1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Bir cerrahi asistanın günlüğünden notlar 6

MesajGönderilme zamanı:21.11.2013 - 23:09:11
gönderen ercutombalak
Yoğun bir nöbet akşamıydı. Sonbaharın melankolik ruhu yansımıştı herkesin yüzüne. Buna rağmen canla başla çalışmaktaydı herkes.Toprağa dökülen her bir yaprağın yer yüzünde bıraktığı izleri düşünüyordum, asistan odasının penceresinden dışarıya doğru bakınırken. Gökyüzünden damla damla yağmur dökülmekteydi çimenlerin üzerine. Yapraklar rüzgarın etkisiyle savruluyordu oradan oraya. Tutunacak bir dalı olmayan insanlar gelmişti aklıma. Sararıp solmuş yapraklar gibi hayatın içinde savrulup durmaktaydılar. Hastalıklar, yoksulluklar yakalarından düşmez olmuş ve yaşamaktan bezdirmişti onları. Yine de bir umut diye ayrılmaz olmuşlardı en son gelmek istedikleri yerden.


Hastane odalarında konaklamak zorunda kalanlar bilirler. Buraya karanlığı getiren gece, sanki başka bir yerlerdeki gecelerden başka bir türlüdür. Buradaki karanlık korku getirir insanın yüreğine, kuşku getirir. Bundan sonrasının ne olacağını bilememenin kuşkusudur o. Bir de yaşanmış olan hayatın bir göz açıp kapayıncaya kadar ne de çabuk geçtiğini düşündüren şeyler getirir insanın aklına. Gece sessizdir böyle yerlerde. Kimsesiz ve yalnız bir şekilde pencereden içeriye giren karanlığı aydınlatamaz hiç bir düşünce.

işte biz karanlığın içinde yolculuk eden bu insanları aydınlağa çıkarabilmek için çabalayıp durmaktayız böyle gecelerde.


Gece ilerlemişti, hastalıklar çoğalmıştı. Acile getirilen yaşlı bir hastayı ameliyat etmeye karar vermiştik. Barsak tıkanıklığı vardı, barsakları o kadar şişmiştiki patlamak üzereydi. Ameliyathane masasına almıştık amcayı, anestezi verilmeye başlanmıştı ve amca gözlerini kapatıp bir karanlığın içinde uyumaya başlamıştı. İşte tam o sırada acilden bir haber helmişti telefonla. Kıdemsiz asistan arkadaş, ambulansla bıçaklanmış bir hastanın getirildiğini haber vermeye çalışıyordu panik olmuş bir şekilde. Uzmanımdan izin alıp acile inmiştim. Gencecik bir çocuk sedyenin üzerinde solmuş bir şekilde yatmaktaydı. Göğüs kafesinin sol yarısında kocaman bir bıçak yarası vardı. Kimsesi yoktu yanında. Artık onun kimsesi biz olmuştuk.

Hemen ameliyathaneye çıkarmıştık ve ikinci bir masa açılmıştı. Servisteki doktorlar, hemşireler ve personeller kan bulabilmek için hastanenin bütün servislerini dolaşmaktaydılar. Kalbine saplanmıştı o kör olası bıçak. Yaşamak için atan bir kalbi ilk defa o zaman görmüştüm açık seçik. Yaşama tutunabilmek için direniyordu o kalp. Uzmanımız o sıcacık kalbi avucunun içine alıp açılan yarayı dikmeye çalışıyordu. Avucunun içindeki bir serçe gibi kanatlanıp uçmak istiyordu o yürek. Başarılı bir ameliyat sonrasında hastanın vital bulguları toparlamıştı. Kan açığı yerine konulmuştu.

Yüreklerdeki sonbaharın melankolik havası yerini mutluluğa bırakmıştı. Yaptığımız mesleğin keyfine doyamamıştık ameliyathanede.
Sonra bir gürültü duyulmuştu koridorlarda. Personel, hasta yakınlarının geldiğini söylemişti. Saatlerce süren ameliyatın sonunda müjdeli bir haber verebilmek için koridora çıkmıştık uzmanımla birlikte. Hasta da yoğun bakım ünitesine götürülmekteydi. Hasta yakınlarına bilgi vermek üzereyken bir anda üzerimize yürüyen gözü dönmüş caniler belirmişti karşımızda. Bir tanesi ise ağzından dışarıya salyalar akıtarak ‘ doktor! hastaya bir şey olursa eğer yaşatmam sizi bilmiş olun’ diye naralar atıyordu. Canımız zor kurtarmıştık.


Bıçaklayanın kahraman olduğu bir ülkede, bıçaklananın hayatını kurtarmaya çalışan hekimler yine kimsesiz bir şekilde hasta yakınları tarafından şiddete layık görülmekteydiler.

Kaynak: http://www.ofbeabi.com/bir-cerrahi-asis ... -notlar-6/

Re: Bir cerrahi asistanın günlüğünden notlar 6

MesajGönderilme zamanı:22.11.2013 - 11:51:55
gönderen Simurg
okuyun! okutun!

Re: Bir cerrahi asistanın günlüğünden notlar 6

MesajGönderilme zamanı:01.12.2013 - 22:36:29
gönderen ercutombalak
teşekkür ederim..