Çarşamba , Temmuz 18 2018
Doktorca Haberin Adresi...
Kullanıcı avatarı
Klinik İmmünoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Tezcan: Biz istiyoruz ki topuk kanı taramasına immün yetmezlik de konulsun. Hastalıklar oluşmadan, doku ve organ hasarı oluşmadan bu tanı konursa yeni doğan döneminde biz çok daha etkin bir tedaviyle hastaları sağlığına kavuşturabiliriz
Resim

Klinik İmmünoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. İlhan Tezcan, topuk kanı taramasına immün yetmezliğinin de konulması gerektiğini belirterek "Hastalıklar oluşmadan, doku ve organ hasarı oluşmadan bu tanı konursa yeni doğan döneminde biz çok daha etkin bir tedaviyle hastaları sağlığına kavuşturabiliriz." dedi.

Klinik İmmünoloji Derneği tarafından düzenlenen 4. Klinik İmmünoloji Kongresi, Antalya'nın Kundu Oteller Bölgesi'ndeki bir otelde başladı.

Klinik İmmünoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. İlhan Tezcan, düzenlenen basın toplantısında, doğuştan gelen bir hastalık olan primer immün yetmezliğin vücutta bağışıklık sistemini kodlayan genlerdeki bozukluk anlamına geldiğini, bağışıklık sistemi doğru çalışmadığı için 300 farklı hastalığı içerebildiğini ifade etti.

Dünyada primer immün yetmezlikle yaşayan hasta sayısının yaklaşık 6 milyon, Türkiye'de ise 24 bin olduğunun tahmin edildiğini aktaran Tezcan, genetik geçiş gösteren hastalık nedeniyle her bin 200 kişiden birinin sağlının ciddi şekilde etkilendiğini vurguladı.

Primer immün yetmezlik rahatsızlığı olanların sık tekrarlayan ve iyileşmesi güç enfeksiyonlarla karşı karşıya kaldığını, hastaların erken tanı ve doğru tedaviyle normal hayat koşullarına kavuşmalarının mümkün olduğu anlatan Tezcan, "Ancak dünya genelinde bu hastaların yüzde 70-90'ına henüz tanı konulamadı. Yılda altı ve daha fazla ateşli hastalık, iki ve daha fazla orta kulak iltihabı, tekrarlayan menenjitler, akciğer enfeksiyonları ve gelişme geriliği doğuştan immün yetmezlik habercisi olabilir." dedi.

- Erken tanının önemi

En önemli sorunlardan birinin "erken tanı" olduğuna dikkati çeken Tezcan, şöyle konuştu:

"Türkiye'de akraba evliliklerinin yüksek olması ve doğurganlık nedeniyle primer immün yetmezlik oranı bizde daha yüksek. Bu, gizli kalmış bir halk sorudur. Bildiğiniz gibi bazı hastalıklar yeni doğanlarda topuk kanıyla taranıyor. İmmün yetmezliğin de kolay ve ucuz bir testi var. Biz istiyoruz ki topuk kanı taramasına immün yetmezlik de konulsun. Hastalıklar oluşmadan, doku ve organ hasarı oluşmadan bu tanı konursa yeni doğan döneminde, biz çok daha etkin bir tedaviyle hastaları sağlığına kavuşturabiliriz. İkincisi primer immün yetmezliği olanlar başkalarının ürettiği antikoru ilaç olarak damar yoluyla alıyorlar. Bunların cilt altına evde yapılabilen uygulamaları var. Bu ilaçlar yıllardır yurt dışında kullanılıyor fakat Türkiye'ye ruhsat alınıp henüz girmedi. Bu ilacın ruhsatının alınarak devreye girmesini arzu ediyoruz."

- Geç tanı olunca, organ hasarları ortaya çıkıyor

Kongre Başkanı Prof. Dr. İsmail Reisli de primer immün yetmezliğin bağışıklık yanıtının sapması, düzensiz yanıt haline gelmesi sonucu oluşan hastalıklar kavramı olduğunu söyledi.

Bağışıklık yetmezliği hastalarında en fazla sık hastalanma, sık enfeksiyon geçirme problemleri görüldüğünü anlatan Reisli, alerjik romatizma, iltihabi hastalıklar ve kanserlerin de bu probleme eşlik ettiğini dile getirdi.

Bağışıklık yetmezliği olan hastalarda tanıda gecikme süresini yıllarla, hatta on yıllarla ifade etmek gerektiğini bildiren Reisli, şunları kaydetti:

"Böyle olunca da organ hasarları ortaya çıkıyor. Tanı koyduğumuz hastalar üzerinde değerlendirirsek Türkiye'de ağır tipte immün yetmezlik sıklığının beş binde hatta iki binde bir olduğunu ifade edebiliriz. Dünyada ise 50 ile 100 binde bir görülüyor. Hastalıkla ilgili kesin rakamları söyleyebilmek için bu hastalığın mutlaka topuk kanında tarama programına alınması gerekir."

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydan İkincioğulları da "Akraba evliliği primer immün yetmezliklerin ortaya çıkmasının en önemli riski. Akraba evliliği ile hatalı genlerin bir araya gelmesi çocukların hasta olmasına neden oluyor." dedi.
AA
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
maliyet analizi yapılsın, yoksa bence her doğana direk mr, eeg, emg, pet, spect ve metabolik analiz yapalım böylece bir daha hastaneye gelmesin. 1 tane immünyetmezlik yakalyacağım diye bütün toplum taranmalı mı?
Kullanıcı avatarı
İmkan olsa tabii ki immün yetmezlik de cok önemli ama ona gelene kadar daha öncelikli olup taraması başlamamış cok seçenek var diye düşünüyorum.
Mesela bence en önemlisi konjenital adrenal hiperplazi. Türkiye’de çok sık, tedavisi çok efektif, ve bebekler defalarca tuz kaybı ile acile başvurup akla KAH ihtimali gelmeyebiliyor. Hatta 2015 itibari ile kistik fibroz taraması başladığında haklı bir serzeniş olmustu. Evet kistik fibroz da Türkiye’de önemli bir sorun ama KAH kesinlikle tarama-alınan sonuç açısından daha öncelikli olmalıydı diye.
Hipotiroidi, fkü ve biotinidaz eksikliğine baktığınızda taranmayıp atlanırsa felaketle sonuçlanacak hastalarin erken tedavi ile tamamen sağlıklı bir birey olması gibi bir ortak özellik var.
Ama SCID taransa da sonuç böyle efektif olmayacak. Yeni bir hastalığa bütçe ayrılacak ise bunun immunyetmezlik olması bana mantıklı gelmez.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009