Salı , Kasım 13 2018
DrTus Köşe yazarlarımızın yazılarına buradan ulaşabilir, sizlerde burada köşe yazılarınızı paylaşabilirsiniz...
Kullanıcı avatarı
Uzman hekim arkadaşlarımızın en büyük sıkıntısı tek kişi icap nöbeti tutup tutamayacağı durumu. YATAKLI TEDAVİ KURUMLARI İŞLETME YÖNETMELİĞİ'ne göre
A) İcapçı nöbeti (Ev nöbeti): Uzman adedi nöbet tutacak miktarlardan az, fakat birden fazla olan
kurumlarda uzmanlar sırayla ev nöbetini tutarlar. Bunun için aylık ev nöbet listeleri hazırlanır. Ev nöbetçisi
mesai saatleri dışında kurumun idari ve tıbbi her türlü gereklerinden sorumludur. Ev nöbetçisi akşam vizitlerini
yapmaya, mesai dışında bulunduğu yeri bildirmeye, kuruma her davette gelmeye mecburdur.

şeklinde geçmektedir.

Ancak 2009 sayılı YATAKLI SAĞLIK TESİSLERİNDE ACİL SERVİS HİZMETLERİNİN UYGULAMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ
(9) Ana dal ve yan dal branşlarından uzman tabip mevcudu 1 (bir) olan branşlar acil branş nöbetlerine dahil edilmez. Bunlar için ihtiyaç hâlinde çağrı yöntemi ile sağlık tesisine davet edilmek üzere icap nöbeti tutturulur. İcap nöbetçisi uzman tabibin sağlık tesisine davet edilip edilmeyeceğine, gerekli tıbbi değerlendirmeler yapıldıktan sonra, acil servis sorumlu tabibi veya nöbetçi uzman tabibince karar verilir. Sağlık tesisine davetin bizzat bu tabiplerden birisi tarafından yapılması esastır.
denmektedir.
Tek hekime icap turturulmasındaki dayanak buradan kaynaklanmaktadır.
Yukarıda belirtildiği üzere biri yönetmelik diğer tebliğ olduğundan yönetmelik de geçen ibare esas olmaktadır.


Türk Nöroloji Derneğinin sayfasında yer alan soru cevap bölümünde konu ile ilgili bir yazı bulduk. Bu da konunun hekimler lehine olduğunu isteyen hekimlerin bu konuda yargı yoluna gidebileceğini gösteriyor.


TÜRK NÖROLOJİ DERNEĞİNDEN ALINTIDIR

2. Nöroloji branşında tek hekim olmamdan dolayı sürekli icap nöbeti tutmak zorunda bırakılıyorum. Bu hukuka uygun mudur? Uygun değilse başvurabileceğim hukuki yollar nelerdir?

Bilindiği üzere hekimlerin Kanun ile belirlenmiş mesai sürelerinin çok üzerinde sürelerle çalışmaya zorlanmaları, konuya ilişkin mevzuata aykırı olarak ve/veya uzmanlık alanları dışında yapılan nöbet görevlendirmeleri son yıllarda artarak devam etmiş ve hekimlerin dinlenme, özel yaşam ve sağlık haklarının ihlal eden bir boyuta ulaşmıştır.

Bu hak ihlallerinden biri de branşında tek hekim olan uzman tabiplerin sürekli icap nöbetçisi olarak görevlendirilmeleridir. Bu sorunu çözmek üzere 2010 yılında Samsun ili Çarşamba İlçe Devlet Hastanesinde beyin ve sinir cerrahi olarak tek hekim olarak görev yapan bir hekim adına icap nöbetine dahil edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İdare Mahkemesi davayı reddetmiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay 5. Dairesi red kararını davacı hekim lehine bozmuştur. Danıştay 5. Dairesi bozma kararının gerekçesinde “Görev yaptığı sağlık kurumunda tek uzman hekim olan davacıya Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği uyarınca icap nöbeti tutturulabilmesine imkan bulunmadığını” belirterek tek hekime icap nöbeti tutturulmasına yönelik işlemin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.

Bu karar 'Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.' şeklindeki Anayasa'nın 138. maddesinin 4. fıkrası ve idare mahkemesi ve Danıştay kararlarının idare tarafından gecikmeksizin yerine getirilme zorunluluğunu düzenleyen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca tüm kamu sağlık kuruluşlarınca uygulanmak durumundadır. Hukuka aykırı biçimde Danıştay kararını uygulamamakta ısrar eden kamu görevlileri yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen 'Görevi Kötüye Kullanma' suçunun unsurlarının oluşacağı düşünülmektedir.

Bu kapsamda branşında tek hekim olan uzman hekimlerin icap nöbetine dahil edilmeleri halinde; öncelikle söz konusu Danıştay kararını ek yaparak hastane yönetimine bir başvuru yapmalarını öneriyorum. Başvurunun reddi halinde ya da 60 gün içinde yanıt verilmeyerek ya da icap nöbet listesine dahil edilerek zımmen reddedilmiş sayılması halinde ise, ret tarihini izleyen 60 gün içinde idari yargıda işlemin iptali için dava açmaları ve icapta geçen tüm süre yönünden fazla çalışmaya ilişkin özlük haklarının iadesini talep etmeleri hukuken olanaklıdır.

Ayrıca Danıştay kararını uygulamayan kamu görevlileri hakkında da 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen 'Görevi Kötüye Kullanma' suçunu işledikleri gerekçesi ile Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunulabilir.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
Yahu allah aşkına bu ülkede devletin bizzat kendisi dahil, mahkeme kararlarını, hukuku takan var mı ki... 3 yıl önce emsal bir mahkeme kararı vardı "dhy süresince hekim istemediği sürece geçici görevlendirme yapılamaz" diye.. Hangi kurum uydu buna???
Kullanıcı avatarı
Yasal haklarımızı bilip gerekirse dava açmaktan başka yol yok malesef bu tür uygunsuz görevlendirmelerde
Kullanıcı avatarı
Kamu yararınına "KANUNLARI İŞLETMEYEN" mahkeme gördü bu gözler, siz neden bahsediyorsunuz. "Adalet, TÜrkiyede sadece bir kadın ismidir", unutmayın. Hazır OHAL'de varken icabı bırakın isterlerse takla attırırlar doktora. Tabi doktorlar örgütlü olabilmeyi başarabilseydi yapamazlardı. Örgütlü değiliz, muhalefet ve siyaset yapmakta başka bir iş bilmeyen de bir meslek odamız var.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009