Çarşamba , Temmuz 18 2018
Doktorca Haberin Adresi...
Kullanıcı avatarı
Görevi başında hasta muayene eden doktor Mehmet Hamdi Örüm, rapor isteyen bir hasta tarafından önce tehdit edildiğini daha sonra kısa süreli rehin alındğını sosyal medya hesabından açıkladı

Resim

Görevi başında hasta muayene eden doktor Mehmet Hamdi Örüm, rapor isteyen bir hasta tarafından önce tehdit edildiğini daha sonra kısa süreli rehin alındğını sosyal medya hesabından açıkladı.

İşte Doktorun sosyal medyadan paylaştığı mesajlar

Devlet memurur olarak çalışan bir doktorum. 2 gün önce görevim başındayken, rapor talebi olan akli dengesi yerinde olan bir hasta ve yakını tarafından polikliniğe kilitlenerek rehin alındım. Öldürülebilirdim! Farkındalık için bunun duyulması gerektiğini düşünüyorum.

OLAY ŞU ŞEKİLDE CEREYAN ETTİ:

5 aylık Asker (er) olan bu şahıs muayene için polikliniğime geldi. Muayene edip, tedavisini düzenleyip, bir kağıda anlattığım şeyleri not olarak yazıp kendisine verdim. Şahıs benden 10 günlük istirahat raporu istedi.

Kendisine uygun bir dille, tedaviye uyum süresinin 5-6 gün olduğunu söyledim ve 10 günlük raporun uygun olmadığını ifade ettim. 4-5 defa tehditvari bir şekilde ısrar etti ve ben her seferinde bunun uygun olmadığını söyledim. 6 günlük rapor yazabileceğimi tekrarladım.

Şahsın bu durumdan her ne kadar çok memnun kalmadığını hissetsem de, 6 günlük istirahat raporunu düzenleyip imzaladım. Şahıs 'delici bakışlar' atarak odadan çıktı.

Yaklaşık olarak 1 saat sonra bir başka bir hastamın muayenesini yaparken, kapı açıldı ve şahıs içeride birinin olduğunu görünce durdu. Beklerse kendisine yardımcı olabileceğimi söyledim, kapıyı kapattı.

2-3 dakika sonra içerdeki hastanın tedavisini düzenledim, hasta kapıyı açıp dışarı çıkarken bu şahıs yanında 190 cm boylarında yetişkin bir erkekle odaya girdi ve kapıyı direkt kapatıp arkadaki kilitle kapıyı kilitlediler.

6 günlük raporu yüzüme fırlatıp 'bu işi hemen çöz, senin işin bu, yoksa ben yapacağımı bilirim' gibi sözler söylemeye başladı. Şahıs yan taraftaki dinlenme odasının sürtmeli kapısını da kapattı ve önünde durdu. Uzun şahıs dış kapı önündeydi. Dışarı çıkabilmem imkansızdı.

Yardım isteyemiyordum. Çünkü sesimi çıkarsam, bana darp yoluyla veya üzerlerindeki olası aletlerle zarar verebileceklerini düşündüm. Şahıslar dışarıdan sesin duyulmaması için bağırmadan tehditler savuruyorlardı.

Bir dakika kadar bir süre kendilerini sakinleştirmeye ve zaman kazanmaya çalıştım. Sırada bekleyen hastalarım kapıyı çalmaya başladılar ve seslendiler. Ne yazık ki cevap veremedim. Şahıslardan biri 'biraz bekleyin' dedi ve dışarıdaki kişilerin şüphelenmesini engelledi.

Artık şahısları sakinleştiremiyordum ve 20 cm yakınıma kadar yaklaştılar. Kapıyı açmalarını çıkmak istediğimi söyledim. Oturmamı söylediler. O sırada sekreterim bir imza için odama girmeye çalıştı ancak kapı kilitli olduğu için giremedi. Şüphelenmişti.

Çünkü bu rutinde olmayan, daha önce hiç yapmadığım bir şeydi. "Mehmet hocam orda mısınız?" diye seslendi. Yine cevap veremedim.

10 saniye sonra artık beni darp etme noktasına geldikleri bir anda sekreterimizin tekrar bana seslendiğini duydum, ve her şeyi göze alarak "Yan taraftan gelin!" diye bağırdım. Şahıslar çok şaşırmıştı, biraz geri çekildiler. Yan taraftaki ek girişi hesaba katmamışlardı.

Onları çağırdığım için sinirlendiler. Dışarı çıkmalarını rica ettim, ölüm tehditleri savurarak dışarı çıkıp poliklinik önünde bağırıp çağırmaya başladılar. "Beyaz Kod" verdim. Güvenlik 2-3 dakikaya geldi ve güvenliği görünce ölüm tehditleri arttı.

"Bu gece işin bitecek, öldün sen, senin işin bitti!" gibi tehditler devam etti. Güvenlik onların önünde dururken tekrar oradan uzaklaşmalarını rica ettim. Bunun üzerine güvenliği yararak darp etmek amacıyla üzerime atladılar, kendimi geri çektim ve darptan kaçabildim.

Poliklinik odasına geçtim ve polisi aradım. Polis geldiğinde şahıslar gitmişti. Şikayetçi oldum. Bir sonraki gün savcılığa gittim ve savcımız beni empati yaparak dinledi (Kendisine teşekkür ediyorum.) Davacı oldum. Tekrar işimin başına döndüm. Hasta muayenesi yapmaya devam ettim.

Hastanemizde mesai bitişi 16:00. Etrafın tenha olduğu 15:45 civarında yine bir hasta muayenesi yaparken, kapım açıldı ve sekreterim iki şahsın kapıda beklediğini söyledi. Güvenliği aramalarını söyledim ve sekreter çıkınca muayeneme devam ettim.

Bir gün önce beni rehin alana şahıslar elini kolunu sallayarak kapımın önüne gelmişlerdi. Dikkatimi toplayarak ve soğukkanlılığımı koruyarak hastamın muayenesini tamamlayıp tedavisini düzenledim. Hastam çıkmadan polisi aradım. Hastam çıkarken güvenlik (sağolsunlar) gelmişti.

Şahısların benimle konuşmak istediğini söyledi, güvenlik. Daha sonradan sekreterimden öğrendiğim kadar rapor süresini uzatmak için gelmişlerdi. (İronik!). Kendileriyle konuşmayacağımı söyledim.

Polis geldi. Amirlerimi aradım. Hastane yönetimini haberdar ettim (Hepsine teşekkür ediyorum. Hem ilk günkü olayda hem de ikinci gelişlerinde yardımcı oldular, destek verdiler.) Şahısların 10 dakika sonra gittiğini öğrendim.

Bugün ikinci defa kapıma hiç bir şey olmamış gibi gelmeleri olayının tutanağını tutup savcılığa verdim. Bu tutanakta şunları vurguladım: "Kendi hayatımdan ve sevdiklerimin hayatından endişe duyuyorum. Bu kişilerin dışarıda veya hastanede bana zarar vermeleri mümkündür."

Nitekim bu olay hayatımızın bir pamuk ipliğine bağlı olduğunu göstermesi açısından önemlidir.

Bizler bir devlet memuru olarak görevimizin başında hürriyetimizden yoksun bırakılabiliyoruz.

Sizler, değerli dostlarım, arkadaşlarım, sağlık çalışanları. Bir kısmınızla yüz yüze tanışmışlığımız var. Aynı camiadayız. Hiç kimsenin benzer muameleye maruz kalmasını istememekle birlikte yarın aynı rehin alma olayına hepimiz maruz kalabiliriz.

Sağlıkta şiddeti benim bu yazdıklarım direkt engelleyemez ama bir olmamız için, farkındalığın artması için, lütfen bu olay emsallerden biri olsun.

Görevi başında öldürülen onlarca sağlık çalışanı var. Onlara rahmet diliyorum. Bunlara yenileri eklenmesin, dileğim ve umudum bu.

Hepimize geçmiş olsun. Saygı ve sevgilerimle.
Memurlar. Net
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
meslektaşımıza geçmiş olsun. tehlike hala geçmiş değil. ama Türkiyedeki hukuktan çok şey bekliyor. o kişiler ona saldırsaydı hatta bıçaklasalardı bile tutuklanmayacaklardı bunun örneklerini defalarca gördük
Kullanıcı avatarı
buna benzer bende çok olay yaşadım..okadar çokki..bölümümü değiştirdim ama halen arada yaşıyorum.hiç bi zaman güvenliği aramadım beyaz kod vermedim savcılığa gitmedim çünkü malesef bunlar benim ülkemde beni korumaya yaramaz sadece şikayet edersen öldürürüm diyen hasta ve yaınlarını kızdırır..bana göre can güvenliğimiz hiç bir şekilde yok..ne yapılabilir bir kere ayaklar altına alınan doktorun değeri yükseltilebilir kunte kinte olmadığımızı halka anlatmalılar.kendi pisliklerini kendileri temizlemeliler.hasta nın doktora ulaşması okadar kolay olmamalı.sağlık PARALI olmalı. hastanelerde güvenlik önlemleri arttırılmalı,bu magandalar direk hapse atılmalı ve çıkamamalı..bu magandalar ve ailelerı ömür boyu sağlıktan parasız yararlanmaktan men edilmeli.bunlar yapıldığı zaman bu iş çözülmüştür.bundan sonra sadece tek tük akıl hastalarının yaptığı münferit olaylar halini alır...
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
çok önemli birsey daha var sayın meslektaşım rapor istedi ve vermedi diye bunları yaşarken öte yandan bazı cerrahlar askerlere parayla aylık heyet raporu satmakta ve bir çok yerde de yapıldığını tahmin ediyorum .heralde şaşıranınız yoktur..doktorlar bunu bilir dışardan okuyanlarda görsün..bazen tehditle bazen parayla alırlar..ben artık gidip yasal olmayan uygulamaları şikayet etmeyi bıraktım çünkü bimer başta olmak üzere iykiii kapatılmış olan kokuşmuş genel sekreterlikler çocuk pışpışlar gibi pışpışlayıp gönderiyolardı..okadar çok gayri yasal şeyi şikayet ettimki..savcılığa bile anlattım kimse bişey yapmadı bende bıraktım bu işleri...kimi kime şikayet ediyorumki dedim sonra..elimde şikayetle ilgili belgeleri hala saklıyorum gün gelirde adalet diye birsey olursa o belgeleri sallamayanlardanda şikayetçi olucam...umarım ömrüm yeter o günlere..
son olarak dua nın gücüne inanıyorum,bedduanında ...bize bunları yaşatanlar ve yaşamamıza sebep olanlar tıpkı kafası ezilerek öldürülen arkadaşımız gibi can versinler.hakkım helal değil. HATA yaptık özür dileriz kelimesi yetmez,yetmeyecek. kan akmasaydı yeterdi belki ama kan aktı bir kere...
Kullanıcı avatarı
çok geçmiş olsun.korkup kaçmak değil ama bence görev yerinizi değiştirin miğdeniz bulanmıştır bir kere...artık orada verimli de olamazsınız.ve sziin hayatınız DEĞERLİ o magandalarınki değersiz. birsey yapacaklarını sanmıyorum ama etraf **** dolu genede ordan uzaklaşmanızı tavsiye ederim.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
drbounlife yazdı:
13.04.2018 - 09:14:28
Çok geçmiş olsun dr beye. Birilerinin ölmesi mi gerekiyor şiddete bu magandalara bir önlem alabilmek için. Daha ne için bekleniyor anlamıyorum.
birilerinin ölmesi gerekmiyor.

şayet öldüklerinde de hiçbir şey çözülmüyor.

kendimizi kandırmayalım doktorların başında, dikkatinizi çekerim, *1987 yılından beri tus gibi bir sınav varken, zorunlu hizmet gibi insanlık dışı bir uygulama varken, asistanlıkta insanlık dışı çalışma şartları, ben çektim o da çeksin üzerine dayalı kıdem, usta çırak ilişkisi varken kimse doktorların bir olup bir şeyleri çözmeye çalışabileceğine inandıramaz beni.