basamaklarında acele etmemizin sıkıntılarını yaşıyorlar.

Saygılarımla
Hocamın verdiği bilgiler kıymetli olmak ile beraber bir şeyler eklemek isterim.

Çocuk ve bebek besleme işi içgüdüsel ve doğal bir süreç olmakla beraber, bir çok bozukluk veya çevresel durumdan etkilenen davranışsal bir süreçtir. Tabi insana doğal diyince bir huzur kaplıyor ama aslında doğa bu kadar da rahat bir yer değil, bir çok canlı bebeklik çağında yemediği ve yedirilemediği için hayatını kaybeder sonuçta, insan için tabiki bu kabul edilemez, o yüzden en derin problemleri bile çözmemiz lazım. Rahat olun geçer demek, pediatri hekimlerinin en sevmediğim tarafı sanırım, bir diğeri ise 'büyüyünce geçer'.

Organik sebepleri dışladıktan sonra hala belirgin kilo almama/persantil kayıbı var ise aşağıdaki tanımlanmış durumları düşünebiliriz. Bunlar hem ebeveyn hem bebeğin bir patolojisine bağlı olabilir ve genellikle uzun süredir mevcuttur;

1- Durum düzenlemesindeki sorunlara bağlı yeme/yedirme bozukluğu (Homeostasis Dönemi)
2- Bakım veren-bebek arasındaki karşılıklılık sorunlarına bağlı yeme/yedirme bozukluğu (Bağlanma Dönemi)
3- İnfantil Anoreksi (Ayrılma Dönemi)
4- Duyusal nedenlerle yiyecekten tiksinme
5- Tıbbi durumlarla ilişkili yeme/yedirme bozukluğu
6- Mide- Barsak Sistemi zorlanmalarıyla ilişkili yeme/yedirme bozukluğu (Travma Sonrası Beslenme Bozukluğu)

Biraz açıklayalım;

Homeostasis Dönemi (0-3 ay)
Bu dönemde anne, bebeğin özelliklerine uygun yanıt veren bir çevre yaratarak bebeğin fizyolojisini ve duygudurumunu ayarlar, biçimlendirir. Bu dönemde anne ilişkinin modülatörüdür. Bebek ise uyku/uyanıklık, açlık/doygunluk, dışa atım gibi fizyolojik süreçlerin düzenli bir örüntüsünü oluşturmaya çalışmakta ve ilişkinin mediatörü olmaktadır.
Homeostasis dönemi yeme/yedirme bozukluklarının ortaya çıkması açısından, bebeğin zor mizaç özellikleri, merkezi sinir sisteminin olgunlaşmasında gecikme ve çeşitli tıbbi hastalıklar risk etmenidir. Bakım veren cephesinde de kaygılı-depresif bir annenin varlığı riski artırmaktadır. Sonuç olarak anne-bebek etkileşiminde olumlu-besleyici karşılıklılık yanı sıra besin alımı da azalmaktadır.

Homeostasis dönemi yeme/yedirme bozukluklarının özellikleri
1- Düzensiz beslenme örüntüsü ve az besin alma (miktar ve zamanlama değişken)
2- Bebeğin durum düzenlemesi bozuk a) sinirlilik/ kolay yorulma b) uykusuzluk/ aşırı uykulu hal
3- Anababa: Kaygı, depresyon, psikososyal stresörler (bebeğin verdiği ipuçlarını anlayamama)
4- Organik sorunlar sık (prematürite, kalp-akciğer hastalıkları, yarık damak, gastro özefagial reflü, özefagial atrezi

Bağlanma Dönemi (2-6 ay)
Bu dönemde anne ve bebek arasında sosyal bir alışveriş söz konusudur. Bebek anneyi ayırt edebilmektedir. Annenin fiziksel olarak yokluğu, anne depresyonu ya da bebeğe uygun yanıtlar ve sosyal yaşantılar sağlayamayan anne figürünün varlığı yeme/yedirme bozukluğu gelişimi açısında önemli risk etmenleridir. Bu durum yetersiz beslenme ve büyüme-gelişme geriliği ile sonuçlanabilir.

Bağlanma dönemi yeme/yedirme bozukluklarının özellikleri
1- Bebek gelişimsel olarak beklenen sosyal tepkileri göstermez (göz ilişkisi, gülümseme, kucaklama)
2- Anababada depresyon veya kişilik bozukluğu
3- Psikososyal stres, alkol-madde kötüye kullanımı
4- Besleme ve bakım sırasında şefkatsiz tutum
5- Gelişim geriliği: Hem bilişsel hem de motor (hipotoni) alanda.

Ayrılma Dönemi (6-36 ay)
Bebeğin özerk davranabilme yetilerinin geliştiği, aynı zamanda otonomi ve kontrol çatışmalarının yaşandığı bu dönemde bebek kendi kendini beslenmeye geçiş yapmaktadır. Bu dönemde beslenme öğünlerinde “kaşığın kimin elinde” olduğu çok önemlidir.
Açlık, doygunluk gibi somatik duyumlar ile öfke, sevgi gibi emosyonların ayrımının öğrenildiği süreçte bebekten gelen sinyallerin anababa tarafından anlaşılıp uygun karşılıkların verilmesi önemlidir. Bu ayrımların öğrenildiği süreç bozulunca somatik duyumlar ile ve psikolojik yaşantılar arasında konfüzyon ortaya çıkar. Bebeğin besin alımı kendi fizyolojik gereksinimleri yerine bakım vereniyle yaşantıladığı emosyonlar tarafından kontrol edilir hale gelir (eksternal regülasyon).

Ayrılma dönemi yeme/yedirme bozukluklarının (İnfantil Anoreksi) özellikleri
1- Besin reddi temel özelliktir ve öğünden öğüne, kişiden kişiye değişir.
2- Bakım veren uygun sınırlar koyamaz.
3- Bebek ve bakım veren arasında çatışma, zıtlaşma, pazarlık vardır.
4- Bakım verenin yaşadığı yoğun kaygı, bebeği oyunlarla çeldirme, gece dahil gün boyu besleme, değişik yiyecekler deneme, hırpalayıcı tarzda zorla besleme noktasına getirebilir.
5- Motor beceriler ve ekspresif dil gelişimi geridir. Yemeyi red ile konuşmayı red çatışmalı ilişkinin birbirine koşut olan farklı görünümleri olabilir.
6- Bilişsel gelişim iyi durumdadır



Eğer bir yeme bozukluğu düşünüyorsanız ve bebeğin/çocuğun kilo alamama veya persantil kaybı şikayetleri var ise beklemeden, rahat olun demeden, tv'yi kapat demeden bir uzmandan görüş almanızı öneririm.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009

Re: İştahsız Çocuk

 #4273523  gönderen Yaman38
 24.05.2019 - 10:05:04
13 aylık kızıma anneannesi rejim yaptırıyor :))) maşallah tosunuma diye seviyorum :)))
Kullanıcı avatarı

Re: İştahsız Çocuk

 #4273534  gönderen drela64
 24.05.2019 - 10:28:00
Yaman38 yazdı:
24.05.2019 - 10:05:04
13 aylık kızıma anneannesi rejim yaptırıyor :))) maşallah tosunuma diye seviyorum :)))
ahahahaaa bizimkiler de pek iştahlıydı. el yiyen bebeye, biz az yiyene hasrettik. :lol:
Kullanıcı avatarı

Re: İştahsız Çocuk

 #4273536  gönderen DrGulsever
 24.05.2019 - 10:29:43
tedi yazdı:
24.05.2019 - 08:37:36
DrGulsever yazdı:
24.05.2019 - 01:00:41
........
Hocamın verdiği bilgiler kıymetli olmak ile beraber bir şeyler eklemek isterim.

Çocuk ve bebek besleme işi içgüdüsel ve doğal bir süreç olmakla beraber, bir çok bozukluk veya çevresel durumdan etkilenen davranışsal bir süreçtir. Tabi insana doğal diyince bir huzur kaplıyor ama aslında doğa bu kadar da rahat bir yer değil, bir çok canlı bebeklik çağında yemediği ve yedirilemediği için hayatını kaybeder sonuçta, insan için tabiki bu kabul edilemez, o yüzden en derin problemleri bile çözmemiz lazım. Rahat olun geçer demek, pediatri hekimlerinin en sevmediğim tarafı sanırım, bir diğeri ise 'büyüyünce geçer'.

Organik sebepleri dışladıktan sonra hala belirgin kilo almama/persantil kayıbı var ise aşağıdaki tanımlanmış durumları düşünebiliriz. Bunlar hem ebeveyn hem bebeğin bir patolojisine bağlı olabilir ve genellikle uzun süredir mevcuttur;

1- Durum düzenlemesindeki sorunlara bağlı yeme/yedirme bozukluğu (Homeostasis Dönemi)
2- Bakım veren-bebek arasındaki karşılıklılık sorunlarına bağlı yeme/yedirme bozukluğu (Bağlanma Dönemi)
3- İnfantil Anoreksi (Ayrılma Dönemi)
4- Duyusal nedenlerle yiyecekten tiksinme
5- Tıbbi durumlarla ilişkili yeme/yedirme bozukluğu
6- Mide- Barsak Sistemi zorlanmalarıyla ilişkili yeme/yedirme bozukluğu (Travma Sonrası Beslenme Bozukluğu)

Biraz açıklayalım;

Homeostasis Dönemi (0-3 ay)
Bu dönemde anne, bebeğin özelliklerine uygun yanıt veren bir çevre yaratarak bebeğin fizyolojisini ve duygudurumunu ayarlar, biçimlendirir. Bu dönemde anne ilişkinin modülatörüdür. Bebek ise uyku/uyanıklık, açlık/doygunluk, dışa atım gibi fizyolojik süreçlerin düzenli bir örüntüsünü oluşturmaya çalışmakta ve ilişkinin mediatörü olmaktadır.
Homeostasis dönemi yeme/yedirme bozukluklarının ortaya çıkması açısından, bebeğin zor mizaç özellikleri, merkezi sinir sisteminin olgunlaşmasında gecikme ve çeşitli tıbbi hastalıklar risk etmenidir. Bakım veren cephesinde de kaygılı-depresif bir annenin varlığı riski artırmaktadır. Sonuç olarak anne-bebek etkileşiminde olumlu-besleyici karşılıklılık yanı sıra besin alımı da azalmaktadır.

Homeostasis dönemi yeme/yedirme bozukluklarının özellikleri
1- Düzensiz beslenme örüntüsü ve az besin alma (miktar ve zamanlama değişken)
2- Bebeğin durum düzenlemesi bozuk a) sinirlilik/ kolay yorulma b) uykusuzluk/ aşırı uykulu hal
3- Anababa: Kaygı, depresyon, psikososyal stresörler (bebeğin verdiği ipuçlarını anlayamama)
4- Organik sorunlar sık (prematürite, kalp-akciğer hastalıkları, yarık damak, gastro özefagial reflü, özefagial atrezi

Bağlanma Dönemi (2-6 ay)
Bu dönemde anne ve bebek arasında sosyal bir alışveriş söz konusudur. Bebek anneyi ayırt edebilmektedir. Annenin fiziksel olarak yokluğu, anne depresyonu ya da bebeğe uygun yanıtlar ve sosyal yaşantılar sağlayamayan anne figürünün varlığı yeme/yedirme bozukluğu gelişimi açısında önemli risk etmenleridir. Bu durum yetersiz beslenme ve büyüme-gelişme geriliği ile sonuçlanabilir.

Bağlanma dönemi yeme/yedirme bozukluklarının özellikleri
1- Bebek gelişimsel olarak beklenen sosyal tepkileri göstermez (göz ilişkisi, gülümseme, kucaklama)
2- Anababada depresyon veya kişilik bozukluğu
3- Psikososyal stres, alkol-madde kötüye kullanımı
4- Besleme ve bakım sırasında şefkatsiz tutum
5- Gelişim geriliği: Hem bilişsel hem de motor (hipotoni) alanda.

Ayrılma Dönemi (6-36 ay)
Bebeğin özerk davranabilme yetilerinin geliştiği, aynı zamanda otonomi ve kontrol çatışmalarının yaşandığı bu dönemde bebek kendi kendini beslenmeye geçiş yapmaktadır. Bu dönemde beslenme öğünlerinde “kaşığın kimin elinde” olduğu çok önemlidir.
Açlık, doygunluk gibi somatik duyumlar ile öfke, sevgi gibi emosyonların ayrımının öğrenildiği süreçte bebekten gelen sinyallerin anababa tarafından anlaşılıp uygun karşılıkların verilmesi önemlidir. Bu ayrımların öğrenildiği süreç bozulunca somatik duyumlar ile ve psikolojik yaşantılar arasında konfüzyon ortaya çıkar. Bebeğin besin alımı kendi fizyolojik gereksinimleri yerine bakım vereniyle yaşantıladığı emosyonlar tarafından kontrol edilir hale gelir (eksternal regülasyon).

Ayrılma dönemi yeme/yedirme bozukluklarının (İnfantil Anoreksi) özellikleri
1- Besin reddi temel özelliktir ve öğünden öğüne, kişiden kişiye değişir.
2- Bakım veren uygun sınırlar koyamaz.
3- Bebek ve bakım veren arasında çatışma, zıtlaşma, pazarlık vardır.
4- Bakım verenin yaşadığı yoğun kaygı, bebeği oyunlarla çeldirme, gece dahil gün boyu besleme, değişik yiyecekler deneme, hırpalayıcı tarzda zorla besleme noktasına getirebilir.
5- Motor beceriler ve ekspresif dil gelişimi geridir. Yemeyi red ile konuşmayı red çatışmalı ilişkinin birbirine koşut olan farklı görünümleri olabilir.
6- Bilişsel gelişim iyi durumdadır



Eğer bir yeme bozukluğu düşünüyorsanız ve bebeğin/çocuğun kilo alamama veya persantil kaybı şikayetleri var ise beklemeden, rahat olun demeden, tv'yi kapat demeden bir uzmandan görüş almanızı öneririm.

Katkın için teşekkürler.

Öncelikle aklı başında hiç bir pediatrist irdelemeden hiç bir hastasına geçer bunlar diyerek yollamaz.

Benim yazdıklarımın yanı sıra anne baba, bakıcı tutumlarının değerlendirilmesi, hastanın nöro-motor gelişimi, psikososyal gelişimi değerlendirildikten sonra normal olan çocuklar için önerilerim geçerli.

Yazdıklarımın çoğu tamamen sağlıklı ama beslenme sorunu olan çocuklar için. Yoksa zaten doktor sitesindeki çoğu doktor olan arkadaşlar mutlaka önce bir pediatriste onun da uygun yönlendirmesi ile gerekirse çocuk psk ya başvuracaklardır.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

Re: İştahsız Çocuk

 #4273541  gönderen DrGulsever
 24.05.2019 - 10:32:21
drela64 yazdı:
24.05.2019 - 10:28:00
Yaman38 yazdı:
24.05.2019 - 10:05:04
13 aylık kızıma anneannesi rejim yaptırıyor :))) maşallah tosunuma diye seviyorum :)))
ahahahaaa bizimkiler de pek iştahlıydı. el yiyen bebeye, biz az yiyene hasrettik. :lol:
Benim küçük kız eve 3 günden fazla abur cubur girsin söylenmeye başlardı. Koyduğun yemeği beğenmez hep mırın kırın ederdi. Annesi saolsun o yesin diye ona özel makarna yapardı. Ne zaman bundan vazgeçmesine ikna ettim o zaman iştah düzelmeye başladı.

Şimdi en sevdiği şey iskender, Vali kebabı.
arada yine aburcuburu abartsak yemeklerde yine sorun çıkar.
Kullanıcı avatarı

Re: İştahsız Çocuk

 #4273542  gönderen DrGulsever
 24.05.2019 - 10:37:23
Bu arada en büyük sorunlardan birisi blender bebekleri. Ek besinlere geçiş sürecinde aşırı titiz ebeveynler çocuğun ağzına takılır diye sürekli blender kullanırlar. Bu bebekler daha sonra çiğneme sorunları ve sonrasında sürekli yeme problemi yaşayabiliyorlar.

Çiğneme için daha olgunlaşmayan bebeklerde (buna hekim karar versin) başlangıçta belender kullanılabilse bile adım adım besinlerin kıvamları arttılararak mutlaka pütürlü besinlere geçilmeli.
Kullanıcı avatarı

Re: İştahsız Çocuk

 #4273547  gönderen drela64
 24.05.2019 - 10:45:34
DrGulsever yazdı:
24.05.2019 - 10:32:21
drela64 yazdı:
24.05.2019 - 10:28:00
Yaman38 yazdı:
24.05.2019 - 10:05:04
13 aylık kızıma anneannesi rejim yaptırıyor :))) maşallah tosunuma diye seviyorum :)))
ahahahaaa bizimkiler de pek iştahlıydı. el yiyen bebeye, biz az yiyene hasrettik. :lol:
Benim küçük kız eve 3 günden fazla abur cubur girsin söylenmeye başlardı. Koyduğun yemeği beğenmez hep mırın kırın ederdi. Annesi saolsun o yesin diye ona özel makarna yapardı. Ne zaman bundan vazgeçmesine ikna ettim o zaman iştah düzelmeye başladı.

Şimdi en sevdiği şey iskender, Vali kebabı.
arada yine aburcuburu abartsak yemeklerde yine sorun çıkar.
kızımızın (kimse inanmaz belki) en sevdiği yemek kaba pancardı(çeşitli yerel otlardan yapılan yemek)küçükken.şimdi ne bulsa yer seçmez,en sevdiği ali nazik :)
oğlum çok seçiyor köfte,ızgara,iskender,makarna,pilav,bi kaç çorba,patates ,pizza sebze yemeklerinin suyu...buralarda dönüyoruz...tatlı aşığı... harçlıklarını aburcubura yatırıyolar.kısmaya çalışıyoz ama çok başarılı değiliz maalesef...
Kullanıcı avatarı

Re: İştahsız Çocuk

 #4273552  gönderen DrGulsever
 24.05.2019 - 10:53:54
drela64 yazdı:
24.05.2019 - 10:45:34
DrGulsever yazdı:
24.05.2019 - 10:32:21
drela64 yazdı:
24.05.2019 - 10:28:00

ahahahaaa bizimkiler de pek iştahlıydı. el yiyen bebeye, biz az yiyene hasrettik. :lol:
Benim küçük kız eve 3 günden fazla abur cubur girsin söylenmeye başlardı. Koyduğun yemeği beğenmez hep mırın kırın ederdi. Annesi saolsun o yesin diye ona özel makarna yapardı. Ne zaman bundan vazgeçmesine ikna ettim o zaman iştah düzelmeye başladı.

Şimdi en sevdiği şey iskender, Vali kebabı.
arada yine aburcuburu abartsak yemeklerde yine sorun çıkar.
kızımızın (kimse inanmaz belki) en sevdiği yemek kaba pancardı(çeşitli yerel otlardan yapılan yemek)küçükken.şimdi ne bulsa yer seçmez,en sevdiği ali nazik :)
oğlum çok seçiyor köfte,ızgara,iskender,makarna,pilav,bi kaç çorba,patates ,pizza sebze yemeklerinin suyu...buralarda dönüyoruz...tatlı aşığı... harçlıklarını aburcubura yatırıyolar.kısmaya çalışıyoz ama çok başarılı değiliz maalesef...
Her zaman söylerim kızlar daha akıllıdır diye :D
Kullanıcı avatarı

Re: İştahsız Çocuk

 #4273596  gönderen kutsaclirapunzel
 24.05.2019 - 13:36:31
Senede 7-8 kez üsye geçirir diyor anne, çıkarken de hocam bu çok iştahsız bi iştah şurubu yazsanız.
Ben bir kez üsye geçirsem o ay 3 kilo veriyorum. El kadar çocuk ne yapsın. Elinden abur cubur düşmüyor bu neslin. Uyku düzeni yok. Ellerde tablet. Ne verdin ki ne istiyorsun diyesim geliyor o annelere.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

Re: İştahsız Çocuk

 #4273870  gönderen kutsaclirapunzel
 25.05.2019 - 12:29:27
DrGulsever yazdı:
25.05.2019 - 12:19:35
Yemeyen çocuk çok zorr. Konuşmak kolay yapmak zor.
Bizim köyde bi söz vardır,
“Aç olan yer”
Çocuklugumdan çok net hatırlıyorum, çok iştahlı bir çocuktum ama annelerin özellikle yememizi istedikleri vardır. Mesela bal, yumurta. Masaya koymazdı onları. Her sabah 1 kaşık balla aç ağzını der peşimden koşardı. Yumurtanın sarısını aynı şekilde. Çok iştahlı olmama ragmen hala yumurta sarısı yemiyorum. Balın kokusundan tiksiniyorum.
Yemezse yemesin neden zor olsun? Yavru kuşlar bile acıkınca yemliklerine koşuyorlar. Anneleri başlarında yoksa. Siz acıkmadan biri size o tabak bitecek dese ne yaparsınız? Sofrayı kurarsın aç olan yer, arada acıktım diyene de abur cubur vermeyeceksin. Sofra kuruldugunda yeseydin diyeceksin. Hem çok yemek iyi değil. Düşük kilo büyüme hormonu salınımını uyarıyor, uzun boylu olur çocuk. Malabsorbsiyon yoksa çok ta tınn. Yemezsen yeme nankör der geçerim

Re: İştahsız Çocuk

 #4273875  gönderen Rita_14
 25.05.2019 - 12:52:09
Hahaa uzmanımın çocuğu daha 1.5 yaşındayken , annesi bizimle aynı porsiyonu yiyor diyordu :Lol
Merak etmeyin , hayatta kalıcak kadarını yiyor çocuklar, sonra tosunsan olarak geliyorlar ergenliklerinde : \