Perşembe , Eylül 20 2018
Doktorca Haberin Adresi...
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 7
Kullanıcı avatarı

Aile hekimleri federasyonu'ndan 'Mini acil' tepkisi

 #4095978  gönderen drhaber
 10.04.2018 - 16:07:35
Sağlık Bakanlığı yetkilileri tarafından son günlerde açıklanan ‘mini acil’ açıklamalarına aile hekimlerinden tepki geldi

Sağlık Bakanlığı sevk sistemini bir yandan pilot illerde uygulamaya hazırlanırken, diğer taraftan basında yer alan ‘mini acil’ açıklamalarına Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) tepki gösterdi. AHEF Yönetim Kurulu yaptığı açıklamada şunları kaydetti:



Dün ve bugünyazılı ve görsel birçok medya organında ‘’Devlet hastanelerinin acil servislerindeki yoğunluğu azaltmak için ve aile hekimliklerine başvuruların artması için “muayene” teşviki getiriyor’’ diye haberler yayınlandı.

Haber içeriklerin de ‘’Devlet hastanelerinin acillerine başvurmayıp önce aile hekimliklerinin acil servisine başvuran vatandaşlar, bir sonraki gün özel hastanelerdeki poliklinik muayenelerine katkı payı ödemeyecek ‘’ gibi birçok gerçekliği olmayan ve farklı beklentiler oluşturacak cümleler mevcut. İçeriği yanlış cümlelerle kurgulanmış haberlerle alakalı düzeltme ve bilgilendirme ihtiyacı, işin uygulayıcıları olan bizler tarafından yapılması hâsıl olmuştur.

Öncelikle tüm Dünya da olduğu gibi, Aile hekimleri olarak vatandaşlarımızdan en büyük beklentimiz, hastalıkları ortaya çıkmadan yılda en az iki kez aile hekimlerini ziyaret ederek periyodik sağlık taramaları kapsamında yaşa ve cinsiyete özel taramalarını yaptırmalarıdır. Kronik hastalıkların ve kanserlerin erken evrede yakalanması yaşam süresini uzatması, yaşam kalitesini artırması yanında maliyet etkin bir hizmet sunumu ve komplikasyonların önlenmesi açısından son derece önemlidir.

Ülkemizde acil servis sorunu yoktur! Acillere ve hastanelere gereksiz başvuru vardır!

Sağlık Bakanlığı devlet hastanelerinin acil servislerindeki yoğunluğu azaltmak için bir dizi tedbirleri daha öncelerde de uygulamaya sokmuştu. Ancak bizce sorun yanlış teşhisten dolayı net olarak çözülemiyor. Ve geçici bir takım yaklaşımlarla, tedbirlerle de çözülemeyeceği de aşikârdır.Bu kapsamda aile hekimlikleri de 2019’dan itibaren bünyelerinde oluşturulacak mini acil servislerinde gece 23.00’e kadar acil hasta muayenesi yapacak ve aile hekimliklerine başvuruların artması için yeni bir teşviki hizmete sokacak denilmektedir.

Öncelikle, böyle bir ‘’mini acil’’uygulamasının bir benzeri Dünya örneklerin de yok!

Farklı ülke modellerinde farklı uygulamalar söz konusudur. Ancak mevcut haberlerin içeriğin deki gibi uygulamalar değildir.
Sağlık Bakanlığı tarafından tarif edilen‘’Güçlendirilmiş Aile Sağlığı Merkezleri’’ ya da ‘’Sağlıklı Hayat Merkezleri’’ ifadesidir.Anladığımız kadarı ile sehven sanki tüm Aile Sağlığı Merkezlerini kapsayan bir uygulama olarak geçmektedir.
Bu zamana kadar hep söyledik ve söylemeye de devam edeceğiz. Acil servisler de hastanelerde yaşanan gereksiz yoğunluğun sebepleri iyi araştırılmalı ve doğru teşhislerle doğru yaklaşımlarla tedavi edilmelidir. Mesai uzatmalarla, ek poliklinik koymak ile yoğunluğa çözüm bulunamadığını geçmişte de gördük. Aile Hekimleri olarak esnek mesai uygulaması ile saat 19.00 a kadar kendi kayıtlı hastalarımıza birçok ilde ve birimde hizmet veriyoruz. Ancakgörüyoruz ve biliyoruz ki bu süre aralığında saat de başvuran hasta sayısı sadece 1.03.
Yani saat de bir başvuru!Buda gösteriyor ki çözüm Aile Sağlığı Merkezleri ya da Aile Hekimleri değil. Bizden kaynaklanmayan ama çözüm olarak sadece aile hekimlerinin düşünüldüğü hiçbir proje karşılık bulmuyor.

Tüm Dünya uygulamalarında ‘’ sevk zinciri ‘’aile hekimliğinin olmazsa olmazlarındandır.

Ancak Türkiye Aile Hekimliği Modelinde mevcut kayıtlı hasta sayıları ile ve ikinci basamak ile üçüncü basamak hastanelerin mevcut ödeme modeli ile sevk zinciri uygulaması mümkün değildir. Daha önce denenmiş ve olmayacağı tüm kesimlerce görülmüştür.
Yeni bir model olarak ortaya konulan ‘’teşvikli sevk zinciri uygulaması ‘’ ile alakalı olarak kayıtlı nüfusların iki binlere çekilerek uygulama yapılacağı söylenmektedir. Ancak nüfusların bu sayıya çekilmesi ile ilgili plan ve senaryoların detaylarından haberimiz yoktur. Dolayısıyla bu konuda merak ettiğimiz cevaplar vardır.

Yeni birimler nasıl ve kimler tarafından açılacaktır?
Yeni açılan birimlere kim ne şekilde yerleşecektir?
Nüfuslar düşerken yeni hak kayıpları olacak mıdır?
Nüfus transferleri hangi kıstaslara göre ve nasıl yapılacaktır?


Aile Hekimleri genelsağlık sisteminin sorunların da ilk akla gelen olmamalıdır.

Dolayısıyla da yaşanan her problem de, koruyucu hekimlik ile bağdaşmayan her işte akla ilk olarak aile hekimlerinin gelmesini doğru bir yaklaşım olarak görmüyoruz. Bizler asli işimiz olan koruyucu ve önleyici hekimlik refleksi ile çalışmak istiyoruz. Zira ülke sağlık sisteminin önceliğinin bu olduğunu düşünüyoruz. Ancak, genel sağlık sistemi için de var olan problemlerin çözümünde tüm sağlık çalışanlarına gerçekten ihtiyaç var ise elimizi taşın altına koymaktan çekinmeyeceğimizde herkesin bilmesini isteriz.
Zorunlu olmayan gönüllülük esasına göre yapılandırılmış, mesai sonrası hizmet karşılığı verilen hizmet bedelinin olduğu, ASM dışında yapılandırılmış ve ilgili tüm kesimlerin işin içinde olacağı bir uygulamayı görüşmeye ve detaylandırmaya varız.

Çalışma planlarımızda yapılacak olan değişikliklerle ilgili; birinci basamak sağlık hizmetiyle bağdaşmayan, bizlerin fikir ve görüşleri alınmadan zorunluolarak planlanan her türlü değişikliğin geçmişte nasıl acı durumlar oluşturduğunu hep birlikte yaşadık. Unutulmasın ki bundan sonra da bizlerin kabullenmediğimiz ve saha çalışanlarından kopukyapılan hiçbir uygulama sağlıklı bir sonuca ulaşmayacaktır.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
Aile hekimleri kadar güçlü örgütlenen, aktif hiçbir grup yok sağlık sektöründe... Acilde nöbet tutma düzenlemesine toplu olarak karşı çıktılar ve hiçbiri gitmedi, sonunda da düzenleme boşa çıkarılmış oldu...Bu projenin akıbetinin de benzer olacağını düşünüyorum...Tüm çalışanların örgütlülük konusunda aile hekimlerinden öğrenecekleri çok şey var...
“Ülkemizde acil servis sorunu yoktur! Acillere ve hastanelere gereksiz başvuru vardır!” Gunaydinlar efenim. bu örgütlülük bi tek işin ucu kendilerine değdiğinde ortaya çıkıyor ki cok itici.
thebesiktas yazdı:
10.04.2018 - 16:38:01
Aile hekimleri kadar güçlü örgütlenen, aktif hiçbir grup yok sağlık sektöründe... Acilde nöbet tutma düzenlemesine toplu olarak karşı çıktılar ve hiçbiri gitmedi, sonunda da düzenleme boşa çıkarılmış oldu...Bu projenin akıbetinin de benzer olacağını düşünüyorum...Tüm çalışanların örgütlülük konusunda aile hekimlerinden öğrenecekleri çok şey var...
Kesinlikle ülkenin açık ara en güçlü derneği gayet uyanık, dediğini yaptıran bir federasyon. Helal olsun. Bakalım neler olacak
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
drhaber yazdı:
10.04.2018 - 16:07:35
Sağlık Bakanlığı yetkilileri tarafından son günlerde açıklanan ‘mini acil’ açıklamalarına aile hekimlerinden tepki geldi

Sağlık Bakanlığı sevk sistemini bir yandan pilot illerde uygulamaya hazırlanırken, diğer taraftan basında yer alan ‘mini acil’ açıklamalarına Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) tepki gösterdi. AHEF Yönetim Kurulu yaptığı açıklamada şunları kaydetti:



Dün ve bugünyazılı ve görsel birçok medya organında ‘’Devlet hastanelerinin acil servislerindeki yoğunluğu azaltmak için ve aile hekimliklerine başvuruların artması için “muayene” teşviki getiriyor’’ diye haberler yayınlandı.

Haber içeriklerin de ‘’Devlet hastanelerinin acillerine başvurmayıp önce aile hekimliklerinin acil servisine başvuran vatandaşlar, bir sonraki gün özel hastanelerdeki poliklinik muayenelerine katkı payı ödemeyecek ‘’ gibi birçok gerçekliği olmayan ve farklı beklentiler oluşturacak cümleler mevcut. İçeriği yanlış cümlelerle kurgulanmış haberlerle alakalı düzeltme ve bilgilendirme ihtiyacı, işin uygulayıcıları olan bizler tarafından yapılması hâsıl olmuştur.

Öncelikle tüm Dünya da olduğu gibi, Aile hekimleri olarak vatandaşlarımızdan en büyük beklentimiz, hastalıkları ortaya çıkmadan yılda en az iki kez aile hekimlerini ziyaret ederek periyodik sağlık taramaları kapsamında yaşa ve cinsiyete özel taramalarını yaptırmalarıdır. Kronik hastalıkların ve kanserlerin erken evrede yakalanması yaşam süresini uzatması, yaşam kalitesini artırması yanında maliyet etkin bir hizmet sunumu ve komplikasyonların önlenmesi açısından son derece önemlidir.

Ülkemizde acil servis sorunu yoktur! Acillere ve hastanelere gereksiz başvuru vardır!

Sağlık Bakanlığı devlet hastanelerinin acil servislerindeki yoğunluğu azaltmak için bir dizi tedbirleri daha öncelerde de uygulamaya sokmuştu. Ancak bizce sorun yanlış teşhisten dolayı net olarak çözülemiyor. Ve geçici bir takım yaklaşımlarla, tedbirlerle de çözülemeyeceği de aşikârdır.Bu kapsamda aile hekimlikleri de 2019’dan itibaren bünyelerinde oluşturulacak mini acil servislerinde gece 23.00’e kadar acil hasta muayenesi yapacak ve aile hekimliklerine başvuruların artması için yeni bir teşviki hizmete sokacak denilmektedir.

Öncelikle, böyle bir ‘’mini acil’’uygulamasının bir benzeri Dünya örneklerin de yok!

Farklı ülke modellerinde farklı uygulamalar söz konusudur. Ancak mevcut haberlerin içeriğin deki gibi uygulamalar değildir.
Sağlık Bakanlığı tarafından tarif edilen‘’Güçlendirilmiş Aile Sağlığı Merkezleri’’ ya da ‘’Sağlıklı Hayat Merkezleri’’ ifadesidir.Anladığımız kadarı ile sehven sanki tüm Aile Sağlığı Merkezlerini kapsayan bir uygulama olarak geçmektedir.
Bu zamana kadar hep söyledik ve söylemeye de devam edeceğiz. Acil servisler de hastanelerde yaşanan gereksiz yoğunluğun sebepleri iyi araştırılmalı ve doğru teşhislerle doğru yaklaşımlarla tedavi edilmelidir. Mesai uzatmalarla, ek poliklinik koymak ile yoğunluğa çözüm bulunamadığını geçmişte de gördük. Aile Hekimleri olarak esnek mesai uygulaması ile saat 19.00 a kadar kendi kayıtlı hastalarımıza birçok ilde ve birimde hizmet veriyoruz. Ancakgörüyoruz ve biliyoruz ki bu süre aralığında saat de başvuran hasta sayısı sadece 1.03.
Yani saat de bir başvuru!Buda gösteriyor ki çözüm Aile Sağlığı Merkezleri ya da Aile Hekimleri değil. Bizden kaynaklanmayan ama çözüm olarak sadece aile hekimlerinin düşünüldüğü hiçbir proje karşılık bulmuyor.

Tüm Dünya uygulamalarında ‘’ sevk zinciri ‘’aile hekimliğinin olmazsa olmazlarındandır.

Ancak Türkiye Aile Hekimliği Modelinde mevcut kayıtlı hasta sayıları ile ve ikinci basamak ile üçüncü basamak hastanelerin mevcut ödeme modeli ile sevk zinciri uygulaması mümkün değildir. Daha önce denenmiş ve olmayacağı tüm kesimlerce görülmüştür.
Yeni bir model olarak ortaya konulan ‘’teşvikli sevk zinciri uygulaması ‘’ ile alakalı olarak kayıtlı nüfusların iki binlere çekilerek uygulama yapılacağı söylenmektedir. Ancak nüfusların bu sayıya çekilmesi ile ilgili plan ve senaryoların detaylarından haberimiz yoktur. Dolayısıyla bu konuda merak ettiğimiz cevaplar vardır.

Yeni birimler nasıl ve kimler tarafından açılacaktır?
Yeni açılan birimlere kim ne şekilde yerleşecektir?
Nüfuslar düşerken yeni hak kayıpları olacak mıdır?
Nüfus transferleri hangi kıstaslara göre ve nasıl yapılacaktır?


Aile Hekimleri genelsağlık sisteminin sorunların da ilk akla gelen olmamalıdır.

Dolayısıyla da yaşanan her problem de, koruyucu hekimlik ile bağdaşmayan her işte akla ilk olarak aile hekimlerinin gelmesini doğru bir yaklaşım olarak görmüyoruz. Bizler asli işimiz olan koruyucu ve önleyici hekimlik refleksi ile çalışmak istiyoruz. Zira ülke sağlık sisteminin önceliğinin bu olduğunu düşünüyoruz. Ancak, genel sağlık sistemi için de var olan problemlerin çözümünde tüm sağlık çalışanlarına gerçekten ihtiyaç var ise elimizi taşın altına koymaktan çekinmeyeceğimizde herkesin bilmesini isteriz.
Zorunlu olmayan gönüllülük esasına göre yapılandırılmış, mesai sonrası hizmet karşılığı verilen hizmet bedelinin olduğu, ASM dışında yapılandırılmış ve ilgili tüm kesimlerin işin içinde olacağı bir uygulamayı görüşmeye ve detaylandırmaya varız.

Çalışma planlarımızda yapılacak olan değişikliklerle ilgili; birinci basamak sağlık hizmetiyle bağdaşmayan, bizlerin fikir ve görüşleri alınmadan zorunluolarak planlanan her türlü değişikliğin geçmişte nasıl acı durumlar oluşturduğunu hep birlikte yaşadık. Unutulmasın ki bundan sonra da bizlerin kabullenmediğimiz ve saha çalışanlarından kopukyapılan hiçbir uygulama sağlıklı bir sonuca ulaşmayacaktır.
gayet de güzel sevk sistemi gelerek sağlıkta çığır açılıcaktır.aile hekimlerinin görevi sadece koruyucu hekimlik değil aynı zamanda 1.basamak poliklinik hizmetidir.Hastalıkların yüzde 85'i 1.basamak tarafından halledilmesi gerektiği için türkiyedeki poliklinik hizmetlerinin yüzde 85'i asm'lere verilmelidir.
Allahtan bu işin içindeyiz Allahtan aile hekimliği yaptık yoksa bu yazılan şeylere inanabilirdik 1 adet laptop 1 adet masa 1 ebe ve 1 hekimle 10 hastaya ilaç yazıp koruyucu sağlık adına bişey yapılmayan sisteme aile hekimliği sistemi denir bu şekilde yüzlerce asm var ,yoğun çalışan bu işi layıkıyla yapan acile hastasını sektirmeyen dr arkadaşlarımız vardır ama çok azınlık bu asm ler
Kullanıcı avatarı
thebesiktas yazdı:
10.04.2018 - 16:38:01
Aile hekimleri kadar güçlü örgütlenen, aktif hiçbir grup yok sağlık sektöründe... Acilde nöbet tutma düzenlemesine toplu olarak karşı çıktılar ve hiçbiri gitmedi, sonunda da düzenleme boşa çıkarılmış oldu...Bu projenin akıbetinin de benzer olacağını düşünüyorum...Tüm çalışanların örgütlülük konusunda aile hekimlerinden öğrenecekleri çok şey var...
Çünkü örgütlenmeye vakitleri var.
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Gereksiz ve bir o kadarda saçma uygulama hangi üstün akil bunu yapmanın çözüm olacağını düşündü acaba.acillere başvuru yapan kaç kişi acilmis bir ona baksinlar.yahu. usye olan bir insan geçene kadar her gün hastaneye geliyor .doktor la tartışan acil olduğunu iddia eden acil servisin işleyişini bozanda bu tip terörist ler.dahiliye çocuk kadın doğum cildiye ftr göz hepsini kapatalim her yere acil kadrosu açın yine de bunun çözümü bu degil. Sağlık sistemi üzerinden sacmalamaya devam.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 7