Cuma , Aralık 15 2017
Doktorca Haberin Adresi...
Kullanıcı avatarı
Anayasa Mahkemesi Üyesi Hasan Tahsin Gökcan, doktorlara karşı en fazla işlenen suçları ve yaptırımları örnek olaylarla anlatıyor.

Avukatların, hekimlerin ve gazetecilerin buluştuğu VII. Sağlık Hukuku Kurultayında konuşmacı olan Anayasa Mahkemesi Üyesi Hasan Tahsin Gökcan, doktor ve hasta çatışmasında en sık karşılaşılan suç tiplerini vakalarla örneklendirerek anlattı.

“Sorunların büyük kısmı hastaların menfaatçi davranışlarından kaynaklanıyor

Doktorlarla hastalar arasındaki sorunların büyük kısmının hastaların sırada öne geçme, başkası adına ilaç yazdırma gibi çeşitli usülsüz taleplerden ve menfaatçi davranışlardan kaynaklandığını ifade eden Gökcan, ikinci kaynağın ise doktor ve hastaneye yönelik şikayetlerden oluştuğunu kaydetti. Sık görülen son çatışma kaynağının ise üslup sorunu olduğunun altını çizen Gökcan, taleplerin karşı tarafa saygısız bir üslupla iletildiğini aktardı ve şöyle devam etti:

“Rastgele incelediğim 10 vakadan 5 tanesi de acil servisle ilgili oluyor. Özellikle acil servise giden hasta yakını kayıt prosedürü dahi olmadan hastasında derhal müdahale edilmesi beklentisi içerisinde. Bir hastaya birden fazla hasta yakınının eşlik ettiği durumlarda, bir doktorun öncelikle acil vakaları muayene etmek zorunda olduğunun bilinmesi gerekiyor. Hastanın durumu gerçekten ciddiyse kayıt ile muayene eş zamanlı olarak yürütebilir. Hukuk her şeyin çaresi değildir, cezaların artması da bu sorunları çözmeyecektir. Çatışmanın çözümüyle ilgili öncelikle hastane yönetimlerinin sorun çıkaran alanlarla ilgili tespitlerini yapıp önlemler alması gerekir. Sağlık personeline, hastane yöneticilerine ve doktorlara çatışma çözümüne yönelik hizmet içi eğitimlerin verilmesi de faydalı olabilir.”

“Doktorlara karşı en fazla işlenen suçlar hakaret, tehdit ve kasten yaralama


Doktorlara karşı en fazla işlenen suçların hakaret, tehdit ve kasten yaralama olduğunu söyleyen Gökcan, bu üç suç tipinden en fazla öne çıkanın da yüzde 60’ları aşan bir oranla hakaret olduğunu ifade etti. Sağlık çalışanlarına karşı şiddette, kasten yaralama suçlarına da rastlandığını dile getiren Gökcan, iki taraf arasındaki iletişim probleminin bu çatışmaların ortaya çıkmasında en büyük neden olduğunu belirtti. Gökcan, doktorlara karşı sözlü ve fiziksel şiddete örnek teşkil edecek 7 olay gösterdi, Gökcan’ın ağzından veriyoruz:

1.Olay: Acil servis ekibine hakaret, tehdit ve yaralama suçu


Doktor verdiği ifadede olayı şöyle anlatıyor: “Acil serviste iki trafik kazası olayına bakıyordum. Bir kadın geldi ve elindeki kağıdıyla göğsüme vurarak hastama bak dedi. Ben de diğer arkadaşlara yönlendirdim, elimde trafik kazası var, ona bakıyorum beni taciz etme dedim. Bunun üzerine sanık gelip eşimle nasıl konuşuyorsun dedi. Bu sırada polis olaya dahil oldu. Sanık sandalyeyle bana vurmaya kalktı. Şerefsizler..gibi sözlerle hakaret etti. Ayrıca ‘Doktor öldürenler boşuna öldürmüyorlar, adamlar haklı’ diyerek tehdit etti.”

Burada bir iletişim problemi olduğunu açıkça görüyoruz. Doktor iki trafik kazasını dikkate alarak bir aciliyet önceliklendirmesi yapmakla yükümlü. Karşı taraf da buna anlayış göstermeyince bir iletişim krizi yaşanıyor. Olay ceza makkemesinden Yargıtaya da sirayet ediyor ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi kararında kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçları oluştuğunu doğruluyor. Ama bir de eleştiride bulunuyor. Sanığın aynı zamanda olaya müdahil olan polise karşı nitelikli yaralama suçunu işlediğini, bu suçun da görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğunu söylüyor. Bu konuda da dava açılabileceğini söylüyor.

2. Olay: Nöroloji polikliniğinde hakaret, tehdit ve kasten yaralama suçu

Doktor ifadesinde olayı şöyle anlatır: “Muayene yaptığım sırada içeri birisi girdi ve hastasının acil olduğunu, sıra numarası almak istediğini ifade etti. Sırada bekleyen 105 tane hastamın olduğunu, hastasını acil servise götürebileceğini söyledim. Ne olur baksan diyerek ısrar etmeye ve sinirlenmeye başladı. Bakamayacağı söyledim, bunun üzerine küfretti. Şikayetçi olacağını söyledim, tehdite başladı ve saldırmaya kalkıştı. Hastane personeli araya girdi…

Sonuçta 7 buçuk aylık hamile olan doktor hanımın karnına bir tekme vurmak suretiyle, kasten yaralama suçunu işleyen sanığa 1 yıl 3 ay hapis ve 1240 TL adli para cezası verilmiştir.

3.Olay: Ortopedi uzmanı odasında başlayan tartışma ve hastane koridorunda son bulan hakaret eylemi

Bu olayda sanık babasını muayene ettirmek için randevu alır, fakat randevusuna yarım saat önce gidip muayene olmak istediğini dile getirir. Doktor da o sırada servise çıkmak üzere olduğunu bu nedenle şu an yapamayacağını söyler. Bunun üzerine sanık doktora hakaret eder. Kararda sanığa hakaret suçundan 6 bin 80 Tllik adli para cezası kesilmiştir.

4.Olay: Acil serviste muayene sonrası, hakaret ve tehdit suçu

Bir baba, çocuğunu 40 dereceli ateşli halde acil servise getirir. Doktor çocuğa ateş düşürücü ilaç verip evine göndermek ister. Baba da itiraz eder ve hastanede ateşin düşürülmesi için yapılacak bir şey olup olmadığını sorar. Doktorun yapacak başka bir şey yok demesi üzerine eve giderler. Çocuğun ateşinin düşmemesi üzerine baba çocuğu hastane hastane gezerek kabul edenlerden birine yatırır. Yargıtay kararının içeriğinden de anladığımıza göre, ateşinin yüksek olması sebebiyle çocuk hayati risk de geçirmiştir. Buna sinirlenen baba ertesi sabah doktoru arayarak hakaret ve tehdit eylemlerinde bulunur. Doktorun ateşin düşmesine müdahalede bulunmayarak sadece ilaç yazması nedeniyle hastane hastane gezmek zorunda kalan baba Yargıtay kararıyla haksız tahrik indiriminden yararlanmış ve hakaret ve tehdit suçundan 11 ay hapis cezası almıştır.

5.Olay: Psikiyatri servisinde hakaret eylemi

Psikiyatri kliniğinde yatan bir hasta dolabındaki sigaraları yan odada yatan başka bir hastanın çaldığını söyler. Bunun üzerine sağlık memuru yanına güvenlik görevlisini de alarak diğer hastanın odasına arama yapmak için gider. Hasta onları odasına almak istemez ve onlara karşı hakarette bulunur.

Bu olayda da Yargıtay 18. Ceza Dairesinin değerlendirmesi şu şekilde olmuştur: Sağlık memuru ve güvenlik görevlisinin arama yetkisinin bulunmadığını, bu yüzden haksız olarak arama yapıldığını ve hakaret suçunu işleyen sanığın haksız tahrik indiriminden faydalanarak sadece 7 bin 300 tl idari para cezasıyla yükümlü tutulmasının uygun olduğu söylenmiştir.

6. Olay: Acil serviste hakaret suçu

Sanık acil serviste muayene olur, tetkikleri yapılır, ancak doktor tarafından şikayetlerin ilaç gerektirmediği söylenir. Sanığın şikayetlerini tekrarlaması üzerine, doktor bu defa sanığa üroloji bölümüne başvurabileceğini söyler. Ancak sanık ilaç yazılması konusunda ısrarcı olur. Doktor ilaç yazamayacağını ifade etiğinde ise sanık doktora karşı hakaret suçunu işler.

Burada da sanırım hastanın neden ilaç almasına gerek olmadığı ile ilgili biraz daha aydınlatılmaya ihtiyacı vardı ancak doktor zaman yetersizliğinden gerekli açıklamayı yapamadı. Burada da sanığa 6 bin 80 TL idari para cezası kesilmiştir.

7. Olay: Şikayette bulunan hastaya doktor tarafından şantaj suçu

Bu olayda ise devlet hastanesinde doktor olan sanık, muayene için gelen hastaya yazdığı reçeteyi belli bir eczaneden alması için telkinde bulunur. Bunun üzerine hasta, Hasta Hakları Birimi’ne başvurarak şikayetçi olur. Şikayet edildiğini öğrenen doktor, hastaya şikayetinden vazgeçirmek için önce gerekçelerini sunduğu bir mektup gönderir. İkinci olarak da, iftira gerekçesiyle cumhuriyet başsavcılığına başvuruda bulunacağını, hastanın hapiste yatacağını ima ederek ve son olarak da fiilen çağırtıp görüşerek hastayı çeşitli şekillerde taciz eder. Mahkeme burada imzasız mektupla şantaj suçundan 2 yıl hapis cezası verir.
MM
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
dr_demirci yazdı:
07.12.2017 - 11:55:17
Aynı olaylara doktor yerine savcı olsaydı durum ne olurdu???
Tabi ki Farklı olurdu. Bir öğretmen(!) benden 7 gün rapor istedi. Vermedim. Bana saldırmaya çalıştı tartıştık hakaret etti. İçeriye giren güvenlik görevlisi ve temizlik personeli şahit olduğu halde, hakim onların taraf tutabileceğini vs öngörerek delil yetersiz deyip salıverdi kadını. Madem yanlı davranacağını öngördün, yalancı şahitlikten yargıla onları. Sonuçta ben onların işvereni değilim. Mahkemede bir yalanlar, acındırmalar. Hastaymış ölüyormuş. Ki hasta bile değildi. 2 ayrı hakim tanıdığıma danıştım, biri bana temyiz dilekçemi yazdı,bozulur bu karar dedi. Ben temyize götürdüm. 2 yıl sonunda geçen gün sonuçlandı. Yerel mahkeme haklı deyip geçiştirmiş resmen Yargıtay.
Burdan öğrenmiş olduk ki gidip hakim savcının odasında hakaret edebilirsiniz, sizi ayırmaya gelen güvenlik, katip vs nin şahitliği geçerli değil(!) Bu olaydan ben bu sonucu çıkarırım.
Bu ülkede adalet yok arkadaşlar. Sakın mahkeme ile vs uğraşmayın.
eftelya16 yazdı:
07.12.2017 - 13:16:51
dr_demirci yazdı:
07.12.2017 - 11:55:17
Aynı olaylara doktor yerine savcı olsaydı durum ne olurdu???
Tabi ki Farklı olurdu. Bir öğretmen(!) benden 7 gün rapor istedi. Vermedim. Bana saldırmaya çalıştı tartıştık hakaret etti. İçeriye giren güvenlik görevlisi ve temizlik personeli şahit olduğu halde, hakim onların taraf tutabileceğini vs öngörerek delil yetersiz deyip salıverdi kadını. Madem yanlı davranacağını öngördün, yalancı şahitlikten yargıla onları. Sonuçta ben onların işvereni değilim. Mahkemede bir yalanlar, acındırmalar. Hastaymış ölüyormuş. Ki hasta bile değildi. 2 ayrı hakim tanıdığıma danıştım, biri bana temyiz dilekçemi yazdı,bozulur bu karar dedi. Ben temyize götürdüm. 2 yıl sonunda geçen gün sonuçlandı. Yerel mahkeme haklı deyip geçiştirmiş resmen Yargıtay.
Burdan öğrenmiş olduk ki gidip hakim savcının odasında hakaret edebilirsiniz, sizi ayırmaya gelen güvenlik, katip vs nin şahitliği geçerli değil(!) Bu olaydan ben bu sonucu çıkarırım.
Bu ülkede adalet yok arkadaşlar. Sakın mahkeme ile vs uğraşmayın.
Bence dava açmaktan hiç geri durulmamalı. O öğretmenin hakkında bir dava olduğunu bilmesi bile başlı başına bir sıkıntı yaratır kendisinde.
Kullanıcı avatarı
Buradan şöyle bir sonuç çıkar mı: Hasta veya yakını hakaret, tehdit, saldırıda bulunuyorsa, biz de hatalı olmadığımıza emin isek, mahkemeye gitmek yerine karşı hakaret, tehdit, saldırıda bulunursak bizim için daha az ve kısa süre can sıkıcı olur??? Bir de her şeyin çaresi hukuk değildir diye buyurmuş 'kanun adamı'...Herkes biber gazını, copunu, elektroşoku hazırlasın (mı) o zaman...Karşımızdaki insan insanlığını unutunca yola getirmenin başka yolu yok (mu) o zaman...
# gönderen Drtus Reklam
13.10.2009
Kullanıcı avatarı
dr_demirci yazdı:
07.12.2017 - 11:55:17
Aynı olaylara doktor yerine savcı olsaydı durum ne olurdu???
savcının yanına bile gidemez.. mesela su randevu meselesı.. erken gelmiş ya da gec kalmış hekım almak istemezse çatışma doguyor.. 2 kere beyaz kod davam oldu ikisindede sabah 9 da adlıyeye gitmem yazıyordu. mahkeme 2 3 saat sonra basladı çoğu durusma da oyle.. ama kimse gıkını çıkartmıyor.. savcıya hakime kac saattır beklıyoruz dıyebılen var mı?
" Sağlık personeline, hastane yöneticilerine ve doktorlara çatışma çözümüne yönelik hizmet içi eğitimlerin verilmesi de faydalı olabilir.” .. demiş..

dikkat ederseniz hala sağlık personelini suçlu görüyor ve sağlık personelinin eğitiminden bahsediyor.. bir allahın kulu çıkıp aralarında hala okuma yazma dahi bilmeyen vatandaşların da bulunduğu şu toplumu eğitelim demiyor..