Ana Sayfa
         Kayıt Ol Şifremi Unuttum SMS Onay Şu an 2369 online | Toplam Üye: 81978
FORUMLARDA ARAMA YAP


PORTAL FORUMLAR DHY TERCİH TUS-QUIZ HASTANE REHBERİ İLANLAR SORU - CEVAP DOSYALAR VİDEO
SSS SSS Arama Arama Üye Listesi Üye Listesi Kullanıcı Grupları Kullanıcı Grupları Profil Profil Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın Kayıt Kayıt Giriş Giriş
Geçerli Zaman: 28.07.2014 - 17:21:16 Cevaplanmayan mesajlar
Bu Mesaj 2008 tarihinde yazilmis,
icerikler ve bilgiler eksik veya yanlis olabilir !!!
ölü muayenesi ve otopsi
Yeni Başlık GönderCevap Gönder
Önceki başlık Sonraki başlık
Yazar Mesaj
DREYLEM
Kidemli Asistan Dr.

Kidemli Asistan Dr.



Kayıt: Sep 18, 2006
Mesajlar: 611
TarihTarih: 30.11.2008 - 23:16:15
Mesaj . Mesaj konusu : ölü muayenesi ve otopsi
Mesaj Numarasi : MTA3LjIwLjEwOS41Mg== | MTQwNjU1NzI3Ng==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver

Bu basligi sosyal medyada paylas...


Herhangi bir adli olayın oluş şekli ve olay sonucu oluşan zararın saptanması, sanık ve olayın mağduruna ait suç delillerinin saptanabilmesi için olay yerinde yargıç tarafından yapılan incelemeye ?keşif? denir. Keşif yargıç yönetiminde, bazan da naip yolu ile, gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda Cumhuriyet Savcılarınca yapılır. CMUK Madde 78 : Keşif,hakim veya naibi veyahut istinabe bulunan hakim ile tehirinde mazarrat bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır.
Keşif yapıldığı vakit buna dair tanzim olunacak tutanaklara mevcut olan hal ve vaziyetle hadisenin hususi mahiyetine göre vücudu umulup da bulunamayan eserlerin ve izlerin yokluğu yazılır.
İnsanın bedensel bütünlüğüne yönelik bütün olaylarda olduğu gibi: zorlamalı ve şüpheli ölüm olaylarında bilirkişi olarak kesinlikle bir Hekimin bulunması ve olay yerinde bulunabilecek suç delillerinin Hekim tarafından incelenmesi gerekir. Olay yerine keşiften önce kimsenin girmemesi gerekir. Ancak bu gereğin yerine getirildiğini söylemek olanaksızdır. C.Savcısı olay yerine gelmeden önce olay yeri gerek güvenlik güçlerince ve bazan ilgili olmayan kişilerce aranmakta ve bazan değerli olabilecek izler bilinçli veya bilinçsizce yok edilmektedir. Olay yerinde yaralı veya ölenin pozisyonları, saç,kıl gibi insanın her türlü delil olabilecek artıkları ,varsa kan lekeleri yerleri ve kan sıçrama biçimleri, parmak izleri araştırılır. Olay yerinden yöntemine uygun kan, sperm, saç ve kıl gibi suç delili olabilecek insan artıkları,laboratuvar incelemeleri için alınır. Olay yerinin fotoğraflarının çekilmesi büyük yarar sağlar.
Keşif sırasında olay yerinde tutanak düzenlenir ve Yargıç veya C.Savcısı ve keşifte bulunan diğer görevliler tarafından imzalanır.
Keşif sırasında; ölüm olgularında adli ölü muayeneleri ile yargıç veya C.Savcısı gerek görürse otopsi yapılır. Otopsi tutanağı ayrıca yargıç veya savcı,tutanağı yazan yazman,bilirkişi Hekim ve otopsi yardımcısı tarafından imzalanır. Mezar açılarak cesetlerin muayene ve otopsilerinin yapılması da bir keşiftir.
Madde 79 : ( Değişik : 1985/3206 ) Bir ölünün adli muayenesi adli tabip huzuru ile yapılır. Adli muayenede ölünün tıbbi kimliği, ölüm zamanı ve ölüm sebebinin tayini için harici bulgular kaydedilir.
Otopsi,hakim ve tehirinde zarar umulan hallerde Cumhuriyet Savcısı huzurunda biri adli tabip veya patolog olmak şartı ile iki hekim tarafından yapılır.
Zaruret halinde bu işlem bir hekim tarafından da yapılabilir. Ancak zaruret hali?nin otopsi raporuna açıkça yazılması gerekir.
Bu işlem,ölüyü son hastalığında tedavi eden hekime yaptırılamaz.Bununla beraber tedavi eden Hekim hastalığın seyri hakkında bilgi vermek üzere otopside bulunmaya davet olunabilir.
Gömülen ölünün muayenesine veya üzerinde otopsi yapılmasına lüzum görüldüğü taktirde,ölünün mezardan çıkarılmasına hazırlık tahkikatında Cumhuriyet Savcısı, son tahkikatta mahkeme tarafından müsaade olunur ve gerekli işlemler karar veren mercice yerine getirilir.
Madde 80 : Mani sebepler olmadıkça otopsiden evvel ölünün hüviyeti her suretle ve bilhassa kendisini tanıyanlara gösterilerek,bilgilerine müracaat olunarak tayin olunur ve elde edilmiş bir sanık varsa ölü tanınmak üzere ona da gösterilir.
Madde 81 : Otopsi, ölünün hali müsait oldukça mutlak ( Baş,göğüs ve karnı ) nın açılmasını icap ettirir.
Madde 82 : Yeni doğmuş bir çocuk ölüsünün açılmasında yapılacak fenni tetkikler, bilhassa doğumu müteakip yahut doğum sırasında yaşayıp yaşamadığı ve vaktinde doğup doğmadığını yahut vakitsiz doğmuşsa yaşayabilecek bir halde olup olmadığını tayine matuf olur.
Madde 83 : ( Değişik : 1985/3206 ) Zehirlenme şüphesi olan hallerde organlardan parça alınırken bu organın görünen şekli ile tahribatın tarif edilmesi gerekir.Ölüde yahut sair yerlerde bulunmuş olan şüpheli maddeler bir kimyager veya tahlil ile resmen görevlendirilmiş bir makam tarafından tahlil olunur.
Hakim bu tahlilin bir hekimin katılmasıyla veya idaresinde yapılmasını emredebilir.
Ölü Muayeneleri:
Yukarıda sözü edilen C.M.U.K 78 inci maddesine göre Keşif işlemi içinde değerlendirilen ölüleri adli muayeneleri; yargıç veya C.Savcıları tarafından yapılan bir işlemdir ve Hekim,bilirkişi olarak bulunur. Buna göre ölü muayenesi Adli Tabip huzurunda C.Savcısı, otopsi ise C.Savcısı huzurunda Adli Tabip tarafından yapılır. Şüpheli veya zorlamalı ölümlerde ölü muayenesi; ölen kişinin kimliğini, gerçekten ölüp ölmediğini, öldü ise ölüm zamanını ve kesin ölüm nedenini ortaya çıkarmak için yapılır. Şüpheli ve zorlamalı ölümlerin yargı organlarına bildirilmesi zorunludur. Zorlamalı ölüm; kişinin ölümünün bir dış etki sonucu meydana gelmesi, şüpheli ölüm ise ölümü oluşturacak herhangi bir neden bulunmaksızın kişinin ölüm nedeninin saptanamadığı ölümüdür ve ölüm nedeni yapılan dış muayene ile saptanamaz.Kaza,cinayet ve intihar zorlamalı ölümler arasında değerlendirilir. Zorlamalı ya da şüpheli ölümlerde C.Savcısı ve Adli Tabip birlikte olay yerine gider, C.Savcısı olay yeri keşif işlemlerini yapar ve olay yere keşif tutanağını düzenler. Adli Tabip olay yeri uygun ise olay yerinde olay yeri uygun değilse uygun bir yere kaldırılan cesedi muayene eder. Ceset çıplak olarak, değil ise elbiseleri çıkarılarak, ölü sertliği tam olarak oluşmuş ise zor olduğundan gerekirse elbiseleri kesilerek çıkarıldıktan sonra muayene yapılır.
1 -Kimlik saptanması:
Kişinin kimliğinin saptanması; bilinen bir kişinin diğer kişilerden ayırdedilmesine yardım eden bedensel bilgilerin belgelendirilmesidir ( hüviyet tespiti ). Kimlik tanımı ise C.M.U.K.nun 80 inci maddesinde tanımlanan ? hüviyet tayini ? kavramına uygun olarak, bütün araçlardan yararlanarak bilinmeyen bir kişinin veya cesedin kim olduğunu açıklayıcı bedensel bilgilerin incelenmesi işlemleridir.Kişilerin nüfus kütüklerinde yazılı olan kimlikleri adli kimlikleridir ve bu kimliği gösterir belgelerin ( nüfus cüzdanı, sürücü belgesi gibi ) sahte olabileceklerini de unutmamak gerekir. Tıbbi kimlikleri ise kişinin dış görünümü ile tanımlanmasıdır ve yukarıda açıklandığı şekilde kimlik tanımına uyar.Kimlik tanımı yerine kimlik teşhisi, terimi de kullanılır.C.M.U.K.nun 80 inci maddesinin yorumuna göre kimlik tanımının yalnızca ölüler için yapılacağı düşünülmekle birlikte bazan kişinin yanlış kimlik bildirmesi, bilinçsiz olması gibi durumlarda kimlik tanımı işlemi yapılabilir.
Kimlik tanımına cinsiyet saptanması ile başlanır.Kişinin yüz görünümü, giyimi ve saçlardan genellikle cinsiyet saptanır. Kişinin üzerinde bulunan tüm giysileri incelendikten sonra çıkarılır ve kişinin cinsiyeti kişinin sekonder seks karakterlerine ve diğer özelliklerine göre saptanır. Otolizin henüz başlamadığı cesetlerde cins saptanmasında güçlük çekilmez. Cesetlerde çürümenin ilerlemesi sonucu cinsiyet organlarının ayırdedilemiyecek duruma gelmesi halinde sitolojik inceleme yapılarak cinsiyet saptanması yoluna gidilebilir. Mukoza ve deriden hazırlenen preparatlarda epitel hücrelerinde seks kromatin araştırılabilir. İncelenen hücrelerde % 25 üzerinde seks kromatin varsa incelenen cesedin kadına ait olduğu söylenir. Tamamı ile çürümemiş iç organlarda kadınlarda uterus,erkeklerde prostatın araştırılıp bulunması ile cinsiyet saptanır. İskeletin genel durumu pelvis ve kafa kemiklerinin incelenmesi ile de cinsiyet tanımında yardımcı olabilir. Kadın kemikleri erkeklere göre daha ince yapılı, eklem çıkıntıları hafif,eklem yüzeyleri daha küçüktür. Kafa kemiklerinin ortalama ağırlığı 600 gr, erkeklerde 650 gr.dır. Erkeklerde alın boşluğu daha fazla gelişmiştir ve oksipital kemik üzerindeki çıkıntılar daha belirgindir. Mandibula da erkeklerde daha fazla gelişmiştir ( erkeklerde 80 gr, kadınlarda 63 gr ). Erkeklerde dişler büyük, premolar ve molar dişlerin çıkıntıları belirgin olup kadınlarda da orbita üst kenarı daha keskindir. Sternum erkeklerde 11 mm kalınlık ve 14.9 cm uzunluğundadır. Pelviste ise femur başının femur cismi ile açılanması kadınlarda 112- 125 derece olduğu halde bu açı erkeklerde 127- 135 derecedir. Erkeklerde pelvis dar, yüksekliği fazla ve derinliği azdır; buna karşın kadınlarda geniş, yüksekliği az ve derinliği fazladır.Acetabulo- ischiadic indeksten yararlanılabilir.İskiyadik çentiğin ölçülerek 100 ile çarpılır, ischium genişliğine bölünerek indeks elde edilir. İndeks 105 altında ise erkeğe,150 üstünde ise kadına ait olduğu söylenir.
Cinsiyet saptanmasında kıllardan da yararlanılır. Kadınlarda saçlar erkeğe göre daha uzun ve incedir ve kükürt kapsamı daha azdır. Kılların çürümeye dirençleri kemiklere göre daha fazla olduğundan iskelette cinsiyet saptanmasına elverişli kısımların kaybolarak yalnızca saçlı deri ve saçları elde edilebildiği durumlarda kıl incelemeleri daha da önem kazanır.Erkek saçlarına göre daha ince olduklarından kadın saçlarının bazılarında medulla bulunmaz,bazılarında ise kesintilidir.
Kimlik tanımında ikinci olarak yaş tayini yapılır. Yaş tayini; kimlik tanımı yanısıra kimlik saptanması amacı ile ve yaşayan ve kimlikleri bilinen kişilerin gerçek yaşlarının saptanması için yapılmaktadır. Gebeliğin başlangıcından yaşamın sonuna kadar; bedensel gelişime, kıllanma durumuna, dişlere,kemikleşme noktalarına veya epifiz hatlarına göre yaş tayin yapılabilir. Yaş tayini için bedensel birçok özelliklerden en çok yüzün görünümünden yararlanılır.Kişiler yüzleri ile tanınırlar; kişinin yüz görünümü ile ırk, yaş ve sosyal durumu hakkında bilgi verir. Alın yapısı, saç, kaş ve kirpiklerin şekil renkleri, gözler ve göz kapaklarının yapısı ve diğer özellikleri,burun ağız ve dudakların yapısı ve şekilleri, dişlerin durumu sayıları, alt çene ve kulak sayvanları ile yanaklar ve zigomaların şekil ve yapıları , yüz rengi, bıyık ve sakal renk ve uzunlukları kişiden kişiye değişen farklı özellikler gösterir. Yaş ilerlemesi ile yüzde birtakım değişiklikler oluşur. 30 yaşına kadar yuvarlak olan yanaklar,bu yaştan sonra sarkar, zigomatik bölgelerdeki yağ dokuları aşağı doğru inerek çene altında biriktiğinden zigomalar altında boşluk oluşur. Yine aynı yaşlarda göz ucunda kırışıklıklar görülür,35 yaşta ise nazo- labial oluk derinleşir. Boyunda derin kırışıklıklar 60 yaşında görülür ve dış kulak yolunda sert kıllar oluşur. Menapoz nedeni ile 45 yaş sonrası kadınların kalçalarında gittikçe artan yağ birikintisi oluşur. 60 yaşında gözlerde arcus senilis ( ihtiyarlık halkası ) oluşur,kaş kılları sertleşir, 50 yaşından itibaren el sırtlarında pigmentasyon başlar. Kız çocuklarında 12- 14 yaşlarında memeler gelişmeye, kıllar sertleşmeye başlar; erkek çocuklarında ise 14- 16 yaşlarında kıllar sertleşir, ses kalınlaşır.35- 38 yaşlarında sakal ve bıyık, 40- 45 yaşlarında göğüs ve pubis,50 yaşlarında perine kılları ağarmaya başlar.
Yaş tayininde dişler ile kemiklerin kemikleşme noktalarının oluşmaları ile uzun kemiklerin epifiz hatlarının kapanma zamanlarından yararlanılır. Daimi dişlerden 7 yaşında birinci kesiciler, 8 yaşında ikinci kesiciler, 11 yaşında kaninler, 9 yaşında birinci premolar dişler,10 yaşında ikinci premolar dişler, 6 yaşında birinci molar dişler, 12 yaşında ikinci molar dişler,17- 21 yaşlarında üçüncü molar dişler çıkar.
Kimlik tanımında cesedin boyu,vücut ağırlığı,cilt rengi, gözlerin rengi,erkek ise sünnetli olup olmadığı, kadınlarda ise hymenin durumu ile verjetürler,nevüsler, vücudun değişik yerlerinde bulunabilecek eski operasyon skatrisleri, tatuajlar, yanık yada yara skatrisleri, varsa bedensel kusurları, kişinin tanınmasına katkısı olabilecek diğer özellikleri ( varis gibi) kaydedilir.Parmak izleri kişilere göre farklıdır. Doğumdan ölümüne kadar ve ölümden çürüyünceye kadar parmak izleri karakterleri değişmez. Yumuşak dokuları kaybolmamış cesetlerde boy,direkt olarak ölçülür.Kişilerde boy farklılık gösterir ve 20 yaşına dek artış gösterir. Cesedin durumu, boy ölçümüne elverişli olmadığı taktirde cesedin boyunun saptanması için bazı ölçümlerden yararlanılır.
Boy = 7.9 x baş yüksekliği
Boy = 5 x humerus uzunluğu
Boy = 3.84 x femur uzunluğu
Boy = 4.65 x tibia uzunluğu
Boy = 7.06 x radius uzunluğu
Boy = 60.96 + ( 1.491 x humerus uzunluğu + 1.598 x Tibia uzunluğu )
Daha uygun olan iki kemik ile ölçümlerde yanılma payı oldukça düşüktür.
Beslenme durumu ile ilgili olarak ağırlık ergenlik çağına kadar artar ve kişilere göre büyük farklılıklar gösterir.
2 -Kişinin ölüp ölmediğinin saptanması:
Ölü muayenesinde kimlik tanımından sonra kişinin gerçekten ölüp ölmediğinin saptanmasına geçilir.Alkol,anoksi,senkop,epilepsi,afyonalkoloid leri,elektrik çarpmaları, asfeksiler,inhibisyon,üremi, kafa travmalarında vs yalancı ölüm görülebildiğinden ve klinik ölümün belirtilerinin birçoğu oluşabildiğinden,ölümün yani kişinin gerçekten öldüğünün saptanması gerekmektedir. Bunun için, ölümün erken ve geç belirtilerinin aranması ve ölümün tanımında kullanılan deneylerin yapılması gerekir. Ölümde solunum ve dolaşımın durması gibi fonksiyonel, hareketsizlik,soğuma, su kaybı, kanın pıhtılaşması ve hemolizi gibi fiziksel, pH değişikliği gibi kimyasal belirtilere ve otolize erken ölüm belirtileri; ölü morlukları,ölü sertliği,ölü sıkışması ve ölü çürümesi gibi belirtilere de geç ölüm belirtileri denir. Kişide ölü sertliği, ölü morluğu, ölü sıkışması ya da ölü çürümesi gibi geç belirtilerden bir yada bir kaçının görülmesi ölümün kesin olarak oluştuğunu gösterir. Ölümün tanımında kullanılan bazı deneyler de vardır. Kalp apeksine iğne batırarak kalp hareketinin gözlenmesi gibi.
3 -Ölüm zamanın saptanması:
Ölüm zamanının saptanması oldukça zordur. Ölüm belirtilerine bakılarak ve bazı deneylerle ölüm zamanı saptanabilir.Zorlamalı ve şüpheli ölümlerde ölüm zamanının saptanması önem taşır. Ölümden 30 dakika sonra diafragma ve kalp adalesinde ölü sertliği başlar, 20- 45. dakikalarda ise boyunda ölü morluklarının ilk işaretleri görülür. Ölümden 1 saat sonra rektal ısı 1 derece düşer, 1.5 saat sonra boyundaki ölü morlukları birleşir, 2 saat sonra yüz el ve ayaklar soğur, sürrenal medulla erir. 2- 4 saat sonra çene ekleminde ölü sertliği görülür,6- 8 saat içinde ölü morluğu, birçok faktörün etkisi ile 6- 18 saat içinde ölü sertliği bütün vücuda yayılır. Kural olarak ölümden 1 saat sonra oluşmaya başlayan ölü morlukları 14- 16 saat sonra yer değiştirmez.Bu durumda pozisyon değiştirildiğinde oluşmuş ölü morlukları yer değiştireceğinden ölümün 8- 10 saatten az zaman önce olduğunu; bir kısmı yer değiştirip bir kısmı eski yerlerinde kalıyorlarsa ölümün 10- 14 saat önce meydana geldiği söylenir. Ölü morluklarının yer değiştirmedikleri saptanırsa ölüm 15 saatten fazla bir zaman önce meydana gelmiş demektir. 36- 48 saat sonra ise ölü sertliği çözülmeye başlar Ölü çürümesi ölümden 36 saat sonra çekum bölgesinde oluşmaya başlayan yeşil lekenin görülmesi ile başlar ve kısa sürede yayılır,çürüme haritası oluşur.3- 4 gün sonra ölü sertliği tamamen geçer. Daha sonraki günlerde diğer belirtiler izlenir. Sakal ve kılların ölçülmesi, mide içeriğinin incelenmesi gibi yollarla ölüm zamanının saptanmasına çalışılır.
Ölüm zamanını saptanmasında ölünün soğuması, kanın donma derecesinin tayini, sakal ve kıl ölçümü ,mide içeriğinin incelenmesinden yararlanılır.Ceset 1 saatte 1 derece soğur ve rektum ısısı ölçülür. Kanda donma derecesinin saptanması, cesedin bulunduğunda ve 24 saat sonra alınan örneklerin iki kez kriyoskopi derecesi ölçülerek yapılır ve ölümün kaç saat önce oluştuğu sonucuna ulaşılır. Kılların saatte 0.021 mm, günde 0.504 mm uzadığı bilindiğine göre traş olduğu zaman bilinen kişinin ölümünde alınan 20 kadar sakal veya kıl ölçülerek ortalaması alınarak,ölüm zamanı hesaplanır. Midedeki gıdaların sindirim durumlarına göre son yemek yediği bilinen kişinin ölüm zamanı hakkında bir tahminde bulunabilir. Yemekten bir süre sonra gıdalar duodenuma geçer, midenin tam boşalması ise 2- 8 saat arasında değişir. Kan şekeri ölçümü, kemik iliği incelemesi ve kan pH saptanması ile de ölüm zamanı saptanabilir.
4 -Ölüm nedeninin saptanması:
Ölü muayenesinin son aşaması ise ölüm nedeninin saptanmasıdır. Ölünün bulunduğu yer,bulunuş şekli ve ölünün durumu saptandıktan sonra vücutta ölümü oluşturabilecek travmatik bulgular aranır.Saptanan bulguların lokalizasyonları,şekilleri kaydedilir. Yapılan ölü muayenesi sonucunda kişinin ölüm nedeni saptanabiliyorsa, yargıç veya C. Savcısı ölünün gömülmesine izin verir. Kesin ölüm nedeni saptanamamış ise Hekim otopsi yapılmasını önerir; bu taktirde Yargıç veya C.Savcısı otopsi yapılmasına karar verir.
Yeni doğmuş ve çocuk cesetlerinin dıştan muayeneleri bazı özellikler gösterir. Olgunluk derecesi ve beslenme durumuna göre yaşı saptanır.Beslenme durumu verteks- topuk veya verteks - iskium uzunlukları kullanılır. Fetüsün ağırlık ve uzunlukları beslenme durumu ile ilgili olup olgunlaşma derecesi için güvenilir kriter olamazlar. Her gebelik haftasına uyan olgunlaşma belirtilerinin araştırılmasında taban çizgilenmesi, saçların niteliği, kulakların şekillenmesi ve scrotum morfolojik özelliklerinin daha güvenilir olduğu görülmüştür. Bunlar arasında en güvenilir olan taban bulguları olup taban çizgileri tabanın 1/3?ünü geçmiyorsa fetüs 36 haftasını bitirmemiş, topuğa kadar tabanı kaplıyorsa 38 hafta bitmemiş, çizgiler topukta da görülüyorsa 38 hafta aşılmış yani fetüs miadındadır. Dağınık donuk saçlar 36 ncı haftanın bitmediğini, düz ipek gibi parlak saçlar ise 40 haftanın bittiğini,son şeklini almış kulak kepçesi 36 ncı haftanın aşıldığını gösterir.
Otopsi:
Otopsi, auto ve opsis sözcüklerinden oluşur ve kendini görme anlamına gelir. Adli otopsi; Hekimin önerisi ve C.Savcısının izini ile ölümün şüpheli olduğu durumlarda, zehirlenmelerde, etkili eylem sonucunda ölümlerde yapılır. Burada ölü sahibinin rızası aranmaz; C.Savcısı ölü üzerinde her türlü girişim hakkına sahiptir. Otopsiler yukarıda yazıldığı gibi C.M.U.K.nun 79 - 83 üncü maddelerinde sıralanan düzenlemeye uygun olarak yapılır. C.M.U.K.nun 79 ncu maddesine göre otopsi; biri adli tabip veya patolog olmak koşulu ile iki hekim tarafından yapılacaktır. Ancak yeterli sayıda Adli Tıp Uzmanı ve Patolog bulunmadığına ve yasa maddesinde otopsinin bir hekim tarafından da yapılabileceği kaydedildiğine göre, otopsilerin özellikle Sağlık Ocaklarında görevli pratisyen Hekimlerce yapılması gerektiği açıktır. Kaldı ki Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 7.4.1937 tarih ve 18 sayılı genelgesinde otopsinin yasanın tarifine uygun bir şekilde yapılabilmesi için cesedin nakline uzmanlar tarafından gerek gösterilebileceği, bunun dışında fenni ve kesin bir zorunluluk olmadıkça otopsinin mahallinde yapılması gerektiği bildirilmektedir. Burada mahal olarak kastedilen olay yeri değil, olayın olduğu yargı çevresidir. Otopsi olay yeri dışında, uygun koşullarda taşınarak hastanelerde ya da başka uygun yerlerde yapılabilir. Otopsiden önce keşifin bir parçası olan ölü muayenesi tutanakları ile C. Savcılığı yazıları okunarak olayın oluş şekli hakkında bilgi edinilir, varsa ölüm öncesi hastane dosyası incelenir.
Otopsi iki bölümden oluşur. Dış ve iç muayene.
Dış muayene :
Cesedin dıştan muayenesidir. Burada daha önce açıklandığı gibi cesedin tıbbi kimliği ve ölüm belirtileri aranır, saptanan belirtiler kaydedilir ve ardından dış eylem bulguları aranır.Saptanan ekimozların yerleri,sayıları, renkleri,yayılmaları ve derinlikleri kaydedilir,parşömen plakları altında ekimoz aranır.Saçlı deri dikkatle incelenir;kafada palpasyonla kırık olup olmadığına bakılır. Ağız ve burunda köpük varsa özelliği,rengi,kıvamı,yapışkanlığı,büllerin birbirlerine olan oranları kaydedilir.Ağız boşluğunda kan,yabancı cisim, sıvı olup olmadığına,dilde ekimoz,yara bulunup bulunmadığına,dişlerin durumuna bakılır. Boyunda ekimoz,sıyrık, telem aranır.Parmak aralarında saç,kıl,yosun,kum gibi yabancı cisimler aranır. Anüs ve çevresi ile penis,scrotum kadınlarda vulva incelenir. Ölüde ırza geçme şüphesi varsa anüs ve vajenin muayenesinden sonra anal ve vajinal smear?lar alınarak mikroskop altında incelenir.
Ölüde varsa yaraların yerleri,sayıları,şekilleri,büyüklükleri, vücut içindeki derinlikleri ve seyirleri; delici kesici alet yaralarında yara açıları, ateşli silah mermi çekirdeği yaralarında giriş ve çıkış yaraları olup olmadıkları saptanmalıdır.
İç muayene:
Otopsinin ikinci aşaması, iç muayenedir. İç muayenenin yapılabilmesi için yukarıda sözünü edilen C.M.U.K. 81 inci maddesi gereğince üç boşluğun ( kafa, göğüs ve karın boşlukları ) açılması gerekir. Bu boşlukların bir açılma sırası yoktur; ancak genellikle kafa boşluğunun açılması ile otopsiye başlanır.
a.Kafanın açılması :
Saçlı derinin biparietal her iki processus mastoideusların üstünden kesi yapılarak kafa derisinin açılmasına başlanır. Deri altına sokulan bıçak ile,kesilerek saçlı deri kemikten ayrılır; ayırma işlemine elle devam edilir, elle ayrılamayan yerlerde yine bıçak kullanılır. Saçlı deri kaşlar üzerine ve arkada oksipitale kadar sıyrılır ve deri önde yüze doğru arkada ise enseye doğru çevrilir. Saçlı deri altında ekimoz kanama yada başka patolojiler olup olmadığına bakılır. Kafatasını oluşturan kemikleri incelenir, çatlak ve kırıklar ile kemik defektler aranır. Ayrıca her iki yanda temporal adalelere ortalarından enine altlarındaki temporal kemiğe kadar kesi yapılır ve kemiğe yapıştığı üst tarafından kesilir; özellikle adale içlerinde kanama ve ekimoz bulunup bulunmadığına bakılır. Ardından cranium testere ile kesilerek açılır. Bunun için craniumda, önde orbita kemerinin 3- 4 cm üzerinden ve her iki kulak üst heliks kenarının 2 cm üstünden geçen, craniumu çember gibi saran kesit yapılır. Bu kesit sırasında testere ile kemiğin bütün kalınlığı kesilmez, altındaki dura?nın kesilmesini önlemek için dura üzerinde ince bir kemik kısım bırakılır, ardından bu kısım keski ile dura?ya zarar vermeyecek hafif darbelerle kırılır, kesilen kemikler arasına keski benzeri alet sokularak kemikler birbirinden ayrılır. Dura ve falks cerebri kesilirek çıkarılır. Beyinin çıkarılması için cranial sinirler ve damarların kafa delikleri hizasından ve beyin hemisferlerini beyincikten ayıran tentorium cerebellumun kesilmesi gerekir. Sol el beyini tutarak desteklerken sağ el işaret ve orta parmakları frontal lob ile kemik arasına sokularak beyin bazisten ayrılır,n.opticus ve a.carotis interna kesilir, serebellum ile tentorium arasına bıçak sokularak sağ ve sol olarak cerebellum zedelenmeden tentorium kesilir.Bu sırada diğer cranial sinirler de kesilir.İnce uçlu bir bıçak foramen occipitale magnumdan geçirilerek vertebral kanala girilir, medulla spinalis kesilir. Bu şekilde beyin beyincik,pedinculus cerebri, pons ve bulbus bütün olarak çıkarılmış olur.
Beyin kesitleri frontal yönde ve belirli yerlerden yapılır. Birinci kesit, polus temporalisin tam önünden; ikinci kesit, kiazma?nın önünden; üçüncü kesit, corpora mamillarie üzerinden; dördüncü kesit pons?un önünden; beşinci kesit pons?un arkasından geçer. Cerebellum ise median veya transvers bir kesitle açılır.
b.Göğüsün ve karnın açılması:
Göğüs derisi fossa jugularisten kesilmeye başlanır,sternum orta hat boyunca kemik üzerinde derinleştirilerek proc.ksifoideusa kadar kesilir. Buradan itibaren karın derisi duvarı yüzeyel olarak fasia?lara kadar kesilir, median kesi ile göbeğe kadar kesilir,göbek sağda kalacak şekilde kesi median seyirle promontoriumun 10 cm üstüne kadar uzatılır, burada lig. inguinale orta noktasına doğru eğri bir kesit ile devam eder, bundan sonra femur iç yüz yarısına kadar ( yaklaşık 30 cm ) büyük damarlar üzerinde devam eder. Proc. ksifoideus hemen altından periton boşluğunda bir delik açılır,sol el işaret ve orta parmakları açılan bu delikten periton boşluğuna sokularak karın duvarı yukarı doğru kaldırılır, bu şekilde barsaklar uzaklaştırılarak bıçak iki parmak arasında kalacak şekilde önceden yapılan kesi boyunca karın ön duvarı kesilir.
Sol el ile sağ kosta yayının hemen altına gelen karın duvarı vücudun sağ tarafına doğru kıvrılarak gerilir, oluşan karın duvarı ile kostalar arasındaki oluğun dibi boydan boya kesilerek göğüs derisi kaburga kafesinden ayrılır. Bu ayırma yanlarda orta koltuk altı çizgisine kadar devam eder. Daha sonra sağ ve sol yanlarda kaburgalar kostotom ile kosto- kondral birleşim yerlerinin 1 cm medialinden kesilir, ardından intercostal adaleler kesilir, sterno- clavicular eklemi kesmek için önce claviculaya yapışık olan sternocleidomastoid adale kaldırılır, eklem kesilir. Birinci kaburga birinci aralıktan girilerek kesilir. Diafragmanın ön bölümleri sağ ve solda göğüs kafesine yapıştığı yerlerden kesilerek çıkarılır. Göğüs boşluğunda kan sıvı bulunup bulunmadığı, akciğerlerin plevraya yapışık olup olmadığı veya toraks boşluğunda yer tutan bir kitle bulunup bulunmadığı kontrol edilir. Küçük çocuklarda manibrium sterni arkasında perikard üzerine yayılmış olan timus pensle tutularak kesilir ve çıkarılır.
Akciğerler hiluslardan tutularak göğüs kafesi dışına alınır; yana doğru hafifçe çekilerek hilus gerilir ve bronş olabildiğince uzun kesilmek suretiyle kesilir ve akciğer göğüs dışına alınır. Sağ akciğerde üç lob ( üst- orta ve alt ) solda iki lob ( üst ve alt ) ve üst lobun alt kısmında lingula bulunur.Akciğer,kesik bronş ağzı bulunan mediastinal yüz üzerine,bazisi otopsi yapana doğru gelmek üzere konulduğu zaman keskin mediastinal kenarın gösterdiği taraf akciğerin bulunduğu taraftır.Mediastinal kenar otopsi yapanın solunu gösteriyorsa akciğer sol akciğerdir.Sol akciğer kalın ve künt olan paravertebral kenarının ortasından alt lob üst yarısına kadar 3- 4 cm derinlikte akciğeri ikiye bölmeyen kesit yapılır; alt lob üst bölüm yarısından bazise kadar yapılan kesit ise akciğeri ikiye böler. Bundan sonra A. Pulmonalis ve takiben bronş açılır. Sağ akciğer paravertebral kenarından alt lob yarısına kadar 3- 4 cm derinlikte kesit yapılır.Yine alt lob yarısından bazise kadar yapılan kesitle akciğer ikiye ayrılır ve ardından yine A.pulmonalis ve bronşlar açılır.
Perikard ortasından dişli pensetle tutularak kaldırılmak ve bu halde açılan delikten makasla girilerek ters Y şeklinde yukarı, aşağı sağa ve aşağı sola kesitler yapılmak suretiyle perikard açılır. Trombo emboli aranmak üzere truncus A. Pulmonalis açılır.Kalb,sol elin dört parmağı ön yüzde başparmak arka yüzde olmak üzere tutularak yukarı doğru çekilir, gerilen sağ atriuma giren v.cava inferior perikarda girdiği yerden kesilir, kalb yukarıya ve sola doğru çekilince sol atriuma giren v.pulmonalisler görülerek perikarda girdiği yerden kesilir.Daha sonra v.cava superior perikarda girdiği yerden kesilir; bundan sonra aortadan arterler etraflarındaki dokulardan diseke edilerek aorta çıkışlarından 2 cm sonra kesilir. Diseksiyona bıçak ile devam edilerek aorta, trakea,vertebral kolon ve özofagustan ayrılır ve diafragma üstünden kesilir.
Kalp boşlukları kanın gidişi yönünde sağ atrium,sağ ventrikül, pulmoner konus, sol atrium,sol ventrikül ve aorta şeklinde sıra ile açılır. Kalb,normal pozisyonunda arka yüzü masaya ve apeksi otopsi yapana doğru gelecek şekilde konularak sol elle apeksten tutularak kaldırıldığında görülen v.cava inferiordan organ makasının kısa kolu sokularak aynı kenarda üstte bulunan v.cava superiordan cıkarılır ve kesilerek sağ atrium açılır. Makas trikuspid deliğinden geçirilerek sağ ventriküle girilir; kalb, makas üzerinde sağ kenar boyunca askıya alınarak sol el ile sol kenar tutulur, sağ kenar apeks yönünde kesilir.Bundan sonra pulmoner konus kesilir, bunun için kalbin ön duvarı kaldırılarak makas a.pulmonalisten çıkarılarak kesilir. Kalb, normal pozisyonda iken apeks sol elle tutularak kaldırıldığında sol kenara yakın olan v.pulmonalislerden en altta olanından makas sokulmak ve sağ üst delikten çıkarılmak suretiyle sol atrium açılır, ardından mitral delikten makas sokularak apekse kadar sol ventrikül içine sokulur, kalp bu kez sol duvar boyunca askıya alınarak sol el sağ kenarı kavradıktan sonra sol ventrikül sol kıyıyı izleyerek apekse kadar açılır.
Sol atrium arka yüzüne yapışık olan a.pulmonalis ayrılır,ardından kalpten çıktığı hızada aortadan ayrılır; böylelikle sol koroner arterin çıkış noktası bulunur. Sol koroner damarın inen dalı ve çıkış noktası sağda kalmak üzere septum boyunca kesit yapılır. Koroner damarların açılması için koroner makası kullanılır. Sol koroner inen dalı sol ön sinüs valsalvadaki delikten girilerek açılır. Sol koroner dönen dalı sol ventrikül ön duvarı parçası üzerinde atrio- ventriküler sınır boyunca transvers olarak gider ve bütün uzunluğunca açılır. Sağ koroner sağ ventrikülün ön yüzünde sağ kenarı kesen kesit üzerindeki kesik ağızdan girilerek açılır. Myokard kesitlerinde eski ( skatrize ) veya yeni enfarktüs aranır. Bunun için sol ventrikül arka duvarı ve septum sol elin dört parmağı üzerinde gerilerek apeksten bazise doğru duvar kalınlığını ortadan bölen ve ön arka olmak üzere ikiye ayıran ve aynı şekilde ön duvarı iklye ayıran kesitler yapılır.
Karın organlarının çıkarılması için önce diafragmanın sol ve sağ crusları kesilir, daha sonra barsakların çıkarılmasına geçilir. Bunun için retroperitoneal yerleşimli olan çekum kaldırılır ve arkasındaki fossa ilyaka,ardından kolon assendens kaldırılarak diseke edilir. Kolon transvers serbestleştirilir. Sigmoid kolon promontorium yukarısından kesilir. Mezokolon ve ardından dessendens kolon diseke edilir ve kalın barsakların tamamı cesedin soluna çıkarılır. İnce barsaklar da kalın barsaklar gibi cesedin soluna alınır ve bu halde radix mesenterii gerileceğinden el; radix ile vertebral kolon arasına sokularak radiksten barsakların yapışma yerlerine doğru radier tarzda uzanan a. ve v. Mesenterica dalları kesilir,daha sonra lümenleri boyuna açılır. Bundan sonra radix sol elle tutularak karın arka duvarından çıkarılır.Jejunum üst ucu duodenum 3 parçası ile devam ettiğinden ince barsak duodeno- jejunal bölgeden enine kesilerek radix boyunca arka duvardan ayrılır.Çıkarılan ince ve kalın barsak lümenleri barsak makası ile açılır. Mide yukarı kaldırıldığında arkasında ve altında vertebral kolon üzerinde pankreas görülür. Vertebral kolon hızasında pankreasa enine kesit yapılır ve ortada görülen wirsung kanalı koroner makası ile baş ve kuyruğa doğru açılır. Duodenumu karaciğer hilusuna bağlayan lig. Hepato- duodenale ve pankreas kuyruğunu dalak hilusuna bağlayan lig. Pankreatiko- duodenale enine kesilir; duodenum 3 üncü parçası ( horizontal ) vertebral kolondan diseke edilerek mide duodenum ve pankreas birlikte kaldırılarak aortadan çıkan a.çöliaka kesilir.Duodenum açılmış ağızdan ön yüz ortasına kadar ve mide pylordan girilerek büyük kurvatur üzerinde kesilir. Daha sonra kardiadan girilerek ön duvarı boyunca özofagus açılır ve vertebral kolondan diseke edilir. Bu sırada mide içeriği alınır,açılmış mide ve duodenum yayılarak iç yüzleri incelenir. Diseksiyonla duodenum halkası içinde yer alan pankreas başı açılır.Dalak eksen boyunca dış yüzden derince kesilerek açılır.
Pankreas hızasında v.cava ön yüzüne boyuna kesit yapılarak lümene girilir ve v. Iliaca?lara kadar açılır. Aorta ön yüzünde yapılan kesitten girilerek femoral arterlere kadar açılır. Böbrekler sürrenallerle birlikte çıkarılır.Sürrenal beze kesi yapılarak el böbrek arkasına sokulur ve kısmen el ile çekilerek ve kısmen kesilerek karın arka ve yan duvarından ayrılır, aşağı çekilerek çıkarılır. Böbrek hilusu sol avuç ile kavranarak dış kenar ortasına kadar yağ kapsülü kesilir ve sürrenal ile böbrek üzerinden kaldırılır. Böbrek fibröz kapsülüne de yine dış kenar ortasına kadar kesi yapılır ve parmakla soyularak kaldırılır. Böbrek iki polus arasında dış kenar boyunca pelvise kadar inen kesi yapılır; açılan pelviste ureter deliği görülür. Koroner makası ile girilerek ureter açılır.
Diafragma karın duvarına yapışık olduğu yerlerden kesilerek ayrılır ve karaciğer karından çıkarılır. Karaciğer hilusu yukarı gelecek şekilde konulur ve önce v.porta sonra d.hepaticus bronş makası ile açılır. Safra kesesi ayrılarak açılır. Lobus caudatus, sağındaki v.cava inferior açıldıktan sonra ortasından boyuna bir kesitle açılır. Bundan sonra hilus alta gelecek şekilde konulduktan sonra sağ ve sol lobuna ortak ve derin bir kesit yapılır.
Bebek otopsilerinde bebeğin canlı doğup doğmadığı ve canlı doğmuş ise yaşama yeteneğinin bulunup bulunmadığının saptanması önem taşır. Bebeğin canlı doğup doğmadığı solunum yapıp yapmadığı saptanması ile anlaşılır. Bunun için solunum belirtileri araştırılır. Solunum yapmamış bebekte diafragmanın en üst noktası 4 üncü kot hızasında, solunum yapmış ise 5- 6 ncı kot hızalarındadır. Solunum yapmış akciğerler koyu eflatun renginde ve açık kırmızı renkte olmak üzere alacalı görünümdedir ve perikardı kısmen kapatır. Solunum yapmamış akciğerler ise koyu eflatun rengindedir ve perikardın önüne gelmez, yanında bulunurlar.Docimacie deneyleri yapıldığında soluk almış akciğerler ve akciğer parçaları suda batmazlar, solumamış akciğerler ise batarlar. Ayrıca bebek doğar doğmaz hava yutacağından gastro- intestinal sistemde havanın bulunması bebeğin canlı doğduğunu gösterir. Mide cardia ve sigmoid bağlanarak kardia üzerinden özofagus ve sigmoid altından kalın barsak kesilir, bu halde su dolu bir kaba konulduğunda su üzerinde kalıyorsa mide ve barsaklar içinde hava bulunduğunu, bebeğin canlı doğduğu söylenebilir.
Histopatolojik inceleme için parça alımı:
İç organ ve dokulardan alınan parça, sağlam doku ile lezyonlu doku sınırından alınmalı, böylelikle sağlam ve patolojik dokuların aynı kesitte incelenmesi sağlanmalıdır. Donuk sarı renkte kolay parçalanan bölgeler koagülasyon nekrozunu, kanamalı bölgeler hemorajik nekrozu gösterdiğinden tümoral kitlelerden parça alımlarında alınan parçanın nekrotik olmamasına özen gösterilmelidir. Tümoral kitlenin solid bölümlerinden parça alınır. İç organlardan alınacak parçalar kare yada dörtgen şeklinde 2 cm en ve boyda 2 cm kalınlıkta olmalıdır. Alınan iç organ parçaları içinde formalin ( % 40 konsantrasyonlu ) bulunan plastik yada cam kavanozlara konur. % 40 konsantrasyonlu formalin 4 katı su ile sulandırılmalıdır.
Otopsi sırasında kan; ölümü izleyen 12 saat içinde, steril koşullar altında sağ atriumdan yada v. Ilyaka?dan, buralardan alınamadığı taktirde v.cava?lardan alınır. Kromozom incelemeleri için gereken materyal; periferik kan lenfositleri,timus hücreleri,beyin,kemik iliği,ince barsak,bağ dokusu ve gonad hücreleridir. Yine otopsi sırasında mesane fundusu üzerinde steril koşullarda enjektör ile girilerek idrar alınır.Beyin- omurilik sıvısı otopsiden önce suboksipital veya lumbal ponksiyon ile alınır.
Serum, idrar, vitröz sıvıda bilirübin, sodyum, üre ve klörür, serum kolesterolu, serum kreatini kanda keton maddeleri, serum ve likorda non protein azot, idrarda urobilin konsantrasyonları ölümden sonraki ilk 24- 48 saat içinde değişmez.
Otopsi işlemleri bitirildikten sonra otopsi raporu düzenlenir. Otopsi raporunda otopsi numarası ve tarihi, otopsinin yapıldığı yer ya da kuruluş, otopsi yapılan kişinin adı ve soyadı, yaşı ve kimliği ile diğer bilgiler, ölüm yeri ve tarihi kaydedilir; ardından dış muayene bulgularının saptanmasına geçilir. Ölenin yaşı, boyu, ağırlığı, şişman yada zayıf oluşu, ölü morlukları ( ölü lekeleri ) ile ölü katılığının ( ölü sertliği ) oluşup oluşmadığına bakılır. Daha sonra vücuttaki tüm patolojik bulgular kaydedilir; ardından her üç boşluk açılmak suretiyle yapılan iç muayene sonucu elde edilen bulgular, her organda görülen iç organ değişimleri yazılır. Ölen kişinin ölümünden önce tedavi gördüğü sağlık kurumundan sağlanan tıbbi belgeler otopsi raporuna eklenir. En son olarak kesin ölüm nedeni ve soruşturmaya yardımcı olabilecek diğer bilgiler ( atış mesafesi gibi ) kaydedilir.
__________________

_________________
BU SÄ°ZÄ°N DÃ?NYANIZ BEN SADECE GEÃ?Ä°YORUM.
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Başa dön
ambivalan
ORDINARYUS

ORDINARYUS



Kayıt: Jul 16, 2007
Mesajlar: 5282
TarihTarih: 30.11.2008 - 23:17:59
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : MTA3LjIwLjEwOS41Mg== | MTQwNjU1NzI3Ng==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


bu uzunluktaki bi yazının okunacağına inanıyor musun Smile

_________________
http://www.youtube.com/watch?v=Pep6nREBpS8
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Başa dön
Drtus Reklam






TarihTarih: 13.10.2009
. Mesaj konusu : DrTUS Reklam
Mesaj Numarasi : MTA3LjIwLjEwOS41Mg== | MTQwNjU1NzI3Ng==

Başa dön
DREYLEM
Kidemli Asistan Dr.

Kidemli Asistan Dr.



Kayıt: Sep 18, 2006
Mesajlar: 611
TarihTarih: 30.11.2008 - 23:18:52
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : MTA3LjIwLjEwOS41Mg== | MTQwNjU1NzI3Ng==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


3 -Ölüm zamanın saptanması:
Ölüm zamanının saptanması oldukça zordur. Ölüm belirtilerine bakılarak ve bazı deneylerle ölüm zamanı saptanabilir.Zorlamalı ve şüpheli ölümlerde ölüm zamanının saptanması önem taşır. Ölümden 30 dakika sonra diafragma ve kalp adalesinde ölü sertliği başlar, 20- 45. dakikalarda ise boyunda ölü morluklarının ilk işaretleri görülür. Ölümden 1 saat sonra rektal ısı 1 derece düşer, 1.5 saat sonra boyundaki ölü morlukları birleşir, 2 saat sonra yüz el ve ayaklar soğur, sürrenal medulla erir. 2- 4 saat sonra çene ekleminde ölü sertliği görülür,6- 8 saat içinde ölü morluğu, birçok faktörün etkisi ile 6- 18 saat içinde ölü sertliği bütün vücuda yayılır. Kural olarak ölümden 1 saat sonra oluşmaya başlayan ölü morlukları 14- 16 saat sonra yer değiştirmez.Bu durumda pozisyon değiştirildiğinde oluşmuş ölü morlukları yer değiştireceğinden ölümün 8- 10 saatten az zaman önce olduğunu; bir kısmı yer değiştirip bir kısmı eski yerlerinde kalıyorlarsa ölümün 10- 14 saat önce meydana geldiği söylenir. Ölü morluklarının yer değiştirmedikleri saptanırsa ölüm 15 saatten fazla bir zaman önce meydana gelmiş demektir. 36- 48 saat sonra ise ölü sertliği çözülmeye başlar Ölü çürümesi ölümden 36 saat sonra çekum bölgesinde oluşmaya başlayan yeşil lekenin görülmesi ile başlar ve kısa sürede yayılır,çürüme haritası oluşur.3- 4 gün sonra ölü sertliği tamamen geçer. Daha sonraki günlerde diğer belirtiler izlenir. Sakal ve kılların ölçülmesi, mide içeriğinin incelenmesi gibi yollarla ölüm zamanının saptanmasına çalışılır.
Ölüm zamanını saptanmasında ölünün soğuması, kanın donma derecesinin tayini, sakal ve kıl ölçümü ,mide içeriğinin incelenmesinden yararlanılır.Ceset 1 saatte 1 derece soğur ve rektum ısısı ölçülür. Kanda donma derecesinin saptanması, cesedin bulunduğunda ve 24 saat sonra alınan örneklerin iki kez kriyoskopi derecesi ölçülerek yapılır ve ölümün kaç saat önce oluştuğu sonucuna ulaşılır. Kılların saatte 0.021 mm, günde 0.504 mm uzadığı bilindiğine göre traş olduğu zaman bilinen kişinin ölümünde alınan 20 kadar sakal veya kıl ölçülerek ortalaması alınarak,ölüm zamanı hesaplanır. Midedeki gıdaların sindirim durumlarına göre son yemek yediği bilinen kişinin ölüm zamanı hakkında bir tahminde bulunabilir. Yemekten bir süre sonra gıdalar duodenuma geçer, midenin tam boşalması ise 2- 8 saat arasında değişir. Kan şekeri ölçümü, kemik iliği incelemesi ve kan pH saptanması ile de ölüm zamanı saptanabilir.

_________________
BU SÄ°ZÄ°N DÃ?NYANIZ BEN SADECE GEÃ?Ä°YORUM.
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Başa dön
DREYLEM
Kidemli Asistan Dr.

Kidemli Asistan Dr.



Kayıt: Sep 18, 2006
Mesajlar: 611
TarihTarih: 30.11.2008 - 23:20:19
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : MTA3LjIwLjEwOS41Mg== | MTQwNjU1NzI3Ng==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


ambivalan demiş ki:
bu uzunluktaki bi yazının okunacağına inanıyor musun Smile
emin ol ihtiyacı olan satır satır okur Wink

_________________
BU SÄ°ZÄ°N DÃ?NYANIZ BEN SADECE GEÃ?Ä°YORUM.
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Başa dön
amanin
Basasistan

Basasistan



Kayıt: Nov 05, 2008
Mesajlar: 1035
Nerden: uçan kuÅ?tan esen yelden
TarihTarih: 30.11.2008 - 23:20:54
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : MTA3LjIwLjEwOS41Mg== | MTQwNjU1NzI3Ng==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


çok akıllıca bi başlık olmuş
şu anda çalışan arakadaşlara çok yardımcı olucaktır Wink

_________________
hoÅ?çakalın arkadaÅ?lar Very Happy
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Başa dön
ambivalan
ORDINARYUS

ORDINARYUS



Kayıt: Jul 16, 2007
Mesajlar: 5282
TarihTarih: 30.11.2008 - 23:21:38
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : MTA3LjIwLjEwOS41Mg== | MTQwNjU1NzI3Ng==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


DREYLEM demiş ki:
ambivalan demiş ki:
bu uzunluktaki bi yazının okunacağına inanıyor musun Smile
emin ol ihtiyacı olan satır satır okur Wink

sen de haklısın Smile

_________________
http://www.youtube.com/watch?v=Pep6nREBpS8
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Başa dön
amanin
Basasistan

Basasistan



Kayıt: Nov 05, 2008
Mesajlar: 1035
Nerden: uçan kuÅ?tan esen yelden
TarihTarih: 30.11.2008 - 23:24:18
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : MTA3LjIwLjEwOS41Mg== | MTQwNjU1NzI3Ng==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


ambivalan demiş ki:
DREYLEM demiş ki:
ambivalan demiş ki:
bu uzunluktaki bi yazının okunacağına inanıyor musun Smile
emin ol ihtiyacı olan satır satır okur Wink

sen de haklısın Smile



sen öğrencisin heralde tahminimce Very Happy
bigün otopsiye girmek zorunda olduğunda böyle bi bilgiyi okumuş olmayı tüm kalbinle diliceksin Laughing Laughing
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Başa dön
Drtus Reklam






TarihTarih: 13.10.2009
. Mesaj konusu : DrTUS Reklam
Mesaj Numarasi : MTA3LjIwLjEwOS41Mg== | MTQwNjU1NzI3Ng==

Başa dön
ambivalan
ORDINARYUS

ORDINARYUS



Kayıt: Jul 16, 2007
Mesajlar: 5282
TarihTarih: 30.11.2008 - 23:28:09
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : MTA3LjIwLjEwOS41Mg== | MTQwNjU1NzI3Ng==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


amanin demiş ki:
ambivalan demiş ki:
DREYLEM demiş ki:
ambivalan demiş ki:
bu uzunluktaki bi yazının okunacağına inanıyor musun Smile
emin ol ihtiyacı olan satır satır okur Wink

sen de haklısın Smile



sen öğrencisin heralde tahminimce Very Happy
bigün otopsiye girmek zorunda olduğunda böyle bi bilgiyi okumuş olmayı tüm kalbinle diliceksin Laughing Laughing

yerinde bir tahmin Smile
bu yazıyı okumaktansa o gün geldiğinde tüm kalbimle dilemeyi tercih ediyorum şuan Smile

_________________
http://www.youtube.com/watch?v=Pep6nREBpS8
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Başa dön
amanin
Basasistan

Basasistan



Kayıt: Nov 05, 2008
Mesajlar: 1035
Nerden: uçan kuÅ?tan esen yelden
TarihTarih: 30.11.2008 - 23:30:18
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : MTA3LjIwLjEwOS41Mg== | MTQwNjU1NzI3Ng==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


ambivalan demiş ki:
amanin demiş ki:
ambivalan demiş ki:
DREYLEM demiş ki:
ambivalan demiş ki:
bu uzunluktaki bi yazının okunacağına inanıyor musun Smile
emin ol ihtiyacı olan satır satır okur Wink

sen de haklısın Smile



sen öğrencisin heralde tahminimce Very Happy
bigün otopsiye girmek zorunda olduğunda böyle bi bilgiyi okumuş olmayı tüm kalbinle diliceksin Laughing Laughing

yerinde bir tahmin Smile
bu yazıyı okumaktansa o gün geldiğinde tüm kalbimle dilemeyi tercih ediyorum şuan Smile



bence bu yazıyı mailine kopyala
mecburiye şutlanınca okursun Very Happy
ben ilk otopsimde ellerimin nasıl titrediğini hatırlamak dahi istemiorum Very Happy
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Başa dön
yasemin
DrTus Fahri Moderatoru

DrTus Fahri Moderatoru



Kayıt: Feb 19, 2005
Mesajlar: 1178
Nerden: Adana,Mersin
TarihTarih: 30.11.2008 - 23:30:22
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : MTA3LjIwLjEwOS41Mg== | MTQwNjU1NzI3Ng==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


Çook tesekürler DREYLEM ; kesinlikle tüm pratisyenlerin bilmesi gereken bilgiler ...

_________________
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Başa dön
DREYLEM
Kidemli Asistan Dr.

Kidemli Asistan Dr.



Kayıt: Sep 18, 2006
Mesajlar: 611
TarihTarih: 30.11.2008 - 23:38:58
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : MTA3LjIwLjEwOS41Mg== | MTQwNjU1NzI3Ng==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


yasemin demiş ki:
Çook tesekürler DREYLEM ; kesinlikle tüm pratisyenlerin bilmesi gereken bilgiler ...
umarmen

_________________
BU SÄ°ZÄ°N DÃ?NYANIZ BEN SADECE GEÃ?Ä°YORUM.
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Başa dön
destroil
Kidemli Asistan Dr.

Kidemli Asistan Dr.



Kayıt: Apr 20, 2007
Mesajlar: 742
Nerden: Nereye
TarihTarih: 30.11.2008 - 23:49:57
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : MTA3LjIwLjEwOS41Mg== | MTQwNjU1NzI3Ng==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


DREYLEM demiş ki:
ambivalan demiş ki:
bu uzunluktaki bi yazının okunacağına inanıyor musun Smile
emin ol ihtiyacı olan satır satır okur Wink


çok şükür ihtiyacım yok ama ben tamamını okudum, ola ki bir gün lazım olursa ilk kez okumaktan iyidir, okur okur uygulamaya çalışırım elimden geldiğince... ama sanırım bizim bir hoca zorda kalırsanız üç boşluğu açın kapatın demişti, zaten istatistiki oalrak otopsilerin %20 sinde neden bulunamıyormuş, bunu söylediğimde adli tıp kurumunda asistan belki de %40 bile olabilir demişti...
ben bilgisayarıma kaydediyorum, inşallah lazım olmaz ama ne olur ne olmaz dursun...
tekrar teşekkürler...

_________________
Kimseye hiçbir şey öğretemem. Sadece onların düşünmelerini sağlayabilirim. Socrates
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Başa dön
Drtus Reklam






TarihTarih: 13.10.2009
. Mesaj konusu : DrTUS Reklam
Mesaj Numarasi : MTA3LjIwLjEwOS41Mg== | MTQwNjU1NzI3Ng==

Başa dön
fagoba
Comez Asistan Dr.

Comez Asistan Dr.



Kayıt: Sep 15, 2007
Mesajlar: 399
TarihTarih: 01.12.2008 - 00:04:49
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : MTA3LjIwLjEwOS41Mg== | MTQwNjU1NzI3Ng==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


teşekkürler dreylem
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Başa dön
SCAPULACIK
Basasistan

Basasistan



Kayıt: Jun 09, 2008
Mesajlar: 1129
TarihTarih: 01.12.2008 - 00:07:33
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : MTA3LjIwLjEwOS41Mg== | MTQwNjU1NzI3Ng==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


tesekkurler paylasım ıcın..cok yararlı..tum doktorlar okumalı..
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Başa dön
trapezus
PROFESOR

PROFESOR



Kayıt: Aug 23, 2008
Mesajlar: 3067
Nerden: old forest
TarihTarih: 01.12.2008 - 00:10:36
Mesaj . Mesaj konusu : 
Mesaj Numarasi : MTA3LjIwLjEwOS41Mg== | MTQwNjU1NzI3Ng==
Yoneticiye Bildir ! Alıntıyla Cevap Ver


geçen bana yaptırcekler diye dırstım baya emmee
sonra hökümet tabibi de vaamış boralarda
o geldi,yapiveedi otopisiyi saolasun
ben ise dırstığım ile galakaldım

_________________
Potius mori quam foedari
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Başa dön
Mesajları göster:    
Önceki başlık Önceki başlık
Yeni Başlık GönderCevap Gönder

Geçiş Yap:   

Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

İletişim | Yasal Uyarı
DrTus.com © 2004 DrTus.com :: ilk ve tek tus portalı:: İletişim: info@drtus.com Bu site Uzm.Dr.Rıza Eröksüz tarafından kurulmuştur
Bu sitedeki dökümanlar ve yazılar, yazarlarına aittir. Sitedeki bilgiler izin alınmadan yayınlanamaz. Web Tasarım