Perşembe , Aralık 12 2019
Cerrahi branslarla ilgili klupler paylasim platformu....

Re: Girişimsel Radyolojinin Geleceği...

 #3689535  gönderen green07dr
 09.10.2016 - 20:40:07
amaaan tiroid usg yi de endokrin yapıyor güya.Üriner usg yi de nefrolog :)
Bak elimizden gitmedi.Bir radyolog olarak bence de girişimsel yaptığın hastayı norologa kitlemek saçma. Ben yaptım al sen takip et. Niye takip etsin ki adam.Ama radyoloji çok güzel ya :)) valla yazın kim ne derse desin
Kullanıcı avatarı

Re: Girişimsel Radyolojinin Geleceği...

 #3689720  gönderen vedatmilor
 09.10.2016 - 22:20:24
green07dr yazdı:amaaan tiroid usg yi de endokrin yapıyor güya.Üriner usg yi de nefrolog :)
Bak elimizden gitmedi.Bir radyolog olarak bence de girişimsel yaptığın hastayı norologa kitlemek saçma. Ben yaptım al sen takip et. Niye takip etsin ki adam.Ama radyoloji çok güzel ya :)) valla yazın kim ne derse desin
Kendi gözlerimle görmesem kolay kolay inanmayacağım şeyler. Ama azımsanmayacak ve ivmeli bir şekilde artan oranda yapıyorlar.

Bu durum hangi noktada radyologların canını sıkacak, ya da hiç sıkacak mı? İşte bütün mesele bu.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

 #3689851  gönderen eruditer
 09.10.2016 - 23:40:29
Şu an bu konunun konusulabilmesinin en büyük nedeni zamanında girişimsel radyologlarin yandal yapmama çabaları , asistanlarina adam akıllı ogretmemeleri. Zamanında yan dal yapılıp sadece radyologlar yazabilse bu tartışma olmazdı. Adamlar tek elde tutabilmek için asistanlarina ogretmediler şimdi de norologu kardiyologu kvc beyin cerrahi el atmaya çalışıyor .

Re:

 #3690152  gönderen mdphd
 10.10.2016 - 02:48:18
Bu yorumları yaparken şu bilgiyi de göz önünde bulundurun; Yurtdışında bağımsız bir dal olarak girişimsel radyoloji asistanlığı başlayacak. Tıp fakültesinden mezun olan doktorlar doğrudan girişimsel radyolog olmak için girişimsel radyoloji asistanlığı yapacak...

Ulkemizde tıp alanındaki yapılanmanın bunu taklit eder şekilde gelişeceğini düşünüyorum.
En son mdphd tarafından 04.03.2017 - 21:51:05 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
Kullanıcı avatarı

Re:

 #3690154  gönderen ulumemo
 10.10.2016 - 05:16:38
Klinisyenin bu işi daha iyi yapacağı fikrine inanmıyorum. Kötü yapar da demiyorum. Radyoloji de bu işte pekala başarılı.Mesele müdahale ettiğin hastanın takibi. Radyoloji kendini bu noktada klinisyenlerden sıyırmalı. Girişimsel radyoloji diye bir yandal açılır. Hastanın direk başvurabileceği bir poliklinik ve takip edileceği bir yoğun bakım kurulur. Radyolog kendisini aşan durumlarda ilgili branştan konsültasyon talep eder. Sorun bu şekilde çözülür. Tabi bu benim şahsi görüşüm. Amerika bile bu konuda henüz konsensus oluşturamadı o yüzden bu konu uzun bi süre daha tartışılır.
Kullanıcı avatarı

Re:

 #3690157  gönderen fannymagnet
 10.10.2016 - 07:53:47
ulumemo yazdı:Klinisyenin bu işi daha iyi yapacağı fikrine inanmıyorum. Kötü yapar da demiyorum. Radyoloji de bu işte pekala başarılı.Mesele müdahale ettiğin hastanın takibi. Radyoloji kendini bu noktada klinisyenlerden sıyırmalı. Girişimsel radyoloji diye bir yandal açılır. Hastanın direk başvurabileceği bir poliklinik ve takip edileceği bir yoğun bakım kurulur. Radyolog kendisini aşan durumlarda ilgili branştan konsültasyon talep eder. Sorun bu şekilde çözülür. Tabi bu benim şahsi görüşüm. Amerika bile bu konuda henüz konsensus oluşturamadı o yüzden bu konu uzun bi süre daha tartışılır.
Bu dediğinizin Türkiye şartlarında oturması en iyimser bakışla 20 yıl alır.
Kullanıcı avatarı

Re: Girişimsel Radyolojinin Geleceği...

 #3690167  gönderen mhurkan
 10.10.2016 - 08:48:24
vedatmilor yazdı:Selamlar,

Şimdi bildiğiniz üzere görüntüleme eşliğinde vasküler(temel olarak nörovasküler ve periferik vasküler) ve nonvasküler(biyopsi ve diğerleri) girişimler genelde girişimsel radyoloji ünitelerinde yapılıyor.

Güncel trendi göz önüne aldığımızda, bu girişimleri radyologlardan ziyade klinisyencilerin üstlenmesi ve orta vadede radyologları çoğunlukla egale etmeleri ne derecede mümkündür? Yoksa görüntüleme eşliğindeki girişimler radyologların tekelinde mi kalacaktır?

Bunu sorma sebebim, özellikle vasküler girişimlere, başlıca nörolog ve kvc'ların olmak üzere ilgi göstermeye başlamış olmaları ve derneklerde bu yönde eğitim faaliyetlerinin ciddi ölçüde hız kazanması izlenimimi sayabilirim.

Bu konuda özellikle radyologların ve bu işlemleri yapmaya başlayan klinisyencilerin fikirlerini merak ediyorum.

Teşekkürler.
Bu tür girişimleri özellikle minör cerrahi bölümler ellemeye başladı ancak radyologların tekelinin ortadan kalkacağını zannetmiyorum. Bu işi uzun süreden beri radyologlar yapmakta ve TÜrkiyede bile çok iyi yapan tecrübeli kişiler var. Örneğin bu işi 9 Eylülde yapan bir arkadaşım var ve dramatik sonuçlar elde ediyorlar.

Girişimsel radyolojinin hasta açısından dramatik sonuçlar vermesi nedeniyle bir çok uzmanlık branşı bu konuya daha çok eğileceği kesinilikle doğru ama radyolojinin tekeli kolay kolay yıkılmayacaktır. :wink:
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009

 #3690340  gönderen knight
 10.10.2016 - 14:27:17
Bence yukarıda arkadaşların da söylediği gibi radyoloji hocalarının ve derneğinin çok ciddi hataları var. Dernek girişimsel radyoloji yandal olsun diye uğraşacağına asistanlık süresini 5 yıla çıkarmakla övünüyor.Benim fikrim nörovasküler ve periferik vasküler girişimsel işlemler ilerleyen dönemde belli merkezler dışında radyolojinin elinden alınacaktır. Nonvasküler biraz daha radyoloji bilgisi gerektirdiği için muhtemelen bir tek o kalacaktır radyolojide.
Kullanıcı avatarı

Re:

 #3690496  gönderen dankaufman
 10.10.2016 - 17:32:13
komplikasyon olduğundan başa çıkabilen girişimsel işini yapabilmeli sanırım. ben mesela kvc nin neden koroner anjio yapmadığını anlayamıyorum. koroner by-pass ameliyatını yapan doktor onu da yapar bence

 #3692884  gönderen burhanselvan
 12.10.2016 - 21:57:19
vedatmilor yazdı: Hocam selamlar,

Bahtsız bir tercih süreci sonucu, pişmanlık duymaya başladığım bir branştayım. Radyoloji daha uygun olabilirmiş, ama branşın geleceği konusunda da endişelerim var. Bu konuda görüşlerinizi rica ediyorum.

1-)Çalıştığım hastanede birçok branşın elinde bi USG probu var. Ürologlar üriner sistemi, nörologlar karotis ve vertebral dopplerlerini, ftrciler kas iskelet sistemini, acilciler acil usgsini, endokrinologlar usg eşliğinde tiroid bxlerini... kendileri yapmaya başladılar. Zannedersem bu trend şimdilik radyologların USG sayısını azaltmadı. Ama bu şekilde USG cihazları ucuzlamaya devam ederse, USG gittikçe uzmanlık pratiğinin bir parçası olmaya başlarsa radyologlara ihtiyaç azalmayacak mı? USG'nin puan anlamında en efektif modalite olduğunu da düşünürsek, yarın dahiliyeci de kendi batın usg'sini yapmaya başlamaz mı?

2-)Hizmet alımı ayrı bir tehdit. Bildiğim kadarıyla bu işler şimdilik hastanelerin veya genel sekreterliklerin belli özel şirketlerle anlaşması şeklinde oluyor. Peki giderleri azaltmak isteyen Bakanlık ve SGK, bu işleri çok daha merkezi ve efektif şekilde(teleradyoloji) yaparsa, radyologların geliri düşmeyecek mi?

3-)Girişimsel konusunda endişelerimi zaten belirttim. Siz de onaylamıştınız. Bu konuda daha fazla yorum yapmaya gerek yok sanırım.

Yani kabaca baktığımızda, radyologların ana çalışma kollarından üçü de(USG, kesitseller ve girişimsel) tehdit altında. Benim gibi bu branştan +40 sene ekmek yemeye mecbur olan biri olarak istifa edip, radyoloji yazmak mantıklı mıdır?

Sevgili vedat,
USG pratik ve çok istenen bir tetkik olduğu gibi aynı zamanda oldukça tecrübe de ister. Tiroid nodülü görmekle ya da safra kesesi taşı saptamakla iş bitmiyor. Evet, dahiliyeci usg de safra kesesi taş görse de başka birşey var mı diye yine radyologdan usg ister. Birde ülkenin uzun süre devam edecek bir gerçeği var, bu da doktorların iş yükünün çok fazla olması. Özel muayenesi olmadıktan sonra hiç bir dahiliyeci hastasına kendi usg yapmaz bu iş yoğunluğunda :D

Hizmet alımı denilen şey sana bağlı bir şey. Radyolog isterse hizmet alımına izin vermeyebilir.
Radyolojide klinik bilgiye sahip olmak oldukça önemli olup çoğu zaman kritiktir. Hizmet alımında ise ne yazak ki radyolog klinik bilgiden yoksun olup baştan savma raporlama yapmaktadır ki bu durum klinisyenleri mağdur etmektedir.İkinci husus radyoloji bilgisi de önemli olup her radyolog her tetkiki aynı kalitede raporlayamaz. Yani iyi doktor, kötü doktor durumu burada da geçerli.

Vasküler girişimsel işlemler çok ayrı bir konu, radyolojinin rutinine aykırı. Tabiki böyle bir bilim dalı kurulmalı, ilgili branşlara açık olmalı. Kim daha iyi yapar konusu ülkemizde önemli değil. Hastayı kim yakalarsa o yapar :D Radyolojinin polikliniği ve hasta servisi olmaması büyük desavantaj tabiki burada. Dediğim gibi, ekmek aslanın ağzında, kim kaparsa artık :)

Senin kaç yaşında olduğunu hangi bölümde çalıştığını bilmiyorum. Bu nedenle istifa et TUS agir radyolojiye gir diyemem. Ama radyoloji rahat bir branş, aynı zamanda TUS puanları da oldukça yüksek. Kişiliğin uygunsa, kafana yatarsa yeterli puan da alabilirsen neden olmasın :)

40 sene ekmek yedirir mi diye sormuşsun. Yani 2060 lı yıllara kadar bir süreden bahsediyorsun. Bu konuda entellektüel bir tartışma yapabiliriz(ülke ve dünya siyaseti, ekonomide ki sekteröl kayış vb. hakkında) ama burada olmaz. Sana tavsiyem geleceği kafana çok takmaman olacaktır. :D
Kullanıcı avatarı

Re:

 #3692911  gönderen dankaufman
 12.10.2016 - 22:22:56
Hiçbir branş bitmez rahat olun
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı

 #3692957  gönderen calvin_cool
 12.10.2016 - 23:26:59
2 yıldır usg yapıyorum öğrendim artık ya dediğimde bile sürekli vakalar beni şaşırtıyor. 5 yıl boyunca usg bakan bir gastro Prof u vardı, ben kese hipropik dedim (6 aylık tecrübeli iken) geri yolladı barsak o dedi, sonra girişimselci uzmana gösterdim o da keseye kateter taktı, boşalttı safrayı, şimdi itiraz etmez heralde dedi, yolladık.

Hatta iddia ediyorum piyasadaki radyoloji uzmanlarının bile çoğu yeterli değil usg konusunda. Kaç dahiliye doktoru (hatta radyolog) usg bakarken frekans desibel compound harmonik ayarı yapıyor? Usg fiziği biliyor?

Girişimsel konusundaki fikrim ise radyolojinin servisi olmadığı sürece elinde tutması imkansız. Servisi olmazsa olmaz. Orası kesin. Radyologlar o konuda çok korkak ve bilgisiz, hasta takibini bilmedikleri sürece girişimseli ellerinde tutamazlar. Benim fikrim bu
Kullanıcı avatarı

Re:

 #3693015  gönderen dankaufman
 13.10.2016 - 00:30:10
Vasküler patolojiler sık olduğuna göre sizce 2 yıllık genel cerrahi eğitimi üzerine 3 yıllık eğitimle anjioloji ve vasküler cerrahi uzmanlığı gibi tek bir uzmanlık şeklinde olması mı faydalı olur yoksa her bir uzmanlık dalının kendi girişimsel işlemlerini kendilerinin yapması daha uygun olur ?? beyin cerrahi-nöroloji beyin anjiosu, kvc-kardiyolojinin koroner anjio vs gibi. Her uzmanlık kendi dalına baksın derseniz beyin cerrahisi ve kvc anjio yapmalı mı??
Kullanıcı avatarı

 #3693056  gönderen calvin_cool
 13.10.2016 - 01:25:16
Anestezi ybü'ni kaldırıp her bölüm kendi yoğum bakım servisini kurmalı mıdır? Benzer tartışma burda da var?

Herkes kendi hastasına sonuna kadar baksın mı? O zaman cerrahlar insülin dozu hesaplasın Endokrine konsültasyon atmasın. Usg de baksın. Ama sorumluluğu da alacaksa baksın. Alır mı? Almaz tabi kii. Sorumluluk olmadığı sürece baştan savma olur herşey.


Her bölüm kendi yapsa olur olmasına da anjio yap(a)mayan kardiyologlar bile varken nasıl 4-5 farklı uzmanlık dalı anjio eğitimini alacak? Acil vaka olduğunda hasta şutlanacak mı? (evet şutlanacak, çünkü mesele puan tamamen)

Anjioloji Tek bir uzmanlık dalı olacak kadar zor bir olay da değil. Ayrıca o kadar radyasyonu hiçbir doktor kaldıramaz. Sabah akşam anjio yapan bir doktor kesin kanser olur.

Kvc dışında bu anjio olayı diğer bölümlerde çok tutmaz gibi geliyor bana.

Kısacası ortada böyle puan yapan herhangi bir uygulama olduğu sürece kimse işini yapmaz, gider başka işe damlar. Ege de Endokrin in laboratuvarı var, gastronun ybü'sü var. Hematoloji bi ara kan merkezine bakıyordu... Kimse işini yapmıyor kısacası.

Bence radyoloji takip etsin ve radyoloji yapsın. Çünkü çoğu zaman doppler de bakılması gerekiyor. Ayrıca TAKE yi kim yapacak? Onu da onkoloji mi yapsın? Anjiomyolipom u üroloji mi yapsın? İş sadece beyinle kalple bitmiyor ki. Petrozal sinüs örneklemesini kim yapsın Endokrin mi?