Ana Sayfa
         Kayıt Ol Şifremi Unuttum SMS Onay Şu an 4442 online | Toplam Üye: 81921
FORUMLARDA ARAMA YAP


PORTAL FORUMLAR DHY TERCİH TUS-QUIZ HASTANE REHBERİ İLANLAR SORU - CEVAP DOSYALAR VİDEO
SSS SSS Arama Arama Üye Listesi Üye Listesi Kullanıcı Grupları Kullanıcı Grupları Profil Profil Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın Kayıt Kayıt Giriş Giriş
Geçerli Zaman: 24.07.2014 - 17:43:03 Cevaplanmayan mesajlar
biyokimya notları
Yeni Başlık GönderCevap Gönder
Önceki başlık Sonraki başlık
Yazar Mesaj
bethune
Comez Asistan Dr.

Comez Asistan Dr.



Kayıt: Jul 04, 2005
Mesajlar: 493
TarihTarih: 14.12.2012 - 16:24:04
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : NTQuMjExLjIxMy4xMA== | MTQwNjIxMjk4Mw==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver

Bu basligi sosyal medyada paylas...


HDL Kolesterol

Bir lipoprotein olan HDL, karaciğer ve bağırsaklarda üretilir. Diğer lipoproteinlerin metabolizmasında ve kolesterolun periferik dokudan karaciğere transportunda görev yapar. LDL ve HDL, birlikte kolesterolün selüler dengesini sürdürmektedir. LDL, kolesterolü arterlere taşırken HDL, kolesterolü arterlerden uzaklaştırmaktadır. Azalmış HDL düzeyleri, aterojeniktir, buna karşın artmış düzeyler kolesterolü arter duvarından uzaklaştırıp, karaciğere taşıyarak vücuttan uzaklaştırılmasını sağladığından ateroskleroza karşı koruyucu kabul edilir.
Bu pathway, ters kolesterol transportu olarak bilinir. HDL kolesterol ile koroner arter hastalığı arasında güçlü bir ilişki vardır. HDL, koroner arter hastalığı riskini belirlemede ve bilinen düşük HDL düzeylerine sahip hastaların izlenmesi amacıyla kullanılır. HDL düzeyleri, koroner arter hastalığı riski ile ters orantılıdır. Ayrıca HDL düşüklüğü, koroner kalp hastalığı için bağımsız risk faktörüdür.

Normal değerler
Erkek 35-65 mg/dl
Kadın 35-80 mg/dl

HDL değerinin 25 mg/dl ‘nin altında olması: kardiyovasküler hastalık açısından çok yüksek riski gösterir (2 kat fazla)
HDL 26-35 mg/dl ise: yüksek risk (1.5 kat)
HDL 36-44 mg/dl ise: orta risk (1.2 kat)
HDL 45-59 mg/dl ise: ortalama risk
HDL 60-74 mg/dl ise: düşük-ortalama risk
HDL 75 mg/dl’den yüksekse: risk yok

*Referans aralıkları hastanın yaşı, cinsiyeti, numunenin ait olduğu nüfus ve test metodu gibi birçok faktöre bağlıdır ve sayısal test sonuçları farklı laboratuvarlarda farklı anlamlara gelebilir.

Kolesterol/HDL oranı, tek HDL ölçümünden daha fazla bilgi sağlayabilir. Yüksek Kolesterol/HDL oranı ateroskleroz gelişimi için yüksek riski işaret eder.
Kolesterol ve HDL düzeyleri, MI sonrası hemen ölçülmemelidir. 3 ay beklenmesi önerilir.

Artmış HDL düzeyleri şu durumlarda görülür:
Familyal hiper α-lipoproteinemi
Kronik kc hastalığı (siroz, alkolizm, hepatit)
Uzun dönem egzersiz

Azalmış HDL düzeyleri şu durumlarda görülür:
Familyal hipo-α-lipoproteinemi (tangier), Apo C 3 eksikliği
α-β-lipoproteinemi
hipertrigliseridemi
zayıf kontrollü DM
kolestaz
kronik renal yetmezlik, üremi, nefrotik sendrom

*Amerikada erkeklerin %3’ünde bilinmeyen nedenlerle düşük HDL seviyeleri mevcuttur. Kolesterol ve trigliserid düzeyleri normal olmasında rağmen bu kişiler erken kardiyovasküler hastalık için risk altındadır.

İnterferans
HDL düzeyinde artışa yol açan nedenler: östrojen tedavisi, ılımlı alkol alımı, bazı ilaçlar, insülin tedavisi
HDL düzeyinde azalışa yol açan nedenler: bazı ilaçlar (antihipertansif, diüretikler..), stres, açlık, anoreksi, obezite.

Test öncesi
Kan alımından önce 8-12 saatlik açlık önerilir.
En az 24 saat alkol alınmamalıdır
Mümkünse ilaçlar, testten önce en az 24 saat kesilmelidir

Test sonrası
Düşük HDL düzeylerini yükseltmek için:
Diyet, egzersiz, kilo kaybı, sigaranın bırakılması önerilir.
Bu yöntemler başarısız olursa ilaç tedavisi denenebilir.


En son bethune tarafından 31.12.2012 - 12:33:45 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

_________________
kosullar ile uzlasmak istemiyoruz...
(kropotkin)

BiYOKiMYA...
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-posta'yı gönder
Başa dön
bethune
Comez Asistan Dr.

Comez Asistan Dr.



Kayıt: Jul 04, 2005
Mesajlar: 493
TarihTarih: 14.12.2012 - 16:48:30
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : NTQuMjExLjIxMy4xMA== | MTQwNjIxMjk4Mw==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


VLDL ve LDL

Total serum kolesterolünün %60-%70’i LDL içinde bulunur. LDL, lipid taşıyıcı VLDL’nin kolesterolden zengin kalıntısıdır. LDL, prekürsörü olan VLDL’den daha uzun yarı ömre (3-4 gün) sahip olduğundan kanda daha kalıcıdır. Esas olarak karaciğerde katabolize olur ve muhtemelen non-hepatik hücrelerde de katabolize olmaktadır.
VLDL’ler trigliseridlerin esas taşıyıcısıdır. Yıkılan VLDL’ler LDL’nin ana kaynağıdır. Dolaşımdaki yağ asitleri, karaciğerde trigliseridleri oluşturur ve bunlar apoprotein ve kolesterolle paket yapılıp VLDL şeklinde kana verilir.
Son çalışmalar, LDL içindeki kolesterol miktarı kadar LDL partiküllerinin sayısının da önemli olduğunu ortaya koymuştur. Yüksek sayıda LDL partikülü kalp hastalığı için yüksek risk anlamına gelir.
Bu test, kardiyovasküler hastalık riskini belirlemek için kullanılır. LDL, ateroskleroz ve kardiyovasküler hastalık ile yakından ilişkilidir. Ölçmesi kolay, yarı ömrü uzun olduğundan çok sık tercih edilir.

Normal değerler
Erişkin
Hedeflenen: 100 mg/dl’nin altı
Borderline-yüksek risk: 110-160 mg/dl
Yüksek risk: 160 mg/dl’nin üstü

Çocuk ve adolesan
Hedef: 100 mg/dl altı
Borderline-yüksek: 110-129 mg/dl
Yüksek risk: 130 mg/dl’nin üstü

*Referans aralıkları hastanın yaşı, cinsiyeti, numunenin ait olduğu nüfus ve test metodu gibi birçok faktöre bağlıdır ve sayısal test sonuçları farklı laboratuvarlarda farklı anlamlara gelebilir.

Friedwald formulu

LDL= kolesterol-HDL-trigliserid/5

Bu formul, kolesterol ve trigliserid değerleri açken alınmış örneklerten elde edildiyse kullanılmalıdır.

Artmış LDL düzeyleri şu durumlarda görülür:
Familyal tip 2 hiperlipidemi
Kolesterol ve sature yağlardan zengin diyet
Hipotiroidizme sekonder hiperlipidemi
Nefrotik sendrom
Multipl myelom ve diğer disglobulinemiler
Hepatik obstruksiyon
Anoreksia nervosa
DM
KRY
Porfiriler


Azalmış LDL düzeyleri ise şu durumlarda görülür:
Hipolipoproteinemi
Tangier hastalığı
Apo C2 eksikliği
Hipertiroidi
Kronik anemiler
Şiddetli hepatoselüler hastalık
Reye’s sendromu
Akut stres
İnflamatuar eklem hastalığı
Kronik pulmoner hastalık

İnterferans
Artmış LDL düzeyi: gebelik, steroidler, androjenler
Aç olmadan örnek verilmesi yanlış yüksek sonuçlara neden olabilir
Oral östrojen tedavisi alan kadınlarda düşük LDL düzeyleri saptanabilir

Testten önce 9-12 saat aç kalınması önerilir. 24 saat alkol alınmamalıdır. İlaçlar mümkünse 24 saat kesilmelidir.

Eğer hastanın LDL düzeyi yüksek çıkarsa, tedavi planını belirlemek amacıyla test 2-8 hafta içinde tekrarlanmalı.

Kardiyovasküler hastalık varlığında veya şu risk faktörlerden ikisine sahip olması durumunda hastaların LDL’nin düzeyi ve hedef düzeyi düşük tutulur. Erkek cinsiyet, ailede erken KVH olması, sigara, HT, düşük HDL düzeyi, DM, serebrovasküler veya periferal vasküler hastalık, şiddetli obezite.

İlaç tedavisi şunları içerebilir: statin, niasin, fibratlar veya kolesterol absorbsiyon inhibitörleri.

LDL/HDL oranı
Düşük risk: erkek 1, kadın 1.47
Ortalama risk: erkek 3.55, kadın 3.22
Ilımlı risk: erkek 6.25, kadın 5.03
Yüksek risk: erkek 7.99, kadın 6.14


En son bethune tarafından 31.12.2012 - 12:34:05 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

_________________
kosullar ile uzlasmak istemiyoruz...
(kropotkin)

BiYOKiMYA...
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-posta'yı gönder
Başa dön
Drtus Reklam






TarihTarih: 13.10.2009
. Mesaj konusu : DrTUS Reklam
Mesaj Numarasi : NTQuMjExLjIxMy4xMA== | MTQwNjIxMjk4Mw==

Başa dön
bethune
Comez Asistan Dr.

Comez Asistan Dr.



Kayıt: Jul 04, 2005
Mesajlar: 493
TarihTarih: 17.12.2012 - 12:53:51
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : NTQuMjExLjIxMy4xMA== | MTQwNjIxMjk4Mw==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


Apolipoprotein A1 ve B

Apolipoproteinler, lipoproteinlerin yüzey proteinleridir ve aterosklerozda önem taşırlar.
ApoA, HDL’nin ana komponentidir (%90). ApoB ise LDL ve VLDL’nin esas komponenti olup, kolesterol sentezinin düzenlenmesinde ve metabolizmasında önemlidir. Bu testler, kardiyovasküler hastalık riskini değerlendirmek amacıyla kullanılır. ApoA1 eksikliği genellikle erken kardiyovasküler hastalıkla birliktelik gösterir. ApoB ise LDL katabolizmasında rol oynar.
ApoA1/ApoB oranı, kardiyovasküler hastalık riskini belirlemede kolesterol düzeyi veya LDL/HDL oranından daha üstündür. ApoA1/ApoB oranının düşmesi riski arttırır.

Normal değerler
ApoA1
Erkek 90-155 mg/dl
Kadın 94-172 mg/dl

ApoB
Erkek 55-100 mg/dl
Kadın 45-110 mg/dl

ApoA1/ApoB oranı
Erkek 0.8-1.3
Kadın 0.9-2.63

Ölçüm için serum kullanılır. 12 saatlik açlık gereklidir.

Artmış ApoA1 düzeyi, familyal hiper-α-lipoproteinemi ile ilişkilidir.

Azalmış ApoA1 düzeyleri;
Tangier hastalığı
Beta lipoproteinemi
apoC2 eksikliği
apoA1-C3 eksikliği
hipertrigliseridemi
zayıf kontrollü DM
erken KVH
hepatoselüler hastalık
nefrotik sendrom ve renal yetmezlik

Artmış apoB düzeyleri;
Hiperlipoproteinemi tip 2a1,2b,5
Erken KVH
DM
Hipotiroidi
Nefrotik sendrom, renal yetmezlik
Disglobulinemi
Porfiri
Cushing
Werner’s sendromu

Azalmış ApoB düzeyleri:
α-β-lipoproteinemi
hipo α-lipoproteinemi (tangier)
hipo β-lipoproteinemi
tip 1 hiperlipidemi
apoC2 eksikliği
malnutrisyon, malabsorbsiyon
reye’s sendromu

interferans
azalmış apoA1 düzeyine neden olanlar: poliansature yağlardan zengin diyet, sigara ve bazı ilaçlar
azalmış apoB düzeyine neden olanlar: düşük kolesterol diyeti, bazı ilaçlar

apolipoproteinler, akut faz reaktanıdır. Hastalığı bulunan kişilerde ölçülmeyip, daha sonra ölçülmesi önerilir (akut stres, yanıklar, inflamatuar hastalıklar..)

ApoA1 90 mg/dl’nin altında ve apoB 110 mg/dl’nin üstünde olduğu durumlarda kardiyovasküler hastalık riskinden bahsedilir.

_________________
kosullar ile uzlasmak istemiyoruz...
(kropotkin)

BiYOKiMYA...
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-posta'yı gönder
Başa dön
bethune
Comez Asistan Dr.

Comez Asistan Dr.



Kayıt: Jul 04, 2005
Mesajlar: 493
TarihTarih: 17.12.2012 - 16:01:57
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : NTQuMjExLjIxMy4xMA== | MTQwNjIxMjk4Mw==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


Trigliserid

Trigliseridlerin %90’dan fazlası diyetle yağ alımından kaynaklanır ve %95 oranında dokulardaki yağ depolarını karşılar. Suda çözünmez olduğu için, plazmada gliserol ester şeklindedir. Normalde adipoz dokuda; gliserol, yağ asitleri ve monogliseridler şeklinde depo edilir. Karaciğer bunları trigliseridlere çevirir. Total trigliseridlerin %80’i VLDL içinde, %15’i LDL içinde bulunur.
Bu test, ateroskleroz şüphesini ve vücudun yağları metabolize etme yeteneğini yansıtır. Artmış trigliserid düzeyi, artmış kolesterolle birlikte ateroskleroz için risk faktörüdür. Kolesterol ve trigliserid birbirlerinden bağımsız olarak değişkenlik gösterdiğinden, birlikte ölçülmeleri daha anlamlıdır. Trigliserid düzeyi, LDL’nin hesaplanması için gereklidir, ayrıca kan ve plazma örneklerindeki turbiditeyi değerlendirmede kullanılır.

Normal değerler
Hedef: 150 mg/dl’nin altı
Borderline yüksek: 150-190 mg/dl
Yüksek: 200-499 mg/dl
Çok yüksek: 500 mg/dl üstü

Yaşlara göre, referans aralıklar belirlenmiştir. Test için, 12-14 saat açlık gereklidir.

Artmış trigliserid düzeyleri şu durumlarda görülür:
Hiperlipoproteinemi tip 1,2b,3,4,5
Karaciğer hastalığı, alkolizm (ekstrem yüksek değerler çıkabilir)
Nefrotik sendrom
Hipotiroidi
Zayıf kontollü DM
Pankreatit
Glikojen depo hastalığı
MI
Gut
Werner’s sendromu
Down sendromu
Anoreksia nevroza

Azalmış trigliserid düzeyi ise şu durumlarda görülür:
Konjenital α-β-lipoproteinemi
Malnutrisyon, malabsorbsiyon
Hipertiroidi, hiperparatiroidi
Serebral infarkt
KOAH

Trigliseridlerin belli düzeyleri belirli hastalıklarda görülür:
1.) ideal değer: 150 mg/dl’nin altıdır ve herhangi bir hastalıkla ilişkisi yoktur
2.) borderline 150-500 mg/dl: periferik vasküler hastalık, hiperlipoproteineminin genetik formları olabilir
3.) 500 mg/dl üstü, hipertrigliseridemi: pankreatit riski ile ilişkili
4.) 1000 mg/dl üstü: tip 1 veya 5 hiperlipidemi ve pankreatit için risk
5.) 5000 mg/dl üstü: eruptif ksanom, korneal arcus lipidemia retinalis, büyük karaciğer ve dalak.

İnterferans
Ağır metal veya alkol alımı sonrası düzeyler artış gösterir
Ağır egzersiz, kilo kaybında bir miktar azalış olur
Gebelik ve OK kullanımında düzeyler artar
Akut hastalıkta düzeyler artabilir
Birçok ilaç düzeyleri etkiler
Obezite, fiziksel inaktivite ve sigara, düzeyleri arttırır

Testten öndeki 24-48 saat alkol alınmamalıdır

250 mg/dl altındaki değerler, KVH için bağımsız risk faktörü değildir.

_________________
kosullar ile uzlasmak istemiyoruz...
(kropotkin)

BiYOKiMYA...
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-posta'yı gönder
Başa dön
bethune
Comez Asistan Dr.

Comez Asistan Dr.



Kayıt: Jul 04, 2005
Mesajlar: 493
TarihTarih: 17.12.2012 - 16:26:03
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : NTQuMjExLjIxMy4xMA== | MTQwNjIxMjk4Mw==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


Serbest yağ asitleri

Serbest yağ asitleri, lipoprotein ve trigliserid yıkınından kaynaklanır. Kandaki serbest yağ asitleri ve trigliseridler diyetten veya vücuttaki yağ depolarından gelir. Karbonhidratlar, yağ asitlerine dönüşebilir ve sonra trigliserid olarak yağ hücrelerinde depolanır. Yağ asit ve karbonhidrat metabolizması yağ yıkım prosesinde (örneğin açlıkta) değişikliğe uğrar. Beklenmeyen yüksek değerler, tedavi edilmemiş diabette gözlenir.

Spesifik yağ asit ölçümü; malabsorbsiyon, starvasyon ve uzun dönem parenteral nutrisyon durumlarında, beslenme durumunu izlemek için faydalıdır. Ayrıca refsum hastalığından şüphelenildiğinde polinöropatinin ayırıcı tanısında değerlidir. Bu hastalıkta, fitanik asiti yıkan enzim eksiktir.
Serbest yağ asitleri ayrıca feokromasitoma tanısında, glukagon ve adrenokortikotropin sekrete eden tümörlerin belirlenmesinde faydalıdır.

Normal değerler
Erişkin 8-25 mg/dl
Çocuk 31 mg/dl’nin altı.

Yağ asit profili
Linoleat %25’in üstü (total yağ asitlerinin)
Oleik %26-%35
Linoleik %8-16
Sterik %10-14

Fitanik asit
Normal %0.3
Borderline %0.3-0.5

Prosedür
5 ml kan alınır ve buza koyulur. Serum veya edtalı plazma kullanılır. Test için açlık gereklidir.

Artmış serbest yağ asitleri şu durumlarda görülür:
Zayıf kontrollü DM
Feo
Hipertiroidi
Huntington’s korea
Von gierke
Alkolizm
Akut MI
Reye’s sendromu

Artmış fitanik asit;
Refsum hastalığı
Beta lipoproteinemi

Azalmış yağ asit düzeyleri:
Kistik fibrozis
Malabsorbsiyon
Çinko eksikliği

İnterferans
Ağır egzersiz, aksiyete, hipotermi, bazı ilaçlar ve uzun dönem açlık durumunda değerler yüksek çıkabilir.
Uzun dönem parenteral nutrisyon ve bazı ilaçlar düzeyleri azaltır
Normalden uzun süren açlık, starvasyon durumları, düzeyleri 3 kata kadar arttırabilir.

Testten önce, 24 saat alkol alınmamalıdır. Heparin tedavisindeki kişiler test edilmemelidir.

_________________
kosullar ile uzlasmak istemiyoruz...
(kropotkin)

BiYOKiMYA...
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-posta'yı gönder
Başa dön
bethune
Comez Asistan Dr.

Comez Asistan Dr.



Kayıt: Jul 04, 2005
Mesajlar: 493
TarihTarih: 18.12.2012 - 11:56:15
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : NTQuMjExLjIxMy4xMA== | MTQwNjIxMjk4Mw==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


Sodyum

Primer fonksiyonu; osmotik basıncı ve asit baz dengesini ve sinir impuls iletimini sağlamaktır. Plazmadaki ve ekstraselüler sıvıdaki sodyum miktarını sabit tutabilmek için vücuttaki mekanizmalar şunlardır: renal kan akışı, karbonik anhidraz enzim aktivitesi, aldosteron, diğer steroidler, renin enzim sekresyonu, ADH.

Plazma sodyum düzeylerinin belirlenmesi, sodyum dengesinden çok su dengesindeki değişiklikleri belirlemede kullanılır. Sodyum düzeyleri; elektrolit seviyesi, asit baz dengesi, su dengesi, su intoksikasyonu ve dehidrasyonun belirlenmesinde faydalıdır.

Normal değerler
Erişkin 136-145 mmol/L
Çocuk 136-145 mmol/L
Full term infant 133-142 mmol/L
Prematur infant 132-140 mmol/L

*Referans aralıkları hastanın yaşı, cinsiyeti, numunenin ait olduğu nüfus ve test metodu gibi birçok faktöre bağlıdır ve sayısal test sonuçları farklı laboratuvarlarda farklı anlamlara gelebilir.

Kritik değerler

125 mmol/L’nin altında: yorgunluk, dehidrasyon
90-105 mmol/L: ciddi nörolojik semptonlari vasküler problemler
152 mmol/L’nin üzerinde: kardiyovasküler ve renal semptomlar
160 mmol/L’nin üzerinde: kalp yetmezliğine neden olabilir.


Prosedür
5 ml kan alınır. Heparinize kan da kullanılabilir. Hemolizden kaçınılmalıdır.

Hiponatremi şu durumlarda görülür:
Ciddi yanıklar
Konjestif kalp yetmezliği
Aşırı sıvı kaybı
Aşırı i.v. nonelektrolit sıvı desteği (örneğin glikoz)
Addison hastalığı
Şiddetli nefritler
Pilorik obstruksiyon
Malabsorbsiyon
Diabetik ketoasidoz
Diuretikler
Ödem (dilusyonel hiponatremi)
Su intoksikasyonu
Hipotiroidi
Aşırı ADH üretimi

Hipernatremi ise şu durumlarda görülür
Dehidrasyon ve yetersiz su alımı
Conn’s sendromu
Primer aldosteronizm
Koma
Cushing hastalığı
Diabetes insipidus


İnterferans
Bir çok ilaç sodyum düzeylerini etkiler: anabolik steroidler, kortikosteroidler, kalsiyum, florid ve demir, sodyum düzeylerini arttırır
Heparin, laksatifler, sulfatlar ve diuretikler sodyum düzeylerini azaltır.
Yüksek trigliserid veya düşük protein düzeyleri, yanlış düşük sodyum değerlerine neden olur.


En son bethune tarafından 31.12.2012 - 12:34:32 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

_________________
kosullar ile uzlasmak istemiyoruz...
(kropotkin)

BiYOKiMYA...
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-posta'yı gönder
Başa dön
bethune
Comez Asistan Dr.

Comez Asistan Dr.



Kayıt: Jul 04, 2005
Mesajlar: 493
TarihTarih: 21.12.2012 - 11:44:28
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : NTQuMjExLjIxMy4xMA== | MTQwNjIxMjk4Mw==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


Potasyum

%90 oranında hücre içinde bulunur, sadece küçük bir miktar kemik ve kandadır. Hasarlı hücrelerden, kana potasyum salınışı olur. Normalde %80-90 oranında potasyum idrara ekskrete edilir. Vücuda potasyum alınmasa bile (açlık durumu örneğin) 40-50 mEq potasyum günlük idrarla atılır. Böbrekler potasyumu atmaya devam ettiği için, yeterli potasyum alınmadığı zaman ciddi eksiklik ortaya çıkabilir. Potasyum dengesi, erişkinlerde günde 80-200 mEq alınarak sağlanır. Potasyum, sinir iletimi, kas fonksiyonu, asit baz dengesi ve osmotik basınç sağlanmasında rol oynar. Kalsiyum ve magnezyumla birlikte, potasyum kalp hızının ve kontraksiyon gücününü kontrolünü sağlar. Potasyum eksikliğinin EKG’deki kanıtı U dalgalarıdır.
Potasyum ve sodyum iyonları, özellikle asit baz dengesinin renal düzenlenmesinde önemlidir çünkü hidrojen iyonları, renal tubulde sodyum ve potasyum ile ikame edilir.
Potasyum, sodyumdan daha önemlidir çünkü potasyum bikarbonat, primer intraselüler inorganik tampondur. Potasyum eksikliğinde, intraselüler potasyum bikarbonatta relatif eksiklik olur, ve pH relatif olarak asid taraftadır. Respiratuar merkez, intraselüler asidoza, PCO2’yi düşürerek cevap verir (hiperventilasyon ile). Potasyum konsantrasyonları, adrenal hormonlardan çok fazla etkilenir. Potasyum eksikliği, protein sentezinde anlamlı düşüşlere neden olur.

Bu test, vücuttaki potasyum düzeylerinin ve asit baz ve su dengesizliğinin belirlenmesinde kullanılır. Potasyum düzeyleri, dolaşım volumu ve diğer faktörlerden etkilenir. Beklenmeyen potasyum dengesizliği ölümcül olabileceğinden, gelişiminden mutlaka şüphenilmelidir. Bu nedenle, Addison hastalığının ciddi vakalarında , üremik komada, intestinal obstruksiyonda, akut renal yetmezlikte, steroid kullanan hastalarda potasyum düzeyleri yakından takip edilmelidir. Potasyum düzeyleri, asidoz tedavisi sırasında monitorize edilmelidir.

Normal değerler
Erişkin 3.5-5.2 mmol/L
Çocuk (1-18 yaş) 3.4-4.7 mmol/L
İnfant (7 gün-1 yaş) 4.1-5.3 mmol/L
Yenidoğan (0-7 gün) 3.7-5.9 mmol/L

*Referans aralıkları hastanın yaşı, cinsiyeti, numunenin ait olduğu nüfus ve test metodu gibi birçok faktöre bağlıdır ve sayısal test sonuçları farklı laboratuvarlarda farklı anlamlara gelebilir.

Kritik değerler
2.5 mmol/L’nin altında ventiküler fibrilasyon
8 mmol/L’nin üstünde myokardiyal irritabilite

Prosedür

Örnek alındıktan sonra, hemen laboratuara ulaştırılmalı ve santrifüj edilerek serum ayrılmalıdır. Örnek alındıktan 4 saat sonra hücrelerden kana potasyum akışı olur ve yanlış yüksek sonuçlara neden olur.

Hiperkalemi durumunda;
Sıvı alımı ve outputu kaydedilir. Kan basıncı kontrol edilir. EKG değişiklikleri incelenir.
Zayıf nabız, oligüri, neromuskuler değişiklikler, bozulmuş kas fonksiyonu, tremor gözlenebilir. Hiperkalemi, sodyum bikarbonat, glikoz ve insülinle tedavi edilebilir.

Hipokalemi durumunda
Sıvı alımı ve output kaydedilir. Kan basıncı bakılır. EKG değişiklikleri incelenir.
Ciddi kusma, hiperventilasyon, diürez, , nöromuskuler değişiklikler, hipotansiyon, anoreksi, tetani, koma durumları gözlenebilir.
Hipokalemi; potasyum zengin diyetle veya i.v. potasyum klorid desteği ile tedavi edilebilir.


Hipokalemi şu durumlarda gözlenir:
Diyare, kusma
Starvasyon, malabsorbsiyon
Bartter sendromu
Kistik fibrozis
Ciddi yanıklar
Primer aldosteronizm
Alkolizm
Osmotik hiperglisemi
Renal tubuler asidoz

Potasyum yetersizliğinin en sık nedeni gastrointestinal kayıplardır.
Yeterli potasyum içermeyen i.v. sıvı desteği de önemli bir hipokalemi nedenidir.

Hiperkalemi ise şu durumlarda görülür
Renal yetmezlik, dehidrasyon, obstruksiyon, travma
Hücre hasarı: yanıklar, kazalar, cerrahi, kemoterapi, DIC.
Metabolik asidoz
Addison hastalığı
Kontrol altında olmayan diabet, azalmış insülin.
SLE, orak hücreli anemi, tubuler hastalıklar
Böbrek transplant reddi

İnterferans
Hemolizli kan kullanılmamalıdır, hemolizli kanda düzeyler normalin %50 üzerinde çıkabilir.
Kan alımı sırasında hastaya yumruk yaptırılıp açtırılması %10-20 artışlara neden olur.
Bu nedenle, potasyum için örnek alımının turnike olmadan yapılması önerilir, yapılamıyorsa damara girildikten sonra turnike çözülmelidir.
İlaç kullanımı:
Potasyum penisilin, hiperkalemiye neden olur.
Tolerans testi sırasında glikoz uygulanması, potasyum düzeylerin 0.4 mmol/L ‘lik azalışa neden olur.

Lökositoz (lösemide örneğin), potasyum düzeylerini arttırır.
Polistemia vera veya myeloproliferatif hastalığı olanlarda yüksek potasyum düzeyleri görülür. Bu yanlış yüksek düzeylerin nedeni, yüksek sayıda trombositlerden kaynaklanır. Çünkü bunlar koagülasyon sırasında potasyum salarlar. Bu nedenle, bu hastalarda heparinize örnekler tercih edilir.

Digital ve diuretik tedavisi altında olan hastalarda hipokalemi yakından izlenmelidir (kardiyak aritmiler açısından). Hipokalemi, digitallerin etkilerini arttırır ve ortalama dozlarda bilr digital intoksikasyonuna neden olur. Digital, diüretik ve hipokalemi potansiyel olarak tehlikeli bir kombinasyondur.


En son bethune tarafından 31.12.2012 - 12:26:45 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

_________________
kosullar ile uzlasmak istemiyoruz...
(kropotkin)

BiYOKiMYA...
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-posta'yı gönder
Başa dön
Drtus Reklam






TarihTarih: 13.10.2009
. Mesaj konusu : DrTUS Reklam
Mesaj Numarasi : NTQuMjExLjIxMy4xMA== | MTQwNjIxMjk4Mw==

Başa dön
bethune
Comez Asistan Dr.

Comez Asistan Dr.



Kayıt: Jul 04, 2005
Mesajlar: 493
TarihTarih: 31.12.2012 - 11:33:51
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : NTQuMjExLjIxMy4xMA== | MTQwNjIxMjk4Mw==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


Klor

Osmotik basınç ve asit baz dengesi ile su dengesini sağlayarak hücresel bütünlüğü sağlar. Diğer anyonların düzeylerine göre konsantrasyonu arttırılır veya azaltılır. Metabolik asidozda, bikarbonat konsantrasyonu düştüğünde, klor konsantrasyonu respirokal olarak artış gösterir. Benzer şekilde, aldosteron direkt olarak sodyum (pozitif iyon) reabsorbsiyonunu arttırdığında, indirekt olarak klor (negatif iyon) absorbsiyonu artar.

Herhangi bir nedenli masif diurez sırasında ve kusma,diare veya intestinal fissur gibi GIS kayıpları sırasında kloridler, katyonlarla birlikte ekskrete edilir.

Klor ölçümleri genellikle asit baz ve su dengesini değerlendirmek için yapılır. Gastrik sıvıdaki klor konsantrasyonu yüksek olduğundan, uzun süreli kusma önemli ölçüde klor kaybına neden olabilir ve serum klor düzeylerinde azalış meydana gelir.

Acil serviste, klor önemi az olan bir elektrolit olmakla birlikte, özellikle hipokalemik alkalozun düzeltilmesinde yardımcıdır. Klor olmadan potasyumla yapılan destek, hipokalemik alkalozun sürmesine neden olabilir.

Normal değerler
Erişkin 96-106 mmol/L
Yenidoğan 96-113 mmol/L

*Referans aralıkları hastanın yaşı, cinsiyeti, numunenin ait olduğu nüfus ve test metodu gibi birçok faktöre bağlıdır ve sayısal test sonuçları farklı laboratuvarlarda farklı anlamlara gelebilir.

Kritik değer
70 mmol/L’nin altı ve 120 mmol/L’nin üstü.

Azalmış serum klor düzeyleri şu durumlarda görülür

Şiddetli kusma
Kronik respiratuar asidoz
Yanıklar
Metabolik alkaloz
Addison hastalığı
Tuz kaybettirici hastalıklar
Aşırı hidrasyon veya su intoks
Akut intermittant porfiria
Tuz kaybettirici nefritler

Artmış serum klor düzeyleri ise şu durumlarda gözlenir

Dehidrasyon
Cushing sendromu
Hiperventilasyon (respiratuar alkaloz)
Uzun süreli diare ile birlikte metabolik asidoz
Primer hiperparatiroidizm
Diabetes insipidus
Salisilat intoks
Eklampsi
Hipotalamik hasarın olduğu kafa travması

İnterferans
İnfantlarda, serum klor düzeyi genellikle çocuk ve erişkinlerden yüksektir.
Belli ilaçlar düzeyleri etkiler
Aşırı i.v. salin infuzyonu düzeyleri arttırır

_________________
kosullar ile uzlasmak istemiyoruz...
(kropotkin)

BiYOKiMYA...
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-posta'yı gönder
Başa dön
L_Lawliet
PROFESOR

PROFESOR



Kayıt: Aug 22, 2009
Mesajlar: 4372
TarihTarih: 31.12.2012 - 14:05:34
Mesaj . Mesaj konusu : Re:
Mesaj Numarasi : NTQuMjExLjIxMy4xMA== | MTQwNjIxMjk4Mw==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


http://rapidshare.com/files/1545768671/Biyokimya.doc
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Başa dön
mkctnky
Uzman Dr.

Uzman Dr.



Kayıt: Jul 05, 2012
Mesajlar: 1650
TarihTarih: 31.12.2012 - 14:23:59
Mesaj . Mesaj konusu : Re:
Mesaj Numarasi : NTQuMjExLjIxMy4xMA== | MTQwNjIxMjk4Mw==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


teşekkurler ustad


En son mkctnky tarafından 31.12.2012 - 14:47:22 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Başa dön
bethune
Comez Asistan Dr.

Comez Asistan Dr.



Kayıt: Jul 04, 2005
Mesajlar: 493
TarihTarih: 31.12.2012 - 14:28:16
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : NTQuMjExLjIxMy4xMA== | MTQwNjIxMjk4Mw==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


Kalsiyum

Vücutta kalsiyumun büyük kısmı (%99), kemiklerde ve dişlerde bulunur ve kan kalsiyum düzeylerini sürdürmede önemli bir depo görevi görür.

Kan kalsiyumunun %50’si iyonize haldedir, geri kalanı proteine bağlıdır. Vital prosesler için sadece iyonize kalsiyum vücut tarafından kullanılabilir (muskuler kontraksiyoni kardiyak fonksiyon, sinir impuls iletimi ve pıhtılaşma).

Kandaki protein miktarı, kalsiyum düzeylerini etkiler çünkü %50 oranında kalsiyum proteine bağlıdır. Bu nedenle, serum albumin miktarındaki azalış, total serum kalsiyumunda düşüşe neden olur. Bununla birlikte bu düşüş, iyonize formun konsantrasyonunu etkilemez.

Açık kalp ameliyatı, karaciğer transplantasyonu ameliyatlarında ve sitrat ile antikoagüle edilen büyük miktarda kan verilen operasyonlarda iyonize kalsiyum ölçümü yapılır. Bu test ayrıca, renal hastalıkları, renal transplantı, hemodializi, hiperparatiroidiyi, pankreatiti ve malgnansileri takip etmede kullanılır.

PTH, kalsitonin, vitamin D, östrojenler, androjenler, karbonhidratlar ve laktoz, kalsiyum düzeylerini etkiler.

Bu test, kanda total ve iyonize formu ölçer ve paratiroid fonksiyon, kalsiyum metabolizması ve malignansi aktivitesini yansıtır.


Normal değerler

Total Kalsiyum

Erişkin 8.8-10.4 mg/dl
Çocuk 8.8-10.1 mg/dl
0-10 gün 7.6-10.4 mg/dl

İyonize kalsiyum
Yenidoğan 4.4-5.48 mg/dl
1-18 yaş 4.8-5.52
Erişkin 4.65-5.28 mg/dl


Kritik değerler

Total kalsiyum
4.4 mg/dl’nin altı: tetani ve konvulsiyon
13 mg/dl üstü: kardiyotoksisite, aritmiler ve koma

İyonize kalsiyum
2 mg/dl’nin altı: tetani veya hayatı tehdit eden komplikasyonlar
7 mg/dl üstü: komaya neden olabilir


Prosedür
İyonize kalsiyum ölçümü için heparinize örnekler tercih edilir. EDTA ve oksalat yanlış düşük sonuçlara neden olur. Örnek buza konmalı ve hızlı bir şekilde laboratuara ulaştırılmalıdır.

Aşırı i.v. sıvı verilmesi, albumin düzeylerinde düşüşe ve dolayısıyla kalsiyum düzeyinde düşüşe neden olur. İyonize kalsiyum, albumin düzeylerinden etkilenmez.

Hiperkalsemi şu durumlarda gözlenir

a) Hiperparatiroidi (paratiroid adenom, hiperplazi)
b) Kanser (PTH üreten tümörler): akciğer, meme, tiroid, karaciğer ve pankreas
Hodgkin lenfoma, lösemi, non hodgkin lenfoma
Multipl myelom, burkitt lenfoma
c) granulomatoz hastalıklar
d) tiroid toksikoz
e) paget hastalığı
f) yenidoğan idiopatik hiperkalsemisi
g) kemik kırıkları (uzun süreli immobilizasyon ile kombine)
h) vitamin D, süt, antasid aşırı kullanımı
i) renal transplantasyon
j) süt alkali sendromu (burnett’s).

Hipokalsemi ise şu durumlarda gözlenir:

a) Psödohipokalsemi (azalmış albumin düzeylerini yansıtır)
b) hipoparatiroidi (cerrahi, hipomagnezemi, GİS hastalıkları sonucu)
c) malabsorbsiyon (sprue, çölyak, pankreatik disfonksiyon)
d) hiperfosfatemi (renal yetmezlik, laksatif alımı ve sitotoksik ilaç alımı sonucu)
e) akut pankreatit
f) alkalozis
g) osteomalazi
h) renal yetmezlik
i) vit D yetmezliği
j) malnutrisyon
k) alkolizm, hepatik siroz

artmış iyonize kalsiyum düzeyleri şu durumlarda görülür

hiperparatiroidi
ektopik PTH üreten tümörler
artmış vit D alımı
malignensiler


azalmış iyonize kalsiyum düzeyleri ise şu durumlarda gözlenir

metabolik asidozu kontrol etmek için bikarbonat verilmesi
akut pankreatit
hipoparatiroidi
vit D eksikliği
magnezyum eksikliği
multipl organ yetmezliği
toksik şok sendromu


interferans

tiazid diüretikler, üriner kalsiyum atılımını bozarak hiperkalsemiye neden olabilir
artmış magnezyum ve fosfat alımı ve aşırı laksatif kullanımı kalsiyum düzeylerini düşürebilir.
Artmış serum proteini, kalsiyum düzeylerini yükselir.

_________________
kosullar ile uzlasmak istemiyoruz...
(kropotkin)

BiYOKiMYA...
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-posta'yı gönder
Başa dön
bethune
Comez Asistan Dr.

Comez Asistan Dr.



Kayıt: Jul 04, 2005
Mesajlar: 493
TarihTarih: 31.12.2012 - 14:43:08
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : NTQuMjExLjIxMy4xMA== | MTQwNjIxMjk4Mw==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


Fosfat

Vücuttaki toplam fosfat miktarının %85’i kalsiyumla kombine olarak kemiklerde bulunur, kalan kısmı hücre içindedir. Kemik doku yenilenmesinde, glikoz ve lipid metabolizmalarında, asit baz dengesinde, enerjinin depolanmasında ve aktarılmasında görev yapar. Eritrositlere glikozla birlikte girer, bu nedenle karbonhidrat alımında veya infusyonunda plazma düzeyleri düşer.
Fosfat düzeyleri, kalsiyum düzeyleri ile ilişkilidir çünkü bu iki element arasında ters orantı vardır. Kalsiyum düzeyleri düştüğü zaman, fosfor düzeyleri artar. Serumda birindeki aşırı artışlar, böbreklerden diğer elementin atılımına neden olur. Kalsiyum düzeylerini arttıran nedenlerin çoğu ayrıca fosfor düzeylerinde azalışa neden olur.

Normal değerler
Erişkin 2.7-4.5 mg/dl
Çocuk 4.5-5.5 mg/dl
Yenidoğan 4.5-9.0 mg/dl

*Referans aralıkları hastanın yaşı, cinsiyeti, numunenin ait olduğu nüfus ve test metodu gibi birçok faktöre bağlıdır ve sayısal test sonuçları farklı laboratuvarlarda farklı anlamlara gelebilir.

Kritik değer
1.0 mg/dl’nin altı.

Örnek aç karnına alınmalıdır. Serum tercih edilir. Heparinize kan da kabul edilebilir. Kan alındıktan sonra serumun ayrılması mümkün olduğunca çabuk yapılmalıdır.

Hiperfosfatemi şu durumlarda görülür

Renal yetmezlik ve şiddetli nefritler
Hipoparatiroidi
Hipokalsemi
Süt alkali sendromu
Aşırı vit D alımı
Kemik tümör ve metastazları
Addison hastalığı
Akromegali
Karaciğer hastalığı, siroz


Hipofosfatemi ise şu durumlarda görülür

Hiperparatiroidi
Rikets
Diabetik koma
Hiperinsülinizm
Nondiabetik hastalarda devamlı i.v. glikoz infüzyonu
Karaciğer hastalığı ve alkolizm
Kusma, şiddetli diare
Şiddetli malnutrisyon ve malabsorbsiyon
Gram negatif septisemi
Hiperkalsemi
Uzun süren hipotermi


İnterferans
Çocuklarda fosfor düzeyi yüksek olabilir
Hemoliz nedeniyle düzeyler yüksek bulunabilir
İlaçlar düzeyleri etkileyebilir
Sodyum fosfat içeren laksatifler, düzeylerin yüksek çıkmasına neden olabilir
Mevsimsel varyasyon vardır; mayıs ve haziranda düzeyler maksimumduri kış aylarında düşük sonuçlar bulunabilir.
Sabah saatlerinde düzeyler daha yüksektir.

_________________
kosullar ile uzlasmak istemiyoruz...
(kropotkin)

BiYOKiMYA...
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-posta'yı gönder
Başa dön
Drtus Reklam






TarihTarih: 13.10.2009
. Mesaj konusu : DrTUS Reklam
Mesaj Numarasi : NTQuMjExLjIxMy4xMA== | MTQwNjIxMjk4Mw==

Başa dön
DR-H0USE
YARD. DOCENT

YARD. DOCENT



Kayıt: Oct 06, 2012
Mesajlar: 2237
Nerden: JOHNS HOPKINS
TarihTarih: 31.12.2012 - 14:49:38
Mesaj . Mesaj konusu : Re:
Mesaj Numarasi : NTQuMjExLjIxMy4xMA== | MTQwNjIxMjk4Mw==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


SAĞOL BAŞKAN...mübarek adamsın...

_________________
SCHWARTZ , NELSON , HARRISON...
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Başa dön
bethune
Comez Asistan Dr.

Comez Asistan Dr.



Kayıt: Jul 04, 2005
Mesajlar: 493
TarihTarih: 31.12.2012 - 15:18:35
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : NTQuMjExLjIxMy4xMA== | MTQwNjIxMjk4Mw==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


birşey değil arkadaşlar, kitaptan çevirip yazıyorum, ufak tefek hatalar olabilir.

_________________
kosullar ile uzlasmak istemiyoruz...
(kropotkin)

BiYOKiMYA...
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-posta'yı gönder
Başa dön
bethune
Comez Asistan Dr.

Comez Asistan Dr.



Kayıt: Jul 04, 2005
Mesajlar: 493
TarihTarih: 31.12.2012 - 15:18:56
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : NTQuMjExLjIxMy4xMA== | MTQwNjIxMjk4Mw==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


Magnezyum

Vücuttaki magnezyum miktarının %40-60’ı kemikte, %20’si kasta, %30’u hücre içinde ve %1’i de serumda bulunur. Adenozin trifosfatın enerji kaynağı olarak kullanılması için gereklidir.
Bir çok enzim sistemi için gereklidir (karbonhidrat metabolizması, protein sentezi, nükleik asit sentezi ve kas kasılması). Sodyum, potasyum ve kalsiyum iyonları ile birlikte magnezyum kas kasılması ve pıhtılaşma mekanizmalarında rol oynar.
Magnezyum ve kalsiyum vücuttaki fonksiyonları açısından birbirleriyle bağlantıldadır ve birinin eksikliği diğerinin metabolizmasını etkiler. Çünkü, bağırsaklardan kalsiyum emilmesi için magnezyum önemlidir.
Magnezyum eksikliği, kalsiyumun kemik dışına kaymasına neden olur, bu durumun muhtemel sonuçları, aort ve böbreklerde anormal kalsifikasyonlardır. Normalde, magnezyumun %95’i glomerulusa geçer ve tubullerden reabsorbe olur. Böbrek fonksiyonları düştüğünde, büyük miktar magnezyum birikir, artmış serum düzeylerine neden olur.

Magnezyum ölçümleri, renal fonksiyonu değerlendirmede, elektrolit durumunu belirlemede ve magnezyum metabolizmasını değerlendirmek için yapılır.

Normal değerler
Erişkin 1.8-2.6 mg/dl
Çocuk 1.7-2.1 mg/dl
Yenidoğan 1.5-2.2 mg/dl



Kritik değerler
1.2 mg/dl’nin altında: tetani oluşur
5.0-10.0 mg/dl: SSS depresyonu, kusma
10-15 mg/dl: koma, EKG değişiklikleri, respiratuar paraliz
30 mg/dl: komplet kalp bloğu
34-40 mg/dl: kardiyak arrest

Örnekler aç karnına alınmalıdır. Hemolizden kaçınılmalıdır.


Azalmış serum magnezyum düzeyleri şu durumlarda gözlenir:
Hiperkalsemi
Diabetik asidoz
Hemodializ
Kronik renal hastalık
Kronik pankreatit
Hiperaldosteronizm
Gebelik (2. ve 3. trimestr)
Hipoparatiroidi
Aşırı vücut sıvı kaybı (terleme, diüretik kötüye kullanımı, kronik diare)
Malabsorbsiyon
Kronik alkolizm
Uygunsuz ADH sendromu

Magnezyum eksikliği durumlarında, üriner magnezyum, serum magnezyum düzeylerinden önce düşüş gösterir. Serum magnezyum düzeyleri, total vücut depolarının %20’si kaybedilene kadar normaldir.

Artmış serum magnezyum düzeyleri şu durumlarda görülür:
Renal yetmezlik ve azalmış renal fonksiyon
Dehidrasyon
Hipotiroidizm
Addison hastalığı
Adrenalektomi (adrenokortikal yetersizlik)
Diabetik asidoz (şiddetli)
Oligüri
Magnezyum içeren antasitlerin kullanımı


İnterferans
Uzun süreli salisilat, lityum, magnezyum ürünleri kullanımı yanlış yüksek düzeylere neden olabilir (özellikle renal hasar da varsa).
Kalsiyum glukonat, testi interfere ederek yanlış düşük sonuçlara neden olabilir
Hemoliz, yanlış sonuçlara neden olabilir (eritrositlerdeki magnezyumdan dolayı).


*diabetik koma tedavisi sırasında, düşük magnezyum düzeyleri görülebilir. Çünkü, insulin uygulaması sonucu magnezyum potasyumla birlikte hücre içine girer.
Aminoglikozid ve siklosporin kullananlarda magnezyum düzeyleri ölçülmelidir. Bu terapilerle hipermagnezemi arasında ilişki vardır.
Magnezyum yetmezliği, açıklanamayan hipokalsemi ve hipokalemiye neden olabilir. Bu durumlarda, hastalarda nörolojik ve GIS semptomları gözlenir. Şu semptomlara dikkat edilmelidir: tremor, tetani, hipokalsemi, DTR’lerde artış, kusma, insomnia.
Aşırı magnezyum düzeylerinde: letarji, DTR’lerde azalma, hipotansiyon, respiratuar depresyon gözlenebilir.

_________________
kosullar ile uzlasmak istemiyoruz...
(kropotkin)

BiYOKiMYA...
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-posta'yı gönder
Başa dön
Mesajları göster:    
Önceki başlık Önceki başlık
Yeni Başlık GönderCevap Gönder

Geçiş Yap:   

Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

İletişim | Yasal Uyarı
DrTus.com © 2004 DrTus.com :: ilk ve tek tus portalı:: İletişim: info@drtus.com Bu site Uzm.Dr.Rıza Eröksüz tarafından kurulmuştur
Bu sitedeki dökümanlar ve yazılar, yazarlarına aittir. Sitedeki bilgiler izin alınmadan yayınlanamaz. Web Tasarım