Cuma , Eylül 20 2019
DrTus Köşe yazarlarımızın yazılarına buradan ulaşabilir, sizlerde burada köşe yazılarınızı paylaşabilirsiniz...
Kullanıcı avatarı
Değerli meslektaşlarım,

üzerinde durmak istediğim konu memur statüsünde çalışan (657 sayılı kanuna tabi) diğer meslek gruplarının (öğretmenler, din görevlileri, polisler ...) seslerini siyaset kurumuna duyurup ve de istediklerini nasıl aldıkları ancak doktorlar ile ilgili tek bir sözün bile edilmeyişi olacak. Hepimiz biliyoruz ki diğer meslek grupları ile kıyas dahi kabul etmeyecek bir sorumluluk taşıyoruz ancak son dönemde öyle gelişmeler oldu ki ( Uzman doktorların, tıp fak. öğrencilerinin intiharları, giderek artan ve normalleştirilen hekime şiddet ... ) ben daha ne olabilir de doktorlar olarak artık bu aşırı yoğun ve yıpratıcı çalışma şartlarını taşıyamadığımız anlaşılır diye bekledim , bekledim ancak koca bir hiç.

İktidar, muhalefet, rant vs. gibi para ve güç odaklı kavramlar bizim çok uzağımızda. Bizler hastalarımızın sadece ve sadece sağlığını düşünürüz. Bu bakış açısı ile elimizden gelenin en iyisini yapmak için yıllardır ,tabiri caizse, dirsek çürütüyoruz. Günbegün doktora gösterilen saygının azaldığını maalesef acı bir şekilde deneyimliyoruz. Önceleri sadece sözlü şiddete maruz kalırken bile ''Zaten çok para alıyorlar, bunlara müstahak !'' yaklaşımları , sonraları hakaret, şiddet ve ÖLÜM !

Aslında değinilecek daha çok konu var ama ivedi olarak birlik olmamız ve problemlerimizi daha yüksek sesle dile getirmemiz gerektiğini düşünüyorum ; tıpkı öğretmen, polis ve din görevlilerinin yaptığı gibi.

Bir yerden başlamak lazım gelir, artık bu sineye çekme tutumundan vazgeçmemiz gerektiğini dile getirmek istiyorum;

- Adli bir çok kademeden açılmış ve kazanılmış onca dava olmasına ve üstüne danıştay kararı da olmasına rağmen halen sürdürülen günaşırı nöbet - blok nöbet uygulamaları.

- Doktor hataları için '' Kasten / Kasıtsız adam öldürme gibi akla ,hayale ve vicdana sığmayacak şekilde Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında yargılanmamız. Doktor hataları için gelişmiş ülkelerde olduğu gibi bir ''Malpraktis yasası'' olmaması ve de bunun doğal bir sonucu olarak astronomik cezaların doktorlara verilebilmesi.

- Gelelim meşhur ''Performans sistemine !'' Kısaca anlatmak gerekirse; fazla uygulama - fazla ücret politikası. Ne kadar acıdır ki ,bu sistemi bile bize kabul ettirdiler. Verimliliğin ve hasta başına düşen vakit/ilgi/tedavi süresinin sınırlandırıldığı ve Sıradaki gelsin! Tamam, sıradaki ! ... şeklinde sürdüğü zannedilen ama sağlık sisteminin temel taşı olan hekimleri adeta tüketen bir süreci yaşıyoruz.

- Ek olarak, TUS değerlendirme raporu yayınlamışlar. Malumun ilanı olan uzun uzun raporlar, istatistikler; dermatoloji , FTR gibi bölümlere ilgi hat safhada iken büyük cerrahilere ilgi azalmış hatta açılan kontenjanlar boş kalıyormuş. ''Aaa hayret neden acaba ?'' Yıllar sonra bu durumu farkettiğinize sevindik sevindikte, bakalım hangi adımları atacaksınız bu vahim tabloyu düzetmek için diye sormayacak mıyız ? Yoksa '' Dur bi' istifa edip 6 ay eve kapanayım da TUS 'a çalışıp rahat bir bölüme gireyim ! '' demeye devam mı değerli meslektaşlarım ?

- Ve de son olarak, lütfen hekimliğe dair ne gibi sıkıntılarımız var ise ortak bir platformda ( DrTUS olabilir veya sadece bu amaç için ayrı bir internet sitesi kurulabilir) dile getirelim ve bir bildiri olur beyanname olur, artık adına ne derseniz, hazırlamalıyız. Sesimiz ve gücümüz yettiğince ilgili her merciye sunmalıyız. Evet belki bir anda bütün problemler çözülüp ,herşey günlük gülistanlık olmayabilir ama bir yerden başlamalıyız.

Ya sence ?

Oğuz
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
deoksiriboz yazdı:
27.05.2018 - 08:41:41
Yıllarca yapılan propaganda sonucu millette oluşan doktor nefreti bu haldeyken ses çıkardığımız an linç ederler bizi. Doktor vekillerle kulis faaliyeti yürütüp el altından iyileştirme almak en mantıklısı.
Doktor vekillerin hatta meslektaşlarımızın %90'ından fazlasının bile umurunda değiliz. Çok heterojen ve büyük bir yapıyız. Ayrıca tıp eğitimi ve etik öğrenimi de zayıf. Vatandaşlık, insan olmanın erdemi vs toplumun geneline dağıldığı oranda doktorlara dağıldığı için "insan olma" yönünden de zayıfız. Misal bizim apartmandaki doktor abi her sabah işe giderken asansörde sigara içiyor, uyarmama itin bi tarafına şey etmeme rağmen devam ediyor. Çoğunluğu böyle olan bir güruhla iş yapmak zor. Sadece aile hekimlerinden bir kıpırdanma oldu zamanında onu da el birliğiyle yıktık hamd olsun.
Kullanıcı avatarı
aynı meslek grubu olup da diğer branşın daha da dibe çekilmesini isteyen bi grubuz. herkes böyle olunca haliyle toplu bi kayışımız oluyor. bunu baştakiler de gayet iyi biliyor.ne yapsalar da zaten gıkımızı çıkarmadan devam ediyoruz.iş öyle olunca zor işler bunlar. elinde gücü bile olsa bi meslektaşımızın, kendi menfaati de olmazsa iyileştirmek istemez kimseyi. kendi kurtulmuştur çünkü. ne yapıyosak kendimize yapıyoruz. ondan müstahak herşey. daha da geçirecekler zaten su kaynamaya devame diyor.